Bununla birlikte bir dizi kaçırılma ve şiddet olayları meydana gelmeye başladı.Imediatamente, uma série de estranhos incidentes e perturbadores começam a ocorrer.
Bu tarihten itibaren ilk Bulgar yerleşimciler bölgeye gelmeye başlamıştır.Juntamente com ele, os primeiros colonos chegaram à ilha.
Bir daha buralara gelmeye cesaret edemezler.Eles nunca retornariam para casa novamente.
Anne:Salma bint Amr An-Najjariya (Mûrrah'ın neslinden gelmeyen biri).Tamba palliolata is een vlinder uit de familie van de spinneruilen (Erebidae).
Bir daha buralara gelmeye cesaret edemezler.Hij durft zich daarom thuis niet meer te vertonen.
Teknolojik ilerlemeler giderek daha da önemli hale gelmeye başlamıştır.De technische vaardigheden ontwikkelden zich steeds sneller.
Sonra, diğer şarkılar gelmeye başladı."Daarom ben ik met zingen gestopt".
1908 yılında yerleştiği Berlin'de tarzı daha dışavurumcu hale gelmeye başladı.Toen hij zich in 1908 in Berlijn vestigde richtte hij zich meer op het expressionisme.
Bu tarihten itibaren ilk Bulgar yerleşimciler bölgeye gelmeye başlamıştır.Vanaf het stenen tijdperk kwamen de eerste bewoners al naar dit eiland.
Fakat, bu şartların görülmesi de illâ ki bir deadlock anlamına gelmeyebilir.Ook als dat werkelijk zo was, hoeft dat niet te betekenen dat ze doof waren.
Ben gelmeyeyim, bir şey yazacağım galiba dedim.Je kunt niet zeggen: vandaag heb ik zin om te schrijven.
Diğer ülkelerden de Sefaradlar gelmeye başladı.Uiteraard kwamen er ook vluchtelingen uit andere landen.
Gelmeye çalışsada güvenlik onu tuttu çünkü şirkette değildi.Hij probeerde voor haar te zorgen, want zijn vrouw had hier niet haar verantwoordelijkheid voor genomen.
O, muhtemelen gelmeyecek.Hij komt waarschijnlijk niet.
Sanırım o asla geri gelmeyecek.Ik geloof dat hij nooit meer zal terugkomen.
Onun kızı, artık eski kıyafetleri gelmeyecek kadar büyümüş.Zijn dochter is uit al haar oude kleren gegroeid.
Tatilden sonra gelmeye söz verdi.Hij beloofde te komen na de vakantie.
Bir daha gelmeyeceğimi bilsen, son cümlen ne olurdu?Als je wist dat ik niet weer zal komen, wat zou dan je laatste zin zijn?
Tekrar yasaya karşı gelmeyeceğim.Ik zal de wet nooit meer breken.
Will Charlotte'u kendisi ile yeniden bir araya gelmeye ikna edebilecek midir?Will postanawia zdobyć Charlottę.
Savaş İspanya için sonu gelmeyen bir hal alacaktır.Wojna zakończyła się niepomyślnie dla Hiszpanii.
Öyle olsaydı her tanrı kendi yarattıklarını yanına alır ve onlardan biri diğerine üstün gelmeye çalışırdı.Bóg wyznaczył każdemu człowiekowi nagrodę i karę podług zasług i przewinień jego.
Fakat her zaman bu yeterli gelmeyebilir ve kıtlık da görülebilirdi.Następuje to jednak zwykle późno i pisklęta mogą zginąć z głodu.
Şakaya gelmeyeceğini bilmelisiniz” dedi.Służba cywilna nie robi sobie żartów”.
Artık her şey daha anlaşılır hale gelmeye başlamıştır.Teraz wszystko staje się zrozumiałe.
Bununla birlikte bir dizi kaçırılma ve şiddet olayları meydana gelmeye başladı.Doszło przy tym do szeregu gwałtów i grabieży.
Bunun sonunda yönetim kurulundan istifalar gelmeye başladı.Wtedy, oczywiście, odpada faza administracyjna.
Misafirler gelmeye başlar.Pojawiają się pierwsi goście.
Teknolojik ilerlemeler giderek daha da önemli hale gelmeye başlamıştır.Rozbudowa sieci stawała się sprawą coraz bardziej pilną.
Sonra, diğer şarkılar gelmeye başladı."Jest powodem, dla którego zacząłem śpiewać”.
Uzaktan sesler gelmeye başlar.Płód zaczyna słyszeć dźwięki z zewnątrz.
Bir daha buralara gelmeye cesaret edemezler.Nigdy już nie wróci do tej krainy.
Diğer ülkelerden de Sefaradlar gelmeye başladı.Później zaczęły się pojawiać również propozycje z innych miast.
Arka arkaya zamlar gelmeye başladı.W tylnej części pojawiają się zaczątki odnóży.
"Yarın işe gelmeyeceğim.""Jag kommer inte att arbeta imorgon."
Fakat onların her dediğine, özellikle çapulculuk hareketlerine, karşı gelmeye başladı.De erhöll arvode var och en av den järnväg, vid vilken han var förordnad.
İyi ve kötü arasındaki sonu gelmeyen savaş tekrar başlamak üzeredir.Kampen mellan det goda och det onda pågår.
Misafirler gelmeye başlar.Till slut börjar gästerna ge sig av.
Daha sonraları başarılar üst üste gelmeye devam etti.Sedan lät framgångarna vänta på sig.
Son yılarda, silüetleri şehirlerin simgesi haline gelmeye başlamıştır.Orgeln har på senare år kommit att bli ett kännetecken för staden.
Teknolojik ilerlemeler giderek daha da önemli hale gelmeye başlamıştır.Även teknikutvecklingen bidrar till det ökande intresset.
Artık her şey daha anlaşılır hale gelmeye başlamıştır.Då började saker se ljusa ut.
Tiridates, Roma'ya gelmeye merasimlerde bulunmaya zorlanması Roma'nın hâkimiyetini sembolize ediyordu.Tiridates tvingades komma till Rom och delta i ceremonier ämnade att visa upp den romerska överhögheten.
Ancak zamanla Ajax'ın popülerliği artınca stad takıma küçük gelmeye başladı.Vid den här tiden hade dock Gotlands självständiga myntning börja försvagas.
Bir daha buralara gelmeye cesaret edemezler.Jag kan aldrig komma hit igen!
Eğer beni affetmezsen, seninle gelmeyeceğim.Om du inte förlåter mig, kommer jag inte att komma med dig.
"Yarın işe gelmeyeceğim."«Завтра мене вже не буде».
Misafirler gelmeye başlar.Відвідувачі йдуть.
Teknolojik ilerlemeler giderek daha da önemli hale gelmeye başlamıştır.Проте подальший розвиток технології викликає все більше труднощів.
Ben gelmeyeyim, bir şey yazacağım galiba dedim.Коли ми прийшли, ми не знали що ми будемо писати.
Şakaya gelmeyeceğini bilmelisiniz” dedi.Жартувати аби не хорувати.
Elinden hiçbir iş gelmeyen delikanlı kediyle ne yapacağını bilemez.Зовсім незрозуміло, що робити молодим хлопцям, якщо робота не радує.
Kulağa hoş gelmeyen kaba seslere ise disonans denir.Письмо, у якому не позначаються голосні звуки називається консонантним.
Tom buraya geri gelmeyecek.Том сюди не повернеться.
Bu dönemlerde Japonların evlerinde, mutfak ayrı bir oda haline gelmeye başlamıştı.V japonských domácnostech se v té době stávaly kuchyně oddělenou místností hlavního domu.
Malatesta Ernesto'yu yanına gelmeye çağırır.Malatesta přeje svazku Ernesta s Norinou.
Bununla birlikte bir dizi kaçırılma ve şiddet olayları meydana gelmeye başladı.Množily se násilné činy a únosy.
Sonra, diğer şarkılar gelmeye başladı."Poté následovaly další známé písně.
Bu filmden sonra sanatçıya filmlerde oynama teklifleri gelmeye başlamıştır.Po pořadu Le Grand Journal začala získávat nabídky na filmové role.
1908 yılında yerleştiği Berlin'de tarzı daha dışavurumcu hale gelmeye başladı.Poté, co přesídlil v roce 1908 do Berlína se začíná projevovat výrazná tendence k expresionismu.