Panama rahibi tarafından lanetlenen hiç bir isim verilmeyen bu adalara kimse gelmediBlestemată de episcopul de Panama, fără niciun nume, nimeni nu s-a apropiat.
Panama rahibi tarafından lanetlenen hiç bir isim verilmeyen bu adalara kimse gelmediK zemi beze jména, prokleté biskupem z Panamy, se nikdo nepřiblížil.
Panama rahibi tarafından lanetlenen hiç bir isim verilmeyen bu adalara kimse gelmediΚαταραμένα από τον Επίσκοπο του Παναμά, χωρίς όνομα... ...κανείς δεν τα πλησίαζε.
Panama rahibi tarafından lanetlenen hiç bir isim verilmeyen bu adalara kimse gelmediПосле наложения на эти земли проклятия епископом Панамы, лишь немногие отваживались приплывать сюда.
Panama rahibi tarafından lanetlenen hiç bir isim verilmeyen bu adalara kimse gelmedi,מקולל בפי בישוף פנמה .ללא שם, ומבלי שאף אחד בא לכאן
Panama rahibi tarafından lanetlenen hiç bir isim verilmeyen bu adalara kimse gelmediلعن من قبل أسقف بنما لم يعطى أي اسم لا أحد إقترب
Paranýn peţine gelmedin mi koţa koţa? Ha?Не дойде ли да си търсиш парите?
Paranýn peţine gelmedin mi koţa koţa?Να πάρει!
Petrolü için gelmedik.Es geht hier nicht ums Öl.
Petrolü için gelmedik. Jon Baril:-מאת יוצרי "ערפל המלחמה" זוכה האוסקר-
Petrolü için gelmedik.Nie jesteśmy tam dla ropy.
Petrolü için gelmedik.No estamos allí por el petróleo.
Petrolü için gelmedik.Nu suntem aici pentru petrol.
Petrolü için gelmedik.On est pas là pour le pétrole.
Petrolü için gelmedik.We zijn daar niet voor de olie.
Petrolü için gelmedik.Мы тут не ради нефти.
Petrolü için gelmedik.Не сме там заради петрола.
Prenses henüz gelmedi... ...neden bu kadar meşgulsün?A hercegnő itt sincs, miért vagy ilyen elfoglalt?
Prenses henüz gelmedi... ...neden bu kadar meşgulsün?La princesse n'est même pas là, pourquoi êtes-vous aussi occupée ?
Prenses henüz gelmedi... ...neden bu kadar meşgulsün?Τι σε κρατάει τόσο απασχολημένη όταν η Πριγκίπισσα δεν είναι εδώ;
Prenses henüz gelmedi... ...neden bu kadar meşgulsün?ما الذي يشغلك والاميرة غير موجودة؟
Sanırım benimle çay içmeye gelmedin. Beni ne zamandır bekliyorsun?لم تأتي لتشربي معي القهوة, متى ستخبرينني بسبب مجيئك؟
Sanırım benimle çay içmeye gelmedin.Biztos nem azért jött, hogy velem teázzon.
Sanırım benimle çay içmeye gelmedin.Δεν ήρθες να με δεις για να πιούμε τσάι.
Sanırım buraya daha önce hiç gelmedim.Am reuşit să intru doar spunându-ţi numele, poţi să crezi asta?
Sanırım buraya daha önce hiç gelmedim.Ik denk niet dat ik hier al geweest ben.
Sanırım buraya daha önce hiç gelmedim.Je ne pense pas être jamais venue ici.
Sanırım buraya daha önce hiç gelmedim.Nem hiszem, hogy jártam már itt.
Sanırım buraya daha önce hiç gelmedim.- Unos cuantos del ministerio viven aquí. Creo que no había venido nunca.
Sanırım buraya daha önce hiç gelmedim.Я думаю, я никогда не была здесь раньше.
Sanırım buraya daha önce hiç gelmedim..אני לא חושבת שהייתי כאן קודם
Sanırım buraya daha önce hiç gelmedim.استطعت الصعود فقط بمجرد فقط ذكر اسمك، هل تصدق ذلك؟
Seni durdurmaya gelmedim.Aku tidak datang kemari untuk menghentikanmu.
Seni durdurmaya gelmedim.Ich bin nicht her gekommen um dich zu stoppen.
Seni durdurmaya gelmedim.Ik ben hier niet gekomen om je te stoppen.
Seni durdurmaya gelmedim.Jag kom inte hit för att stoppa dig.
Seni durdurmaya gelmedim.Je ne suis pas venu t'arrêter.
Seni durdurmaya gelmedim.Nie przyszedłem, żeby cię zatrzymywać.
Seni durdurmaya gelmedim.Non sono qui per fermarti.
Seni durdurmaya gelmedim.Nu am venit aici sa te opresc.
Seni durdurmaya gelmedim. Seni yolcu etmeye geldim.لم أتيت هنا لتوقيفك . أتيت هنا لرويتك ترحلين
Seni durdurmaya gelmedim. Seni yolcu etmeye geldim.ちょっと渋滞で遅れたんだ
Seni durdurmaya gelmedim.Tôi không đến đây để cản cô.
Seni durdurmaya gelmedim.Δεν ήρθα εδώ για να σε σταματήσω.
Seni durdurmaya gelmedim.Я пришел не для того, чтоб тебя остановить.
Seni görmeye gelmedim ki.Nem azért jöttem, hogy veled találkozzak.
Seni görmeye gelmedim ki.Δεν ήρθα να σε δω.
Seni görmeye gelmedim ki.انا لم اتي هنا لرؤيتك
Seni korumak için başka bir yol aklıma gelmedi.Az volt az egyetlen mód, ami eszembe jutott, hogy megvédjem.
Seni korumak için başka bir yol aklıma gelmedi.Tout à l'heure, c'était le seul moyen que j'ai trouvé pour te protéger.
Seni korumak için başka bir yol aklıma gelmedi.Δεν μπορούσα να σκεφτώ καμία άλλη λύση για να σε προστατέψω εκείνη την στιγμή.
Seni korumak için başka bir yol aklıma gelmedi.لم اجد وسيلة اخرى لحمايتك غير هذه
Seni mahkum etmeye gelmedim.Ik ben hier niet om jou te veroordelen
Seni mahkum etmeye gelmedim.Je ne suis pas là pour te condamner.
Seni mahkum etmeye gelmedim.Nejsem tady, abych tě odsoudil.
Seni mahkum etmeye gelmedim.Saya datang bukan untuk menghukum Anda.
Seni mahkum etmeye gelmedim.Und ich bin nicht hier um Dich zu verurteilen.
Senin kendisi yüzünden eve gelmediğini düşünüyor olabilir.Aus ihrer Sicht wird sie sicherlich denken, dass sie der Grund ist, wieso du nicht nach Hause kommst.
Senin kendisi yüzünden eve gelmediğini düşünüyor olabilir. Biraz da onunla ilgilen. Hm?Vanaf haar perspectief denkt ze misschien dat zij de reden is waarom jij niet thuis zal komen.
Senin kendisi yüzünden eve gelmediğini düşünüyor olabilir.Dal suo punto di vista lei potrebbe pensare che è per colpa sua che tu non vuoi venire a casa.