Grubun tekrar bir araya gelmesine katılacağını söylemiştir.Haku belooft dat ze elkaar ooit weer zullen zien.
Marty'ye geceleyin yanına gelmesini söyler.Ze nodigt Tracy uit om bij haar in bed te komen liggen.
2013'te yapılan genel seçimlerde partisinin birinci gelmesinin ardından Norveç Başbakanı oldu.Solberg werd na de verkiezingen in 2013 minister-president van Noorwegen.
Arabasını çok sever ve onun başına bir şey gelmesinden korkar.Hij houdt er van om hard in zijn auto te rijden maar hij heeft nog nooit een ongeluk gehad.
Tahkim alanda savunmada beklemek ve yardım gelmesini beklemek tercih edilir.Zij moeten daar blijven wachten tot de hulptroepen komen, en meevechten.
Bu müşterinin istemediği bir yazılım sisteminin meydana gelmesine sebep olur.Bij deze vorm is er sprake van een door de klant niet gezocht telemarketing-gesprek.
Bu durum kohortların lejyonların temel tektik birlikleri haline gelmesine yol açtı.Dit zorgde er echter voor dat Cables krachten direct actief werden.
Duruşmasına alkollü gelmesinden ötürü mahkeme tarafından suçlu bulundu.Hij kwam in aanraking met het gerecht wegens alcoholmisbruik.
Bu anlaşma özellikle Orta Doğu'nun bugünkü hâline gelmesine sebep olması açısından önemlidir.Het boek geeft onder andere een beeld van de wijze waarop het huidige Midden-Oosten tot stand is gekomen.
Birinci bölüm onun Milano’ya gelmesinin ardından biter.Aan het begin van seizoen 14 vertrekt hij naar Milaan en verlaat de reeks.
İktidara Kızıl Kmer'lerin yeniden gelmesini engelledi.De regerende landskampioen zou niet langer de rode loper uitgerold krijgen.
Seçimin sonucunda seçmenlerin %97,9'u monarşinin geri gelmesini istemiştir.De populaire Kirchschläger werd met 79,9% van de stemmen als bondspresident herkozen.
Chieh-she-shuai şafak vaktinin gelmesinden endişe etti.Chiang Kai-shek maakte gebruik van de Lange Mars.
Toplantıya gelmesine gereksinim duyulmuyor.Ze had niet naar de vergadering hoeven komen.
Hele yarın gelmesin, onu işten kovarım.Als hij morgen niet komt, dan ontsla ik hem.
Ve delirmiş ruhumda başıma gelmesini en çok istediğim neydi?Opamiętajcie się, cóż za szaleństwo w was wstąpiło?!.
Gelmesinden üç ay sonra karısı ve çocukları da yanına geldi.Niedługo później przypłynęła jego żona z dziećmi.
Kimi zaman bir hareket başka hareketlerin meydana gelmesine neden olur.Czasem zdarza się, że trzeba wykonać więcej niż jeden ruch.
Kendisine sıra gelmesini,fark edilmeyi beklerdi.Strzeżcie się wątpić o jego przyjściu.
Onları bir araya getirip mahalledeki huzurun yerine gelmesini sağlar.Wyprowadź ich do nas, abyśmy mogli z nimi obcować!
1933'te Adolf Hitler'in iktidara gelmesinden sonra SS'e 262992 üye numarası ile katıldı.W 1933 roku wstąpił do SS (numer legitymacji 262992).
Körfezin meydana gelmesinde kıyı gerisindeki arazi yapısının çok önemli rolü vardır.Podstawową rolę w procesie tworzenia wybrzeża wydmowego odgrywa wiatr.
Buraya yeni gelmesine rağmen çabucak arkadaşlıklar edindi.Był bezpośredni i szybko zdobywał przyjaciół.
Almanya'da Naziler'in iktidara gelmesinin ardından Lorre, 1933'te Paris'e kaçtı.Po przejęciu władzy w Niemczech przez nazistów wyjechał w 1933 do Paryża.
Arabasını çok sever ve onun başına bir şey gelmesinden korkar.Kocha swojego groźnego ojca, troszczy się o niego i bardzo przeżyw jego wypadek.
Hükümet, bu gölgenin bir neo-Nazi tapınağı ve turistik cazibe merkezi haline gelmesinden endişeleniyordu.Powstały obawy, że miejsce stanie się neonazistowskim sanktuarium.
Stuart ve ben bir gün stüdyoya gelmesini rica ettik.Pewnego dnia Paluszek oświadczył, że pragnie zwiedzić świat.
İktidara Kızıl Kmer'lerin yeniden gelmesini engelledi.To działania zachodniej opinii publicznej doprowadziły do ożywienia działalności Czerwonych Khmerów.
Bazılarının büyük bir üne kavuştuğu bu din adamları bölgeye birçok insanin gelmesine neden oldular.(3) Procesje ludzi z daleka przychodzących tu widziano od wielu tędy przychodzących.
İlk altı ay içinde yapılan tedavi, Hepatit C’nin kronik hale gelmesinden sonra yapılana göre daha etkilidir.Behandling under de första sex månaderna är effektivare än efter att hepatit C blivit kronisk.
Haçiko tam 9 yıl boyunca sahibinin gelmesini bekledi.I närmare 10 år väntade Hachiko på sin bästa vän.
Bart, mücadele eder fakat yanlışlıkla Nelson'un burnundan kan gelmesine neden olur.Bart fortsätter slåss och råkar träffa Nelson på näsan.
Ve delirmiş ruhumda başıma gelmesini en çok istediğim neydi?Och hur känns det att bli riktigt rasande arg?
Eşcinsel evliliğin mutlaka yasal hale gelmesini savunan az sayıda sağcı isimlerdendir.Det är viktigt för bedrägerioffer, även barn, att bestrida på ett juridiskt riktigt sätt.
Bu ve diğer projeler devlet bütçesinin yapısını daha kötü hale gelmesine yol açtı.Antika historiker hävdar att dessa och andra projekt tärde hårt på statens budget.
"Cenazeme de gelmesinler".Låt inte begravningen ske i tysthet!"
Alıcı ve satıcının bir araya gelmesini kolaylaştırarak alışverişi hızlandırır.Elbörsens syfte är att förenkla för köpare och säljare att träffa avtal.
Almanya'da Naziler'in iktidara gelmesinin ardından Lorre, 1933'te Paris'e kaçtı.Kort efter nazisternas maktövertagande flydde Wilder 1933 till Paris.
Devamının gelmesini bekleriz.Відсидів увесь термін.
1933'te Adolf Hitler'in iktidara gelmesinden sonra SS'e 262992 üye numarası ile katıldı.У 1936 році князь вступив до НСДАП із номером членства 3726902.
Ve delirmiş ruhumda başıma gelmesini en çok istediğim neydi?Звідки, з яких давніх давен озвалося воно у людських серцях?
Sasha onun gelmesini kabul eder.Сузанна дозволяє йому залишитися.
Bu ölüm, aile isimleri olan Antoninus'un salgınla ilişkili hale gelmesine sebep oldu.Завдяки родинним зв'якам, що були пов'язані з династією Антонінів.
İlk altı ay içinde yapılan tedavi, Hepatit C’nin kronik hale gelmesinden sonra yapılana göre daha etkilidir.Léčba je účinnější během prvních šesti měsíců, předtím, než se hepatitida C stane chronickou.
Haçiko tam 9 yıl boyunca sahibinin gelmesini bekledi.Hačikó čekal na svého mrtvého pána celkem 9 let.
Grubun tekrar bir araya gelmesine katılacağını söylemiştir.Slíbí si, že se znovu potkají.
Çocuklar ise Barones'in gitmesini, Maria'nın geri gelmesini isterler.Ovšem po vrácení holčičky Marie se všem stýská.
Stuart ve ben bir gün stüdyoya gelmesini rica ettik.Jednoho dne jí Ester zavolala a požádala o schůzku.
(Konuşmacı gelecekle ilgili bir tahminde bulunmuyor, dinleyiciye yarın 10'da gelmesini emrediyor.)(Dražitel nechce vyhrát aukci, ale chce si zajistit pozvání na další aukci).
Şövalyelerin Oxford'a, Boyle'ın gelmesinden biraz zaman önce yerleştikleri düşünülmektedir.To naznačuje, že dodo z Oxfordu byl zastřelen ještě před přepravou do Británie nebo nějaký čas po příjezdu.
Stuart ve ben bir gün stüdyoya gelmesini rica ettik.Stuart și cu mine l-am chemat în studio într-o zi.
Ben sadece onun gelmesini bekledim ve biliyordum ki geldiğinde Day & Age doğru olandı."L-am așteptat să vină, și am știut că Day & Age era potrivit.”
Steve Souza daha sonra Exodus'a girmek için gruptan ayrıldı ve yerine Chuck Billy'nin gelmesini önerdi.Steve Souza a plecat repede la trupa Exodus si a sugerat sa fie inlocuit de Chuck Billy la vocalize.
Ölenlerin geri gelmesini beklerler ve geldiklerini görünce de şaşırmazlar.Ei nu vedeau oare, că acest vițel nu le vorbea și nu-i călăuzea?
Gelmesinden üç ay sonra karısı ve çocukları da yanına geldi.Ulterior a sosit în munți soția și cei trei copii ai săi.
Bourbonlar'ın yönetime gelmesinden sonra (1814) cesetler bulunmaya çalışıldı.După restaurația Bourbonilor a devenit marchiz (din 1817).
Arabasını çok sever ve onun başına bir şey gelmesinden korkar.Ambii își iubesc foarte mult fiul și au grijă să nu i se întâmple nimic.
(Ancak bu durum davanın jüri safhasına gelmesine kısa bir süre kala kabul görmüştür.)(Angol nyelvű oldalak: 317; 319, 321, 323, 325, 327, 329; 330-331; 333; 334-335.)
1904 yılında New York şehir metrosunun açılması yeni şehrin bir araya gelmesini sağladı.Az 1904-től működésbe lépő New York-i metró segítette az új kerületek összeköttetését.
Kendisine sıra gelmesini,fark edilmeyi beklerdi.Felnéztek rá, hogy vállalta másságát.