Ana içeriğe geç
Sözlük

gelmesin ile cümle

gelmesin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İspanyol işgalcilerin imparatorluğu gelmesinden önce çiçek salgını Kolombiya'dan başlayarak yayılmıştır.天然痘はスペイン人の侵略者たちが最初に帝国に達するより前にコロンビアから急速に伝染した。
Besinin gerisin geriye gelmesini de son kısımdaki kapakçıklar (valvula cardica) önler.主に手足の長さをネタにする(される)最終巻では最終回の扉絵にのみ登場した。
(Ancak bu durum davanın jüri safhasına gelmesine kısa bir süre kala kabul görmüştür.)これにはランフォードの功績を高めることで相対的にマイヤーの功績を下げる目的もあったと推定されている)。
Tommy ona Diaz'ı korumak için gelmesini teklif eder.アミバにトキを捕らえ連れて来るよう命じた。
16. yüzyılda İspanyolların bölgeye gelmesinden önceki döneme ait Tagalogca yazılı bir belge yoktur.16世紀にポルトガル人が到来するまでは、アジアに唐辛子は無かった。
Stuart ve ben bir gün stüdyoya gelmesini rica ettik.俺とアーネストは自分たちで直接スタジオの中に入ろうって決めたんだ。
Tüm bunlar Hitler'in iktidara gelmesini destekleyen iş dünyası için söz konusu olamayacak şeylerdi.ソヴィエトへの勝利に妄執するヒトラーを説得するのは誰であっても不可能だった。
Sıranın hemen kendilerine gelmesini isterler.今已就道,後當聽其願去者。
Sizler, belki de bu sözcüklerin benden gelmesine şaşıracaksınız.你可能會感到震驚此話居然從我而出。
İlk altı ay içinde yapılan tedavi, Hepatit C’nin kronik hale gelmesinden sonra yapılana göre daha etkilidir.在C型肝炎的前六個月治療藥物會比較有效,但C型肝炎轉變成慢性後,效果就較弱。
1904 yılında New York şehir metrosunun açılması yeni şehrin bir araya gelmesini sağladı.1904年,纽约的地铁系统开始合并运作,帮助巩固了这座全新的城市。
Devamının gelmesini bekleriz.汝等赴會。
Chieh-she-shuai şafak vaktinin gelmesinden endişe etti.沈阳商业兴于明末清初。
Ölenlerin geri gelmesini beklerler ve geldiklerini görünce de şaşırmazlar.他们见证了复活的信仰,不久以后他们才死去。
Hitler'in ikitidara gelmesinden (1933) sonra yurt dışına kaçtı.1933年希特勒上台后弃学回国。
Ölümünün hemen ardından Spandau hapishanesi, bir neo-Nazi türbesi haline gelmesini önlemek için yıkılmıştır.赫斯死後,施潘道監獄被拆除,以防止成為納粹崇拜者的聖地。
(İyi, güzel mesîhîsin) sözlerinin bir araya gelmesinden oluştuğu düşünülmektedir.대동(大同)은 예기에서 나온 말로 함께 화합하는 것을 말한다.
(Ancak bu durum davanın jüri safhasına gelmesine kısa bir süre kala kabul görmüştür.)예를 들면, {1,2,2} = {1,1,1,2} = {1,2}.
1933'te William Patrick Hitler, amcasının iktidara gelmesinden yararlanmak için Almanya'ya döndü.1933년, 윌리엄 패트릭 히틀러는 숙부의 힘을 좀 빌려볼려고 독일로 가게 된다.
"Foss" İzlandaca şelale anlamına gelmesine rağmen, kasabada hiçbir şelale yoktur.아이슬란드어로 폭포를 의미하는 "foss"가 이름에 들어감에도 불구하고, 이 마을에는 폭포가 존재하지 않는다.
İlk olarak Tommy'nin 4 kişilik motosiklet yarışında birinci gelmesini ister.경주의 첫 달리기에서 테일러는 4명의 선수들 중에 마지막으로 왔다.
Sıranın hemen kendilerine gelmesini isterler.이는 공연과 같은 효과를 내기 위해 그들이 요청한 것이었다.
Daha sonra annesinin bunalımın üstesinden gelmesinde kendisine yardım eden kişi olduğunu söyledi.나중에 우울증과의 싸움에서 엄마가 도와줬다고 말했다.
Hatâ ile yanlışlıkla meydana gelmesinde ise günâh ve azab olmadığı gibi ibadet de bozulmaz.사신이 논평하기를, “임광재(任光載)는 성상께서 총애하여 매일 좌우(左右)에서 모시지 않음이 없었으니, 은사(恩賜)를 계산할 수가 없었다.
1904 yılında New York şehir metrosunun açılması yeni şehrin bir araya gelmesini sağladı.פתיחתה של הרכבת התחתית בניו יורק בשנת 1904 עזרה לחבר את חלקי העיר החדשה.
IGN'den Brian Linder şarkıyı övdü, ilk başta seslerin kopuk gelmesine rağmen "aslında çalıştığını" yazdı.בריאן לינדר מ-IGN שיבח את השיר וכתב "זה עובד למעשה, למרות שנשמע שלא בהתחלה".
Vezirin ölçüsüz hareketleri, kendisine karşı bir muhalefetin meydana gelmesine sebeb oldu.לחץ בלתי פוסק לחקיקה דתית הביא לתגובת נגד.
"Cenazeme de gelmesinler".ולא יפנה אדם לבקר הקברות."
Sizler, belki de bu sözcüklerin benden gelmesine şaşıracaksınız.יש להודות, אולי אלו הן מגבלותי.
Ben sadece onun gelmesini bekledim ve biliyordum ki geldiğinde Day & Age doğru olandı."אני פשוט חיכיתי שזה יגיע, וידעתי שזה השם המתאים כשזה הגיע".
Nişancılıktaki üstün yeteneği efsane haline gelmesini sağladı.כישוריו בקרבות ירי הובילו לכינויו.
1933'te William Patrick Hitler, amcasının iktidara gelmesinden yararlanmak için Almanya'ya döndü.לאחר עליית אדולף היטלר לשלטון בשנת 1933 חזר ויליאם פטריק לגרמניה בניסיון להפיק תועלת מעליית דודו לשלטון.
Şehrin Fenikeliler tarafından, bölgeye Eski Yunanların gelmesinden önce kurulduğu düşünülmektedir.היא נוסדה על ידי שבטים תראקים עוד לפני בוא היוונים לאזור.
Çünkü saatler gittikçe daha yavaş işlemeye başlar ve sonun gelmesine hep zaman vardır."הדמויות שלו מקוות לגמור את החיים, אבל הסוף לעולם לא מגיע, משום שהשעון הופך אטי יותר ויותר.
1980'lerin sonlarında Solidarność'un yasal hale gelmesinden sonra Kaczyński Lech Wałęsa'nın danışmanı oldu.След като „Солидарност“ е узаконена отново в края на 80-те години, Лех Качински става съветник на Лех Валенса.
"Cenazeme de gelmesinler".Не ме оставяйте на гяурите."
Yedi bin kâfirin îmâna gelmesine sebeb oldu.За 7 000 души е поискана смъртна присъда.
Bununla birlikte gelişen çevresel etmenler durumun olumsuz hale gelmesine yol açmıştı.След него наследниците му успяват да успокоят положението.
1917 yılında Alman desteğinin gelmesi, Avusturyalıların cephede üstün gelmesini sağladı.Затова, след победата над турците през 1718 г., тук със задоволство приемат австрийското управление.
Tom'un gelmesini bekleyelim.Нека да почакаме Том да дойде.
İlk altı ay içinde yapılan tedavi, Hepatit C’nin kronik hale gelmesinden sonra yapılana göre daha etkilidir.Liječenje je tijekom prvih šest mjeseci učinkovitije nego kad hepatitis C preraste u kroničnu bolest.
Sezon Rachel'ın havalimanında Ross'un gezisinden gelmesini beklemesiyle biter.Sezona završava s Rachel koja na aerodromu dočekuje Rossa koji se vraća s putovanja iz Azije.
"Foss" İzlandaca şelale anlamına gelmesine rağmen, kasabada hiçbir şelale yoktur.Iako se Szank nalazi na željezničkoj prometnici, u selu nema željezničke postaje.
Birinci bölüm onun Milano’ya gelmesinin ardından biter.Nakon Juvea, karijeru je završio u Milanu.
Haçiko tam 9 yıl boyunca sahibinin gelmesini bekledi.Hačikó čakal na svojho pána celkovo po dobu 11 rokov.
Sezon Rachel'ın havalimanında Ross'un gezisinden gelmesini beklemesiyle biter.Séria končí scénou, kde Rachel na letisku čaká na Rossa vracajúceho sa z pracovnej cesty.
Çünkü saatler gittikçe daha yavaş işlemeye başlar ve sonun gelmesine hep zaman vardır."Súpravy sú neustále v pohybe, takže je tu malý čas „na vynulovanie meškania“.
1958 yılında Charles de Gaulle'ün iktidara gelmesini desteklemiştir.1958 tu počas alžírskej krízy predniesol prejav Charles de Gaulle.
1904 yılında New York şehir metrosunun açılması yeni şehrin bir araya gelmesini sağladı.Na prepojenie mesta prispelo otvorenie metra v roku 1904.
Sezon Rachel'ın havalimanında Ross'un gezisinden gelmesini beklemesiyle biter.Sezona se konča s tem, ko Rachel čaka Rossa na letališču, da se vrne s službene poti na Kitajsem.
Soğuma, ince kristallerin bile meydana gelmesine olanak tanımayacak kadar hızla olursa volkanik cam oluşur.V primerih, ko je ohlajanje tako hitro, da ne izkristalijo niti najmanjša zrna, govorimo o vulkanskem steklu.
Arabasını çok sever ve onun başına bir şey gelmesinden korkar.Torej jo je imel zelo rad in je srbel zanjo.
Korkmuş olan Ali, babasını arayıp hemen eve gelmesini söyler.V paniki pokliče Bena, ki se takoj vrne domov.
Ve delirmiş ruhumda başıma gelmesini en çok istediğim neydi?Katera vrednota ti v življenju največ pomeni?
Chieh-she-shuai şafak vaktinin gelmesinden endişe etti.Tie-break Savoia se je uvrstila naprej v državni finale.
Grup death ve black metal kökeninden gelmesine karşın, elektronik muziği de içine katmıştır.Njihova glasba temelji na black / death metalu, zadnja plošča pa ima vplive industriala.
Grubun tekrar bir araya gelmesine katılacağını söylemiştir.Reče mu le, da se bosta nekoč spet srečala.
Steve Souza daha sonra Exodus'a girmek için gruptan ayrıldı ve yerine Chuck Billy'nin gelmesini önerdi.Steve Souza išėjo į grupe „Exodus“, ir pasiūlė vietoje savęs Chuck Billy(vokalas).
Erkek nüfusunun azalması kadınların iş yaşamında daha etkin hale gelmesini sağladı.Užtat prožektorius labai palengvino žmonių darbą pramonės perversmo laikotarpiu.
Bu tür yardım tekliflerinin gelmesinin ardından Jacques Avrupa’daki diğer saraylara da yazmakta gecikmedi.Po triumfo Paryžiuje, Japonija neatsisakė pretenzijų į kitas Kinijos teritorijas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod