Fila, avına saldırmak yerine onu tuzağa düşürür ve avcının gelmesini bekler.Rather than attacking its prey, the Fila traps it and waits for the hunter to arrive.
Hırvat egemen seçkinler, Bosnalı HDZ'nin iktidara gelmesine yardımcı oldu.The Croatian ruling elite helped the Bosnian HDZ to rise to power.
Kadın, mesajının geldiği gün 45 tabutun gelmesinin beklendiğini belirtti.[1][2]The woman stated that 45 coffins were expected to arrive on the day of her message.[33][34]
Bu olaylar, New Line'ın Warner Bros.'un bir bölümü haline gelmesinde önemli faktörlerdi.These events were major factors in New Line becoming a division of Warner Bros. Pictures.
Mima, Rumi'ye "Mima'nın Odası"ndan bahseder fakat Rumi, bu durumu görmezden gelmesini tavsiye ederMima confides in Rumi about "Mima's Room", but is advised to ignore it.
Rus birliklerinin gelmesinden önce Brovarı'dan tahliye edilen Ukraynalı sivillerUkrainian civilians evacuating Brovary before the arrival of Russian troops
Bölge, İspanyolların gelmesinden önce Otomi tarafından iskan edildi. [1]The region was inhabited by the Otomi prior to the arrival of the Spanish.[2]
Eğitimli bir aileden gelmesine rağmen okul eğitimi düzensizdi.Although he came from an educated home, his school education was erratic.
Onun gelmesini umuyordum.Ich hätte erwartet, dass er käme.
Kimse onun gelmesini istemiyor.Niemand will, dass er kommt.
Başına kötü bir şey gelmesine asla izin vermem.Ich lasse nicht zu, dass dir etwas Schlechtes widerfährt.
Yazın gelmesine 168 gün kaldı!Es sind nur noch 168 Tage bis zum Sommeranfang.
Stuart ve ben bir gün stüdyoya gelmesini rica ettik.Edwards sagte zu und reiste kurz darauf zu den Studios.
Sezon Rachel'ın havalimanında Ross'un gezisinden gelmesini beklemesiyle biter.In der letzten Szene der Staffel erwartet Rachel den von einer Reise zurückkehrenden Ross am Flughafen.
Marty'ye geceleyin yanına gelmesini söyler.Rosie lädt James ein, die restliche Nacht bei ihr zu verbringen.
12 Unciae bir Roma Pfund’unun bir araya gelmesinden oluşuyordu.Ein römisches Pfund setzte sich aus zwölf Unciae zusammen.
Bir tehlike ile karşılaştığında üstesinden gelmesini de bilir.Wer um diese Gefahr weiß, wird ihr auch zu begegnen wissen.
Bu görülmedik olay Moğolların tekrar gündeme gelmesini sağladı.Dieses plötzliche Unglück brachte die Meuterer wieder zur Vernunft.
Bu toz her şeyin eski haline gelmesini sağlayacaktır.Diese sollte den alten Damm obsolet machen.
Gelmesinden üç ay sonra karısı ve çocukları da yanına geldi.Drei Monate später holte er seine Frau und Kinder nach.
Devamının gelmesini bekleriz.Die Erwartung der Endzeit.
Çiçek solduğunda kendisine gelmesini ister.Dort wartet er mit Blumen auf sie.
Kendisine sıra gelmesini,fark edilmeyi beklerdi.So wollte er, dass man ihn kennt.
Bu ve diğer projeler devlet bütçesinin yapısını daha kötü hale gelmesine yol açtı.Immerhin haben diese und andere Maßnahmen die finanzielle Lage des Hochstifts verbessert.
Bu yüzden Allah bir şeyi meydana gelmesinden önce bilemez.Sag: Allah weiß am besten, wie lange sie verweilten.
Bu uygulamanın gündeme gelmesinde ekonomik, siyasal, cinsel ya da kişisel bir talep söz konusudur.Typisch für diese Maßnahmen ist die Arbeit an einem gemeinnützigen, sozialen oder lokalen Projekt.
Bart, mücadele eder fakat yanlışlıkla Nelson'un burnundan kan gelmesine neden olur.Als er Bart festhält, schlägt dieser Nelson auf die Nase, woraufhin sie blutet.
Bu göreve gelmesinde Slav olmayan biri olarak Arnavut ayrılıkçılığına karşı çıkması etkili oldu.Bei einem weniger aktiven Gegner wäre das für Foreman kein Problem gewesen.
Onun gelmesine çok sevinirim.Je serais très heureux qu'il vienne.
Jagger grupla ilgili olarak, "Farklı müzik tarzlarının bir araya gelmesini istedik...Jagger dit du groupe, « On voulait un mélange de différents styles musicaux...
Bu yüzden Allah bir şeyi meydana gelmesinden önce bilemez.Tu ne le sais pas, mais peut-être Allah donnera-t-il un nouvel ordre. ».
Stuart ve ben bir gün stüdyoya gelmesini rica ettik.Un jour Nicolas, l'un d'eux, est venu me voir au bureau.
Şehrin bugünkü durumuna gelmesinde, şu anda azınlık olsalar da Hristiyan Levantenlerin önemi yadsınamaz.C'était et c'est encore, bien qu'actuellement peu exposé le cœur de la mystique chrétienne.
Oliphant’ ın ‘ buluşmaya gelmesini’ Allison şöyle hatırlıyor, ‘’… ve kesin bir şekilde ‘bomba’ dedi.Il raconte : "Oliphant vient à une réunion, et parle de 'bombe' en termes précis.
Chieh-she-shuai şafak vaktinin gelmesinden endişe etti.Shamash-shum-ukin a commencé à chercher une occasion pour se rebeller.
Ve delirmiş ruhumda başıma gelmesini en çok istediğim neydi?Mais pourquoi toutes ces pensées Dans lesquelles mon cœur s'aigrit ?
Bu karşılaşmada 4 gol atarak takımını galip gelmesinde önemli rol oynadı.Durant ce match, son équipe concède une lourde défaite en encaissant quatre buts.
Üstelik bu film sinemaya sesin gelmesinden sonra çekilen ilk sesli filmlerden biriydi..C'est aussi le film le plus piraté avant sa sortie en salle.
Babama gelmesini söyle.Decile a papá que venga.
Ona gelmesini söyledim.Le dije que viniera.
Tom Mary'nin gelmesini umuyordu.Tom esperaba que Mary viniera.
O, onun eve gelmesini bekledi.Ella esperó que él llegara a casa.
Onun gelmesini beklememe gerek var mı?¿Es necesario que espere a que vuelva?
O onun evine gelmesini rica etti fakat o reddetti.Le pidió que entrara a su casa, pero él se negó.
Bu günün gelmesini bekliyordum.He estado esperando que llegara este día.
Arkadaşımın gelmesini bekliyorum.Estoy esperando a que venga mi amigo.
Kocasının gelmesini dört gözle bekliyor.Espera impaciente la llegada de su esposo.
Tom Mary'nin öğle yemeğinden önce gelmesini umuyor.Tom espera que Mary regrese antes del almuerzo.
Tom'un gelmesine izin ver.Deja venir a Tom.
Stuart ve ben bir gün stüdyoya gelmesini rica ettik.Stuart y yo le pedimos que fuera al estudio un día.
Jagger grupla ilgili olarak, "Farklı müzik tarzlarının bir araya gelmesini istedik...Jagger dijo de la banda, "Queríamos una convergencia de diferentes estilos musicales...
Sıranın hemen kendilerine gelmesini isterler.Luego, éstos se guardan colgados a la espera de su molienda.
Ölenlerin geri gelmesini beklerler ve geldiklerini görünce de şaşırmazlar.Habían visto el uno al otro y no saldrían a menos que uno de ellos yacía muerto en el suelo.
Şövalyelerin Oxford'a, Boyle'ın gelmesinden biraz zaman önce yerleştikleri düşünülmektedir.Se cree que los cavaliers fueron creados por orden real unos pocos años antes que Boyle llegara a Oxford.
Bu üç resim, van Gogh'un Paris'e gelmesinden sonra resim üslûbunun nasıl geliştiğini göstermektedir.Los tres trabajos demuestran una progresión en el estilo artístico de Van Gogh después de su llegada en París.
Sezon Rachel'ın havalimanında Ross'un gezisinden gelmesini beklemesiyle biter.La temporada termina con Rachel esperando en el aeropuerto la llegada de Ross desde su viaje a China.
Bu yüzden Allah bir şeyi meydana gelmesinden önce bilemez.No asociéis, pues, copartícipes a Allah, siendo que sabéis .
Ona bağışlanan bu başarı kutluluğunun sonu gelmesin, bu kutuluk kesilmesin.No nos entregues, pues, para siempre por tu Nombre, ni rompas tu Concierto.
(Konuşmacı gelecekle ilgili bir tahminde bulunmuyor, dinleyiciye yarın 10'da gelmesini emrediyor.)(Haga click en la partitura para descargarla o más abajo en el reproductor para escuchar el archivo MIDI.)
1933'te Nasyonal Sosyalistlerin iktidara gelmesinden sonra "topluluk eğitim siteleri" olarak kuruldu.En 1933 el Partido Nacionalista Español intentó constituirse en "una organización de masas de tipo fascista".