Sümercede "LÚ.GAL" hükümdar veya kral anlamına gelir.In Sumerian "LÚ.GAL" means the ruler or king.
O bana eve yakında gelirsem iyi bir fikir olacağını söyledi.She told me that it would be a good idea if I came home soon.
Buraya her gece gelir misin?Do you come here every night?
Kahramanlar her zaman geç gelir.Heroes always arrive late.
O gelir gelmez parti başladı.The group departed as soon as he arrived.
"Almatı" birçok Türk dillerinde "Elmaların babası" anlamına gelir."Almaty" means "The Father of Apples" in many Turkic languages.
Okula her gün otobüsle mi gider gelirsin?Do you commute to school by bus?
YZ, yapay zekâ anlamına gelir.AI means Artificial Intelligence.
Bir dakika sonra geri gelir misin, lütfen?Could you come back in a minute, please?
Okula otobüsle gelirim.I come to school by bus.
Gerçek galip gelir.Truth prevails.
Cumartesiden sonra pazar gelir.After Saturday comes Sunday.
O bu aralar daima buraya gelir.He always comes here at this time.
Bu ne anlama gelir?What does this mean?
Çoğu araba kazaları sürücünün dikkatsizliği nedeniyle meydana gelir.Most car accidents occur due to the inattention of the driver.
Onun büyük geliri ona her yıl yurt dışında seyahat etmesini mümkün kılıyor.His large income makes it possible for him to travel overseas every year.
Posta öğleden önce gelir.The mail arrives before noon.
Davulun sesi uzaktan hoş gelir.The grass is always greener on the other side of the fence.
Bizimle gelir misin?Will you come with us?
Lokomotifler otobüslerden daha sık gelir.Locomotives come more often than buses do.
Onun geliri, emekli olduktan sonra iki katına çıktı.His revenue doubled after retirement.
Hasta değilse gelir sanırım.If he isn't sick, I think he will come.
Eğer o hasta değilse, sanırım gelir.If he isn't ill, I think he will come.
Sinemalar, internet korsanlığı nedeniyle gittikçe gelir kaybediyorlar.Movie theaters are losing more and more revenue due to internet piracy.
O her zaman randevularına vaktinde gelir.He's always on time for her appointments.
Doğrusu, canım, vız gelir tırıs gider.Frankly, my dear, I don't give a damn.
Mucizeler meydana gelir, sadece biz olayların akışı içerisinde onların farkına varmayız.Miracles do exist, but we just don't notice them in the flow of events.
Lütfen partime gelir misin?Will you please come to my party?
İnsanlar gelirler ve giderler fakat dünya kalır.Men go and come, but earth abides.
Buraya sık sık gelir misiniz?Do you come here often?
Buraya sık sık gelir misin?Do you come here often?
Onların mütevazi geliri birçok lüks için izin vermiyor.Their modest income doesn't allow for many luxuries.
Onlar genellikle bizden daha sonra eve gelirler.They usually get home later than us.
Amnezi, "hafıza kaybı" anlamına gelir.Amnesia means "loss of memory".
Ben ayda sadece on beş kilo gelirdim.On the moon I would weigh only fifteen kilos.
İyi şeyler küçük paketlerde gelir.Good things come in small packages.
O, öğleyin gelir.He comes at noon.
O iyi bir gelire sahip.He has a nice income.
Gelirim ve giderlerim dengeli değil.My income and expenses aren't balanced.
Hükümet düşük gelirli aileler için vergileri düşürdü.The government lowered taxes for lower-income families.
Bazı tuz madenlerden gelir, bazısı sudan.Some salt comes from mines, some from water.
Bu işaret "yürüme" anlamına gelir.This signal means "don't walk."
Tom gelirinin yaklaşık %25' ini vergi olarak ödüyor.Tom pays about 25% of his income in taxes.
Amerika Birleşik Devletlerinde bir el sallama "güle güle" anlamına gelir.In the United States, a wave means "good bye."
Sıfır birden önce gelir.Zero comes before one.
O, her zaman zamanında gelir.He's always on time.
Yakında trenle gelirim.I arrive by train soon.
Ona herhangi bir zarar gelirse, ben kişisel olarak seni sorumlu tutacağım.If any harm comes to her, I will hold you personally responsible.
Büyük şeyler küçük paketlerde gelir.Big things come in small packages.
Eve gelirken onu gördüm fakat o beni görmemiş gibi davrandı.While I was coming home I saw him, but he pretended that he hadn't seen me.
"Tatoeba" Japoncada "örneğin" anlamına gelir."Tatoeba" in Japanese means "for example".
Profesyonel yazarların düzenli bir geliri yoktur.Professional writers do not have a regular income.
Onlar her öğleden sonra saat üçte postayı toplamaya gelir.They come to collect the post at three o'clock, every afternoon.
Uçak saat sekizde gelir.The plane gets in at eight o'clock.
O ne zaman gelir?When does he come?
Buraya gelirken yolunu kaybetti.He got lost on his way here.
Gerisi kendiliğinden gelir.The rest follows naturally.
İyi adamlar en son gelir.Nice guys finish last.
Eve gelirken onunla karşılaştım.I met him while I was coming home.
Bir çeyreklik büyüme % 1.2, yıllık % 4,8 büyüme oranı anlamına gelir.A quarterly growth of 1.2% means an annual growth rate of 4.8%.