Ana içeriğe geç
Sözlük

gelmem ile cümle

gelmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Helak ettiğimiz bir şehir halkının, dönüp bizim tapımıza gelmemesine imkan yok.It is imperative that a habitation We have destroyed will not desist (from unbelief)
Musa: İnşaallah, dedi, sen beni sabreder bulacaksın. Senin emrine de karşı gelmem."You will find me patient if God wills," said Moses; "and I will not disobey you in any thing."
İmha ettiğimiz bir memleket halkının, mahşerde huzurumuza gelmemesi mümkün değildir.It is imperative that a habitation We have destroyed will not desist (from unbelief)
Onlar da derler ki, "Elçileriniz size apaçık delillerle gelmemiş miydi?"They will say: "Did not your apostles come to you with clear proofs?"
Çağırıldıkları vakit şahitler gelmemezlik etmesin.The witnesses should be from among such people whom you approve of as witnesses.
(Eceliniz gelmemiş ise) o takdirde de, yaşatılacağınız süre çok değildir.You will have little time after that to enjoy (the pleasures of life).”
Birisi tutuklandığında, bu insan hakları kaybı anlamına gelmemelidir.When one is arrested, it shouldn't mean the loss of human rights.
Ne yapabilirlerdi ki, onları karşılamaya kimse gelmemişti.It wasn't their fault:no one was there to pick them up.
Bize BH makamlarından [resmi] bir tepki gelmemiştir.There has been no [official] reaction coming to us from the authorities of BiH.
Yunanistan'da, hiçbir zaman parlamentoda bu kadar geniş tabana sahip bir hükümet göreve gelmemişti.Never has our southern neighbour had a government with such a wide base in parliament.
Belgrad'da Mesiç ile görüşmesinden sonra Maroviç, "Bu sorunları görmezden gelmemeliyiz," dedi."We must not close our eyes to those problems," Marovic said in Belgrade after his talks with Mesic.
Beklenen gelirlerin gelmemesi, ülkenin ekonomik istikrarına inen yeni bir darbe oldu.The country's economic stability receives another blow as anticipated revenues fail to materialize.
Ancak bu, siyasilerle gazetecilerin tartışmaya son vermeleri anlamına gelmemeli.So that our people can put their trust in both, and make informed decisions as a result.
Başbakan, "Aileme zarar gelmemiş olmasından mutluyum." dedi."I am happy that my family is not injured," the prime minister said.
Donanma taktikleri ve donanma savaş stratejileri anlama gelmemektedir.Naval tactics are distinct from naval strategy.
Bu gerçekten üstesinden gelmeme yardımcı oldu.That really helped me get over it.
Sadece vajinal ıslanma, kadının orgazm olduğu anlamına gelmemektedir.[1]Vaginal lubrication alone does not mean that the woman has had an orgasm.[1]
Yerli yak gayal ve Bali sığırları bizonların soyundan gelmemiştir.Domestic yak gayal and Bali cattle are not descended from aurochs.
Bir makalenin genişletilmiş olması, daha iyi olduğu anlamına gelmemektedir.That an article has been expanded does not mean that it is better.
Penrose davayı, Tanrı’nın mahkemeye gelmemesinden dolayı otomatik olarak kazandı.[1][2]When God "failed to turn up in court", Penrose won the case by default.[1][2]
Tom buraya gelmemi istedi.Tom hat mich gebeten herzukommen.
Benim oraya gelmemi bekleyemezsin.Du kannst nicht erwarten, dass ich dort hinkomme.
Küresel Yönetişim dünya hükümeti anlamına gelmemektedir.Global governance bedeutet nicht Global Government (Weltregierung).
Fakat bu sabah Margo okula gelmemiştir, üstelik ertesi günler de gelmez.Am nächsten Tag erscheint Margo nicht in der Schule.
Ancak bu çalışmalar henüz (Temmuz 2010) kitap hâline gelmemiştir.Die Produktion hat jedoch bislang (Juli 2010) nicht begonnen.
Karışımın alkol haline gelmemesine dikkat ediniz.Nicht mit Alkohol mischen.
Ancak BBC'den bunun hakkında bir açıklama gelmemiştir.Die BBC sagte, dass es ein solches Angebot nicht gegeben habe.
Bölgede bulunan çayırlar, küçükbaş ve büyükbaş hayvanlara yeterli gelmemektedir.Solche Gruppenformationen sind bei der Jagd auf Kaninchen und andere kleine Lebewesen unnötig.
Kimse gelmemiştir.Keiner kommt.
Sinemadan iş gelmemesi maddi gücünü ciddi anlamda zayıflattı.Im Kino kam ihr Talent kaum zur Geltung.
Fred ise bir gün kaybolup hiç geri gelmemesinden korktuğundan dolayı ona yardım etmeye çalışır.Karl willigt ein unter der Bedingung, dass sie nie wieder zurückkommt.
Daha çok askerî ve hukukî içerikli olan bu Yasa’nın orijinal metni günümüze gelmemiştir.Das bereits vorher sehr umstrittene Mediengesetz konnte so nicht in Kraft treten.
Köy halkı aynı kökenden gelmemektedir.Urzeitliche Menschen siedelten sich aus demselben Grund nicht an.
Bunlara karşın dava hiç yargıevine kadar gelmemiştir.Der Fall kam aber nicht vor Gericht.
Çayırlı Oğulları buraya hiç gelmemişlerdir.Zu Nachwuchs kam es nie.
Tom gelirse, ben gelmem.Si Tom y va, j’y vais pas.
Tom gelmezse, ben gelmem.Si Tom y va pas, j’y vais pas.
Gelmem gerek.Il faut que je vienne.
Benim gelmem gerek.Il faut que je vienne.
Benim gelmem gerekiyor.Il faut que je vienne.
Gelmem gerekiyor.Il faut que je vienne.
Gelmemiz gerek.Il faut que nous venions.
Bizim gelmemiz gerek.Il faut que nous venions.
Fakat, bu bizim atalarımızın İsrailoğulları veya Yahudi olduğu anlamına gelmemektedir".Il était d’Israël, bien que son père fût non-juif et que sa mère seulement fût israélite.
Karışımın alkol haline gelmemesine dikkat ediniz.Ne doit pas être confondu avec dénaturation de l'alcool.
Daha Davos'a gelmem.Il ne put même pas rejoindre Dakar.
Tilki ile karşı karşıya gelmemiştir.Il le met de plus en garde contre le renard.
Köy halkı aynı kökenden gelmemektedir.Ils ne viennent pas du même milieu social.
Ayten, gelmemesi için uyarır.Maud intervient pour qu'il n'ait pas lieu.
Ancak, yardım gelmemesi üzerine açlık ve susuzluk baş gösterince 2 Eylül 1595’te teslim olmak zorunda kaldı.Il dut se rendre, sans gloire, le 9 octobre 1595.
Daha sonradan ise bunun sebebini "şarkı söyleme sırasının bir türlü kendisine gelmemesi" olarak açıkladı.Il a ensuite dit qu'il chanterait quoiqu'il arrive.
Buraya hiç gelmemeliydin." der ve Soap onu ve kendini aşağı atar.On ne devrait pas être là. » Soudain, elle hurle et tombe en arrière.
İşkodra beyinden ise bir yardım gelmemiştir.Aucun clan en dehors d'Allah ne fut là pour le secourir, et il ne pût se secourir lui-même.
Bunları toplamak için üzerine gelmemiz yeterli.Ils n'ont qu'à se donner la peine de les ramasser.
Sinemadan iş gelmemesi maddi gücünü ciddi anlamda zayıflattı.Par conséquent, à l'arrivée au sol, l'énergie cinétique n'est pas diminuée.
Bir keresinde iyice sinirlendim ve arkadaşlarım bu kadar üzerime gelmemeleri gerektiğini anladılar.Je siffle très fort pour que mes parents entendent que je suis rentré.
Küresel Yönetişim dünya hükümeti anlamına gelmemektedir.Kant n’envisage pas un gouvernement mondial.
Tom buraya gelmemeliydi.Tom no debería haber venido aquí.
Buraya asla geri gelmemeliydim.No debería haber vuelto nunca aquí.
Seninle gelmemi ister misin?¿Quieres que vaya contigo?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod