Bunları toplamak için üzerine gelmemiz yeterli.Para isso só é preciso pular sobre ele.
Kimse gelmemiştir.Mas não apareceu ninguém.
İnsan ya da insandışı olsun hiçbir hayvana zarar gelmemesi için gereken bütün önlemleri almak.Tomar todas as precauções necessárias para não causar danos a animais humanos e não-humanos.
İşkodra beyinden ise bir yardım gelmemiştir.Phala bood hem echter geen hulp.
Bu noktaya gelmemek için yapacağınız şey arada bir beklenmedik biçimde davranmaktır.Iemand die geen uitweg ziet kan soms onvoorzien handelen.
Ama Türkiye'ye gelip gelmemesi bilinmiyor.Bovendien is niet bekend of hij uit Griekenland komt.
Karışımın alkol haline gelmemesine dikkat ediniz.Geheelonthouding is het afzien van het gebruik van alcohol.
Buradaki sıfır terimi, derecenin sıfır olduğu anlamına gelmemektedir.Dit betekent dat het zwartpercentage geen directe aanwijzing is van de intensiteit.
12 AB ülkesinden hiç oy gelmemiştir.Hij werd vanop de twaalfde plaats niet verkozen.
Roma Statüsü'nü imzalamak onaylamak anlamına gelmemektedir.De ondertekening van het Verdrag van Rome kon evenwel niet worden uitgesteld.
Erişim tarihi: 5 Aralık 2015. ^ "Hande Yener ve Serdar Ortaç bir araya böyle gelmemeliydi!".Over 5 december zei hij eens: "Op 5 december ben ik overal en nergens, de dag erna alleen nog maar nergens."
Kesin o hâlâ gelmemiştir, değil mi?Hij is nog niet aangekomen zeker?
1892'de Oscar Bauman'ın Ngorongoro Kraterini ziyaretine kadar buraya hiçbir Avrupalı gelmemiştir.Żaden znany Europejczyk nie postawił stopy w kraterze Ngorongoro do 1892, kiedy dotarł tam Oscar Baumann.
Fakat, bu bizim atalarımızın İsrailoğulları veya Yahudi olduğu anlamına gelmemektedir".Zbierzcie się i słuchajcie, synowie Jakuba, słuchajcie Izraela, ojca waszego!”
İşeme ihtiyacına karşı gelmemek.Nie żałuję mojego czynu.
Kimse gelmemiştir.Nikt mi nie przybył.
Kırım Hani güçlerinin sefere gelmemeleri de buna katkı yapmıştır.Kiedy nie znalazł wśród sąsiadów właściciela, uznał go za przybłędę.
Makarov, Yuri'yi kişisel olarak tanıdığını ifşa eder ve buraya hiç gelmemeliydin der.Makarow wyjawia, że osobiście zna Jurija, mówiąc o nim jako byłym „przyjacielu”.
Ama halâ sinemada çıkış yapacağı filmler gelmemişti.Nawet nie chciałabym pójść na niego do kina.
Daha Davos'a gelmem.Nie pojedzie do Valladolid.
Fakat 2 lordda bahane bulup gelmemişti.Oba herby się jednak nie przyjęły.
Ancak harita günümüze kadar gelmemiştir.När kartan inte längre stämmer.
Daha Davos'a gelmem.De kom inte in på Todai.
Küresel Yönetişim dünya hükümeti anlamına gelmemektedir.Svar: Man struntar i delstatsmästerskapen.
Çayırlı Oğulları buraya hiç gelmemişlerdir.Landshövdingehusen fanns aldrig här.
Ancak Sovyet tankları Avrupada Nato muadilleriyle hiçbir zaman karşı karşıya gelmemişlerdir.Inga amerikanska euromissiler bör baseras i Europa för att motverka den sovjetiska SS 20-uppbyggnaden.
Tekrar bir araya gelmemizin böylesine muhteşem bir şey olabileceğini kim tahmin edebilirdi ki?Det torde vara osannolikt att något liknande skulle inträffa igen.
1970'li yıllara kadar önemli bir çatışma meydana gelmemiştir.Någon större flyktinginvandring inträffade inte förrän på 1970-talet.
Asil Yol kavramı, Budizm’de aşamalardan oluşan doğrusal bir yol anlamına gelmemektedir.God karma är i sig själv inte tillräckligt för att nå den buddhistiska vägens slutmål.
Aynı zamanda hep kış olmasına rağmen Noel Bayramı hiçbir zaman gelmemektedir.I landet är det sedan lång tid tillbaka ständigt vinter, men aldrig jul.
Karışımın alkol haline gelmemesine dikkat ediniz.Under flygning får alkoholförtäring inte äga rum.
Ancak BBC'den bunun hakkında bir açıklama gelmemiştir.BBC з цього приводу не надали коментарів.
1970'li yıllara kadar önemli bir çatışma meydana gelmemiştir.Втім тут не здійснювалися яки-небудь розкопки до 1970 року.
Confluence (Fonksiyonel bir DTD fakat devamı gelmemiştir.)Тим самим Tropfen («крапля») стає , а не .
Avşara gelmemek : Memeli hayvanın sağımı güç olmak (Kars ve çevresi).Вона стає йому у пригоді, коли треба боронитись від якоїсь великої тварини (їжак, лисиця).
Kimse gelmemiştir.Проте ніхто не прийшов.
Köy halkı aynı kökenden gelmemektedir.Мешканці села не були однакові за своїм майновим станом.
Karışımın alkol haline gelmemesine dikkat ediniz.Відомий своє бережливістю, не вживав алкоголь.
Fakat Yvonne de Quiévrecourt, gelmemişti.Не був родичем Корнеліса де Воса.
İnsan ya da insandışı olsun hiçbir hayvana zarar gelmemesi için gereken bütün önlemleri almak.Уживати всіх можливих запобіжних заходів, щоб не заподіяти шкоди людям і тваринам.
O benim gelmemi istedi.Вона хотіла, щоб я прийшов.
Tom yarın geri gelmemi istedi.Том попросив мене повернутися завтра.
Annem bana kendime gelmemi söyledi.Моя мати попросила мене поводитися добре.
BU oyuna kimse gelmemeli.Nikdo nemůže nehrát Hru.
Fakat bu sabah Margo okula gelmemiştir, üstelik ertesi günler de gelmez.Další den se však Margo neukáže ve škole a po pár dnech je prohlášena za ztracenou.
Karışımın alkol haline gelmemesine dikkat ediniz.Pokřtěno bylo nevábnou alkoholovou směsicí.
12 AB ülkesinden hiç oy gelmemiştir.Zvolen ale z 12. místa nebyl.
1970'li yıllara kadar önemli bir çatışma meydana gelmemiştir.O čem se 70 let příliš nemluvilo .
Ancak bu çalışmalar henüz (Temmuz 2010) kitap hâline gelmemiştir.Technické podrobnosti o tomto výrobku nebyly dosud (v roce 2010) zveřejněny.
Daha Davos'a gelmem.Joon v Praze nebude.
Ancak mizantropi denince akla yalnızca katletme eylemi gelmemelidir.Je důležité podotknout, že by se takové akce neprovedly pouze s využitím myši.
Ben Amerikalıyım ve o Britanyalı ve sürekli Amerika'ya gelmem gerekiyor.Sunt americană, iar el este englez, eu trebuie să vin în America mereu.
Aklına yapacak bir şey gelmemişti.N-avea pentru ce să se îngrijoreze.
Daha Davos'a gelmem.Niciodată nu a vizitat Hanovra.
Ancak bu mesafenin kısa olması ulaşım süresinin de kısa olması anlamına gelmemektedir.Se dorește deci ca durata conversiei să nu fie mai scurtă decât durata transmiterii datelor.
Amerika'dan para gelmemektedir.În SUA nu există TVA.
Ona gelmemesini söylememe rağmen geldi.Cu toate că i-am spus să nu vină, a venit.
2006'da henüz "yeni Nokia" haline gelmemiş olmasına rağmen hala umut verici olarak kabul edilmişti.2006-ban még mindig ígéretesnek tartották, de egyelőre nem lett belőle "az új Nokia".
Ancak bu mesafenin kısa olması ulaşım süresinin de kısa olması anlamına gelmemektedir.Ez a tulajdonság nem jelenti azt, hogy a projekt átfutási ideje rövid.
Bundan sonra 1812'ye kadar bu arazilere beyaz göçmenler gelmemişlerdir.A területre egészen az 1800-as évekig nem jutottak el a fehérek.