Ana içeriğe geç
Sözlük

gelmeye ile cümle

gelmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Decydujesz kiedy wyjdziesz na spacer.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Du bestämmer själv när du vill gå ner, eller gå på en promenad
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Je kiest ervoor dat je naar beneden gaat of een wandeling maakt.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.여러분은 언제 아래층에 내려가고 싶은지, 산책을 하고 싶은지 결정을 합니다.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Man beslutter selv, at man går nedenunder, eller går en tur.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Man entscheidet, wann man runter oder spazieren gehen will.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Mi döntünk, hogy mikor ugrunk ki egy sétára.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Odločiš še, kdaj boš šel v kuhinjo ali na sprehod.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Sei tu a decidere di scendere di sotto o di fare una passeggiata.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.To decizi cand vrei sa cobori la parter sau cand vrei sa faci o plimbare.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Uno decide cuando quiere bajar a dar un paseo.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Vous décidez quand vous voulez aller en bas ou aller faire un tour.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Vy se rozhodnete sejít do jiného patra nebo vyrazit na procházku.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Εσύ αποφασίζεις πότε θέλεις να κατέβεις στον κάτω όροφο ή να πας μια βόλτα.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Ви вирішуєте, коли хочете піти прогулятись.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Вие решавате кога да се поразходите.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Вы решаете, когда вы хотите спуститься или пойти прогуляться.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.אתה מחליט מתי אתה רוצה לרדת למטה או לצאת להליכה.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.أنت تقرر متى تريد أن تذهب في الطابق السفلي أو الذهاب في نزهة على الأقدام.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.オフィスで人々の仕事の中断させる
Ama mahvoldum çünkü bütün üniformalarım kilo aldığım için küçük gelmeye başladı.Maar ik ben in de problemen, omdat al mijn uniformen kleiner zijn geworden omdat mijn gewicht is toegenomen.
Ama mahvoldum çünkü bütün üniformalarım kilo aldığım için küçük gelmeye başladı.Ma sono nei guai, perchè tutte le mie divise sono piccole perchè mi sono ingrassata.
Ama mahvoldum çünkü bütün üniformalarım kilo aldığım için küçük gelmeye başladı.Men jag har problem, på grund av att mina uniformer har blivit mindre på grund av att jag har gått upp i vikt.
Ama mahvoldum çünkü bütün üniformalarım kilo aldığım için küçük gelmeye başladı.Nhưng mình gặp rắc rối rồi, vì toàn bộ đồng phục của mình đều chật bởi vì mình tăng cân.
Ama mahvoldum çünkü bütün üniformalarım kilo aldığım için küçük gelmeye başladı.Tapi masalahnya seragamku jadi sesak karena beratku naik.
Ama mahvoldum çünkü bütün üniformalarım kilo aldığım için küçük gelmeye başladı.Tous mes uniformes sont trop petits maintenant que j'ai pris du poids.
Ama mahvoldum çünkü bütün üniformalarım kilo aldığım için küçük gelmeye başladı.Αλλά έχω πρόβλημα, επειδή όλες οι στολές μου δεν μου κάνουν επειδή έχω πάρει κιλά.
Ama mahvoldum çünkü bütün üniformalarım kilo aldığım için küçük gelmeye başladı.Но у меня проблема, все мои униформы на меня не налезают, так как я набрала вес.
Ama sonra şu hale gelmeye başlar: "20'li yaşlarım neredeyse bitiyor, ve elimde yaptığım hiçbir şeyim yok.Mais ensuite ça commence à ressembler à ça : " Ma vingtaine est presque terminée, et je n'ai rien accompli.
Ama sonra şu hale gelmeye başlar:Aber später hört es sich so an:
Ama sonra şu hale gelmeye başlar:Ale nagle zaczynają mówić tak:
Ama sonra şu hale gelmeye başlar:Ale pak slyším toto:
Ama sonra şu hale gelmeye başlar:Ale potom zrazu začnú hovoriť:
Ama sonra şu hale gelmeye başlar:Ampak potem začne zveneti bolj kot:
Ama sonra şu hale gelmeye başlar:Dar pe urmă încep să aud așa ceva:
Ama sonra şu hale gelmeye başlar:De egyszer csak elkezd így hangzani:
Ama sonra şu hale gelmeye başlar:그런데 제겐 이 말이 이제 이렇게 들리기 시작합니다.
Ama sonra şu hale gelmeye başlar:Maar het klinkt zoals:
Ama sonra şu hale gelmeye başlar:Ma poi si comincia a pensare in modo diverso,
Ama sonra şu hale gelmeye başlar:Men så begynder det at lyde sådan her:
Ama sonra şu hale gelmeye başlar:Men sen börjar det låta så här:
Ama sonra şu hale gelmeye başlar:Pero luego empieza a sonar algo así:
Ama sonra şu hale gelmeye başlar:Và rồi các bạn trẻ này lại bắt đầu nói:
Ama sonra şu hale gelmeye başlar:Αλλά μετά αρχίζει να ακούγεται κάπως έτσι:
Ama sonra şu hale gelmeye başlar:Але тоді це починає звучати так:
Ama sonra şu hale gelmeye başlar:Но тогава това започва да звучи така:
Ama sonra şu hale gelmeye başlar:אבל אז זה מתחיל להשמע ככה:
Ama sonra şu hale gelmeye başlar:لكن بعد ذلك يتغير الأمر إلى التالي:
Ama sonra şu hale gelmeye başlar:「もう20代も終わりかけなのに 何も自慢できることがないんです
Ama yine de, arada bir, hasta olduğuna kendi inandırmış bir tanesi hala gelmeye devame diyordu.Aber ab und an gab es einen Patienten, der sich noch für krank hielt, und er kam wieder.
Ama yine de, arada bir, hasta olduğuna kendi inandırmış bir tanesi hala gelmeye devame diyordu.Ale raz na jakiś czas znów wracał pacjent przekonany o chorobie. Ojciec miał dla nich trzeci słój.
Ama yine de, arada bir, hasta olduğuna kendi inandırmış bir tanesi hala gelmeye devame diyordu.Dar rareori, rămânea un pacient convins că este bolnav, şi se întorcea.
Ama yine de, arada bir, hasta olduğuna kendi inandırmış bir tanesi hala gelmeye devame diyordu.효과가 있었지요. 하지만 어쩌다가 한 번은 계속 아프다고 믿고 돌아오는 환자가 있었습니다. 그럼 아버지는 세 번째 약병을 꺼내셨는데,
Ama yine de, arada bir, hasta olduğuna kendi inandırmış bir tanesi hala gelmeye devame diyordu.Maar af en toe was er een patiënt die nog steeds dacht dat hij ziek was, en die terugkwam.
Ama yine de, arada bir, hasta olduğuna kendi inandırmış bir tanesi hala gelmeye devame diyordu.Ma ogni tanto qualche paziente si ostinava a considerarsi malato, e tornava.
Ama yine de, arada bir, hasta olduğuna kendi inandırmış bir tanesi hala gelmeye devame diyordu.Mas de vez em quando, ainda havia um paciente convencido que estava doente, e voltava.
Ama yine de, arada bir, hasta olduğuna kendi inandırmış bir tanesi hala gelmeye devame diyordu.Men ibland hände det, att en patient fortfarande var övertygad om att han var sjuk, så han kom tillbaka.
Ama yine de, arada bir, hasta olduğuna kendi inandırmış bir tanesi hala gelmeye devame diyordu.Pero, de vez en cuando, todavía había un paciente convencido que estaba enfermo, y regresaba.
Ama yine de, arada bir, hasta olduğuna kendi inandırmış bir tanesi hala gelmeye devame diyordu.لأنه يعمل. ولكن مرة كل بعد فترة لايزال هناك أشخاص يعتقدون أنهم مرضى ويعودون الى أبي ويعطيهم الأقراص مرة أخرى
Ama yine de, arada bir, hasta olduğuna kendi inandırmış bir tanesi hala gelmeye devame diyordu.時には 自分が病気だと思っている患者がいるものです そういった患者には 第3の瓶を取り出します 父によれば
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod