Aynı zamanda hep kış olmasına rağmen Noel Bayramı hiçbir zaman gelmemektedir.Például az összes téli hónapban, sőt még márciusban is, nem feltétlen csak karácsonykor.
Ancak BBC'den bunun hakkında bir açıklama gelmemiştir.Semmi nyomát nem találtam a BBC-ben a felszabadulás előtt.
Karışımın alkol haline gelmemesine dikkat ediniz.Az alkoholista társadalmi beilleszkedésre alkalmatlanná válik, egyetlen vigasza az alkohol marad.
Yakın koruması Ward Hill Lamon o gün Lincoln istemediği için oyuna gelmemişti.Lincoln állandó testőre, Ward Hill Lamon nélkül érkezett meg a színházba.
Bunları toplamak için üzerine gelmemiz yeterli.Ezután már csak be kell gyűjteni őket.
Ama halâ sinemada çıkış yapacağı filmler gelmemişti.Teljesen bizonytalan, hogy bármelyik filmben megjelent volna.
Klein ile Freud’un ayrıldığı temel noktalar bilinmekle beraber asla kesin bir ret olarak gündeme gelmemiştir.Crispus és Fausta valódi viszonyára, az események okaira valószínűleg már sosem derül fény.
Görevi teslim edeceği yeni şerif henüz kasabaya gelmemiştir.A kormány seregei eddig azonban még nem léptek be a város területére.
Kimse gelmemiştir.Kumpaakaan ei tullut.
Top atıcı antrenmana gelmemiştir ve bunun üzerine Peter onun yerini doldurur.Hän edustaa Lahden Ampumaseuraa ja häntä valmentaa Peeter Päkk.
BU oyuna kimse gelmemeli.Ei esiinny pelissä.
Ayten, gelmemesi için uyarır.Hannes soittaa sitten ilmoittaakseen ettei tule enää paikalle.
2016 yarışmasına katılması mümkün olarak gözükse de henüz resmi bir açıklama gelmemiştir.Virallisiin kilpailuihin Vanne ei ole osallistunut vuoden 206 jälkeen.
Karışımın alkol haline gelmemesine dikkat ediniz.Alkoholinkäyttö ei vaikuta sen syntyyn.
Köyde henüz aktif hale gelmemiş olan Süt toplama Merkezi vardır.Kylän läheltä on löydetty keskiaikaisia kumpuhautaryhmiä, jotka eivät ole säilyneet.
Rossiya, Rusların ülkesi manasına gelmemektedir.Linter ei ole Venäjän federaation kansalainen.
BU oyuna kimse gelmemeli.Δεν πρέπει να λείψη κανείς από αυτόν τον αγώνα.
Kimse gelmemiştir.Κανένα δεν εμφανίστηκε.
Daha Davos'a gelmem.Ποτέ δεν έφευγε από τον Όλυμπο.
Seninle gelmem gerekiyor mu?Πρέπει να έρθω μαζί σου;
Karışımın alkol haline gelmemesine dikkat ediniz.Dette ubehag skal afskrække fra at drikke alkohol.
İnsan ya da insandışı olsun hiçbir hayvana zarar gelmemesi için gereken bütün önlemleri almak.Tag alle forholdsregler for at undgå at skade ethvert menneske eller ikke-menneske.
Ancak bu, Pete Weber ve Conrad Ecklie rollerinin bağlantılı olduğu anlamına gelmemektedir.Det er dog ikke første gang, at Billy Corgan staver titlerne anderledes/forkert.
Bir araya gelmemize ve radikal değişiklik talebimize destek olun" denildi.Kom og hjelp oss, så ordner vi dette.»
Karışımın alkol haline gelmemesine dikkat ediniz.Det er her viktig at munnvannet ikke inneholder alkohol.
Ancak bu mesafenin kısa olması ulaşım süresinin de kısa olması anlamına gelmemektedir.Her er det viktig at behandlingen ikke er for kortvarig.
Joyce, eğer evi terk ederse bir daha asla geri gelmemesini söylemiştir kızına.Whitey forteller at dersom hun reiser nå, kommer hun aldri til å få Van tilbake.
Bunlara karşın dava hiç yargıevine kadar gelmemiştir.Til sist havnet saken aldri i retten.
Tilki ile karşı karşıya gelmemiştir.Tak ada yang salah dengan seekor Gagak.
İnançsızlık denilince akla hemen ateizm gelmemelidir.Kalau amanah itu tidak dilaksanakan, maka roh Nai Manggale tidak akan diperkenankan tinggal di alam baka.
Nkoloso'nun uzay programı UNESCO'dan hibe gelmemesi nedeniyle gerçekleşemedi.Program antariksa Nkoloso tidak pernah terwujud, terutama dikarenakan tidak adanya kucuran dana dari UNESCO.
Böylece Dünya'ya bir daha Peri Dünyasına gelmemek üzere gönderilirler.Karena itu mereka tidak akan kembali ke dunia Narnia.
Ama Türkiye'ye gelip gelmemesi bilinmiyor.Không chắc chắc nó có hiện diện ở Uruguay hay không.
Bunları toplamak için üzerine gelmemiz yeterli.これを集めていくのが醍醐味である。
Kimse gelmemiştir.だれも出なかった。
Ancak bu, seyahatnâmelerin yüzde yüz doğru olacağı anlamına gelmemektedir.アレハ首(し)じゃない百人一首(ひやくにんしゆ)じゃはいな。
Karışımın alkol haline gelmemesine dikkat ediniz.水には溶けず、アルコールには溶ける。
Başlangıçta iddialara inanmayan Kanuni kendisine bu tür şeyler ile gelmemelerini ister.この理念を最初から追求しないような制定法は、無効とされねばならない。
Gerçekten şehri koruyanların çoğu Araptı ve onlara destek gelmemekteydi.管理GI馬の多くも武によって勝利に導かれた。
Amerika'dan para gelmemektedir.アメリカ生まれではない。
İnternet hizmeti henüz gelmemiştir.オンラインサービスは既に終了している。
Daha Davos'a gelmem.ダブルスには1度も出場していない。
Ama Türkiye'ye gelip gelmemesi bilinmiyor.どのようにして日本にやってきたかは不明。
Mahallenin [[içme suyu şebekesi olmakla birlikte yeterli gelmemektedir. ve kanalizasyon şebekesi yoktur.この骨を水や火に投じ、未来永劫に禍根を絶たれることを願ってやみません。
Dışlanmışlığını değiştirmek için elinden pek bir şey gelmemekte, kendisini güçsüz hissetmektedir.これに伴い属性まで変化させるため攻守に長けており、弱点らしい弱点が存在しない。
Bazı zorluklardan sonra, Cordelia'nın "Buffy'nin Sunnydale'e hiç gelmemiş olması" dileğini yerine getirir.「バフィーなんかいなくなればいい」というコーディリアの願いを真に受け、バフィーが来なかったサニーデールを創りあげてしまう。
Buraya hiç gelmemeliydin." der ve Soap onu ve kendini aşağı atar.我はこれには預からぬ」と嘆き、毒薬を飲んで自殺したという。
Aklına yapacak bir şey gelmemişti.しかし、想いを伝えることはなかった。
Kırım Hani güçlerinin sefere gelmemeleri de buna katkı yapmıştır.既然參與同謀,即使不參加實質的兵變,勢難免罪。
Bunları toplamak için üzerine gelmemiz yeterli.我需要做的只是把它们结合在一起。
Kimse gelmemiştir.最后谁也没来。
İnternet hizmeti henüz gelmemiştir.现在在线服务已停止。
Billy Cruz'un bu kadar vakit gelmemesinden endişelenmiştir ve aranmaya koyulmuşlardır.布魯斯·迪金森更是不堪負荷,曾揚言再不結束巡迴就要退出。
İşkodra beyinden ise bir yardım gelmemiştir.그러나 응후의 근심으로부터 자신을 구하지는 못했다."라 하였다.
Aklına yapacak bir şey gelmemişti.그걸 내놓을 생각은 전혀 하고 있지 않았다.
BU oyuna kimse gelmemeli.하지만 이 행렬에는 아무나 낄 수가 없다.
Fakat bu sabah Margo okula gelmemiştir, üstelik ertesi günler de gelmez.그리고 다음 날, 미즈호는 학교와 연습에 모습을 비추지 않고, 그 후로도 더 이상 모습을 보이지 않는다.
(Nergis henüz gelmemiş.)(하지만 노예제는 여전히 남아있었다.)
İşeme ihtiyacına karşı gelmemek.논쟁할 필요를 느끼지 않습니다.
Kırım Hani güçlerinin sefere gelmemeleri de buna katkı yapmıştır.그 대신, 동군이 승리했을 때 영지를 그대로 안도받게 해 달라」고 교섭하고 있었다.