Ana içeriğe geç
Sözlük

gelirse ile cümle

gelirse kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
"Hey Ze, eğer tekrar Boulder'a gelirsen, bizimle takılmalısın." ve ben de "Neden olmasın?" dedim."Hé, si tu viens à Boulder, viens t'éclater avec nous!" et j'ai dit "Pourquoi attendre?"
"Hey Ze, eğer tekrar Boulder'a gelirsen, bizimle takılmalısın." ve ben de "Neden olmasın?" dedim."Hey Ze, als je ooit naar Boulder komt, kom dan met ons rocken", en ik zei: "Waarom wachten?"
"Hey Ze, eğer tekrar Boulder'a gelirsen, bizimle takılmalısın." ve ben de "Neden olmasın?" dedim."헤이 제, 혹시 볼더에 오실일 있으면 저희랑 함께 즐겨봅시다" 라 보내서 "뭘 기다려요?" 라 답했죠
"Hey Ze, eğer tekrar Boulder'a gelirsen, bizimle takılmalısın." ve ben de "Neden olmasın?" dedim.Ktoś napisał, że powinienem się powygłupiać do muzyki z nimi w Boulder. Ale po co czekać?
"Hey Ze, eğer tekrar Boulder'a gelirsen, bizimle takılmalısın." ve ben de "Neden olmasın?" dedim."Olá, Ze, se alguma vez vieres a Boulder, "devias curtir connosco", e eu respondi :"Porquê esperar?"
"Hey Ze, eğer tekrar Boulder'a gelirsen, bizimle takılmalısın." ve ben de "Neden olmasın?" dedim.Rekli so: "Hej, Ze, če boš kdaj prišel v Boulder, moraš z nami rokati," in sem rekel: "Zakaj bi čakal?"
"Hey Ze, eğer tekrar Boulder'a gelirsen, bizimle takılmalısın." ve ben de "Neden olmasın?" dedim."Привет, Зе, если окажешься в Боулдере, ты должен оторваться с нами". Я сказал: "К чему ждать?"
"Hey Ze, eğer tekrar Boulder'a gelirsen, bizimle takılmalısın." ve ben de "Neden olmasın?" dedim.כתבו אליי, "זיי היקר, אם אי פעם תגיע לבולדר, "בוא נתחרע ביחד." אז אמרתי, "למה לחכות?"
"Hey Ze, eğer tekrar Boulder'a gelirsen, bizimle takılmalısın." ve ben de "Neden olmasın?" dedim.قالوا "زي، إذا قمت أبداً بزيارة بولدر، يجب أن تتسكع معنا،" و قلت "لم الانتظار؟"
Hızlıca ilk dileğime gelirsek -- Beyin elektrik sinyalleri ile çalışır.Aşadar, să ajungem repede la prima mea dorinţă -- creierul operează prin semnale electrice.
Hızlıca ilk dileğime gelirsek -- Beyin elektrik sinyalleri ile çalışır.Entonces, para ir rápido a mi primer deseo -- el cerebro opera con señales eléctricas.
Hızlıca ilk dileğime gelirsek -- Beyin elektrik sinyalleri ile çalışır.Mein erster Wunsch ist also -- das Gehirn arbeitet mit elektrischen Signalen.
Hızlıca ilk dileğime gelirsek -- Beyin elektrik sinyalleri ile çalışır.Portanto, para chegar rápido ao meu primeiro desejo o cérebro funciona por sinais elétricos.
Hızlıca ilk dileğime gelirsek -- Beyin elektrik sinyalleri ile çalışır.Przejdźmy więc do pierwszego życzenia: mózg działa na zasadzie impulsów elektrycznych.
Hızlıca ilk dileğime gelirsek -- Beyin elektrik sinyalleri ile çalışır.Quindi, per arrivare velocemente al mio primo desiderio -- il cervello opera per segnali elettrici.
Hızlıca ilk dileğime gelirsek -- Beyin elektrik sinyalleri ile çalışır.Возвращаясь к моему 1му желанию: мозг работает на электрических сигналах.
Hızlıca ilk dileğime gelirsek -- Beyin elektrik sinyalleri ile çalışır.И така, за да стигна бързо до първото си желание... мозъкът действа чрез електрически сигнали.
Hızlıca ilk dileğime gelirsek --Donc, pour revenir rapidement à mon premier vœu --
Hızlıca ilk dileğime gelirsek --그래서, 제 첫번째 소원으로 다시 돌아가서 -
Hızlıca ilk dileğime gelirsek --אז, להתקדם במהירות למשאלה הראשונה...
Hızlıca ilk dileğime gelirsek --لذلك ، للحصول بسرعة على أمنيتي الأولى --
Hızlıca ilk dileğime gelirsek --脳は電気信号によって作動します
Hızlıca şimdiye gelirsek, biz orada yaşıyoruz.Andiamo avanti fino ai giorni nostri, e adesso viviamo là.
Hızlıca şimdiye gelirsek, biz orada yaşıyoruz.Aujourd'hui nous vivons là-bas.
Hızlıca şimdiye gelirsek, biz orada yaşıyoruz.Avanzamos rápidamente y hoy vivimos allí.
Hızlıca şimdiye gelirsek, biz orada yaşıyoruz.Derulând rapid la ziua de azi, acum locuim aici.
Hızlıca şimdiye gelirsek, biz orada yaşıyoruz.Dus snel door naar vandaag, en nu wonen we daar.
Hızlıca şimdiye gelirsek, biz orada yaşıyoruz.그리고 현재, 우리는 그 곳에 살고 있습니다.
Hızlıca şimdiye gelirsek, biz orada yaşıyoruz.Ő alapította az ország néhány első charter iskoláját a késő '80-as években az Egyesült Államokban.
Hızlıca şimdiye gelirsek, biz orada yaşıyoruz.Przenosząc się do dnia dzisiejszego - teraz tam mieszkamy.
Hızlıca şimdiye gelirsek, biz orada yaşıyoruz.Resumindo, hoje nós vivemos lá.
Hızlıca şimdiye gelirsek, biz orada yaşıyoruz.Singkatnya, kami tinggal di sana sekarang.
Hızlıca şimdiye gelirsek, biz orada yaşıyoruz.Takže vráťme sa opäť do prítomnosti, my dvaja žijeme teraz tu.
Hızlıca şimdiye gelirsek, biz orada yaşıyoruz.Und mit einem Sprung in die Gegenwart: Heute leben wir dort.
Hızlıca şimdiye gelirsek, biz orada yaşıyoruz.Và đến ngày hôm nay, chúng tôi sống ở đó.
Hızlıca şimdiye gelirsek, biz orada yaşıyoruz.Vi spola framåt till idag, och numera bor vi där.
Hızlıca şimdiye gelirsek, biz orada yaşıyoruz.V současné době už v Bernie žijeme.
Hızlıca şimdiye gelirsek, biz orada yaşıyoruz.Φτάνουμε συνοπτικά στο σήμερα,όπου ζούμε εκεί.
Hızlıca şimdiye gelirsek, biz orada yaşıyoruz.Итак вернемся к сегодняшнему времени, теперь мы живем здесь.
Hızlıca şimdiye gelirsek, biz orada yaşıyoruz.Така от тогава ние живеем там.
Hızlıca şimdiye gelirsek, biz orada yaşıyoruz.נעבור להיום - כיום אנו גרים שם.
Hızlıca şimdiye gelirsek, biz orada yaşıyoruz.لنسرع الزمن لليوم، و الآن نحن نعيش هناك.
Hızlıca şimdiye gelirsek, biz orada yaşıyoruz.この写真ではマットの顔から上をわざと切り取っています
II. Dünya Savaşı'na gelirseniz, karşınıza Stalingrad Savaşı çıkar; 300 gün içinde 2 milyon kişi ölmüştür.Thế Chiến thứ 2, trong trận chiến Stalingrad, kéo dài 300 ngày, 2 triệu người bị giết.
İktidara gelirsek, buna göre davranacağız.세계시민이기 때문에
İktidara gelirsek, buna göre davranacağız."son iguales, y si llegamos al poder" "actuaremos en consecuencia".
İktidara gelirsek, buna göre davranacağız."têm igual importância e, se estivermos no poder. "iremos agir dessa forma.
İktidara gelirsek, buna göre davranacağız.נפעל באופן הזה.
İktidara gelirsek, buna göre davranacağız.تستحق نفس الإهتمام، و لو كانت لدينا السلطة سنتصرف على هذا المنوال.
İktidara gelirsek, buna göre davranacağız.そして 我が国民も等しく地球市民であり
İsa ona, ‹‹Elimden gelirse mi? İman eden biri için her şey mümkün!›› dedi.A Ježíš řekl jemu: Můžeš-li tomu věřiti; všeckoť jest možné věřícímu.
İsa ona, ‹‹Elimden gelirse mi? İman eden biri için her şey mümkün!›› dedi.Ale Ježiš mu povedal: Ach, to ak môžeš! Všetko je možné veriacemu!
İsa ona, ‹‹Elimden gelirse mi? İman eden biri için her şey mümkün!›› dedi.Ale mu Jezus rzekł: Jeźli możesz temu wierzyć? Wszystko jest możno wierzącemu.
İsa ona, ‹‹Elimden gelirse mi? İman eden biri için her şey mümkün!›› dedi."Als U kunt?" vroeg Jezus. "Voor wie gelooft, is alles mogelijk."
İsa ona, ‹‹Elimden gelirse mi? İman eden biri için her şey mümkün!›› dedi.Ao que lhe disse Jesus: Se podes! - tudo é possível ao que crê.
İsa ona, ‹‹Elimden gelirse mi? İman eden biri için her şey mümkün!›› dedi."Apa katamu? Kalau Bapak dapat?" jawab Yesus. "Segalanya dapat, asal orang percaya!
İsa ona, ‹‹Elimden gelirse mi? İman eden biri için her şey mümkün!›› dedi.Då sade Jesus till honom: »Om jag förmår, säger du. Allt förmår den som tror.»
İsa ona, ‹‹Elimden gelirse mi? İman eden biri için her şey mümkün!›› dedi.Ðức Chúa Jêsus đáp rằng: Sao ngươi nói: Nếu thầy làm được? Kẻ nào tin thì mọi việc đều được cả.
İsa ona, ‹‹Elimden gelirse mi? İman eden biri için her şey mümkün!›› dedi.Ðức_Chúa_Jêsus đáp rằng : Sao ngươi nói : Nếu thầy làm được ? Kẻ nào tin thì mọi việc đều được cả .
İsa ona, ‹‹Elimden gelirse mi? İman eden biri için her şey mümkün!›› dedi.Gesù gli disse: «Se tu puoi! Tutto è possibile per chi crede»
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod