Ana içeriğe geç
Sözlük

gelmesi ile cümle

gelmesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İşlevsel hale gelmesi 11 yılımızı aldı.Μας πήρε 11 χρόνια να προετοιμαστούμε.
İşlevsel hale gelmesi 11 yılımızı aldı.Нам було необхідно 11 років, щоб могти здійснити перші спроби.
İşlevsel hale gelmesi 11 yılımızı aldı.Нам было необходимо 11 лет, что бы начать функционировать.
İşlevsel hale gelmesi 11 yılımızı aldı.Отне ни 11 години за да започнем работа.
İşlevsel hale gelmesi 11 yılımızı aldı.לקח לנו 11 שנים להפוך לפעילים.
İşlevsel hale gelmesi 11 yılımızı aldı.استغرقنا احدى عشر عام لكي نستعد للتنفيذ.
İşlevsel hale gelmesi 11 yılımızı aldı.そして「スティーブン・ホーキングを飛ばす」と公表したのです
Judy'nin Vicky'i kurtarma planları... ...Vicky'nin New York'a dönme vaktinin gelmesiyle suya düştü.Amikor Vicky visszaindult New Yorkba, Judy végleg letett tervéről, hogy Vickyt megmentse a saját sorsától.
Judy'nin Vicky'i kurtarma planları... ...Vicky'nin New York'a dönme vaktinin gelmesiyle suya düştü.مع رحيل فيكي للعودة لنيويورك، مخططات جودي لإنقاذ فيكي من مصيرها انتهت كليةً
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Ikävä häiritä teitä, vaan olen peloissani.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Jag är ledsen att störa dig, men jag är rädd.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Jeg er ked af at forstyrre dig, men jeg er bange.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Maaf mengganggu Anda, tapi aku takut.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Mi scusi se la disturbo, ma ho paura.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Ospravedlňujem sa, že ruším, ale mám strach.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Przepraszam, że przeszkadzam, ale jestem przerażona.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Tôi xin lỗi làm phiền bạn, nhưng tôi sợ hãi.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Λυπάμαι που σας ενοχλεί, αλλά είμαι φοβισμένος.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Мені шкода вам заважати, але я боюся.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!Мне жаль вам мешать, но я боюсь.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!أنا آسف لإزعاجكم ، ولكن أنا خائفة.
- Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum. Az önce odasına gittim!- それは何でしたか?それらの犬? - 私の弟。
Karşı gelmesi çok doğal.C'est trop demander.
Karşı gelmesi çok doğal.Конечно, это вызвало в нём протест.
Kimse gelmesin dedim, ben de.Τζεμρέ, μην είσαι χαζή. Είναι φίλη μου από την σχολή.
Kimse gelmesin dedim, ben de.Джемре, не ставай глупава. Тя ми е приятелка от училище.
Kırılganlığı uyuşturuyoruz - zamanı gelmesini beklediğimizde.Chúng ta làm tê cứng sự tổn thương khi chúng ta chờ đợi một cuộc gọi.
Kırılganlığı uyuşturuyoruz - zamanı gelmesini beklediğimizde.Eltompítjuk a sebezhetőségünket -- amikor a visszahívásra várunk.
Kırılganlığı uyuşturuyoruz - zamanı gelmesini beklediğimizde.Kita bungkam kerapuhan -- ketika kita menunggu panggilan.
Kırılganlığı uyuşturuyoruz - zamanı gelmesini beklediğimizde.우리가 전화가 오기를 기다릴 때 우리의 취약성을 마비시킵니다.
Kırılganlığı uyuşturuyoruz - zamanı gelmesini beklediğimizde.Me turrutamme haavoittuvuuden -- odottaessamme sitä puhelua.
Kırılganlığı uyuşturuyoruz - zamanı gelmesini beklediğimizde.Ne amorţim vulnerabilitatea. În aşteptarea telefonului...
Kırılganlığı uyuşturuyoruz - zamanı gelmesini beklediğimizde.Nechceme sa cítiť zraniteľne -- keď čakáme na telefonát.
Kırılganlığı uyuşturuyoruz - zamanı gelmesini beklediğimizde.Noi addormentiamo la vulnerabilità -- quando siamo in attesa della chiamata.
Kırılganlığı uyuşturuyoruz - zamanı gelmesini beklediğimizde.Nós insensibilizamos a vulnerabilidade quando estamos à espera da chamada.
Kırılganlığı uyuşturuyoruz - zamanı gelmesini beklediğimizde.Nous anesthésions la vulnérabilité -- quand nous attendons le coup de fil.
Kırılganlığı uyuşturuyoruz - zamanı gelmesini beklediğimizde.Ochromujeme zranitelnost -- když čekáme na ten telefonát.
Kırılganlığı uyuşturuyoruz - zamanı gelmesini beklediğimizde.Ranljivost otopimo -- ko čakamo na klic.
Kırılganlığı uyuşturuyoruz - zamanı gelmesini beklediğimizde.Uśmierzamy wrażliwość - kiedy czekamy na telefon.
Kırılganlığı uyuşturuyoruz - zamanı gelmesini beklediğimizde.Vi bedövar sårbarhet -- när vi väntar på samtalet.
Kırılganlığı uyuşturuyoruz - zamanı gelmesini beklediğimizde.Vi bedøver sårbarhed -- når vi venter på opringningen.
Kırılganlığı uyuşturuyoruz - zamanı gelmesini beklediğimizde.Wir betäuben Verletzlichkeit -- wenn wir auf den Anruf warten.
Kırılganlığı uyuşturuyoruz - zamanı gelmesini beklediğimizde.Εμείς μουδιάζουμε την ευπάθεια -- όταν περιμένουμε το τηλεφώνημα.
Kırılganlığı uyuşturuyoruz - zamanı gelmesini beklediğimizde.Ми стримуємо вразливість, коли чекаємо важливого дзвінка.
Kırılganlığı uyuşturuyoruz - zamanı gelmesini beklediğimizde.Мы подавляем уязвимость -- когда ждём звонка.
Kırılganlığı uyuşturuyoruz - zamanı gelmesini beklediğimizde.Ние потискаме уязвимостта, когато например чакаме обаждането.
Kırılganlığı uyuşturuyoruz - zamanı gelmesini beklediğimizde.אנו משתקים את תחושת הפגיעות -- כשאנחנו ממתינים לאותה שיחת טלפון.
Kırılganlığı uyuşturuyoruz - zamanı gelmesini beklediğimizde.إننا نخدرالحساسية -- عندما نكون فى إنتظار المكالمة .
Kırılganlığı uyuşturuyoruz - zamanı gelmesini beklediğimizde.私たちは心のもろさを麻痺させています 面白いことにツイッターとフェイスブック上で
Konu meydana gelmesine imkân verilmesi.A tanulásnak teret kell engedni.
Konu meydana gelmesine imkân verilmesi.Chodzi o to, by ją umożliwiać.
Konu meydana gelmesine imkân verilmesi.Chúng ta hãy ĐỂ cho nó xảy ra.
Konu meydana gelmesine imkân verilmesi.Ci de a o lăsa să se producă.
Konu meydana gelmesine imkân verilmesi.È lasciare che si manifesti da solo.
Konu meydana gelmesine imkân verilmesi.Es geht darum, es geschehen zu lassen.
Konu meydana gelmesine imkân verilmesi.Je to o tom nechať ho, aby sa dialo.
Konu meydana gelmesine imkân verilmesi.배움은 스스로 발생하는 일이죠.
Konu meydana gelmesine imkân verilmesi.Laat het maar gebeuren.
Konu meydana gelmesine imkân verilmesi.Se trata de dejar que suceda.
Konu meydana gelmesine imkân verilmesi.Tapi mengenai membiarkan pembelajaran terjadi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod