İsa, ‹‹Anne, benden ne istiyorsun? Benim saatim daha gelmedi›› dedi.Yesus menjawab, "Ibu, jangan menyuruh Aku. Belum sampai waktunya Aku menyatakan diri.
İsa, ‹‹Anne, benden ne istiyorsun? Benim saatim daha gelmedi›› dedi.Λεγει προς αυτην ο Ιησους Τι ειναι μεταξυ εμου και σου, γυναι; δεν ηλθεν ετι η ωρα μου.
İsa, ‹‹Anne, benden ne istiyorsun? Benim saatim daha gelmedi›› dedi.Иисус говорит Ей: что Мне и Тебе, Жено? еще не пришел час Мой.
İsa, ‹‹Anne, benden ne istiyorsun? Benim saatim daha gelmedi›› dedi.Майка Му казва на слугите: Каквото ви рече, сторете.
İsa, ‹‹Anne, benden ne istiyorsun? Benim saatim daha gelmedi›› dedi.Рече їй Ісус: Що менї й тобі, жено? ще не прийшла година моя.
İsa, ‹‹Anne, benden ne istiyorsun? Benim saatim daha gelmedi›› dedi.ויאמר אליה ישוע מה לי ולך אשה עתי עדין לא באה׃
İsa, ‹‹Anne, benden ne istiyorsun? Benim saatim daha gelmedi›› dedi.قال لها يسوع ما لي ولك يا امرأة. لم تأت ساعتي بعد.
İsa, ‹‹Anne, benden ne istiyorsun? Benim saatim daha gelmedi›› dedi.耶 穌 說 、 母 親 、 〔 原 文 作 婦 人 〕 我 與 你 有 甚 麼 相 干 . 我 的 時 候 還 沒 有 到
İsa, ‹‹Anne, benden ne istiyorsun? Benim saatim daha gelmedi›› dedi.耶穌說 、 母親 、 〔 原文 作 婦人 〕 我 與 你 有 甚 麼 相干 . 我 的 時候還沒 有 到
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur."Belum waktunya buat Aku," kata Yesus kepada mereka, "tetapi untuk kalian, setiap waktu bisa
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.Då sade Jesus till dem: »Min tid är ännu icke kommen, men för eder är tiden alltid läglig.
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.Da siger Jesus til dem: "Min Tid er endnu ikke kommen; men eders Tid er stedse for Hånden.
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.Da spricht Jesus zu ihnen: Meine Zeit ist noch nicht hier; eure Zeit aber ist allewege.
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.Disse-lhes, então, Jesus: Ainda não é chegado o meu tempo; mas o vosso tempo sempre está presente.
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.Ðức Chúa Jêsus phán cùng anh em rằng: Thì giờ ta chưa đến; còn về các ngươi, thì giờ được tiện luôn luôn.
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.Ðức_Chúa_Jêsus phán cùng anh_em rằng : Thì_giờ ta chưa đến ; còn về các ngươi , thì_giờ được tiện luôn_luôn .
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.Entonces Jesús les dijo: --Mi tiempo no ha llegado todavía, pero vuestro tiempo siempre está a la mano
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.Gesù allora disse loro: «Il mio tempo non è ancora venuto, il vostro invece è sempre pronto
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.I dí jim Ježíš: Čas můj ještě nepřišel, ale čas váš vždycky jest hotov.
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.I rzekł im Jezus: Czas mój jeszcze nie przyszedł; ale czas wasz zawsze jest w pogotowiu.
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.Isus le -a zis: ,,Vremea Mea n'a sosit încă, dar vouă vremea totdeauna vă este prielnică.
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.Jésus leur dit: Mon temps n`est pas encore venu, mais votre temps est toujours prêt.
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.Jesus sier til dem: Min tid er ennu ikke kommet; men eders tid er alltid forhånden.
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.Jezus antwoordde hun: "Het is mijn tijd nog niet. Jullie kunnen gaan wanneer je wilt,
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.예수께서 가라사대 내 때는 아직 이르지 아니 하였거니와 너희 때는 늘 준비되어 있느니라
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.Monda azért nékik Jézus: Az én idõm még nincs itt; a ti idõtök pedig mindig készen van.
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.Niin Jeesus sanoi heille: "Minun aikani ei ole vielä tullut; mutta teille aika on aina sovelias.
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.Reče jim torej Jezus: Moj čas še ni prišel; vaš čas pa je vsekdar prikladen.
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.Vtedy im povedal Ježiš: Môj čas nie je ešte tu, ale váš čas je vždycky hotový.
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.На это Иисус сказал им: Мое время еще не настало, а для вас всегда время.
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.Отговориха Му: Исуса Назарянина. Исус им каза: Аз съм. С тях стоеше и Юда, който Го предаваше.
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.Рече тодї їм Ісус: Пора моя ще не прийшла; ваша ж пора всякого часу готова.
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.ויאמר אליהם ישוע עתי לא באה עד עתה ועתכם תמיד נכונה׃
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.فقال لهم يسوع ان وقتي لم يحضر بعد. واما وقتكم ففي كل حين حاضر.
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.耶 穌 就 對 他 們 說 、 我 的 時 候 還 沒 有 到 . 你 們 的 時 候 常 是 方 便 的
İsa onlara, ‹‹Benim zamanım daha gelmedi›› dedi, ‹‹Oysa sizin için zaman hep uygundur.耶穌就對 他 們說 、 我的時候還沒 有 到 . 你 們的時候 常 是 方便 的
İşe gelmedi ama ülkeden çıktı öyle mi?Nem a munkát hagyta ott, hanem az országot?
İşe gelmedi ama ülkeden çıktı öyle mi?Δεν έφυγε για δουλειά, αλλά έφυγε από την χώρα;
İşe gelmedi ama ülkeden çıktı öyle mi?هو ليس في العمل. لكن غادر البلاد؟
-Işıklar gelmedi mi daha?- Ainda não há luz?
-Işıklar gelmedi mi daha?- ¿Aún no ha vuelto la luz?
-Işıklar gelmedi mi daha?-Eivätkö valot syty?
-Işıklar gelmedi mi daha?- Er lyset tændt?
-Işıklar gelmedi mi daha?-Har vi ström igen?
-Işıklar gelmedi mi daha?- La luce non è ancora tornata?
-Işıklar gelmedi mi daha?- Światła jeszcze nie ma?
-Işıklar gelmedi mi daha?- Света ещё нет?
İşte böyle. Umarım, size çok uzun gelmedi.No creo que fue muy doloroso.
İyi tatiller!! Arkadaşlar, daha cadılar bayramı bile gelmedi.Счастливых праздников!
İzinsiz geldiğim için suçluyum ama... ...ben buraya oynamaya gelmedim.Elnézést kérek, amiért elmentem. De nem szórakozni jöttem.
İzinsiz geldiğim için suçluyum ama... ...ben buraya oynamaya gelmedim.Je suis désolée d'être sortie. Mais je ne suis pas venue pour m'amuser.
İzinsiz geldiğim için suçluyum ama... ...ben buraya oynamaya gelmedim.Mi dispiace di essermene andata. Ma non sono qui per giocare.
İzinsiz geldiğim için suçluyum ama... ...ben buraya oynamaya gelmedim.Rời khỏi phòng, là lỗi của tôi. Nhưng không phải tôi tới để chơi.
JA: Aslında hayır, demek istediğim, henüz wikileaks karşıtına denk gelmedim.Vreau să spun că nu aveam, încă, niciun disident WikiLeaks.
Ji Hoo yok diye simdi benimi rahtsiz ediyorsunuz? Dogru, neden hala gelmedi?Ji Hoo nincs itt, szóval most rajtam szórakoztok, ugye? tényleg, miért nincs itt?
Jimenez, burayı kan gölüne çevirmek için gelmedim.Jimenez, não viemos para um banho de sangue.
Jimenez, burayı kan gölüne çevirmek için gelmedim.Nie rozumiem cię. - Musimy być bezwzględni. - Jesteśmy tu po Markudiego.
Jimenez, burayı kan gölüne çevirmek için gelmedim.Хименес, не дойдох тук да проливаме кръв.
Kaybolmalarına hiç bir tepki gelmedi, hiç kimse bundan sorumlu tutulmadı.Aucune réponse n'a été apportée à ces disparitions, et pas une personne n'a eu à rendre des comptes.
Kaybolmalarına hiç bir tepki gelmedi, hiç kimse bundan sorumlu tutulmadı.Er is geen reactie geweest op de verdwijning. Niet één mens is verantwoordelijk gesteld.