Plaklarının devamı gelmedi.Do nagrania płyty nie doszło.
Hayır, o gelmedi.Ale ona nie przyszła.
Ancak sportif başarı yine de gelmedi.Nie odnosił jednak większych sukcesów sportowych.
Böyle bir bilgi gelmedi.Oczywiście nie było takich odkryć.
İnsanlar her yıl bir elçi gönderdiler ama Saylonlardan kimse gelmedi.Corocznie ludzie wysyłali przedstawiciela, aby oczekiwał wieści od dawnych wrogów.
Kopenhag Üniversitesi'nde profesörlük unvanını kazanmış 12 kişi bu aileden gelmedir.Była to znana rodzina naukowców, dwanaście osób z tej rodziny było profesorami Uniwersytetu Kopenhaskiego.
1944 yılında evden çıktı ve hiç geri gelmedi.Morze porzucił w 1954 i już nigdy nad nie nie wrócił.
Sparta'dan herhangi bir yanıt gelmedi.Ostatecznie z Kijowa nie nadeszła żadna odpowiedź.
Henüz hiç kimse gelmedi, ama en 50 öğrenci bekliyoruz.Nikt się jeszcze nie pokazał, ale oczekujemy co najmniej pięćdziesięciu studentów.
Sen niye benimle gelmedin?Dlaczego ze mną nie przyszedłeś?
Yusuf gülerek dedi: “Ben buraya gizlenmeye gelmedim.”Barnet svarade: ”Jag är Jesus som bär all världens synder.”
Ancak bir önceki seneki başarı gelmedi ve Türkiye galibiyet alamadan gruplarda elendi.Turkarna lät sig dock inte hejdas och under kommande årtionden lyckades de inta delar av Kroatien.
Çünkü tangonun burjuva ahenginin sovyet ruhuna uygun gelmediği bildirildi.Тому, що буржуазний лад танго не відповідає радянському духу.
1944 yılında evden çıktı ve hiç geri gelmedi.1944 року пішов на фронт і не повернувся.
Hayır, o gelmedi.Він не прийшли.
Budizmin diğer temel ilkesi hiçbir şeyin tesadüfen meydana gelmediğini ileri süren sebep kanunudur.Перший закон Скотта: Неважливо, що щось іде неправильно.
Niçin dün gelmedi?Чому вона не прийшла вчора?
Buraya Tom'la tartışmaya gelmedim.Я прийшов сюди не для того, щоб обговорювати Тома.
Tom gelmedi.Том не прийшов.
Yakov ile babası Stalin çok fazla bir araya gelmediler.Jakov a jeho otec spolu nikdy nevycházeli.
Collie sözcüğü muhtemelen coaly (kömür karası) sözcüğünden gelmedir.První může být od slova coal, tedy uhlí.
Muhtemelen Farsça'dan gelmedir.Pocházel patrně z Omiše.
Sparta'dan herhangi bir yanıt gelmedi.V lize za Spartu neodehrál žádný zápas.
1944 yılında evden çıktı ve hiç geri gelmedi.V roce 1974 opustila domov a od té doby o ní nikdo neslyšel.
Gemide ciddi bir hasar meydana gelmediği, olağan şartlarda hizmete devam edeceği bildirildi.Postupně zjišťuje, že na palubě není vůbec nic v pořádku.
Plaklarının devamı gelmedi.Nedochovaly se žádné nahrávky.
Fakat ilk bir yılda yardımlar gelmedi.Na prvním ročníku návštěvníci neplatili vstupné.
Kopenhag Üniversitesi'nde profesörlük unvanını kazanmış 12 kişi bu aileden gelmedir.Pocházel ze slavné vědecké rodiny, dvanáct jejích příslušníků bylo profesory na univerzitě v Kodani.
Yakov ile babası Stalin çok fazla bir araya gelmediler.Iakov și tatăl său nu au fost niciodată în relații prea bune.
Maç gününe kadar da hiçbir haber gelmedi.Nu au mai fost goluri în timpul meciului.
Muhtemelen Farsça'dan gelmedir.Are, probabil, dreptate dl Schifirneț.
O günden itibaren bir daha kendine gelmedi.Din acel moment nu a mai fost nevoit să se angajeze.
Ancak kupalarda ve ligde yine başarı gelmedi.Comitetul Unității și Progresului a ajuns din nou la putere.
Adamım hâlâ gelmedi.Timpul meu nu a venit încă.
Emirlerime rağmen gelmediler.În ciuda ordinelor mele nu au venit.
Dünkü partiye niçin gelmedin?De ce nu ai venit la petrecerea de ieri?
Ekim 2006'da The Game, 50 Cent'e bir barış anlaşması önerdi, ancak hemen cevap gelmedi.2006 októberében Game "békeszerződést" ajánlott 50 Cent-nek, melyre az előadó nem válaszolt.
Yakov ile babası Stalin çok fazla bir araya gelmediler.Jakov és apja, Sztálin, sosem jöttek ki egymással.
O günden itibaren bir daha kendine gelmedi.Ám azóta sem találja nyugalmát.
Otobiyografisinde tek bir hastanın bile kapısına gelmediğini yazacaktı.Önéletrajzában írta, hogy egy darab páciens nem lépett be ajtón.
Ambrose, yardıma gelmedi.Brankovics azonban nem volt hajlandó segítséget küldeni.
Maç gününe kadar da hiçbir haber gelmedi.A mérkőzésről nem maradt fenn információ.
Ancak iki taraf hiçbir zaman bir savaş için karşı karşıya gelmedi.Egy halott mellé azonban sohasem tettek két felszerelést.
Plaklarının devamı gelmedi.Képeiről még nem készült jegyzék.
Ancak bunlara rağmen gişede beklenen başarı gelmedi.Mégis bevallom, hogy a siker kezdetben nem felelt meg várakozásomnak.
Ancak Corbin gelmedi.Ám Finwë nem jött el.
Lig şampiyonluğunu son haftaya kadar takip etseler de şampiyonluk gelmedi.A bajnokság a tavaszi idény után félbeszakadt, nem hirdettek bajnokot.
Xander'ın babası ona neden gelmediğini sorup annesinin ağladığını söylüyor.Sun átadja a pénzt, és megkérdezi, hogy miért nem mondta el neki, hogy ő Jin anyja?
Hayır, o gelmedi.Se ei tullut.
Ancak 15 yaşında gelmediğinden Avrupa ve Dünya Şampiyonalarına katılamayacaktı.Hänen pelaajauransa aikana ei pelattu maailman- eikä euroopanmestaruuskilpailuja.
İnterlinguadaki birçok sözcük Romen dillerinden gelmedir.Sanavartalot ovat usein peräisin romaanisista kielistä.
Ancak bir önceki seneki başarı gelmedi ve Türkiye galibiyet alamadan gruplarda elendi.Lopulta sopimusta ei syntynyt ollenkaan ja Heikkinen joutui jättämään Kreikan.
1999'da yine ayrıldılar ve tekar bir araya gelmediler.He erosivat uudestaan elokuussa, eikä heitä ole sen jälkeen nähty yhdessä..
Bu açıdan hiçbir şekilde ciddi bir çatışmalar meydana gelmedi.Mitään vakavia yhteenottoja miesten välillä ei kuitenkaan sattunut.
Ad üzerinde de çok düşünmek lazım gelmedi.Koko A-puoli piti miksata nopeasti uudestaan.
Plaklarının devamı gelmedi.Aivan kaikkia levyjen kappaleita ei ole saatu talteen.
O, ikiye kadar gelmedi.Hän ei saapunut ennen kahta.
Tren henüz gelmedi.Juna ei ole vielä tullut.
Bildiğim kadarıyla, o asla zamanında gelmedi.Sen perusteella mitä minä tiedän hän ei koskaan tule ajoissa.
İkiye kadar gelmedi.Hän ei saapunut ennen kahta.