Herkesin konuyu takip ederken aynı yere gelmesini sağlamak gerekliydi.Ze moesten snel overeenstemming bereiken tussen wat andere natuurfilosofen wisten.
Herkesin konuyu takip ederken aynı yere gelmesini sağlamak gerekliydi.Έπρεπε να συγχρονίζουν γρήγορα όσα γνώριζαν και άλλοι φυσικοί φιλόσοφοι.
Herkesin konuyu takip ederken aynı yere gelmesini sağlamak gerekliydi.Нужно было быстро синхронизировать знания всех философов.
Herkesin konuyu takip ederken aynı yere gelmesini sağlamak gerekliydi.הם היו צריכים לסנכרן במהירות מה שפילוסופים אחרים ידעו. אחרת,
Herkesin konuyu takip ederken aynı yere gelmesini sağlamak gerekliydi.كان عليهم مزامنة ما يعلمه الفلاسفة الآخرون بسرعة وإلا
Herkesin konuyu takip ederken aynı yere gelmesini sağlamak gerekliydi.素早く同期させる 必要がありました そうでないと 議論をうまく 進めることができません
Herkesten birdenbire buraya gelmesini istediğim için... ...özür dilerim.Előzetes értesítés nélkül kellett most összegyűlniük.
Herkesten birdenbire buraya gelmesini istediğim için... ...özür dilerim.Je suis désolée de vous rassembler tous sans avertissement.
Herkesten birdenbire buraya gelmesini istediğim için... ...özür dilerim.Για το λόγο ότι σας ζήτησα να έρθετε εδώ ξαφνικά. Συγγνώμη.
Herkesten birdenbire buraya gelmesini istediğim için... ...özür dilerim.طلبت منك الحظور فجأة انا اسفة
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.Det är fordonet med vilket varje specifik kulturs själ förflyttas till det fysiska planet.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.Durch sie findet die Seele einer bestimmten Kultur Zugang zur materiellen Welt.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.Egy olyan eszköz, melyen keresztül minden egyes kultúra lelke megjelenik az anyagi világban.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.È il mezzo con il quale lo spirito di ogni cultura arriva nel mondo materiale.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.Es el vehículo por el cual el alma de cada cultura particular entra en el mundo material.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.Het is een voertuig dat de ziel van elke cultuur overbrengt naar de materiële wereld.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.Je sredstvo, s pomočjo katerega duša vsake posamezne kulture pride v materialni svet.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.Je to nástroj, díky kterému duše dané kultury pronikne do materiálního světa.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.그것은 개개의 특별한 문화에 깃든 영혼이 물질계에 발현될 수 있도록 만들어주는 수단입니다.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.là chiếc xe mà qua đó linh hồn của mỗi một nền văn hóa đi vào thế giới hiện thực.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.Sebuah kendaraan di mana jiwa dari tiap-tiap budaya terwujudkan dalam dunia nyata.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.To narzędzie, dzięki któremu dusza każdej kultury przybywa w świat materialny.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.Είναι το όχημα μέσω του οποίου η ψυχή κάθε ξεχωριστού πολιτισμού εισέρχεται στον υλικό κόσμο.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.С его помощью душа каждой конкретной культуры приходит в наш мир.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.اللغة هي جسر تأتي عليه روح كل ثقافة معينة إلى العالم المادي.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.乗り物なのです 私たちがTEDでやっていることは すべて アイデアを広めるという
Hiç kimse gelmesin.Έχω δει πολλούς τέτοιους "φίλους".
Hiç kimse gelmesin.Много такива "приятелки" съм виждала.
Hindistan'a, beyaz yaka işlerinin gelmesine sebep oldu ve bizim de öğrenmek istediğimiz şey buydu.즉, 소프트웨어 개발과 사무 지원 서비스의 발굴로 인해서 선진국가로부터 인도로 화이트 칼라 사무직의 엄청난 이동이 일어났다는 점입니다.
Hindistan'a, beyaz yaka işlerinin gelmesine sebep oldu ve bizim de öğrenmek istediğimiz şey buydu.מיקור חוץ של פיתוח תוכנה ושירותי משרד אחורי, חלה מנוסה של עבודות משרד מן העולם המפותח להודו
Hindistan'a, beyaz yaka işlerinin gelmesine sebep oldu ve bizim de öğrenmek istediğimiz şey buydu.ホワイトカラーの仕事が 次々と流入してきました 更に膨大な量の製造業も
Hızlıların Kupası yarışması resmi açılışına, herkesin gelmesine sevindim.- Ano. Rád bych všechny pøivítal na oficiálním zahájení soutìže o Hastings Cup.
Hızlıların Kupası yarışması resmi açılışına, herkesin gelmesine sevindim.- Da. Aş dori să vă întâmpin pe toţi la deschiderea oficială a competiţiei pentru Cupa Hastings.
Hızlıların Kupası yarışması resmi açılışına, herkesin gelmesine sevindim.Ik zou iedereen graag willen verwelkomen naar de officiële opening Van de competitie voor de Hastings Beker.
Hızlıların Kupası yarışması resmi açılışına, herkesin gelmesine sevindim.Rad bi povabil vse na uradno otvoritev tekmovanja za Husting pokal.
Hızlıların Kupası yarışması resmi açılışına, herkesin gelmesine sevindim.Tôi muốn chào đón tất cả mọi người để chính thức mở cửa của cạnh tranh cho các Cup Hastings.
Hızlıların Kupası yarışması resmi açılışına, herkesin gelmesine sevindim.Θα ήθελα να σας καλωσορίσω όλους στα επίσημα εγκαίνια του διαγωνισμού για το κύπελλο Χάστινγκς.
Hudson'un gelmesini beklerken Hudson Nehri'ne doğru bir fotoğraf çekebildik.강쪽을 향해 사진을 찍으면서 날라가면 허드슨 강이 시야에 들어 오지요.
Hudson'un gelmesini beklerken Hudson Nehri'ne doğru bir fotoğraf çekebildik.בטיסה מעל כיכר טיימס, מביטים מטה לעבר נהר ההדסון, מחכים להדסון שיגיע.
Hudson'un gelmesini beklerken Hudson Nehri'ne doğru bir fotoğraf çekebildik.بالتحليق فوق تايمز سكوير، و ننظر اتجاه نهر هيدسون، وننتظر هيدسون ليظهر.
Hudson'un gelmesini beklerken Hudson Nehri'ne doğru bir fotoğraf çekebildik.実写したかのような映像です 最新技術のおかげで 私達は
İnsanların gelmesine izin verin.Buatlah banyak orang datang ke sana.
İnsanların gelmesine izin verin.많은 사람들의 이주를 허용하겠소.
İnsanların gelmesine izin verin.Laat veel mensen binnenstromen.
İnsanların gelmesine izin verin.Permites que lleguen nuevas personas.
İnsanların gelmesine izin verin.Permiteţi multor oameni să se vină.
İnsanların gelmesine izin verin.Pozwólcie wielu ludziom tu przyjechać.
İnsanların gelmesine izin verin."Tillåt mängder av folk att flytta dit."
İnsanların gelmesine izin verin.Umožnit, aby do něj mohli přijít lidi.
İnsanların gelmesine izin verin. Yakınımızda bir Hong Kong olmasını sağlayın.Permettete a molte persone di trasferircisi, fateci avere una nostra Hong Kong.
İnsanların gelmesine izin verin. Yakınımızda bir Hong Kong olmasını sağlayın.Tillad mange mennesker at komme ind, og lad os have et Hong Kong tæt på.
İnsanların gelmesine izin verin.Επέτρεψε σε πολλούς ανθρώπους να έρθουν.
İnsanların gelmesine izin verin.Запросіть до нього багато людей.
İnsanların gelmesine izin verin.Разрешете на много хора да влязат.
İnsanların gelmesine izin verin.Разрешить многим людям приехать туда.
İnsanların gelmesine izin verin.תאפשרו לאנשים רבים להגר לשם.
İnsanların gelmesine izin verin.يسمح لكثير من الناس السماح بالمجيء.
İnsanların gelmesine izin verin.我々の近くに第二の香港を作りましょう
İşlerin bu noktaya gelmesinin nedeni siyasetçilerin genelde대부분의 정치인들은 특히 우리나라에서, 솔직히 말하자면,
İşlerin bu noktaya gelmesinin nedeni siyasetçilerin geneldeהדברים הגיעו לנקודה הזאת בגלל שפוליטיקאים באופן כללי,