Daha üstesinden gelmemiz gereken gerçek bir mühendislik sorunumuz var.זהו אתגר הנדסי שעליו אנחנו עדיין צריכים להתגבר.
Daha üstesinden gelmemiz gereken gerçek bir mühendislik sorunumuz var.تحدياً هندسياً لم نستطع تخطيه
Daha üstesinden gelmemiz gereken gerçek bir mühendislik sorunumuz var.解決できていない技術上の難題です 熱心な我々チームの物語は
Daha yeni gelmemiş miydin?Tu es sorti, récemment.
Dinle, Jackie, buraya gelmemizdeki sebep şu ki...Ascolta, Jackie, Questa e'la ragione per cui siamo venuti.
Dinle, Jackie, buraya gelmemizdeki sebep şu ki...Ecoute, Jackie, La raison pour laquelle nous sommes ici
Dinle, Jackie, buraya gelmemizdeki sebep şu ki...Hör zu, Jackie, den anlass das wir hier sind.
Dinle, Jackie, buraya gelmemizdeki sebep şu ki...Άκου, Τζάκι, ο λόγος που περάσαμε.
Dinle, Jackie, buraya gelmemizdeki sebep şu ki...Послушай, Джеки.
Dinle, Jackie, buraya gelmemizdeki sebep şu ki...あたし達のうちで男が死んだ話聞いたでしょ
Diyelim ki bu bankanın verdiği kredilerin henüz vadesi gelmemiş. . .A řekněme, že z nějakého důvodu, všechny tyto ostatní úvěry nejsou likvidní. Ještě nejsou splatné.
Diyelim ki bu bankanın verdiği kredilerin henüz vadesi gelmemiş. . .In recimo, da so, iz kakršnega koli razloga, vsa ta ostala posojila nelikvidna. Torej ni jih še treba plačati.
Diyelim ki bu bankanın verdiği kredilerin henüz vadesi gelmemiş. . .流動性はありません。 それらの支払いはまだです。 したがって、銀行はこれらのローンを取り除くことはできません。
Eğer gelmemiş ve onlara söylememiş olsaydım, günahları olmazdı; ama şimdi günahları için özürleri yoktur.Bym był nie przyszedł, a nie mówił im, nie mieliby grzechu; lecz teraz nie mają wymówki z grzechu swego.
Eğer gelmemiş ve onlara söylememiş olsaydım, günahları olmazdı; ama şimdi günahları için özürleri yoktur.Ha nem jöttem volna és nem beszéltem volna nékik, nem volna bûnük: de most nincs mivel menteniök az õ bûnöket.
Eğer gelmemiş ve onlara söylememiş olsaydım, günahları olmazdı; ama şimdi günahları için özürleri yoktur.Kdybych byl nepřišel a nemluvil jim, hříchu by neměli; ale nyní výmluvy nemají z hříchu svého.
Eğer gelmemiş ve onlara söylememiş olsaydım, günahları olmazdı; ama şimdi günahları için özürleri yoktur.Keby som nebol prišiel, a nebol im hovoril, nemali by hriechu, ale teraz nemajú výhovorky zo svojho hriechu.
Eğer gelmemiş ve onlara söylememiş olsaydım, günahları olmazdı; ama şimdi günahları için özürleri yoktur.내가 와서 저희에게 말하지 아니하였더면 죄가 없었으려니와 지금은 그 죄를 핑계할 수 없느니라
Eğer gelmemiş ve onlara söylememiş olsaydım, günahları olmazdı; ama şimdi günahları için özürleri yoktur.Ko ne bi bil prišel in jim ne bi bil govoril, ne bi imeli greha; sedaj pa nimajo izgovora za greh svoj.
Eğer gelmemiş ve onlara söylememiş olsaydım, günahları olmazdı; ama şimdi günahları için özürleri yoktur.Se eu não viera e não lhes falara, não teriam pecado; agora, porém, não têm desculpa do seu pecado.
Eğer gelmemiş ve onlara söylememiş olsaydım, günahları olmazdı; ama şimdi günahları için özürleri yoktur.Si yo no hubiera venido ni les hubiera hablado, no tendrían pecado; pero ahora no tienen excusa por su pecado
Eğer gelmemiş ve onlara söylememiş olsaydım, günahları olmazdı; ama şimdi günahları için özürleri yoktur.Если бы Я не пришел и не говорил им, то не имели бы греха; а теперь не имеют извинения во грехе своем.
Eğer gelmemiş ve onlara söylememiş olsaydım, günahları olmazdı; ama şimdi günahları için özürleri yoktur.Коли б я не прийшов і не глаголав їм, гріха не мали б вони; тепер же вимовки не мають вони за гріх свій.
Eğer gelmemiş ve onlara söylememiş olsaydım, günahları olmazdı; ama şimdi günahları için özürleri yoktur.לולא באתי ודברתי אליהם לא היה בהם חטא ועתה לא יוכלון להתנצל על חטאתם׃
Eğer gelmemiş ve onlara söylememiş olsaydım, günahları olmazdı; ama şimdi günahları için özürleri yoktur.لو لم اكن قد جئت وكلمتهم لم تكن لهم خطية. واما الآن فليس لهم عذر في خطيتهم.
Eğer gelmemiş ve onlara söylememiş olsaydım, günahları olmazdı; ama şimdi günahları için özürleri yoktur.我 若 沒 有 來 教 訓 他 們 、 他 們 就 沒 有 罪 . 但 如 今 他 們 的 罪 無 可 推 諉 了
Eğer gelmemiş ve onlara söylememiş olsaydım, günahları olmazdı; ama şimdi günahları için özürleri yoktur.我 若沒 有 來教訓 他 們 、 他 們就沒 有罪 . 但 如今 他 們 的 罪無 可 推諉 了
Evet ama Ramone partiye gelmemişti. o halde martiniye zehiri koyan o olamaz. başka birisini tutmuş olabilir.Да, но Рамона не было у нас на вечеринке. Он не мог подсыпать яд в мартини Джейкоба. Он мог нанять кого-то.
Evet ama Ramone partiye gelmemişti. o halde martiniye zehiri koyan o olamaz. başka birisini tutmuş olabilir.マティーニに毒をもるのはできなかったから 誰かをやとったのよ だれか金欠で
Ev kül olmuştu. İtfaiye ya da herhangi bir yardım gelmemişti. Her şeyimiz tamamen yanmıştı.البيت احترق إلى نهايته حتى الأرض، لم يأتي إطفاء الحريق، لاشيء، وكنا قد احترقنا
Fakir bir aileden gelmemekle beraber, Subura olarak bilinen bölgede yaşamakta.משפחתו אינה ענייה, אך הוא חי באזור הידוע בשם סובורה,
Fakir bir aileden gelmemekle beraber, Subura olarak bilinen bölgede yaşamakta.وبالرغم من أنه ليس من عائلة فقيرة، إلا أنه يعيش في حي يسمى "Subura"
Geçici katedrali yeniden inşa etmek için gelmem istendi.Byl jsem požádán, abych přiletěl a znovu postavil katedrálu.
Geçici katedrali yeniden inşa etmek için gelmem istendi.Engem bíztak meg, hogy építsek egy átmeneti katedrálist.
Geçici katedrali yeniden inşa etmek için gelmem istendi.E pediram-me para vir, reconstruir a catedral temporária.
Geçici katedrali yeniden inşa etmek için gelmem istendi.Jag tillfrågades om att bygga en tillfällig katedral.
Geçici katedrali yeniden inşa etmek için gelmem istendi.저는 임시 대성당를 재건축해달라는 요청을 받았어요.
Geçici katedrali yeniden inşa etmek için gelmem istendi.Man bat mich, zu kommen und eine temporäre Kathedrale zu bauen.
Geçici katedrali yeniden inşa etmek için gelmem istendi.Mi è stato chiesto di ricostruire una cattedrale temporanea.
Geçici katedrali yeniden inşa etmek için gelmem istendi.Mij werd gevraagd om de tijdelijke kathedraal te herbouwen.
Geçici katedrali yeniden inşa etmek için gelmem istendi.Mi s-a propus să reconstruiesc o catedrală temporară.
Geçici katedrali yeniden inşa etmek için gelmem istendi.On m'a demandé de venir reconstruire une cathédrale provisoire.
Geçici katedrali yeniden inşa etmek için gelmem istendi.Poproszono mnie o zbudowanie tymczasowej katedry.
Geçici katedrali yeniden inşa etmek için gelmem istendi.Saya diminta datang untuk membangun kembali katedral sementara.
Geçici katedrali yeniden inşa etmek için gelmem istendi.Tôi đã được yêu cầu đến để xây dựng một nhà thờ tạm.
Geçici katedrali yeniden inşa etmek için gelmem istendi.Y me pidieron que fuéramos a reconstruir la Catedral temporal.
Geçici katedrali yeniden inşa etmek için gelmem istendi.Zavolali ma, aby som prišiel a postavil provizórnu katedrálu.
Geçici katedrali yeniden inşa etmek için gelmem istendi.Μου ζητήθηκε να πάω να να ξαναχτίσω τον προσωρινό καθεδρικό ναό.
Geçici katedrali yeniden inşa etmek için gelmem istendi.Аз бях помолен да дойда и да построя временна катедрала.
Geçici katedrali yeniden inşa etmek için gelmem istendi.Мене попросили приїхати та відбудувати тимчасовий собор.
Geçici katedrali yeniden inşa etmek için gelmem istendi.Меня снова попросили приехать и возвести временный собор.
Geçici katedrali yeniden inşa etmek için gelmem istendi.נתבקשתי לבוא ולבנות את הכנסיה הזמנית.
Geçici katedrali yeniden inşa etmek için gelmem istendi.وقد طلب مني إعادة بناء كاتدرائية مؤقتة.
Geçici katedrali yeniden inşa etmek için gelmem istendi.現在 大聖堂は 建設中です
-Geldiniz efendim! - Tebrikler! -Ne kadar yoğun olsam da gelmem gerekir değil mi !-Oh meneer u bent er! -gefeliciteerd.
Gelmemi istersen beni ara.D'accord. Appelle-moi si tu veux que je vienne.
Gelmemi istersen beni ara.Să mă suni dacă vrei să vin.
Gelmemi istersen beni ara.- Sí, seguro. - ¿De acuerdo?
Gelmemi istersen beni ara. - Tabii, ararım.Bel me als je wilt dat ik kom.
Gelmemi istersen beni ara.اتصل بي إذاأردتني أن آتي