(Gülüşmeler) -- Bu aklıma hiç gelmemişti.Wel, -- (Gelach) -- daar had ik niet aan gedacht.
(Gülüşmeler) -- Bu aklıma hiç gelmemişti.Е -- (Смях) -- не се бях сетил за този начин.
(Gülüşmeler) -- Bu aklıma hiç gelmemişti.Что сказать... (Смех) я об этом не подумал.
(Gülüşmeler) -- Bu aklıma hiç gelmemişti.ובכן, לא חשבתי על זה.
(Gülüşmeler) -- Bu aklıma hiç gelmemişti.حسنا -- ( ضحك) -- لم أفكر بتلك الطريقة
(Gülüşmeler) -- Bu aklıma hiç gelmemişti.似たような経験がたくさんありました
Gülüşmeler Nitekim, Wikipedia o kadar saçma bir fikir ki Jimbo'nun bile aklına gelmemişti.De facto, a Wikipedia é uma ideia tão profundamente estúpida que nem sequer o Jimbo a teve.
Günde 10 saat calışıyorum, işe gidip gelmem de 2 saatimi alıyor.하루에 10시간을 일하고, 통근하는 데 2시간을 소비하지.
Günde 10 saat calışıyorum, işe gidip gelmem de 2 saatimi alıyor.10 órát dolgozom naponta, két óra a bejárás.
Günde 10 saat calışıyorum, işe gidip gelmem de 2 saatimi alıyor.Ich arbeite 10 Stunden am Tag, mein Arbeitsweg dauert zwei Stunden täglich.
Günde 10 saat calışıyorum, işe gidip gelmem de 2 saatimi alıyor.Ik werk 10 uur per dag en reis 2 uur per dag.
Günde 10 saat calışıyorum, işe gidip gelmem de 2 saatimi alıyor.Jag jobbar tio timmar om dagen, pendlar två timmar.
Günde 10 saat calışıyorum, işe gidip gelmem de 2 saatimi alıyor.Je travaille 10 heures par jour, je passe deux heures dans les transports.
Günde 10 saat calışıyorum, işe gidip gelmem de 2 saatimi alıyor.Lavoro 10 ore al giorno, più un paio d'ore nel traffico.
Günde 10 saat calışıyorum, işe gidip gelmem de 2 saatimi alıyor.Lucrez 10 ore pe zi, fac naveta două ore pe zi.
Günde 10 saat calışıyorum, işe gidip gelmem de 2 saatimi alıyor.Pracuję 10 godzin dziennie, 2 godziny dojeżdżam.
Günde 10 saat calışıyorum, işe gidip gelmem de 2 saatimi alıyor.Pracujem 10 hodín denne, cestujem dve hodiny denne.
Günde 10 saat calışıyorum, işe gidip gelmem de 2 saatimi alıyor.Saya bekerja 10 jam per hari, di perjalanan dua jam per hari.
Günde 10 saat calışıyorum, işe gidip gelmem de 2 saatimi alıyor.Trabajo 10 horas al día, viajo 2 horas por día.
Günde 10 saat calışıyorum, işe gidip gelmem de 2 saatimi alıyor."Trabalho 10 horas por dia, ando em transportes duas horas por dia.
Günde 10 saat calışıyorum, işe gidip gelmem de 2 saatimi alıyor.V službi sem 10 ur na dan, vozim se dve uri na dan.
Günde 10 saat calışıyorum, işe gidip gelmem de 2 saatimi alıyor.Δουλεύω 10 ώρες τη μέρα, συγκοινωνώ 2 ώρες καθημερινά.
Günde 10 saat calışıyorum, işe gidip gelmem de 2 saatimi alıyor.Той е изцяло доминиран от работата.
Günde 10 saat calışıyorum, işe gidip gelmem de 2 saatimi alıyor.Я працюю по 10 годин на день, і в дорозі 2 години щодня.
Günde 10 saat calışıyorum, işe gidip gelmem de 2 saatimi alıyor.Я работаю по 10 часов в день, я трачу на дорогу 2 часа в день.
Günde 10 saat calışıyorum, işe gidip gelmem de 2 saatimi alıyor.אני עובדת 10 שעות ביום, אני נוסעת לעבודה שעתיים ביום.
Günde 10 saat calışıyorum, işe gidip gelmem de 2 saatimi alıyor.أنا أعمل 10 ساعات في اليوم , أستبدل ساعتين في اليوم.
Günde 10 saat calışıyorum, işe gidip gelmem de 2 saatimi alıyor.交際関係も全て駄目
Hae Young Oppa'nın beni almaya gelmemesini mi istiyorsun?Örülnél, ha Hae Young oppa nem jönne értem?
Hae Young Oppa'nın beni almaya gelmemesini mi istiyorsun?Tu serais contente si Hae Young oppa ne venait pas me chercher ?
Hae Young Oppa'nın beni almaya gelmemesini mi istiyorsun?Ελπίζεις ότι ο ΧεΓιουνγκ δεν θα έρθει να με πάρει;
Hae Young Oppa'nın beni almaya gelmemesini mi istiyorsun?Ο Χε Γιουνγκ όππα έρχεται να με πάρει, Θέλεις να μην έρθει;
Hae Young Oppa'nın beni almaya gelmemesini mi istiyorsun?انت تأملين الا يأتي اليس كذلك؟
Hae Young Oppa'nın beni almaya gelmemesini mi istiyorsun?هل تأملين الا يأتي هايونغ اوبا لاصطحابي؟
Hatta bazı insanlar oksitosin, solumamızı önerir, daha sevecen ve sempatik hale gelmemiz içinAlgunas personas incluso han sugerido que deberíamos inhalar oxitocina para ser más compasivos y cuidadosos.
Hatta bazı insanlar oksitosin, solumamızı önerir, daha sevecen ve sempatik hale gelmemiz içinAlguns defendem que devíamos snifar oxitocina para sermos mais compassivos e carinhosos.
Hatta bazı insanlar oksitosin, solumamızı önerir, daha sevecen ve sempatik hale gelmemiz için몇 사람들은 더 상냥하고 인정 있는 사람이 되기 위해 옥시토신을 이렇게 코로 흡입해야 한다는 제안을 해요.
Hatta bazı insanlar oksitosin, solumamızı önerir, daha sevecen ve sempatik hale gelmemiz içinNågra har föreslagit att vi ska snorta oxytocin för att bli mer barmhärtiga och omhändertagande.
Hatta bazı insanlar oksitosin, solumamızı önerir, daha sevecen ve sempatik hale gelmemiz içinNiektorí ľudia navrhovali, aby sme vdychovali oxytocín, aby sme boli viac súcitní a starostliví.
Hatta bazı insanlar oksitosin, solumamızı önerir, daha sevecen ve sempatik hale gelmemiz içinNiektórzy sugerują nawet, że my powinien snort oksytocyny, aby stać się bardziej współczujący i opiekuńczego.
Hatta bazı insanlar oksitosin, solumamızı önerir, daha sevecen ve sempatik hale gelmemiz içinДеякі люди навіть припустили, ми повинні нюхати окситоцин стати більш жалісливим і турботливим.
Hatta bazı insanlar oksitosin, solumamızı önerir, daha sevecen ve sempatik hale gelmemiz içinНекоторые люди предлагали вдыхать в себя окситоцин, чтобы больше сострадать и заботиться о других.
Hatta bazı insanlar oksitosin, solumamızı önerir, daha sevecen ve sempatik hale gelmemiz için持たせる為にオキシトシンを 吸うべきだという人もいます でもこのホルモンについて
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.E che si facevano belli, e che lo aspettavano, che non veniva quasi mai.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Ei se aranjau, îl așteptau, dar el nu venea aproape niciodată.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Ellos se preparaban y lo esperaban, pero él casi nunca iba.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.E que eles se arranjavam, todos bonitos, que eles esperavam, mas que ele quase nunca vinha.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Et qu'ils se faisait tout beaux, qu'ils l'attendaient, qu'il ne venait quasiment jamais.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Felöltöztek, majd vártak rá, de ő szinte soha nem jött.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Họ sẽ thay quần áo chỉnh tề và đợi ông, nhưng ông sẽ không bao giờ đến.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Když bylo hezky, čekali na něj, ale on skoro nikdy nepřišel.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.그래서 옷을 차려 입고 기다리면, 아빠는 전혀 나타나지 않고
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Lepo sta se oblekla in ga čakala, a skoraj nikoli ni prišel.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Mereka akan berdandan dan menunggunya, namun dia hampir tidak pernah datang.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Ubierali się i czekali na niego, ale on prawie nigdy nie przychodził.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Und dass sie sich hübsch machten und auf ihn warteten und er fast nie kam.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Ze kleedden zich op, ze wachtten op hem, maar hij kwam bijna nooit.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Θα ετοιμάζονταν όλοι και θα τον περίμεναν, αλλά εκείνος δεν εμφανιζόταν σχεδόν ποτέ.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Вони одягалися і чекали на нього, але він майже ніколи не приходив.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Они наряжались и ждали его, но он почти никогда не приходил.