Dirayetli yapısı güçlüklere karşı gelmesinde önemli rol oynadı.Sang 'kembang surga' kembali dihadapkan pada pilihan sulit.
Avrupalıların Kuzey Dakota'ya gelmesinden önce bölgede binlerce yıldır Amerika Yerlileri yaşıyordu.Jauh sebelum orang-orang Eropa Masyarakat asli Amerika sudah tinggal di Dakota Utara selama ribuan tahun.
Samuray soyundan gelmesine rağmen ninja sanatları üzerine eğitim almıştır.Ketahuanlah bahwa selama merantau itu ia menuntut ilmu ninja.
1904 yılında New York şehir metrosunun açılması yeni şehrin bir araya gelmesini sağladı.Việc khánh thành hệ thống Xe điện ngầm New York năm 1904 đã giúp kết chặt thành phố mới lại với nhau.
Böyle bir şok dalgasının Dünya'ya gelmesi iki güne kadar sürebilir.Một sóng như vậy có thể chỉ mất hai ngày để đến Trái Đất.
Bu üç resim, van Gogh'un Paris'e gelmesinden sonra resim üslûbunun nasıl geliştiğini göstermektedir.Ba tác phẩm thể hiện sự phát triển trong phong cách nghệ thuật của Van Gogh sau khi ông đến Paris.
Kanserin vücuttaki gelişim süreci çeşitli olayların bir araya gelmesiyle oluşmaktadır.Quá trình phát triển ung thư của một cơ thể là sự kết hợp của nhiều sự kiện.
Jace motoruyla birlikte gelir; Clary'e ihtiyacı olduğunu ve onun Enstitü'ye geri gelmesini istediğiini söyler.Jace xuất hiện trên chiếc xe gắn máy, thừa nhận rằng anh cần cô và muốn cô quay trở lại Học viện.
Sezon Rachel'ın havalimanında Ross'un gezisinden gelmesini beklemesiyle biter.Mùa phim kết thúc khi Rachel đứng chờ Ross tại sân bay sau một chuyến đi.
Fotoğrafçılık birkaç teknik buluşun bir araya gelmesi sonucu oluşmuştur.Nhiếp ảnh là kết quả của việc kết hợp nhiều khám phá kỹ thuật.
Örneğin ev denince bütün odalarının akla gelmesi gibi.Khi nói đến số tầng nhà là có thể hình dung được chiều cao khối xây của tầng nhà.
50 metreden daha derinde oluşan basınç, buzun "plastik" hale gelmesine ve akmasına neden olur.Áp suất trên băng sâu hơn 50 m tạo ra thềm chảy (plastic flow).
Bu onların son kez bir araya gelmesi oldu.Đó là lần cuối tôi gặp ông ấy.
Çiçek solduğunda kendisine gelmesini ister.Hái vào lúc cây đang ra hoa.
Turiddu Lucia'yi geri gelmesi için çağırır.Ray quyết định đưa Lucia sau đêm đó.
Bu hâlde ikimizin bir araya gelmesi mümkün mü?Họ còn có thể đến với nhau được chăng?
Onları bir araya getirip mahalledeki huzurun yerine gelmesini sağlar.Chỉ nên để cho nó thoải mái quanh khu vực gần nhà.
Durumun bu hale gelmesi çok önemli sebeplere bağlanmaktadır.Có nhiều nguyên nhân dẫn đến tình trạng này.
İlk yapılan toplantılar Avrupa Topluluğu'nun üyelerinin gayriresmî bir araya gelmesiydi.Kitô giáo được du nhập theo các đoàn di dân châu Âu đầu tiên.
Sıranın hemen kendilerine gelmesini isterler.そのため自分の欲求を即座に満たそうとする場合がままある。
1904 yılında New York şehir metrosunun açılması yeni şehrin bir araya gelmesini sağladı.1904年にはニューヨーク市地下鉄が開通し、新しい市の統合に役立った。
Bu hâlde ikimizin bir araya gelmesi mümkün mü?はたして、ふたりは仲直りができるのだろうか。
Aralarındaki fark, istidracın Allah'ın rızasına muhalif sûrette meydâna gelmesidir.それで貞節な女は従順に、アッラーの守護の下に(夫の)不在中を守る。
Oyun İspanyollar'ın Amerika' ya gelmesi ile başlar.ゲームの舞台はアメリカから始まる。
Seçkin bir aileden gelmesine rağmen yoksul hayatı sürmüştür.幼駒の頃から骨量豊かながっしりとした体格で期待を寄せられた。
Mutasavvıf grupların gelmesiyle İslam daha hızlı yayılmaya başlamıştır.ムスリム人口が増加するに連れて、モスクの数も急速に増加した。
Türkiye'deki huzurun hemen geri gelmesini temenni ediyorum."即時大阪に帰るように」と警告した。
Devamının gelmesini bekleriz.所要時間の目安になる。
Poşulular, Bucaspor taraftarının eskiden beri maçlara poşuyla gelmesinden türemiştir.パンサーの尾形と昔付き合っていたことを告白している。
Bu da Isaac' in gemiye gelmesi için bir başka nedendir.それが縁でユーリの艦に乗り込むことになった。
Tek bir nedeni yoktur, çeşitli faktörlerin bir araya gelmesi ile oluşur.様々な要素が複合して起こるものとされ、明確な一つの原因はない。
Bir tehlike ile karşılaştığında üstesinden gelmesini de bilir.一度出会ってしまったら、再び出会うと危険とのこと。
Durum kışın gelmesiyle birlikte daha da kötüye gitti.真冬に興味をもち一緒にいることが増えた。
İzzetbegoviç, "Bu görüşmeleri kesiyoruz anlamına gelmesin.いかけ屋は気にさわり、「そういうものの言い方するもんやないで。
İspanyol işgalcilerin imparatorluğu gelmesinden önce çiçek salgını Kolombiya'dan başlayarak yayılmıştır.天然痘はスペイン人の侵略者たちが最初に帝国に達するより前にコロンビアから急速に伝染した。
Ama gelmesi zaman alacaktır.こんな所に来るまでに時間もかかる。
Besinin gerisin geriye gelmesini de son kısımdaki kapakçıklar (valvula cardica) önler.主に手足の長さをネタにする(される)最終巻では最終回の扉絵にのみ登場した。
(Ancak bu durum davanın jüri safhasına gelmesine kısa bir süre kala kabul görmüştür.)これにはランフォードの功績を高めることで相対的にマイヤーの功績を下げる目的もあったと推定されている)。
Tommy ona Diaz'ı korumak için gelmesini teklif eder.アミバにトキを捕らえ連れて来るよう命じた。
Örneğin ev denince bütün odalarının akla gelmesi gibi.弥生によれば部屋全体が一種のエレベーターと思っていいとのことである。
Bazı maçlara 5 dakika kala stada gelmesi ve millî takımda sigara içmesine izin verilmesi gibi.5ラウンド中に揃ったビンゴの数だけクッパが火の玉を吐き出し、チーム側にダメージを与える。
16. yüzyılda İspanyolların bölgeye gelmesinden önceki döneme ait Tagalogca yazılı bir belge yoktur.16世紀にポルトガル人が到来するまでは、アジアに唐辛子は無かった。
Bu yangın felaketzedelerine yardımın şehir dışından gelmesi gerekmektedir.この邪悪な波動を火の一族が見逃す訳がない。
Burada her bir zar atışı için 'başarı' (6 gelmesi) 1/6dir.7人の投手との対戦で6打数1安打1四球だった。
Stuart ve ben bir gün stüdyoya gelmesini rica ettik.俺とアーネストは自分たちで直接スタジオの中に入ろうって決めたんだ。
2007: Hazar denizinin statüsünün belirlenmesi için kıyıdaş ülkelerin ilk defa bir araya gelmesi.2007年(平成19年):中空土偶が北海道内初となる国宝に指定。
Hristiyanların, ayrıcalıklı konuma gelmesi, Müslümanlar için tam bir hayal kırıklığıydı.最初のムスリムの侵入に対して、キリスト教徒の抵抗は弱々しかった。
Bu nedenle ben Bennet ailesinin konuşmalarının böyle üst üste gelmesi gerektiğini düşündüm." demiştir.この戦いの結果、「上杉家の手柄は天下の美談となった」と云う。
Spinin tekrar eski halime gelmesi için yaklaşık 10 milyon yıl geçer.思うに、私の最後の交際についての私の気持ちから立ち直るのに10年はかかるでしょう。
"Onun birkaç ayda bir veya gösterecek yeni bir şey olduğunda gelmesi için bir sistem kurduk.1ヶ月 - 3ヶ月ごとに交代で派遣する体制を取っていた。
Çocukların gelmesi gereken gün, hep ayın 13'üdür.発売日は毎月13日。
Tüm bunlar Hitler'in iktidara gelmesini destekleyen iş dünyası için söz konusu olamayacak şeylerdi.ソヴィエトへの勝利に妄執するヒトラーを説得するのは誰であっても不可能だった。
Sıranın hemen kendilerine gelmesini isterler.今已就道,後當聽其願去者。
Böyle bir şok dalgasının Dünya'ya gelmesi iki güne kadar sürebilir.這樣的衝擊波只須兩天就會抵達地球。
Şimdi o yok, bu yok; müjdecinin gelmesi kimseye hoş gelmez."潛之又潛,巧伺者不能窺,善孽者不能中。
Sizler, belki de bu sözcüklerin benden gelmesine şaşıracaksınız.你可能會感到震驚此話居然從我而出。
1814 yılında mutlakiyetin geri gelmesiyle meydanın ismi "Plaza Real" olarak adlandırıldı.1814年,波旁王朝恢复后,国王将其改名为“皇家广场”(Plaza Real)。
Fakat Kaçar hanedanlığının başa gelmesiyle 1794'te eski zulümlere devam edildi.律师们在1790年仍然试图处理他的破产纠纷。
İlk altı ay içinde yapılan tedavi, Hepatit C’nin kronik hale gelmesinden sonra yapılana göre daha etkilidir.在C型肝炎的前六個月治療藥物會比較有效,但C型肝炎轉變成慢性後,效果就較弱。
Yıldız yılı, Güneş'in uzaydaki yıldız fonu üzerinde aynı konuma gelmesi için geçen süredir.恆星年是太陽回到天球上同一顆恆星位置所經歷的時間長度。