"Ben havale gelmedi söyledim." Gerçekten "Havale" Mrs. Hall dedi."Ich habe dir gesagt, meine Überweisung ist nicht gekommen." "Überweisung in der Tat", sagte Mrs. Hall.
"Ben havale gelmedi söyledim." Gerçekten "Havale" Mrs. Hall dedi."Ik heb je gezegd mijn overschrijving is niet gekomen." "Remise inderdaad!" Zei mevrouw Hall.
"Ben havale gelmedi söyledim." Gerçekten "Havale" Mrs. Hall dedi."Jag har sagt dig min penningöverföringar har inte kommit." "Remittance verkligen!" Sade Mrs Hall.
"Ben havale gelmedi söyledim." Gerçekten "Havale" Mrs. Hall dedi."Jaz sem vam povedal moje nakazilo ni prišel." "Nakazilih res!" Je rekla gospa Hall.
"Ben havale gelmedi söyledim." Gerçekten "Havale" Mrs. Hall dedi."Je vous ai dit que mon versement ne vient pas." "Remise en effet!", A déclaré Mme Hall.
"Ben havale gelmedi söyledim." Gerçekten "Havale" Mrs. Hall dedi."나는 내 송금이 오지 않았다 말씀 드 렸 잖아요."실제로 "송금"부인은 홀 고 말했다.
"Ben havale gelmedi söyledim." Gerçekten "Havale" Mrs. Hall dedi."Olen kertonut teille rahalähetys ei ole tullut." "Remittance tosiaan!", Sanoi rouva Hall.
"Ben havale gelmedi söyledim." Gerçekten "Havale" Mrs. Hall dedi."Povedal som vám moje prevod neprišla." "Úhrada naozaj," povedala pani Hall.
"Ben havale gelmedi söyledim." Gerçekten "Havale" Mrs. Hall dedi."Řekl jsem vám moje převod nepřišla." "Úhrada opravdu," řekla paní Hall.
"Ben havale gelmedi söyledim." Gerçekten "Havale" Mrs. Hall dedi."Ti ho detto ai miei di rimessa non è venuto." "Rimesse in effetti!" Disse la signora Hall.
"Ben havale gelmedi söyledim." Gerçekten "Havale" Mrs. Hall dedi."Tôi đã nói với bạn chuyển tiền của tôi đã không đến." "Chuyển tiền thực sự" bà Hội trường.
"Ben havale gelmedi söyledim." Gerçekten "Havale" Mrs. Hall dedi."Σας έχω πει έμβασμα μου δεν έχει έρθει." "Εμβασμάτων πράγματι!", Δήλωσε ο κ. Hall.
"Ben havale gelmedi söyledim." Gerçekten "Havale" Mrs. Hall dedi."Вече ви казах, за парични преводи не ми е дошъл." "Внасяне наистина!", Каза г-жа Hall.
"Ben havale gelmedi söyledim." Gerçekten "Havale" Mrs. Hall dedi.وقال "لقد قلت لك التحويلات بلادي لن يأتي." "التحويلات حقا!" وقالت السيدة القاعة.
"Ben havale gelmedi söyledim." Gerçekten "Havale" Mrs. Hall dedi."それでも、私はあえて私のポケットの中に - "
"Ben havale gelmedi söyledim." Gerçekten "Havale" Mrs."Le he dicho a mis remesas no ha llegado". "Remesas de verdad!", Dijo la señora Hall.
"Ben havale gelmedi söyledim." Gerçekten "Havale" Mrs."Már mondtam neked átutalási nem jött." "Átutalási valóban!" Mondta Mrs.
"Ben havale gelmedi söyledim." Gerçekten "Havale" Mrs."Powiedziałem wam moje pieniężnych nie nadeszła". "Przelew rzeczywiście!" Powiedziała pani Hall.
"Ben havale gelmedi söyledim." Gerçekten "Havale" Mrs."Saya sudah bilang pengiriman uang saya belum datang." "Remitansi memang" kata!
"Ben havale gelmedi söyledim." Gerçekten "Havale" Mrs."Ţi-am spus de remitenţe meu nu a venit." "De remitenţe, într-adevăr", a spus!
"Ben havale gelmedi söyledim." Gerçekten "Havale" Mrs."Я вже говорив тобі мій переклад ще не прийшов". "Грошові перекази справді!", Сказала місіс Гол.
"Ben havale gelmedi söyledim." Gerçekten "Havale" Mrs."Я уже говорил тебе мой перевод еще не пришло". "Денежные переводы в самом деле!", Сказала миссис Холл.
Biliyordum... Sonuçlar henüz gelmedi. Çalışabilir ve Seung Jo ile birlikte gidebilirsin.난 그럴-
Bir buzlu çay. Tekrar zaman mı öldürmek istiyorsun? Bugün, buraya seni görmek için gelmedim.lodową herbate chcesz tym znowu zabić czas? dzisiaj, nie przyszłam ciebie zobaczyć jestem tutaj w innym celu
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Así que una noche estaba caminando alrededor del establo con una antorcha y ese día los leones no vinieron.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Così una sera, stavo passeggiando nella stalla con una torcia, e quel giorno, i leoni non sono venuti.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Egyik éjjel fáklyával a kezemben körbejártam a marhaistállót, és aznap az oroszlánok nem jöttek.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Então, uma noite estava a caminhar à volta dos estábulo, com uma tocha, e nesse dia, os leões não vieram.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Ich lief mit einer Fackel in der Hand um ihn herum und diesmal griffen die Löwen nicht an.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Într-o noapte, umblam în jurul țarcului cu o torţă şi, în acea zi, leii nu au venit.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Jedné noci jsem chodil okolo ohrady s baterkou, a lvi nepřišli.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Jednu noc som sa prechádzal okolo kravína s baterkou. Ten deň levy neprišli.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.그래서 하룻밤은, 횃불을 들고 외양간 근처를 돌았습니다. 그날은 사자들이 오지 않았죠.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Op een nacht liep ik met een toorts rond de stal en die dag zijn de leeuwen niet gekomen.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Pewnej nocy chodziłem wokół zagrody z latarką i tego dnia lwy się nie pokazały.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Vì thế vào một đêm, tôi cầm một cây đuốc đi xung quanh chuồng bò, vào hôm đó, những con sư tử ấy không đến.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Yhtenä iltana kävelin suojan ympärillä soihdun kanssa, ja sinä päivänä leijonat eivät tulleet.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Една вечер обикалях с фенер, и тогава лъвовете не дойдоха.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.И когда однажды ночью я ходил вокруг загона с факелом, в этот день они не пришли.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Однієї ночі я прогулювався навколо корівника зі смолоскипом, і саме того дня леви не прийшли.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.אז לילה אחד הלכתי סביב הסככה עם פנס, ובאותו לילה, האריות לא באו.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.لذا في ليلة ، كنت أمشي حول الحظيرة ومعي مشعل، وفي هذا اليوم، الأسود لم تأتي .
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.その日 ライオンは 柵には 近寄りませんでした ライオンは 動く光を怖がることが 分かったんです
Biz buraya eğlencesine gelmedik. Biliyorum!Det här är ingen nöjesresa.
Biz buraya eğlencesine gelmedik.Det her er ingen fornøjelsestur.
Biz buraya eğlencesine gelmedik.Não vamos fazer isto por ser divertido.
Biz buraya eğlencesine gelmedik.Nie jedziemy dla zabawy.
Biz buraya eğlencesine gelmedik.No estamos aquí para divertirnos.
Biz buraya eğlencesine gelmedik.Non siamo qui per divertirci.
Biz buraya eğlencesine gelmedik.Tämä ei ole huviretki.
Biz buraya eğlencesine gelmedik.Δεν πάμε για πλάκα.
Biz buraya eğlencesine gelmedik.Мы едем не развлекаться.
Biz de; "Ya, çok eğlenceli gelmedi bu düşünce" dedikAle wydawało nam się, że to nudne.
Biz de; "Ya, çok eğlenceli gelmedi bu düşünce" dedikCi siamo detti "beh, non sembra molto divertente".
Biz de; "Ya, çok eğlenceli gelmedi bu düşünce" dedikDan kami katakan, "Buat kami, itu sangat tidak menyenangkan".
Biz de; "Ya, çok eğlenceli gelmedi bu düşünce" dedik그래서 우리는 그랬습니다. "글쎄요, 그거 별로 재미있게 들리지 않네요."
Biz de; "Ya, çok eğlenceli gelmedi bu düşünce" dedikPensamos "Vaya, no parece muy divertido.
Biz de; "Ya, çok eğlenceli gelmedi bu düşünce" dedikPuis on s'est dit : "Ce n'est pas très fun.
Biz de; "Ya, çok eğlenceli gelmedi bu düşünce" dedikȘi am zis: "Păi, asta nu sună prea mișto.
Biz de; "Ya, çok eğlenceli gelmedi bu düşünce" dedikUnd wir sagten, "Hm, das tönt aber nicht nach viel Spass.