Ana içeriğe geç
Sözlük

gelmesi ile cümle

gelmesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sasha onun gelmesini kabul eder.Manav sanoo odottavansa häntä.
Tom'un her an gelmesi bekleniyor.Tom voi tulla millä hetkellä hyvänsä.
Bütün yapabileceğimiz polislerin gelmesini beklemektir.Emme voi tehdä muuta kuin odottaa poliisia.
Ama her zaman için bu dönüşümün bozulması ve kaosun geri gelmesi mümkündür.Αλλά ήταν πάντα πιθανό ο κύκλος αυτός να διαταραχθεί και να επιστρέψει το χάος.
Tsvangirai'nin Zimbabve'ye 17 Mayısta geri gelmesi bekleniyordu.Ο Τσανγκιράι επέστρεψε στη Ζιμπάμπουε, προερχόμενος από τη Νότια Αφρική, στις 24 Μαΐου.
Buraya yeni gelmesine rağmen çabucak arkadaşlıklar edindi.Με τον τελευταίο, μάλιστα, έγιναν φίλοι γρήγορα.
Jace motoruyla birlikte gelir; Clary'e ihtiyacı olduğunu ve onun Enstitü'ye geri gelmesini istediğiini söyler.Ο Τζέις εμφανίζεται και ομολογεί ότι την χρειάζεται και τη θέλει πίσω στο Ινστιτούτο.
Savaş, Britanya Amerikası kolonilerini Yeni Fransa'nın kolonilerine karşı karşı gelmesiyle başladı.Η Αγγλία χρησιμοποιούσε τα λιμάνια της αποικίας ως βάσεις για τους πολέμους της με την Γαλλία.
Şehrin önemi 16. yüzyılın başlarında Portekizliler’in bölgeye gelmesiyle ortaya çıkmıştır.Πρώτοι έφτασαν στα νησιά οι Πορτογάλοι, στις αρχές του 16ου αιώνα.
Çünkü saatler gittikçe daha yavaş işlemeye başlar ve sonun gelmesine hep zaman vardır."Οσο περνάει ο καιρός πιάνουν ρυθμό και γίνονται όλο και καλύτεροι."
Ayrıca sözleşmenin meydana gelmesi için borçlunun izin ya da onayı da gerekli değildir.Δεν είναι όμως αναγκαία και ικανή συνθήκη αυτή για την εμφάνιση της υπεραγωγιμότητας.
Hollanda ise Ölüleri anma gününün yarışma gününe denk gelmesi nedeniyle yarışmadan çekilmiştir.Η Ολλανδία δεν έλαβε μέρος, εξαιτίας του εορτασμού της ημέρας μνήμης των νεκρών.
Bu onların son kez bir araya gelmesi oldu.Αυτή ήταν η τελευταία φορά που τον είδα.
Bir sonraki yaz erimesi gelmesiyle onlar yıkılıyor ve küçük yüzey depresyonu bırakıyorlar.Κατά τους θερινούς μήνες στεγνώνει, αφήνοντας πίσω ένα εκτεταμένο αλιπέδιο.
Ona bağışlanan bu başarı kutluluğunun sonu gelmesin, bu kutuluk kesilmesin.Αυτόν τον άνθρωπο αργώ επίτηδες να τον προσπεράσω για να μην τελειώσει το πανηγύρι.
1904 yılında New York şehir metrosunun açılması yeni şehrin bir araya gelmesini sağladı.Το 1903 άνοιξε το ορυχείο του Μπορ, γεγονός σημαντικό για την ανάπτυξη της πόλης.
1904 yılında New York şehir metrosunun açılması yeni şehrin bir araya gelmesini sağladı.Åbningen af New York City Subway (undergrundsbanen) i 1904 hjalp med til at binde den nye by sammen.
(Bundan kastedilen şeytanlardan soy edinen İblisin cin soyundan gelmesidir.)De er blevet vantro, efter deres islām (underkastelse til Gud)…”.
Şehir demiryollarının gelmesiyle gelişmeye başladı ve "Batı'ya açılan kapı" olarak tanındı.Med jernbanens anlæggelse kom der økonomisk vækst i byen, der snart blev kendt som "Porten til Vesten".
Juan Perón’un 1946'da başa gelmesi ülkedeki Yahudileri tedirgin etti.Juan Peróns magtovertagelse i 1946 i Argentina efter krigen bekymrede mange jøder i landet.
Alfonsin, Yahudilerin yüksek mevkilere gelmesine yardımcı oldu.Alfonsín nød støtte af den jødiske befolkning og udnævnte mange jøder i høje stillinger.
Arabasını çok sever ve onun başına bir şey gelmesinden korkar.Hun elsker Diederich rigtig meget og har det svært fordi han er fra fortiden.
Avrupalıların Kuzey Dakota'ya gelmesinden önce bölgede binlerce yıldır Amerika Yerlileri yaşıyordu.Før europæisk kontakt havde oprindelige amerikanere boet i North Dakota i tusindvis af år.
(Konuşmacı gelecekle ilgili bir tahminde bulunmuyor, dinleyiciye yarın 10'da gelmesini emrediyor.)(Forlaget afblæste senere forbuddet, da det ikke gav udsigt til øget fortjeneste for forlaget.)
Bu onların son kez bir araya gelmesi oldu.Dette var siste gang de møttes.
Sezon Rachel'ın havalimanında Ross'un gezisinden gelmesini beklemesiyle biter.Sesongen avsluttes med Rachel venter på flyplassen for Ross sin tilbakekomst fra en tur.
Fotoğrafçılık birkaç teknik buluşun bir araya gelmesi sonucu oluşmuştur.Fotografiet er resultatet av å kombinere flere tekniske oppdagelser.
Bu müşterinin istemediği bir yazılım sisteminin meydana gelmesine sebep olur.Er dette hva vi ønsker at en registreringsenhet skal gjøre?
En önemli özelliği ise kansızlığa çok iyi gelmesidir.Det siste er viktig for fremkommeligheten.
Önemli bir astronom haline gelmesi, bir bakıma kardeşiyle yaptığı işbirliğinin bir sonucudur.I stedet ble hun en utmerket astronom i samarbeid med sin bror William.
Böylece Big Bang teorisinin bugünkü haline gelmesini sağladı.Disse forholdene har styrket Big Bang-teoriens stilling i stor grad.
Bu ve diğer projeler devlet bütçesinin yapısını daha kötü hale gelmesine yol açtı.Kostnadene for dette og andre prosjekter førte til stor gjeld til europeiske banker.
Oğul'un babadan gelmesi zamanın ötesinde bir şeydir.Med tiden blir foreldrenes holdning til sønnen mer naturlig.
Şiilik'in güçlenip İran'da dini ve siyasi bir güç haline gelmesi birkaç yüz yıl sonra gerçekleşmiştir.Mexicos riksvåpen har vært et viktig politisk og kulturelt symbol i Mexico gjennom flere hundre år.
Çocuklar ise Barones'in gitmesini, Maria'nın geri gelmesini isterler.Hvis det virkelig var jomfru Maria fikk de kanskje se henne igjen.
Güneş'in gelmesiyle birlikte takım başarılı sonuçlar aldı.I klubbens tidlige år oppnådde laget få suksesser.
Arabasını çok sever ve onun başına bir şey gelmesinden korkar.Den har sjarmerende karakter og liker å være med på alt som skjer.
Nişancılıktaki üstün yeteneği efsane haline gelmesini sağladı.Læren om riktig stavemåte ble til kunsten å skrive.
Böylece verilerin anlaşılır bilgiler haline gelmesi sağlanır.Maksudnya agar mudah dikenali dari jauh.
Bu onların son kez bir araya gelmesi oldu.Inilah terakhir kalinya mereka bersama.
1904 yılında New York şehir metrosunun açılması yeni şehrin bir araya gelmesini sağladı.Pembukaan New York City Subway tahun 1904 membantu persatuan kota baru ini.
Sezon Rachel'ın havalimanında Ross'un gezisinden gelmesini beklemesiyle biter.Musim berakhir dengan Rachel menunggu di bandara untuk kedatangan Ross dari perjalanan .
Sizler, belki de bu sözcüklerin benden gelmesine şaşıracaksınız.Anda dapat terkejut terhadap kata-kata saya.
"Cenazeme de gelmesinler".Jika mereka mati jangan hadiri pemakaman mereka." — HR.
Bu üç resim, van Gogh'un Paris'e gelmesinden sonra resim üslûbunun nasıl geliştiğini göstermektedir.Tiga karya tersebut menampilkan sebuah progresi dalam agay artistik van Gogh setelah ia datang ke Paris.
İsrail yönetimi, Şalit’e bir zarar gelmesi durumunda, “Gök kubbenin yıkılacağı” tehdidinde bulundu.Pemerintah Israel juga telah mengancam bahwa "langit akan runtuh " bila Shalit dilukai.
Bu hâlde ikimizin bir araya gelmesi mümkün mü?Dapatkah keduanya bertemu kembali?
(2, 247) Peygamberleri onlara şöyle dedi: “Onun hükümdarlığının alameti size o sandığın gelmesidir.Nabi menjelaskan, bahwa sudah haram lagi bersama keduanya sebagai suami isteri.
Vezir ona haber göndererek hemen Şam'a gelmesini istedi.Sunan memohon kepadanya agar mau membimbingnya.
Bizzat Atman'ın dışında yerine gelmesi gereken arzu kalmaz.Indria tak dapat bekerja bila tak ada atman.
Efrayim, İsrailoğullarının Kenan'dan gelmesinden önce Mısır'da doğdu.Efraim lahir di Mesir, sebelum Yakub dan keluarganya pindah ke Mesir dari Kanaan.
Grubun tekrar bir araya gelmesine katılacağını söylemiştir.Pipsa menjanjikan bahwa mereka akan bertemu lagi.
Buraya yeni gelmesine rağmen çabucak arkadaşlıklar edindi.Padahal, Vina telah menjalin hubungan dengan Baskoro.
Bu yardımlar Kızıl Ordu'nun buraya gelmesiyle sona erdi.Invasi ini berakhir dengan kemenangan Tentara Merah Uni Soviet.
Galatasaray başkanlığına Mehmet Cansun'un gelmesiyle birlikte, yeni stadyum fikri tekrar gündeme geldi.Barulah setelah pemerintahan Presiden Megawati, ide itu kembali dilanjutkan melalui Kanal Banjir Timur.
Bu yüzden "Glorfindel meselesi"nin meydâna gelmesi şaşırtıcı değildir.Maka tidak heran jika ia bisa langsung masuk ke jenjang Mu’allimien.
Müttefikler Sonbahar'da kışın gelmesi nedeniyle geri çekildi.Mereka mundur pada musim gugur akibat musim dingin yang akan datang.
Almanya'da Naziler'in iktidara gelmesinin ardından Lorre, 1933'te Paris'e kaçtı.Setelah Nazi berkuasa di Republik Weimar, Franck menuju Amerika Serikat pada 1933.
Burada her bir zar atışı için 'başarı' (6 gelmesi) 1/6dir.Yang semula 1(satu) dukuh menjadi 6 (enam) dukuh.
NASA'nın Dawn uzay aracı cüce gezegen Ceres'e gelmesi bekleniyor.Wahana antariksa Dawn milik NASA memasuki orbit di sekitar planet katai Ceres.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod