Ana içeriğe geç
Sözlük

gelmesi ile cümle

gelmesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ölenlerin geri gelmesini beklerler ve geldiklerini görünce de şaşırmazlar.Zij zag haar dood aankomen, maar wilde niet dat Druss ervan getuige zou zijn.
1935 yılında Le Corbusier’in ABD’ye göçmen olarak gelmesi için uğraş verdi.In 1935 bezochten Léger en Le Corbusier de Verenigde Staten.
Çeşitli medeniyetlerin meydana gelmesini sağlayan düşünce, gelişmesini dile borçludur.Wanneer een beschaving antwoordt op uitdagingen, groeit ze.
Gelmesinden üç ay sonra karısı ve çocukları da yanına geldi.Na drie dagen mochten zijn vrouw en kinderen weer naar huis.
Bu daha sonra başka bir haneye keşik gelmesi şeklinde devam ettirilir.Dit kwam later uit als Let It Be met een andere cover.
Böylece Big Bang teorisinin bugünkü haline gelmesini sağladı.Volgens de bigbangtheorie is dit een gevolg van de Big Bang.
Böylece Bizanslıların adaya gelmesi vesilesi ortadan kalkmış oldu.Geconcludeerd werd dat de groep onderweg tussen de eilanden moet zijn verdwenen.
Devamının gelmesini bekleriz.Men moet zijn tijd afwachten.
Rif Savaşı sonunda İspanya ve Fransa'nın galip gelmesi ile 27 Mayıs 1926'da sona erdi.Er zou op 27 mei 1926 door Spaanse en Franse troepen een eind aan worden gemaakt.
Grubun tekrar bir araya gelmesine katılacağını söylemiştir.Haku belooft dat ze elkaar ooit weer zullen zien.
Tahminlere göre ayçiçeğinin Avrupa'ya gelmesi İspanyolların aracılığıyla olmuştur.Waarschijnlijk brachten de Arabieren de plant via Spanje naar Europa.
1814 yılında mutlakiyetin geri gelmesiyle meydanın ismi "Plaza Real" olarak adlandırıldı.Het plein had deze naam totdat in 1814 de koning terugkeerde en het plein de naam "Plaza Real" kreeg.
Marty'ye geceleyin yanına gelmesini söyler.Ze nodigt Tracy uit om bij haar in bed te komen liggen.
İtfaiyenin de olay yerine gelmesiyle kargaşa başlar.Vervolgens begint ook de FBI zich met de zaak te bemoeien.
2013'te yapılan genel seçimlerde partisinin birinci gelmesinin ardından Norveç Başbakanı oldu.Solberg werd na de verkiezingen in 2013 minister-president van Noorwegen.
Özellikle yaz aylarında gurbetçilerinde yurda gelmesiyle düğünlerde artış olur.Op hun huwelijksnacht in de zomer stort Pat echter in.
Dış borçların içinden çıkılmaz bir hâle gelmesi, 1881 yılında Düyun-u Umumiye'nin kurulmasına yol açtı.Door de relatie met Des Borgnes is het niet vreemd dat hij in 1833 eigenaar van De Eendracht is.
Yaz mevsiminde sebzecilik yapanların gelmesiyle nüfus 2500 civarına çıkmaktadır.In de winterperiode zijn hier tot tweeduizend broedparen te vinden.
Lakabının Marcos Paquetá olmasının nedeni, kendisinin Paquetá Adası'nda dünyaya gelmesidir.Zijn bijnaam Marcos Paquetá kreeg hij naar aanleiding van zijn geboorteplaats Paquetá.
Arabasını çok sever ve onun başına bir şey gelmesinden korkar.Hij houdt er van om hard in zijn auto te rijden maar hij heeft nog nooit een ongeluk gehad.
Örneğin ev denince bütün odalarının akla gelmesi gibi.Ze hebben kamers en zijn volledig als huishouding ingericht.
Tahkim alanda savunmada beklemek ve yardım gelmesini beklemek tercih edilir.Zij moeten daar blijven wachten tot de hulptroepen komen, en meevechten.
Her biri beşle on arası beyitten oluşan, beş-on iki bendin bir araya gelmesiyle kurulur.Daarna gingen zij uiteen in groepjes die bestonden uit vijf tot tien man.
Fakat destek kuvvetlerin gelmesiyle durum Radetzky açısından iyiye gitmeye başlamıştır.Na het vertrek van de Spanjaarden gingen de Hillegommers voortvarend met herstel aan de slag.
Bu müşterinin istemediği bir yazılım sisteminin meydana gelmesine sebep olur.Bij deze vorm is er sprake van een door de klant niet gezocht telemarketing-gesprek.
Arıza meydana gelmesi durumunda arızaya yol açan gerçek sebepleri tanımlamak, c.De bevolking mee beschermen als die rechtstreeks in gevaar was, c.
Bu durum kohortların lejyonların temel tektik birlikleri haline gelmesine yol açtı.Dit zorgde er echter voor dat Cables krachten direct actief werden.
Duruşmasına alkollü gelmesinden ötürü mahkeme tarafından suçlu bulundu.Hij kwam in aanraking met het gerecht wegens alcoholmisbruik.
Winston Churchill'in iktidara gelmesi umutlarını yeniledi.Aanvankelijk wilde hij uitspraken van Winston Churchill gebruiken.
Bu anlaşma özellikle Orta Doğu'nun bugünkü hâline gelmesine sebep olması açısından önemlidir.Het boek geeft onder andere een beeld van de wijze waarop het huidige Midden-Oosten tot stand is gekomen.
Birinci bölüm onun Milano’ya gelmesinin ardından biter.Aan het begin van seizoen 14 vertrekt hij naar Milaan en verlaat de reeks.
İktidara Kızıl Kmer'lerin yeniden gelmesini engelledi.De regerende landskampioen zou niet langer de rode loper uitgerold krijgen.
Seçimin sonucunda seçmenlerin %97,9'u monarşinin geri gelmesini istemiştir.De populaire Kirchschläger werd met 79,9% van de stemmen als bondspresident herkozen.
Chieh-she-shuai şafak vaktinin gelmesinden endişe etti.Chiang Kai-shek maakte gebruik van de Lange Mars.
Bu yüzden "Glorfindel meselesi"nin meydâna gelmesi şaşırtıcı değildir.Het wekt geen verbazing dat dit gebruik van 'te' ook in het Fries voorkomt.
Toplantıya gelmesine gereksinim duyulmuyor.Ze had niet naar de vergadering hoeven komen.
Hele yarın gelmesin, onu işten kovarım.Als hij morgen niet komt, dan ontsla ik hem.
Annenin ya da babanın gelmesi gerek.Je vader of je moeder moet komen.
Yardım etmeye gelmesi gerekir.Hij moet komen helpen.
Yardım etmeye gelmesi gerekirdi.Hij moest komen helpen.
Durum kışın gelmesiyle birlikte daha da kötüye gitti.Sytuacja pogorszyła się z nastaniem zimy.
Ve delirmiş ruhumda başıma gelmesini en çok istediğim neydi?Opamiętajcie się, cóż za szaleństwo w was wstąpiło?!.
İsrail yönetimi, Şalit’e bir zarar gelmesi durumunda, “Gök kubbenin yıkılacağı” tehdidinde bulundu.Tymczasem przedstawiciele izraelskich władz zagrozili, iż „niebo runie”, jeżeli Szalitowi stanie się krzywda.
(Kardeşin uykuya dalması önce, annenin gelmesi sonra.)(‘Czyż wasza matka szybko przyjdzie?’).
Var olan sadece öğelerin bir araya gelmesi ve birbirlerine karıştıktan sonra ayrılmasıdır.Możemy kochać się tylko ze sobą, inaczej się przekształcimy.
Evde kadının kocasının da gelmesiyle büyük bir kargaşa başlar.Z niepokojem też czeka na przybycie męża jego młoda żona.
Gelmesinden üç ay sonra karısı ve çocukları da yanına geldi.Niedługo później przypłynęła jego żona z dziećmi.
Daha sonra Seelie Kraliçesi, Jace'i saraya gelmesi için davette bulunur.Królowa pozwala Helenie zostać na zamku.
Kimi zaman bir hareket başka hareketlerin meydana gelmesine neden olur.Czasem zdarza się, że trzeba wykonać więcej niż jeden ruch.
Fotoğrafçılık birkaç teknik buluşun bir araya gelmesi sonucu oluşmuştur.Fotografia jest rezultatem łączenia różnych wynalazków w jedną całość.
Avokadonun yetişmesinden sonra yenebilir hale gelmesi vakit alır.Należy go dokonać jak najszybciej po uzyskaniu przez ziarno stanu dojrzałości.
Kendisine sıra gelmesini,fark edilmeyi beklerdi.Strzeżcie się wątpić o jego przyjściu.
Onları bir araya getirip mahalledeki huzurun yerine gelmesini sağlar.Wyprowadź ich do nas, abyśmy mogli z nimi obcować!
Bu onların son kez bir araya gelmesi oldu.Widać to wtedy kiedy ostatni raz ją widzimy.
Yakın zamanda Çin vatandaşı kişilerin de adaya gelmesi ile Çin nüfusunda artış gözlemlenmiştir.Ostatnio coraz więcej turystów przybywa także z kontynentalnych Chin.
Dokuz delikli hale gelmesi, xun’a yeniden hayat kazandırdı.Zanim Thor skona, uda mu się zrobić jeszcze dziewięć kroków.
1933'te Adolf Hitler'in iktidara gelmesinden sonra SS'e 262992 üye numarası ile katıldı.W 1933 roku wstąpił do SS (numer legitymacji 262992).
Körfezin meydana gelmesinde kıyı gerisindeki arazi yapısının çok önemli rolü vardır.Podstawową rolę w procesie tworzenia wybrzeża wydmowego odgrywa wiatr.
Felsefeleri; Avatar yani Tanrı'nın dünyaya bedenlenerek gelmesi inancı vardır.Homilia papieża: Otwórzcie się na Prawdę, by nieść światu nadzieję.
Kışın da gelmesiyle birlikte avantajlar Sovyetlerin lehine geçti.Wraz z nadejściem zimy siły amerykańskie osłabły.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod