Ana içeriğe geç
Sözlük

gelmesin ile cümle

gelmesin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Devamının gelmesini bekleriz.Kivárja, hogy eljöjjön az ő ideje.
Onları bir araya getirip mahalledeki huzurun yerine gelmesini sağlar.Azért jöttem, hogy eléd helyezzem ezeket és elvigyem egy békítési szertartás alatt.
( İçindeki huzur kişinin felâketlere daha çabuk karşı gelmesini sağlar. )(Ahol békében nyugodhatnak csontjai?)
Körfezin meydana gelmesinde kıyı gerisindeki arazi yapısının çok önemli rolü vardır.A forrás megjelenésében meghatározó szerep jut a terület földtani felépítésének.
Daha sonra Buffy ile olan aşklarını ve Buffy'yi korumak için Los Angeles'a gelmesinden bahseder.Amikor rájön, hogy nem adhat Buffy-nak igazi szerelmet, Los Angelesbe költözik.
Çayırlar, kışın erken gelmesinden dolayı, ayrışmadan toprak üzerinde birikir.A lárvák korán, ha nincs hideg, már áprilisban megjelennek.
1980'lerin sonlarında Solidarność'un yasal hale gelmesinden sonra Kaczyński Lech Wałęsa'nın danışmanı oldu.1980-ban, a gdański hajógyári sztrájkok idején Lech Wałęsa egyik közeli tanácsadója volt.
Ona derhal geri gelmesini tavsiye ettim.Tanácsoltam neki, hogy rögtön jöjjön vissza.
Steve Souza daha sonra Exodus'a girmek için gruptan ayrıldı ve yerine Chuck Billy'nin gelmesini önerdi.Steve Souza lähti Exodus-nimiseen yhtyeeseen ja hänen tilalleen tuli Chuck Billy.
Ve delirmiş ruhumda başıma gelmesini en çok istediğim neydi?Mikä voima ajaa minua kohti omaa tuhoani?
1933'te Adolf Hitler'in iktidara gelmesinden sonra SS'e 262992 üye numarası ile katıldı.Tässä toimessaan Odilo liittyi SS:ään 1934 numerolla 292.776.
Bourbonlar'ın yönetime gelmesinden sonra (1814) cesetler bulunmaya çalışıldı.Kuopion matkailijayhdistyksen perustamisen jälkeen (1887) matkailu vilkastui.
Ali Paşa komutasındaki kuvvetlerin gelmesinden sonra 11 Ağustos tarihinde ana savaş başladı.Aivan Suomenlahden rannikolla päästiin pääasemassa taistelukosketukseen vasta 11. joulukuuta.
Sasha onun gelmesini kabul eder.Manav sanoo odottavansa häntä.
Bütün yapabileceğimiz polislerin gelmesini beklemektir.Emme voi tehdä muuta kuin odottaa poliisia.
Buraya yeni gelmesine rağmen çabucak arkadaşlıklar edindi.Με τον τελευταίο, μάλιστα, έγιναν φίλοι γρήγορα.
Jace motoruyla birlikte gelir; Clary'e ihtiyacı olduğunu ve onun Enstitü'ye geri gelmesini istediğiini söyler.Ο Τζέις εμφανίζεται και ομολογεί ότι την χρειάζεται και τη θέλει πίσω στο Ινστιτούτο.
Çünkü saatler gittikçe daha yavaş işlemeye başlar ve sonun gelmesine hep zaman vardır."Οσο περνάει ο καιρός πιάνουν ρυθμό και γίνονται όλο και καλύτεροι."
Ona bağışlanan bu başarı kutluluğunun sonu gelmesin, bu kutuluk kesilmesin.Αυτόν τον άνθρωπο αργώ επίτηδες να τον προσπεράσω για να μην τελειώσει το πανηγύρι.
1904 yılında New York şehir metrosunun açılması yeni şehrin bir araya gelmesini sağladı.Το 1903 άνοιξε το ορυχείο του Μπορ, γεγονός σημαντικό για την ανάπτυξη της πόλης.
1904 yılında New York şehir metrosunun açılması yeni şehrin bir araya gelmesini sağladı.Åbningen af New York City Subway (undergrundsbanen) i 1904 hjalp med til at binde den nye by sammen.
Alfonsin, Yahudilerin yüksek mevkilere gelmesine yardımcı oldu.Alfonsín nød støtte af den jødiske befolkning og udnævnte mange jøder i høje stillinger.
Arabasını çok sever ve onun başına bir şey gelmesinden korkar.Hun elsker Diederich rigtig meget og har det svært fordi han er fra fortiden.
Avrupalıların Kuzey Dakota'ya gelmesinden önce bölgede binlerce yıldır Amerika Yerlileri yaşıyordu.Før europæisk kontakt havde oprindelige amerikanere boet i North Dakota i tusindvis af år.
(Konuşmacı gelecekle ilgili bir tahminde bulunmuyor, dinleyiciye yarın 10'da gelmesini emrediyor.)(Forlaget afblæste senere forbuddet, da det ikke gav udsigt til øget fortjeneste for forlaget.)
Sezon Rachel'ın havalimanında Ross'un gezisinden gelmesini beklemesiyle biter.Sesongen avsluttes med Rachel venter på flyplassen for Ross sin tilbakekomst fra en tur.
Bu müşterinin istemediği bir yazılım sisteminin meydana gelmesine sebep olur.Er dette hva vi ønsker at en registreringsenhet skal gjøre?
Böylece Big Bang teorisinin bugünkü haline gelmesini sağladı.Disse forholdene har styrket Big Bang-teoriens stilling i stor grad.
Bu ve diğer projeler devlet bütçesinin yapısını daha kötü hale gelmesine yol açtı.Kostnadene for dette og andre prosjekter førte til stor gjeld til europeiske banker.
Çocuklar ise Barones'in gitmesini, Maria'nın geri gelmesini isterler.Hvis det virkelig var jomfru Maria fikk de kanskje se henne igjen.
Arabasını çok sever ve onun başına bir şey gelmesinden korkar.Den har sjarmerende karakter og liker å være med på alt som skjer.
Nişancılıktaki üstün yeteneği efsane haline gelmesini sağladı.Læren om riktig stavemåte ble til kunsten å skrive.
1904 yılında New York şehir metrosunun açılması yeni şehrin bir araya gelmesini sağladı.Pembukaan New York City Subway tahun 1904 membantu persatuan kota baru ini.
Sezon Rachel'ın havalimanında Ross'un gezisinden gelmesini beklemesiyle biter.Musim berakhir dengan Rachel menunggu di bandara untuk kedatangan Ross dari perjalanan .
Sizler, belki de bu sözcüklerin benden gelmesine şaşıracaksınız.Anda dapat terkejut terhadap kata-kata saya.
"Cenazeme de gelmesinler".Jika mereka mati jangan hadiri pemakaman mereka." — HR.
Bu üç resim, van Gogh'un Paris'e gelmesinden sonra resim üslûbunun nasıl geliştiğini göstermektedir.Tiga karya tersebut menampilkan sebuah progresi dalam agay artistik van Gogh setelah ia datang ke Paris.
Vezir ona haber göndererek hemen Şam'a gelmesini istedi.Sunan memohon kepadanya agar mau membimbingnya.
Efrayim, İsrailoğullarının Kenan'dan gelmesinden önce Mısır'da doğdu.Efraim lahir di Mesir, sebelum Yakub dan keluarganya pindah ke Mesir dari Kanaan.
Grubun tekrar bir araya gelmesine katılacağını söylemiştir.Pipsa menjanjikan bahwa mereka akan bertemu lagi.
Buraya yeni gelmesine rağmen çabucak arkadaşlıklar edindi.Padahal, Vina telah menjalin hubungan dengan Baskoro.
Almanya'da Naziler'in iktidara gelmesinin ardından Lorre, 1933'te Paris'e kaçtı.Setelah Nazi berkuasa di Republik Weimar, Franck menuju Amerika Serikat pada 1933.
Dirayetli yapısı güçlüklere karşı gelmesinde önemli rol oynadı.Sang 'kembang surga' kembali dihadapkan pada pilihan sulit.
Avrupalıların Kuzey Dakota'ya gelmesinden önce bölgede binlerce yıldır Amerika Yerlileri yaşıyordu.Jauh sebelum orang-orang Eropa Masyarakat asli Amerika sudah tinggal di Dakota Utara selama ribuan tahun.
Samuray soyundan gelmesine rağmen ninja sanatları üzerine eğitim almıştır.Ketahuanlah bahwa selama merantau itu ia menuntut ilmu ninja.
1904 yılında New York şehir metrosunun açılması yeni şehrin bir araya gelmesini sağladı.Việc khánh thành hệ thống Xe điện ngầm New York năm 1904 đã giúp kết chặt thành phố mới lại với nhau.
Bu üç resim, van Gogh'un Paris'e gelmesinden sonra resim üslûbunun nasıl geliştiğini göstermektedir.Ba tác phẩm thể hiện sự phát triển trong phong cách nghệ thuật của Van Gogh sau khi ông đến Paris.
Jace motoruyla birlikte gelir; Clary'e ihtiyacı olduğunu ve onun Enstitü'ye geri gelmesini istediğiini söyler.Jace xuất hiện trên chiếc xe gắn máy, thừa nhận rằng anh cần cô và muốn cô quay trở lại Học viện.
Sezon Rachel'ın havalimanında Ross'un gezisinden gelmesini beklemesiyle biter.Mùa phim kết thúc khi Rachel đứng chờ Ross tại sân bay sau một chuyến đi.
50 metreden daha derinde oluşan basınç, buzun "plastik" hale gelmesine ve akmasına neden olur.Áp suất trên băng sâu hơn 50 m tạo ra thềm chảy (plastic flow).
Çiçek solduğunda kendisine gelmesini ister.Hái vào lúc cây đang ra hoa.
Onları bir araya getirip mahalledeki huzurun yerine gelmesini sağlar.Chỉ nên để cho nó thoải mái quanh khu vực gần nhà.
Sıranın hemen kendilerine gelmesini isterler.そのため自分の欲求を即座に満たそうとする場合がままある。
1904 yılında New York şehir metrosunun açılması yeni şehrin bir araya gelmesini sağladı.1904年にはニューヨーク市地下鉄が開通し、新しい市の統合に役立った。
Seçkin bir aileden gelmesine rağmen yoksul hayatı sürmüştür.幼駒の頃から骨量豊かながっしりとした体格で期待を寄せられた。
Türkiye'deki huzurun hemen geri gelmesini temenni ediyorum."即時大阪に帰るように」と警告した。
Devamının gelmesini bekleriz.所要時間の目安になる。
Poşulular, Bucaspor taraftarının eskiden beri maçlara poşuyla gelmesinden türemiştir.パンサーの尾形と昔付き合っていたことを告白している。
Bir tehlike ile karşılaştığında üstesinden gelmesini de bilir.一度出会ってしまったら、再び出会うと危険とのこと。
İzzetbegoviç, "Bu görüşmeleri kesiyoruz anlamına gelmesin.いかけ屋は気にさわり、「そういうものの言い方するもんやないで。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod