Aslında hayır, demek istediğim, henüz wikileaks karşıtına denk gelmedim.Nem igazán. Úgy értem, nincsenek még Wikileaks disszidensek.
Aslında hayır, demek istediğim, henüz wikileaks karşıtına denk gelmedim.Nicht wirklich. Ich meine, wir haben keine WikiLeaks-Dissidenten bis jetzt.
Aslında hayır, demek istediğim, henüz wikileaks karşıtına denk gelmedim.Nie całkiem. Nie spotkaliśmy się jeszcze z bunotwnikami w WikiLeaks.
Aslında hayır, demek istediğim, henüz wikileaks karşıtına denk gelmedim.Niet echt. Ik bedoel, we hebben nog geen WikiLeaks dissidenten op dit moment.
Aslında hayır, demek istediğim, henüz wikileaks karşıtına denk gelmedim.Niti ne. Mislim, zaenkrat še nimamo kakšnih odpadnikov WikiLeaks.
Aslında hayır, demek istediğim, henüz wikileaks karşıtına denk gelmedim.Non proprio. Cioè, non abbiamo ancora avuto dissidenti in Wikileaks.
Aslında hayır, demek istediğim, henüz wikileaks karşıtına denk gelmedim.Pas vraiment. Je veux dire, nous n'avons pas encore de dissidents de WikiLeaks.
Aslında hayır, demek istediğim, henüz wikileaks karşıtına denk gelmedim.Quer dizer, por enquanto ainda não temos quaisquer dissidentes da WikiLeaks.
Aslında hayır, demek istediğim, henüz wikileaks karşıtına denk gelmedim.Tidak juga. Kami belum punya musuh yang anti WikiLeaks.
Aslında hayır, demek istediğim, henüz wikileaks karşıtına denk gelmedim.Ý tôi là, không có ai chống đối WikiLeaks cả.
Aslında hayır, demek istediğim, henüz wikileaks karşıtına denk gelmedim.Όχι ιδιαίτερα. Δεν έχουμε αντιφρονούντες του WikiLeaks ακόμα.
Aslında hayır, demek istediğim, henüz wikileaks karşıtına denk gelmedim.Не особено. Имам предвид, ние нямаме WikiLeaks дисиденти все още.
Aslında hayır, demek istediğim, henüz wikileaks karşıtına denk gelmedim.Нет. Я хочу сказать, у нас еще не было случаев "отступничества" в WikiLeaks.
Aslında hayır, demek istediğim, henüz wikileaks karşıtına denk gelmedim.פורשים מוויקיליקס עדיין.
Aslında hayır, demek istediğim, henüz wikileaks karşıtına denk gelmedim.لأي معارضين لموسوعة ويكيليكس بعد .
Aslında hayır, demek istediğim, henüz wikileaks karşıtına denk gelmedim.相反する情報を示す人も 現れていません
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.A Europa e os EUA não me pareciam tentadores porque os conhecia muito bem, por isso, escolhi a Ásia.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.Châu Âu và nước Mỹ không có vẻ gì là hấp dẫn cả bởi tôi đã biết quá rõ rồi. Thế nên Châu Á lại hấp dẫn.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.Eurooppa ja USA eivät tuntuneet kiehtovilta, sillä tunsin ne liian hyvin. Joten suuntasin Aasiaan.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.Europa en de VS trokken mij niet aan omdat ik ze te goed kende. Dus werd het Azië.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.Európa és az USA nem voltak túl csalogatónak, mert túl jól ismertem ôket. Tehát Ázsia volt az.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.Europa och USA kändes inte lockande eftersom jag kände dom så väl, så det blev Asien.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.Europa şi SUA nu-mi păreau cu adevărat atrăgătoare pentru că le cunoşteam foarte bine. Aşa că a rămas Asia.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.Europa und die USA schienen mir nicht so verlockend, weil ich beide zu gut kannte. Also wurde es Asien.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.Europa y EE.UU. no resultaban tentadores porque los conozco muy bien. Asia sí lo era.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.유럽과 미국은 별로 마음에 끌리지 않았습니다. 왜냐하면 그 곳들을 너무 잘 알았기 때문입니다. 그래서 아시아로 정했죠.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.L'Europa e gli Stati Uniti non erano più così seducenti perché li conoscevo troppo bene. Quindi scelsi l'Asia.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.L'Europe et les Etats-Unis ne me tentaient pas parce que je les connais trop bien. Donc ce fut l'Asie.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.Nie pociągały mnie Europa, ani USA, gdyż znałem je zbyt dobrze. Zostawała Azja.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.Европа и САЩ всъщност не ми се струваха привлекателни, защото ги познавах твърде добре. Така че - Азия.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.Европа и США меня не привлекали, потому что я и так их слишком хорошо знаю. Итак - Азия.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.את שנת השבתון הראשונה שלי ביליתי בעיר ניו-יורק.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.لا أشعر بالإغراء بالذّهاب إلى أوروبا والولايات المتحدة لأنني أعرفهما جيدا. لذا كان الإختيار على آسيا.
Avrupa ve ABD çok da cazip gelmedi çünkü oraları zaten iyi biliyordum o zaman cevap Asya'ydı.余り魅力が感じられず アジアに行く事に決めました アジアの景色で一番美しいと思ったのは
"Babam, o akţam gelmedi. Ertesi akţam da.".My father, he did not come out .The next evening
Bana anlamlı gelmedi.Das machte in meinen Augen keinen Sinn.
Bana anlamlı gelmedi.Det gav ikke mening for mig.
Bana anlamlı gelmedi.Ennek semmi értelme nem volt.
Bana anlamlı gelmedi.Ik kon er kop noch staart aan krijgen.
Bana anlamlı gelmedi.Isto não fazia sentido.
Bana anlamlı gelmedi.Jag kunde inte förstå mig på den.
Bana anlamlı gelmedi.저는 이해가 되지 않았습니다.
Bana anlamlı gelmedi.No tenía sentido para mí.
Bana anlamlı gelmedi.Nu avea sens pentru mine.
Bana anlamlı gelmedi.Per me non aveva senso.
Bana anlamlı gelmedi.Pour moi, ça n'avait pas de sens.
Bana anlamlı gelmedi.Tidak masuk akal bagi saya.
Bana anlamlı gelmedi.Tôi không hiểu tại sao hết.
Bana anlamlı gelmedi.To nie miało dla mnie sensu.
Bana anlamlı gelmedi.Δεν μπορούσα να το καταλάβω.
Bana anlamlı gelmedi.Ми нічого не розуміли.
Bana anlamlı gelmedi.Мы ничего не понимали.
Bana anlamlı gelmedi.Не го сващах.
Bana anlamlı gelmedi.זה לא היה לי הגיוני.
Bana anlamlı gelmedi.لم يكن ذلك منطقيا بالنسبة لنا
Bana anlamlı gelmedi.風味の異なるチーズで実験しました後、
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.그들이 등을 내게로 향하고 얼굴을 내게로 향치 아니하며 내가 그들을 가르치되 부지런히 가르칠지라도 그들이 교훈을 듣지 아니하며 받지 아니하고
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.ויפנו אלי ערף ולא פנים ולמד אתם השכם ולמד ואינם שמעים לקחת מוסר׃
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.وقد حولوا لي القفا لا الوجه وقد علّمتهم مبكرا ومعلّما ولكنهم لم يسمعوا ليقبلوا ادبا.
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.他 們 以 背 向 我 、 不 以 面 向 我 . 我 雖 從 早 起 來 教 訓 他 們 、 他 們 卻 不 聽 從 、 不 受 教 訓