Başkan Yoon Seok Young'un oğlu ve gelini esrarlı bir trafik kazasında öldüler...Yoon Seok Youngs son och svärdotter dog i en mystisk trafikolycka.
Başkan Yoon Seok Young'un oğlu ve gelini esrarlı bir trafik kazasında öldüler...Сын Юн Сок Ёна попал в смертельную аварию.
Bir adam geliniyle yatarsa, ikisi de kesinlikle öldürülecektir. Rezillik etmişler, ölümü hak etmişlerdir.Ha valaki az õ menyével hál, halállal lakoljanak mindketten, fertelmességet követtek el; vérök rajtok.
Bir adam geliniyle yatarsa, ikisi de kesinlikle öldürülecektir. Rezillik etmişler, ölümü hak etmişlerdir.In ako kdo leži s snaho svojo, oba morata umreti: grdo oskrumbo sta storila; njiju kri bode nad njima.
Bir adam geliniyle yatarsa, ikisi de kesinlikle öldürülecektir. Rezillik etmişler, ölümü hak etmişlerdir.Kdož by pak obcoval s nevěstou svou, smrtí umrou oba dva. Mrzkosti se dopustili, krev jejich bude na ně.
Bir adam geliniyle yatarsa, ikisi de kesinlikle öldürülecektir. Rezillik etmişler, ölümü hak etmişlerdir.누구든지 그 자부와 동침하거든 둘 다 반드시 죽일지니 그들이 가증한 일을 행하였음이라 그 피가 자기에게로 돌아가리라
Bir adam geliniyle yatarsa, ikisi de kesinlikle öldürülecektir. Rezillik etmişler, ölümü hak etmişlerdir.Если кто ляжет с невесткою своею, то оба они да будут преданы смерти: мерзость сделали они, кровь их на них.
Bir adam geliniyle yatarsa, ikisi de kesinlikle öldürülecektir. Rezillik etmişler, ölümü hak etmişlerdir.ואיש אשר ישכב את כלתו מות יומתו שניהם תבל עשו דמיהם בם׃
Bir adam geliniyle yatarsa, ikisi de kesinlikle öldürülecektir. Rezillik etmişler, ölümü hak etmişlerdir.واذا اضطجع رجل مع كنّته فانهما يقتلان كلاهما. قد فعلا فاحشة. دمهما عليهما.
Bir adam geliniyle yatarsa, ikisi de kesinlikle öldürülecektir. Rezillik etmişler, ölümü hak etmişlerdir.與 兒 婦 同 房 的 、 總 要 把 他 們 二 人 治 死 、 他 們 行 了 逆 倫 的 事 、 罪 要 歸 到 他 們 身 上
Bir adam geliniyle yatarsa, ikisi de kesinlikle öldürülecektir. Rezillik etmişler, ölümü hak etmişlerdir.與兒婦 同 房 的 、 總要 把 他 們二 人 治 死 、 他 們行 了 逆倫 的 事 、 罪 要 歸到 他 們身上
Bir defaki sefere, deneyimi davet et ve elinden gelinin en iyisini yap.Data viitoare invită experienta să vină. "Aruncă cea mai bună lovitură." "Să văd ce ai mai bun.
Bir defaki sefere, deneyimi davet et ve elinden gelinin en iyisini yap.La prochaine fois que tu inviteras l'expérience dans ta vie, vas-y à fond...
Bir defaki sefere, deneyimi davet et ve elinden gelinin en iyisini yap.La próxima vez invita tú misma a que esta experiencia venga. "Lanza tu mejor puñetazo"
Bir defaki sefere, deneyimi davet et ve elinden gelinin en iyisini yap.Nabudúce ho pozvite. Daj mi svoju najlepšiu ranu.
Bir defaki sefere, deneyimi davet et ve elinden gelinin en iyisini yap.Nächstes Mal lädst du die Erfahrung ein:
Bir defaki sefere, deneyimi davet et ve elinden gelinin en iyisini yap.Την επόμενη φορά, προσκάλεσε την εμπειρία να έρθει, ρίξε την καλύτερη γροθιά.
Böylece zaman geçer, bahara gelinir.Aika kului kohti kevättä.
Böylece zaman geçer, bahara gelinir.E, assim, o tempo não pára, até chegar a Primavera.
Böylece zaman geçer, bahara gelinir.El tiempo pasó y llegó la primavera.
Böylece zaman geçer, bahara gelinir.Och tiden går fram till våren.
Böylece zaman geçer, bahara gelinir.Og tiden går, indtil det bliver forår.
Böylece zaman geçer, bahara gelinir.Passa il tempo, e arriva la primavera.
Böylece zaman geçer, bahara gelinir.Wreszcie nadeszła wiosna.
Böylece zaman geçer, bahara gelinir.Και ο χρόνος περνά, μέχρι την άνοιξη.
Böylece zaman geçer, bahara gelinir.Итак, время идёт дальше, и приходит весна.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.Das wird immer ausgelassen.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.De lämnar alltid det därhän.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.Det udelader de altid.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.Ho luon loai bo no di.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.Intotdeauna este omisa.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.Non si riesce sempre a parlarne.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.Ona zawsze zostaje pominięta.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.On omet toujours d'en parler.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.To je pogosto izpuščena tema.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.To je pořád vynecháváno.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.To je stále vynechávané.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.Πάντοτε την παραλείπουν.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.Ее обходят стороной.
Bu, her zaman görmezden geliniyor.Те винаги пренебрегват тази тема.
Buraya, bu enerjilerini yapmak için mi geliniyor?De unde vin aceste energii?
Buraya, bu enerjilerini yapmak için mi geliniyor?D'où viennent ces énergies?
Buraya, bu enerjilerini yapmak için mi geliniyor?Honnan jönnek ezek az energiák?
Buraya, bu enerjilerini yapmak için mi geliniyor?Kde se tyto energie berou?
Buraya, bu enerjilerini yapmak için mi geliniyor?Kiểu năng lượng gì đây?
Buraya, bu enerjilerini yapmak için mi geliniyor?Skąd pochodzą te energie?
Buraya, bu enerjilerini yapmak için mi geliniyor?Woher diese Energien kommen?
Buraya, bu enerjilerini yapmak için mi geliniyor?Από πού προέρχονται αυτές οι ενέργειες;
Buraya, bu enerjilerini yapmak için mi geliniyor?Откуда пришли эти энергии?
-bu tip şikayetler ya görmezden gelinir-- er de klager enten blevet ignoreret -
-bu tip şikayetler ya görmezden gelinir--esos reclamos han sido ignorados o bien-
-bu tip şikayetler ya görmezden gelinir--musí tyto stížnosti být buď ignorovány-
-bu tip şikayetler ya görmezden gelinir--nuo valitukset on joko sivuutettu-
-bu tip şikayetler ya görmezden gelinir--thì những phàn nàn đều bị bỏ qua-
-bu tip şikayetler ya görmezden gelinir-- wurden diese Anfragen endweder ignoriert-
-bu tip şikayetler ya görmezden gelinir--wurden diese Anfragen endweder ignoriert-
-bu tip şikayetler ya görmezden gelinir- -ya da uygun veya uygun olmayan bir dille cevaplanır.그러한 불만들에 대해서는 무시하거나 혹은 우리의 의견을 좀 더 잘 설명해서 회신해 주었죠
-bu tip şikayetler ya görmezden gelinir- -ya da uygun veya uygun olmayan bir dille cevaplanır.-så har klagomålen ignorerats eller besvarats med valda formuleringar.
-bu tip şikayetler ya görmezden gelinir- -ya da uygun veya uygun olmayan bir dille cevaplanır.-så har klagomålen ignorerats eller besvarats med valda formuleringar.
-bu tip şikayetler ya görmezden gelinir--zarzuty te zostały zignorowane-