Ana içeriğe geç
Sözlük

gelmeye ile cümle

gelmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sonra, diğer şarkılar gelmeye başladı."Từ đó, những ca khúc khác trở nên dễ dàng hơn."
Aninden tamir yerinden araba gelmeye başlar.Đường bộ bắt đầu được cải thiện khi xuất hiện ô tô.
Glenn, Tara ve Rosita geri döndüklerinde Eugene kendine gelmeye başlar.Khi Glenn và Tara một lần nữa chuẩn bị rời khỏi, Rosita quyết định đi theo họ.
İyi ve kötü arasındaki sonu gelmeyen savaş tekrar başlamak üzeredir.Cuộc chiến giữa cái thiện và cái ác sẽ kết thúc ra sao?
Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi.「あなた方は自分の知識ではわたしの印を理解出来なかったではないか。
İzlandalılar da Kanada üzerinden gelmeye başladılar.カナダからはアイスランド人が入ってきた。
Şakaya gelmeyeceğini bilmelisiniz” dedi.冗談でもおっしゃられてはなりませぬ」と諫めた。
"Yarın işe gelmeyeceğim."「俺達に明日はない。
Önce bunların gerçekleşmesi gerek, ancak son hemen gelmeyecek."初回はしずるが謹慎中で出られなかった。
Sen bana karşı gelmeyeceksin.「貴方は私を責めないだろう。
Çok ilgi çekici gelmeye başlamıştı.それがだんだん面白くなってきた。
Diğer ülkelerden de Sefaradlar gelmeye başladı.その他の国ではようやく始まったところである。
Amerika ve Sovyet Rusya ilk defa olarak Orta Doğu'da karşı karşıya gelmeye başlıyordu.アメリカとソビエトは再び中東の紛争に巻き込まれるのを恐れていた。
Uzaktan sesler gelmeye başlar.遠くまで届く音が出るようになっている。
Fakat her zaman bu yeterli gelmeyebilir ve kıtlık da görülebilirdi.いつも腹ペコで、食べ物が目の前にあると我慢できない。
Bir daha buralara gelmeye cesaret edemezler.また、本堂内に入ることはできない。
Hamurlar dişinize sert gelmeyecek şekilde pişene kadar bekleyin.以後、歯が口腔に萌出するまで、連結しない。
Uzak çevrelerden silahlı gönüllüler gelmeye başladı.ボランティアたちは遠くからいろんな分野から来た。
Nakış hakkından gelmeyen pek az kadın vardır.恵が心を開いた数少ない女性。
Aninden tamir yerinden araba gelmeye başlar.ここから車が破損し始める。
Sonra, diğer şarkılar gelmeye başladı."」と入った後、曲が始まる。
Oyun ekranında, üst kısımdaki sarı renkli bar doluncaya kadar toplar gelmeye devam edecektir.包装の前にケーキをひっくりかえし、丸い黄色の底が上になる。
Bir daha buraya gelmeye cesaret edemezler" dedi.もうあの子は帰ってこないのかもしれない」と言うのだった。
Tiridates, Roma'ya gelmeye merasimlerde bulunmaya zorlanması Roma'nın hâkimiyetini sembolize ediyordu.ウェイイ人は、ローマの存在が彼らの富に決定的な影響を与えることに、すぐに気付いた。
Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi.谓上不我知,黜而宜,乃知我矣。
Bu sayede yabancı öğrenciler de İtalya'ya gelmeye başladı.一些外国留学生开始到意大利学习物理。
Bir daha buraya gelmeye cesaret edemezler" dedi.」「我不相信我們將不再見面。
Şakaya gelmeyeceğini bilmelisiniz” dedi.成王说:“我只是开玩笑罢了。
Bir daha buralara gelmeye cesaret edemezler.他在這就再也沒上過場。
Örnek: Lisâna gelmeyen burhân-i vicdanı muattaldır.《張孚說》:記載莫登庸篡黎後不願出仕的隱士張孚說的事跡。
Misafirler gelmeye başlar.客串登場。
Bu girişim sonuç vermiş ve köyün erkekleri kütüphaneye gelmeye başlamıştır.後來,家計會成立首間婦女會並設立參考圖書館。
Ocak 2009'da Metin2 hakkında çok şikayetler gelmeye başladı.2009年一月的第一周在首尔加演两场。
Fakat onların her dediğine, özellikle çapulculuk hareketlerine, karşı gelmeye başladı.그럴 때마다 그는 그들에게 겸손한 태도로 대하며 열심히 '하느님의 말씀'을 전하였다.
Fakat her zaman bu yeterli gelmeyebilir ve kıtlık da görülebilirdi.또한 아무리 먹어도 배고픔은 그치지 않게 된다.
Şakaya gelmeyeceğini bilmelisiniz” dedi.나에게 농담할 사람이 아니다."
Bu bilim adamlarının uzun süredir üzerinden gelmeye çalıştıkları bir problemdi.이 문제는 오랫동안 과학자들을 골치아프게 했던 문제였다.
Bir daha buralara gelmeye cesaret edemezler.거기에서 다시는 작업 안 할거야.
Nohut ince, ancak un haline gelmeyecek şekilde havanda dövülür.그는 잠시 혼란해하지만 그럴 틈도 없이 지옥에 떨어지게 된다.
Önce bunların gerçekleşmesi gerek, ancak son hemen gelmeyecek."우선 꿈은 의식되지 않은 것(또는 심층 의식)의 욕구 충족을 의미한다.
24 Kendisinden gelmeyen büyük bir güce kavuşacak.이는 비용이 많이 들고 24시간 밖에 지속하지 못하는 단점이 있다.
Fakat 11.yy'dan itibaren Avrupalı gemiciler adaya gelmeye başladılar.제1차 바르바리 전쟁 이후 미국 해군은 19세기 초부터 지중해에 함선을 파견해 온 적이 있었다.
Bu evde artık yalnız kalamayacağı ortadadır ancak Utku yine de onu kendisi ile gelmeye ikna edemez.경우에 따라서는 가족과 떨어져 살기도 하지만 이는 특별한 경우에 지나지 않으며 어디까지나 홀로 살 수는 없다.
"Yarın işe gelmeyeceğim."תשכחו מללכת לעבודה מחר".
Sen bana karşı gelmeyeceksin.די, אל תלכו נגדנו.
Yavrular büyümeye devam ettikçe, daha uzun süre yalnız kalabilir hale gelmeye başlar.ככל שהתבגרתי, מצאתי את עצמי חושב עליו יותר ויותר.
Aninden tamir yerinden araba gelmeye başlar.עם שובו החל את דרכו בעסקי הרכב.
Sonraki günler de gelmeyecektir.התוצאות לא אחרו לבוא.
Bu sayede yabancı öğrenciler de İtalya'ya gelmeye başladı.משום כך נסע לידידיו ותלמידיו לשעבר באיטליה בטרם שהגיע לפריז.
Fakat 11.yy'dan itibaren Avrupalı gemiciler adaya gelmeye başladılar.עם זאת, בראשית המאה ה-19 החלו להופיע ספינות אירופאיות ואמריקאיות מול חופי יפן.
Zorluklara karşın Yahudi yerleşimciler yavaş yavaş oblasta gelmeye başladı.ואכן לפחות בהתחלה היה קצב הגיוס מקרב היהודים איטי מאוד.
O bugün gelmeyecek.הוא לא יבוא היום.
O bugün gelmeyecek.היא לא תבוא היום.
Tom gelecek haftaya kadar Boston'a gelmeyecek.טום לא יבוא לבוסטון עד השבוע הבא.
Bu sayede yabancı öğrenciler de İtalya'ya gelmeye başladı.Знак за успеха е, че чуждестранни студенти започват да идват в Италия.
Örneğin, tutarı görece düşük bir ürün her zaman için elde edilmek istenen mala karşılık gelmeyebilir.Така, винаги ще има неадекватно търсене за даден продукт.
Misafirler gelmeye başlar.Гостите започват да се разотиват.
Daha sonraları başarılar üst üste gelmeye devam etti.На един по-късен етап усилията им все пак се увенчават с успех.
İzlandalılar da Kanada üzerinden gelmeye başladılar.Бежанци прииждат и от Кот д'Ивоар.
Türkler bu bölgeye on birinci yüzyılda gelmeye başlamışlardır.Тюркоезичните народи се появяват на тези територии през 11 век.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod