Jimbo'nun bile aklına gelmemişti.ジンボが考えていたのはNupedia です
Juan Antonio bir bahaneyle gelmemişti.Juan Antoniót nem hozta magával, ő kimentette magát.
Juan Antonio bir bahaneyle gelmemişti.Não veio com o Juan Antonio, que deu uma desculpa.
Juan Antonio bir bahaneyle gelmemişti.No fue con Juan Antonio, quien inventó una excusa.
Juan Antonio bir bahaneyle gelmemişti.Zonder Juan Antonio, die kon niet.
Kardeşim Chucks ve dostum Ike bir örgütün parçasıyız, bu yüzden gelmemi istediklerinde hayır diyemedim.제 오빠 추크스와 친구 이케는 TEDxEuston의 창립팀입니다. 그 둘이 이곳에 출연해달라고 해서 사실 어쩔 수 없이 왔습니다.
Kardeşim Chucks ve dostum Ike bir örgütün parçasıyız, bu yüzden gelmemi istediklerinde hayır diyemedim.أخي تشوك وأعز أصدقائي ايكيا من المنظمين لذلك لم أستطع أن أرفض حين طلبوا مني الحضور
Kardeşim Chucks ve dostum Ike bir örgütün parçasıyız, bu yüzden gelmemi istediklerinde hayır diyemedim.来て欲しいと言われた時 ノー と言えませんでした でもここに来られてとても幸せです
Madem benimle ilgili değildi... ...o zaman neden gelmemi istediniz?Ha semmi közöm sincs hozzá, akkor miért hívtak a palotába?
Madem benimle ilgili değildi... ...o zaman neden gelmemi istediniz?Si ça n'a rien à voir avec moi, pourquoi m'a-t-on appelée dans ce palais ?
Madem benimle ilgili değildi... ...o zaman neden gelmemi istediniz?Εάν δεν έχει να κάνει με μένα, Γιατί μου ζητήσατε να έρθω;
Madem benimle ilgili değildi... ...o zaman neden gelmemi istediniz?اذا لم يكن لها علاقة بي لماذا طلبتم مني المجيء؟
Madeni bir parayı 7 sefer atıyorum ve o 7 seferden hiç tura gelmeme olasılığı nedir?그리고 그 7번 중 머리가 한번도 안 나올 확률은 얼마나 될까요?
Madeni bir parayı 7 sefer atıyorum ve o 7 seferden hiç tura gelmeme olasılığı nedir?Então digamos que eu lançar uma moeda sete vezes qual a probabilidade de não obter nenhuma cara? .
Madeni bir parayı 7 sefer atıyorum ve o 7 seferden hiç tura gelmeme olasılığı nedir?Więc powiedzmy, że rzuciłem monetą, siedem razy, jakie jest prawdopodobieństwo nie wyrzucania żadnego orła ?
Madeni bir parayı 7 sefer atıyorum ve o 7 seferden hiç tura gelmeme olasılığı nedir?Така, хвърлям монетата, един от седем пъти, каква е вероятността да не се паднат никакви ези-та?
Madeni bir parayı 7 sefer atıyorum ve o 7 seferden hiç tura gelmeme olasılığı nedir?すべて表で無い確率はなんでしょうか? では色を変えましょう。
Mario için daha iyi aynalar haline gelmemiz gerektiğini fark ettik.Chúng tôi nhận ra mình phải trở thành một tấm gương tốt hơn cho Mario.
Mario için daha iyi aynalar haline gelmemiz gerektiğini fark ettik.Ci siamo resi conto che dovevamo diventare uno specchio migliore per Mario.
Mario için daha iyi aynalar haline gelmemiz gerektiğini fark ettik.Descubrimos que debíamos ser un mejor espejo para Mario.
Mario için daha iyi aynalar haline gelmemiz gerektiğini fark ettik.Kami menyadari bahwa kami harus menjadi cermin yang lebih baik bagi Mario.
Mario için daha iyi aynalar haline gelmemiz gerektiğini fark ettik.우리는 마리오한테 더 나은 거울이 되어야 한다는 것을 깨달았어요.
Mario için daha iyi aynalar haline gelmemiz gerektiğini fark ettik.Ne-am dat seama că trebuia să devenim oglinzi mai bune pentru Mario.
Mario için daha iyi aynalar haline gelmemiz gerektiğini fark ettik.Nous nous sommes rendu compte que nous devions devenir un meilleur miroir pour Mario.
Mario için daha iyi aynalar haline gelmemiz gerektiğini fark ettik.Percebemos que tínhamos que nos tornar um melhor espelho para o Mario.
Mario için daha iyi aynalar haline gelmemiz gerektiğini fark ettik.Rájöttünk, hogy jobb tükörré kell válnunk Mario számára.
Mario için daha iyi aynalar haline gelmemiz gerektiğini fark ettik.Uvědomili jsme si, že se musíme stát lepším zrcadlem pro Maria.
Mario için daha iyi aynalar haline gelmemiz gerektiğini fark ettik.Uvedomili sme si, že sme sa stali lepším zrkadlom pre Maria.
Mario için daha iyi aynalar haline gelmemiz gerektiğini fark ettik.Vi blev klar over at vi skulle blive et bedre spejl for Mario.
Mario için daha iyi aynalar haline gelmemiz gerektiğini fark ettik.Vi insåg att vi måste bli en bättre spegel för Mario.
Mario için daha iyi aynalar haline gelmemiz gerektiğini fark ettik.We beseften dat we een betere spiegel voor Mario moesten worden.
Mario için daha iyi aynalar haline gelmemiz gerektiğini fark ettik.Wir begriffen, dass wir für Mario ein besserer Spiegel werden mussten.
Mario için daha iyi aynalar haline gelmemiz gerektiğini fark ettik.Ymmärsimme, että meidän oli oltava parempi peili Mariolle.
Mario için daha iyi aynalar haline gelmemiz gerektiğini fark ettik.Zdaliśmy sobie sprawę, że musimy stać się lepszym lustrem dla Mario.
Mario için daha iyi aynalar haline gelmemiz gerektiğini fark ettik.Αντιληφθήκαμε πως έπρεπε να γίνουμε ένας καλύτερος καθρέπτης για το Μάριο.
Mario için daha iyi aynalar haline gelmemiz gerektiğini fark ettik.Ми зрозуміли, що мусимо стати кращим дзеркалом для Маріо.
Mario için daha iyi aynalar haline gelmemiz gerektiğini fark ettik.Мы поняли, что должны стать лучшим зеркалом для Марио.
Mario için daha iyi aynalar haline gelmemiz gerektiğini fark ettik.Разбрахме, че трябва да станем по-добро огледало за Марио.
Mario için daha iyi aynalar haline gelmemiz gerektiğini fark ettik.הבנו שעלינו להפוך למראה טובה יותר למען מריו.
Mario için daha iyi aynalar haline gelmemiz gerektiğini fark ettik.لقد ادركنا بأنه ينبغي علينا أن نكون مرآة أفضل لماريو.
Mario için daha iyi aynalar haline gelmemiz gerektiğini fark ettik.良いミラーにならなくてはならない 私たちは自分たちの強みと
Menu icin yeni bir yemek ile gelmemizi soyleyen sendin!Dijsite que tenemos que ir con un producto para el nuevo menú!
Menu icin yeni bir yemek ile gelmemizi soyleyen sendin!Vous avez dit de créer un nouveau plat pour le menu!
Menu icin yeni bir yemek ile gelmemizi soyleyen sendin!Εσύ μας είπες να βρούμε καινούριο μενού!
Menu icin yeni bir yemek ile gelmemizi soyleyen sendin!それでお前は東海まで行ったのか?
Mevzu edilen kişi sen olursun da, ben nasıl gelmem görüşmeye? Üstelik eğlenceli olacağını bile bile!Si ar fi multa distractie?!
Mevzu edilen kişi sen olursun da, ben nasıl gelmem görüşmeye?Aber wie konnte ich auch nicht gehen, da du es warst?
Mevzu edilen kişi sen olursun da, ben nasıl gelmem görüşmeye?Ale jak mogłabym nie pójść skoro to byłeś ty?!
Mevzu edilen kişi sen olursun da, ben nasıl gelmem görüşmeye?Hur kan jag då inte komma när det är du?
Mevzu edilen kişi sen olursun da, ben nasıl gelmem görüşmeye?Le kako bi lahko zavrnila povabila na poročni sestanek, ko pa je šlo zate?
Mevzu edilen kişi sen olursun da, ben nasıl gelmem görüşmeye?Maar hoe kan ik niet gaan wanneer jij het ben?
Mevzu edilen kişi sen olursun da, ben nasıl gelmem görüşmeye?Ma come faccio a non presentarmi (sul posto) quando si tratta di te?
Mevzu edilen kişi sen olursun da, ben nasıl gelmem görüşmeye?Mais comment pouvais-je ne pas y aller si c'était toi ?
Mevzu edilen kişi sen olursun da, ben nasıl gelmem görüşmeye?Sao mình không đi khi đó là cậu được?
Mevzu edilen kişi sen olursun da, ben nasıl gelmem görüşmeye?Tapi kenapa aku tidak pergi kalo orang itu adalah kau?
Mevzu edilen kişi sen olursun da, ben nasıl gelmem görüşmeye? Üstelik eğlenceli olacağını bile bile!Αλλά πώς μπορούσα να μην έρθω όταν είσαι εσύ; Και θα ήταν τόσο πολύ διασκεδαστικά;!
Mevzu edilen kişi sen olursun da, ben nasıl gelmem görüşmeye? Üstelik eğlenceli olacağını bile bile!איך יכלתי שלא לבוא אם ידעתי שזה אתה? זה יכול להיות כ"כ כיף!!
Mevzu edilen kişi sen olursun da, ben nasıl gelmem görüşmeye? Üstelik eğlenceli olacağını bile bile!فكيف لا اذهب بما أنه أنت؟ و سيكون ذلك ممتعا كثيرا؟؟
Mevzu edilen kişi sen olursun da, ben nasıl gelmem görüşmeye? Üstelik eğlenceli olacağını bile bile!あなたがどんな顔するか見たかったの
Mevzu edilen kişi sen olursun da, ben nasıl gelmem görüşmeye?Как же я могла не пойти, если это ты?