Ana içeriğe geç
Sözlük

gelmeye ile cümle

gelmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sonra, diğer şarkılar gelmeye başladı."«Y todas esas canciones seguían llegando...».
Fakat her zaman bu yeterli gelmeyebilir ve kıtlık da görülebilirdi.Durante este período, la comida y el agua suelen escasear y puede aparecer hambruna.
Daha sonraları başarılar üst üste gelmeye devam etti.A partir de ese momento los éxitos le llegarían de forma continua.
1908 yılında yerleştiği Berlin'de tarzı daha dışavurumcu hale gelmeye başladı.Cuando se estableció en Berlín en 1908, se volvió más y más hacia el expresionismo.
Bir daha buralara gelmeye cesaret edemezler.No me sentiría segura volviendo.
Sen bana karşı gelmeyeceksin.Sé que no me fallarás.
"Yarın işe gelmeyeceğim."«No lo dejan para mañana».
Uzaktan sesler gelmeye başlar.Se funde el sonido en antes de .
Arka arkaya zamlar gelmeye başladı.Todo parece venir de atrás.
Enterbrain tarafından satın alınmadan önce 2010 yılında çevrimiçi hale gelmeye başladı.Empezó su serializacion en línea en 2010, antes de ser adquirido por Enterbrain.
O yılın yazında ilk turistler şehre gelmeye başladılar.Al siguiente año llegó el primer tren proveniente de dicha ciudad.
O bu gece eve erken gelmeye söz verdi.Ha promesso di tornare a casa presto stasera.
Onun buraya gelip gelmeyeceğini bilmek istiyorum.Voglio sapere se verrà qui o meno.
Johann Jakob’un pozisyonunu kıskanıyordu ve ikisi sıkça birbirine üstün gelmeye çalışıyordu.Johann fu geloso della posizione di Jakob e i due spesso tentarono di farsi fuori a vicenda.
Bu bir halkın sesi, Tüm kardeşleri bir araya gelmeye çağıran.La voce di un popolo Che chiama tutti i suoi fratelli per ritrovarsi.
Sonraki günler de gelmeyecektir.Sa che non verrà neanche i prossimi sabati.
Tacitus'un anlattıklarına göre evlilikleri boyunca kocasını "sonu gelmeyen suçlamalarla takip etmişti".Tacito riferisce che durante il loro matrimonio "aveva perseguito il marito con accuse incessanti ".
Misafirler gelmeye başlar.Nel frattempo, gli invitati cominciano ad arrivare.
2005 yılında Fafara grubun gelecekte hiçbir zaman tekrar bir araya gelmeyeceğini açıkladı.Nel 2005, la Haslam annuncia che i Renaissance non si riuniranno mai più.
Bu sırada Türk takımlarından cazip teklifler gelmeye başladı.Da allora per la scuderia giapponese cominciano ad arrivare le prime soddisfazioni.
O ve Kurosava sık sık sonu gelmeyen anlaşmazlıklara giriyorlardı.Lui e Balagan sono spesso in disaccordo.
Savaş İspanya için sonu gelmeyen bir hal alacaktır.L'esito della guerra volge a sfavore della Spagna.
Arka arkaya zamlar gelmeye başladı.Ed è iniziato il conto alla rovescia.
Anne partimize gelmeyecektir.Анна не придет на нашу вечеринку.
O bugün gelmeyecek.Он сегодня не придёт.
Buraya tekrar geri gelmeye niyetim yok.У меня нет намерения когда-нибудь ещё возвращаться сюда.
O kesinlikle gelmeyecek.Он определенно не придет.
Gelmeyeceğini düşünüyorum.Думаю, она не придет.
Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi.ВЕДЬ ВЫ НЕ ЗНАЛИ ОБО МНЕ (неопр.).
Şakaya gelmeyeceğini bilmelisiniz” dedi.Никогда не поймут шутки».
Bu filmden sonra sanatçıya filmlerde oynama teklifleri gelmeye başlamıştır.После этого актёру стали поступать предложения сняться в фильмах.
Öyle olsaydı her tanrı kendi yarattıklarını yanına alır ve onlardan biri diğerine üstün gelmeye çalışırdı.Каждому богу требовался определенный тип жертвы: молодых девушек топили для Шилонена (аст.
"Yarın işe gelmeyeceğim."Завтра меня не будет.
Sen bana karşı gelmeyeceksin.Вы не можете противостоять мне.
Bir daha buraya gelmeye cesaret edemezler" dedi.Больше сюда не приходи, понял?».
Anne:Salma bint Amr An-Najjariya (Mûrrah'ın neslinden gelmeyen biri).Ahmad Hanafi), Ханум Салсабила (индон.
Fakat her zaman bu yeterli gelmeyebilir ve kıtlık da görülebilirdi.Ровно ничего бы не добилась и давным-давно поколела бы с голоду.
Misafirler gelmeye başlar.Появляются гости.
Diğer ülkelerden de Sefaradlar gelmeye başladı.Начали приезжать люди из других районов республики.
"Yarın işe gelmeyeceğim."لا تدخروا شيئا إلى الغد."
Uğur Bayar) Aklıma Gelmeyen Başıma Geldi (söz.الفراء: يقال سَخِرْتُ منه، ولا يقال سَخِرْتُ به.
Sonraki günler de gelmeyecektir.كما أنه لم يصل في الأيام التالية.
Bilimle uğraşmak bir prestij haline gelmeye başlamış ve etkilerini göstermeye başlamıştır.وقد بدأ الانشغال بالعلم في التحول إلى هيبة ومكانة عظيمة، وقد بدأ في إظهار وتوضيح التأثيرات.
Gelgelelim, aynı gün içinde Şero'nun başına gelmeyen kalmaz.في النهاية سنرى لماذا ليس هذا البسكويت كغيره.
Bir daha buraya gelmeye cesaret edemezler" dedi.قال إنه لن يفعل ذلك مرة أخرى".
Daha sonraları başarılar üst üste gelmeye devam etti.وتوالت النجاحات الأخرى بعد ذلك.
Arka arkaya zamlar gelmeye başladı.قرابة الظهر وصل.
Sonra, diğer şarkılar gelmeye başladı."Em seguida, outras canções começaram a vir".
Bu defa Georges'ı, kardeşi Pierre'nin beraberinde Montreal'a gelmeye ikna ettiler.Desta vez, eles convenceram Georges, junto com seu irmão Pierre, a irem à Montreal.
Futbol hayatının sonu gelmeye başlamıştı.Seu futebol estava chegando ao fim.
Tacitus'un anlattıklarına göre evlilikleri boyunca kocasını "sonu gelmeyen suçlamalarla takip etmişti".Tácito relata que, durante o casamento, "ela perseguiu o marido com incessantes acusações".
Artık her şey daha anlaşılır hale gelmeye başlamıştır.Mas ficou cada vez mais claro o que estava acontecendo.
Beklenen göçmen bıldırcınlar ve Almanya’dan gelecek eş ise gelmeyecektir.É necessário impedir novas imigrações de não alemães.
Seçimle gelmeyen ama kralın güvendiği senato üyeleri, hayat boyu atandılar.Os membros do Senado não eram eleitos, mas eram confidentes do rei e eram nomeados de modo vitalício.
Mart 2002'de atv'de ekrana gelmeye başlayan g.a.g. adlı programla televizyona adım attı.Em março de 2002 fez a sua estreia televisiva no programa g.a.g. da ATV.
Diğer ülkelerden de Sefaradlar gelmeye başladı.Das suas terras surgiram outras cidades.
Kısa bir kuşatmadan sonra, herhangi bir Kartaca yardımı gelmeyeceğini gören Sirakuza Roma ile barış yaptı.Depois de um breve cerco, sem nenhuma ajuda cartaginesa esperada, Siracusa firmou a paz com os romanos.
İyi ve kötü arasındaki sonu gelmeyen savaş tekrar başlamak üzeredir.A luta entre o Bem e o mais terrível dos males está apenas começando.
Enterbrain tarafından satın alınmadan önce 2010 yılında çevrimiçi hale gelmeye başladı.Teve sua serialização online em 2010, antes de ser adquirido pela Enterbrain.
Savaş İspanya için sonu gelmeyen bir hal alacaktır.Para a Espanha a guerra se tornou um assunto sem fim.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gelmeye ile cümle - Sayfa 13 - gelmeye kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App