Ama denk gelmesi iyi bir şey." diyerek yorum yaptı.Creo que es algo a lo que debemos prestarle atención", aseguró.
Bölgesel entegrasyon komşu ülkelerin ortak kurallar çerçevesinde bir araya gelmesidir.Abajo encontramos la mayoría de las Juntas de Vecinos ordenadas por Unidad Vecinal.
En iyi arkadaşı olan Proteus'a birlikte gelmesi için yalvarmaktadır.Azul agradecido promete su mejor amigo pase lo que pase.
Binlerce çok küçük mantarın bir araya gelmesiyle oluşur, küf oluşumuna sebep olurlar.Debido al número de pequeñas islas que se desplazan, estas forman una especie de cordón.
Ekim ayında St. Mirren'den teklif gelmesi nedeniyle East Stirlingshire'den ayırılıp St.Mirren'in başına geçti.Después vino una prueba con St Mirren en Escocia.
Onun buraya gelmesi gerekmiyor.Non c'è bisogno che venga qui.
Jagger grupla ilgili olarak, "Farklı müzik tarzlarının bir araya gelmesini istedik...Jagger ha detto della band: "Cercavamo una convergenza di stili musicali diversi...
Oyun, baş karakter, CSB ajanı Ethan Thomas'ın bir cinayet mahalline gelmesi ile başlar.Il gioco inizia mentre l'agente Ethan Thomas raggiunge la scena di un crimine molto violento.
Sistemin kullanılır hale gelmesi uzun zaman alabilir.Il sistema venne usato a lungo.
Tip H'nin kararlı bir şekilde meydan gelmesi iki konuk gazın (büyük ve küçük) işbirliğini gerektirir.La formazione del Tipo H richiede la cooperazione di due gas ospiti (grande e piccolo) per essere stabile.
Bu vaka, kaynak, lens ve gözlemcinin bir araya gelmesi ile oluşur.Questo si verifica quando la sorgente, la lente e l'osservatore sono allineati.
Bir olay kesin ise o olay her zaman gerçekleşecek ve başka bir olayın meydana gelmesi olanaksızlaşacaktır.Se un evento è certo, allora accadrà sempre, e nessun risultato all'infuori di questo evento può mai accadere.
Bu hâlde ikimizin bir araya gelmesi mümkün mü?Metteteci insieme, come potranno fermarci entrambi?
Devamının gelmesini bekleriz.L'attesa della fine.
Ali plajda çalışmaktadır ve her yaz aşık olduğu kızın gelmesini beklemektedir.Parla dell'amore del cantante per la spiaggia e del desiderio di ritornare là ogni anno per le vacanze estive.
Arabasını çok sever ve onun başına bir şey gelmesinden korkar.Ama il figlio e non vorrebbe mai che gli succedesse qualcosa.
Böylece Big Bang teorisinin bugünkü haline gelmesini sağladı.Le loro scoperte hanno rafforzato la teoria del Big Bang.
Bu köyde yaşayanların birçoğunun Maraş bölgesinden gelmesi dolayısıyla bu ismi almıştır.Il nome è dovuto al fatto che molti abitanti della zona esercitano questa professione.
(Konuşmacı gelecekle ilgili bir tahminde bulunmuyor, dinleyiciye yarın 10'da gelmesini emrediyor.)(L'ultimo 1:50 della traccia è un annuncio ufficiale che dichiarava gratuito il concerto a partire da ora.)
Bir saat kadar sonra hasta kendine gelmesiyle normal aktivitelerine dönmesi beklenir.I pazienti spesso ritornano alla loro normale attività entro una settimana.
Salvatore onu karşılamasa da gelmesine çok sevinir ve minnettarlığını belirtir.Joel è molto contento e la ringrazia di esser venuto a salutarlo.
Kışın gelmesi nedeniyle de İstanbul'a dönüldü.In vista dell'inverno decidono di tornare a Napoli.
Stuart ve ben bir gün stüdyoya gelmesini rica ettik.Dylan e il gruppo ritornarono nello Studio A il giorno seguente.
Steve Souza daha sonra Exodus'a girmek için gruptan ayrıldı ve yerine Chuck Billy'nin gelmesini önerdi.Souza, a questo punto, abbandona la band per unirsi agli Exodus suggerendo, però, come sostituto Chuck Billy.
Lale Devri adlı oyunu, İstanbul’da ilk defa kadınların tiyatroya gelmesini sağlayan oyun oldu.Il giocatore avrà, fin dall'inizio del gioco, una casa in cui è possibile accedere per la prima volta a Logar.
Hristiyanların, ayrıcalıklı konuma gelmesi, Müslümanlar için tam bir hayal kırıklığıydı.Nell'863 la campagna dei musulmani contro i cristiani fu particolarmente sfortunata.
Erkek nüfusunun azalması kadınların iş yaşamında daha etkin hale gelmesini sağladı.L'aumento della disoccupazione a causa della crisi economica fece tornare le donne dentro le case.
Tahminlere göre ayçiçeğinin Avrupa'ya gelmesi İspanyolların aracılığıyla olmuştur.Qui venne a conoscenza del fatto che gli spagnoli stavano entrando nel loro territorio.
Bu karşılaşmada 4 gol atarak takımını galip gelmesinde önemli rol oynadı.Ha conseguito le sue ultime quattro vittorie dopo questo incidente.
Tom'a erken gelmesini söylemelisin.Вам стоит сказать Тому прийти пораньше.
Tom'un gelmesini bekleyelim.Давай подождём прихода Фомы.
1933'te William Patrick Hitler, amcasının iktidara gelmesinden yararlanmak için Almanya'ya döndü.В 1933 году Уильям Патрик Гитлер приехал в Германию в попытке воспользоваться влиянием дяди.
İsrail yönetimi, Şalit’e bir zarar gelmesi durumunda, “Gök kubbenin yıkılacağı” tehdidinde bulundu.Израильские государственные органы пригрозили, что «небо упадет», если Шалиту будет нанесён вред.
Bu yüzden Allah bir şeyi meydana gelmesinden önce bilemez.Бог же не осуждает того, кто не ведает, что творит.
Gelmesinden üç ay sonra karısı ve çocukları da yanına geldi.Через три года к нему приехали жена и сын.
Bu üç resim, van Gogh'un Paris'e gelmesinden sonra resim üslûbunun nasıl geliştiğini göstermektedir.Эти три работы демонстрируют прогресс в технике Ван Гога после его прибытия в Париж.
Sıranın hemen kendilerine gelmesini isterler.Таким образом, скоро они по миру пойдут (то есть разорятся).
Müttefikler Sonbahar'da kışın gelmesi nedeniyle geri çekildi.Союзники отступили, так как за осенью следовала зима.
Tahkim alanda savunmada beklemek ve yardım gelmesini beklemek tercih edilir.Лучше остаться на обломках и дожидаться помощи.
Kripton’un geri gelmesinin yolu Clark tan geçmektedir.Криптон — планета, с которой прибыл Кларк.
Durum kışın gelmesiyle birlikte daha da kötüye gitti.С приходом зимы их положение усложнилось.
Aralarındaki fark, istidracın Allah'ın rızasına muhalif sûrette meydâna gelmesidir.Часть откровения «Аллах суров в отместку» означает, что его конец будет ужасным, и он будет наказан Богом.
(Ancak bu durum davanın jüri safhasına gelmesine kısa bir süre kala kabul görmüştür.)Жамиятининг 2017 йил якунлари фаолияти тўғрисида (узб.).
Küçük kızda yeni evlerinde her gün babasının eve gelmesini bekler.Мальчик каждый день ходит на станцию в надежде на то, что отец вернётся.
(Bundan kastedilen şeytanlardan soy edinen İblisin cin soyundan gelmesidir.)Грани ислама в творчестве Мухаммада Асада (неопр.).
Şimdi o yok, bu yok; müjdecinin gelmesi kimseye hoş gelmez."Оно направляет его волю так, что ни один человек не способен совершить что-либо доброе.
Obi-Wan Luke'a babasının ışın kılıcını verir ve kendisi ile birlikte gelmesini ister.Он вручает Люку световой меч, принадлежавший его отцу, и просит отправиться с ним.
Yerleşimin Türkleri'in bölgeye gelmesinden önceki dönemine ait tarihi bilgi henüz bulunmamaktadır.Однако неизвестно, были ли здесь до прихода русских сколь-нибудь постоянные поселения.
EDVAC için tasarımı neredeyse ENIAC’ın işletime hazır hale gelmesinden önce geliştirilmiştir.Проектирование EDVAC началось ещё до того, как была завершена работа над ЭНИАКом.
Bu kitap muhtemelen Tolstoy'un Kasım 1854'te Sivastopol'e gelmesinden kısa bir süre sonra yazılmıştır.Обзор города, возможно, был взят на основе прибытия в Севастополь Толстого в ноябре 1854 года.
Birinci bölüm onun Milano’ya gelmesinin ardından biter.После её завершения перебрался в Милан.
Türkiye'deki huzurun hemen geri gelmesini temenni ediyorum."Я хочу вернуться во дворец в кратчайшие сроки».
1521'de Filipinler'e Ferdinand Magellan'nın gelmesi, ülkedeki İspanyol sömürgeciliğinin başlangıcı olmuştur.Появление в этих краях Фернана Магеллана в 1521 году положило начало испанской колонизации.
Avrupa Gönüllü Hizmeti programının gerçekleşmesi için üç tarafın bir araya gelmesi gerekir.Деятельности Программы содействуют три национальных волонтера из числа участников Программы «Волонтеры ООН».
Grup beş müzisyenin bir araya gelmesi ile kurulmuştur.На сегодняшний день коллектив состоит из пяти музыкантов.
Kendisine sıra gelmesini,fark edilmeyi beklerdi.Настолько мало она рассчитывала на то, что будет замечена...
Boz-Ulus’un Orta Anadolu’ya gelmesiyle onların arasına karışmış ve Ankara-Konya arasına iskan olmuşlardır.Птицы входят и выходят из него, то оказываясь в фокусе, то выпадая из него.
Duruşmasına alkollü gelmesinden ötürü mahkeme tarafından suçlu bulundu.Он через суд добился разрешения на торговлю алкоголем.
Bart, mücadele eder fakat yanlışlıkla Nelson'un burnundan kan gelmesine neden olur.Барт, пытаясь сопротивляться, бьёт Нельсона в нос.
Ülkede ekonomi durma noktasına gelmesiyle enflasyon ve ağır vergiler halkı boğmaya başlamıştı.«От того народ голодает, что слишком велики и тяжелы государственные налоги.