Çift evlilik yemini ederken, gelinin akrabalarından kimse orada yokmuş.When the couple exchanged vows, none of the bride's relatives attended.
Çocuk gelin alayıyla birlikte oturup gelinin erkek doğurma kabiliyetini simgeler.The boy sits with the bride's party, symbolising her ability to have a son.
Gelinin omuzlarına kırmızı bir fular atmak Azerbaycan'da bir nişan geleneğidirThrowing a red scarf round a bride's shoulders is an attribute of engagement in Azerbaijan
Çeyiz sağlamak gelinin ailesi için onurlu bir görev olarak kabul edilir.It is glorious to the bride's family to provide wealth cehiz.
Gelinin en yakın kadın akrabaları ve arkadaşları bu etkinliğe davet edilir.The bride's nearest female friends and relatives are invited to this event.
Damadın en yakın akrabaları gelinin parmaklarına kına yakar ve hediyeler verir.The nearest relatives of the groom smear henna on the bride's fingers and give gifts.
Gelinin ailesi törene katılanlara resmi bir akşam yemeği düzenler.The bride's family gives a formal dinner party to participants in the ceremony.
Gelinin elleri düğün gecesinden önce çözülür. [1]The bride's hands are untied before the wedding night.[1]
Damadın seçimi onaylandığında aracıların gelinin evine gönderileceği gün belirgindirThe day for sending matchmakers to the bride's house is fixed when the groom's choice is approved.
Daha sonra çocuk gelini Darecan'dan boşandı ve kayınvalidesi Tamar ile yasadışı bir şekilde evlendi.He then divorced his child-bride Darejan and illegally married his mother-in-law Tamar.
Bunun yanında CBS, ABC ve NBC, 1950'lerin ortalarına gelinirken ek istasyon sahibi olmuşlardı. [3]Meanwhile, CBS, ABC and NBC had each acquired the maximum of five stations by the mid-1950s.[18]
Ancak odada gelini öpebileceğini söyleyen papazı görünce birden durur.He is brought up short by the parson, who asks him if he wishes to kiss the bride.
Kilikya gelini Yeni Julfa tarazı, 16-17. Yy. El işçiliği ile işlenmiştir.Cilician bride New Julfa taraz embroidered by hand, 16-17th c.
Geliniyle ilişkisi iyi değildi.Her relationship with her daughter-in-law was not a good one.
Frankenstein'ın Gelini'nde (1935) başrolde oynadı ve bu rol onun tanınmasını sağladı.Her role as the title character in Bride of Frankenstein (1935) brought her recognition.
Edward o zaman 60 yaşındaydı, gelininden en az 40 yaş büyüktü.Edward was then 60 years old, at least 40 years older than his bride.
Edward kabul etti ve kardeşi Lancaster Kontu Edmund Crouchback'i yeni gelini alması için gönderdi.Edward agreed, and sent his brother Edmund Crouchback, Earl of Lancaster, to fetch the new bride.
"Bak," diye bağırdı, "Bakın, gelinimi kaçırmanın intikamını almak için buraya geliyorum."See," he shouted "See, I come here as an avenger for the carrying off of my bride.
Sonra damadın gaye holud'u gelir ve gelinin holud töreniyle aynı şekle sahiptir.The groom's gaye holud comes next, and has the same form as the bride's holud ceremony.
Antik Sparta düğünlerinde gelinin saçı kısa kesilir ve bir erkek gibi giydirilirdi.In ancient Spartan weddings, the bride had her hair cropped short and was dressed as a man.
Gerçekte, Sophie'nin mektupları ve günlükleri gelinini olumlu bir şekilde tanımlamaktadır.In reality, Sophie's letters and diaries positively describe her daughter in law.
Diğer esaslar, iki şahidin ve gelinin 'velisi'nin veya koruyucusunun bulunmasıdır.Other essentials are the presence of two witnesses and the 'Wali', or guardian of the bride.
Tang Na soldan 4. sırada oturuyordu ve gelini Lan Ping sağındaydı .Tang Na was seated 4th from left and his bride Lan Ping was to his right.
Lütfen işlemler için yolculuktan en az bir saat önce geliniz.Bitte kommen Sie wenigstens eine Stunde vor Abreise zur Abfertigung.
Kızım sana diyorum, gelinim sen anla.Meine Tochter, ich sage es zu dir. Meine Schwiegertochter, mögest du es verstehen.
Oğlu ve gelini de onunla birlikte kalmaktadır.Seine Tochter und sein Sohn blieben bei ihm.
Gelinin arkasındaki kerpiç duvarda yeşil bir çuha, bunun üzerinde ise kâğıttan yapılmış gelin tacı asılıdır.Auf der Strohwand hinter der Braut hängt ein grünes Tuch, auf dem die papierene Brautkrone befestigt ist.
Aynı yıl, Tiberius gelini Antonia'dan Sejanus'un kendisini devirmeyi planladığını öğrendi.Im Jahr 31 erhielt Tiberius durch seine Schwägerin Antonia Belege, dass Sejan plante, ihn zu stürzen.
Ardından filmin kararması ile 2008 yılına geliniyor.2008 gelang es ihm schließlich, den Film fertigzustellen.
Gelini Berna'nın bakımına muhtaçtır artık.Dessen Frau die Bonne de Berry.
Kılınan bayram namazıyla evlere gelinir.Das Gebet als Ortsgespräch.
Yine burada 3-4 saatlik eğlenceden sonra gelini alarak geri dönerler.Nach weiteren drei bis vier Semestern erlangen sie den Master.
Evlilik hazırlıklarının ardından düğün günü, Mars evlilik töreninden sonra gelini odaya götürür.Nach Streit über eine gemeinsame Wohnung kommt es im Staffelfinale zur Hochzeit.
Birkaç adımda mağaranın alçak girişine gelinir.Von dort gelangt man durch einen schmalen Gang in die Königsgrotte.
King'in babası düğünü gelinin babasının evinde gerçekleştirdi.Bis zur Hochzeitsfeier lebte die Braut im Hause ihres Vaters.
Eski Muğla Milletvekili Dr. Sami Gökmen'in gelini.Der verheiratete Ministerialdirigent Dr. jur.
Birleşik Devletler'de bu duruma ülkenin çoğu bölgesinde ender denk gelinir.Diese Rückschauperiode ist in den meisten Bundesstaaten begrenzt.
Ve Hubal'ın 3 Gelini vardı.Omar hatte drei Ehefrauen.
Gelini şimdi öpebilirsiniz.Vous pouvez maintenant embrasser la mariée.
Oğlu ve gelini de onunla birlikte kalmaktadır.Sa fille et son gendre rejoignent leurs fils.
1919 yılına gelinir.Il se marie en 1919.
Bu yüzden gelininin ve torununun ortadan kalkması gerekiyordu.Son fils et sa belle-fille sont portés disparus.
Labor omnia vincit improbus Güçlü bir çalışma/emek her şeyin üstesinden gelinir.Devise : Labor omnia vincit improbus (un travail opiniâtre vient à bout de tout).
Yılın en güzel gelini.Pièce : La Plus Belle Fiancée du royaume.
King'in babası düğünü gelinin babasının evinde gerçekleştirdi.Le mariage eut lieu dans la maison de son beau-père.
Emma Watson, Nuh'un gelini Ila rolünde.Emma Watson tient le rôle d'Ila, la fille adoptive de Noé.
Oysa bundan yüz, iki yüz yıl önce yeni evliler, damadın ya da gelinin ailesin yanında otururlardı.Il y a plus de vingt ans, un couple de jeunes mariés s'est enfui et caché.
Bir gün mahallesi eşkiyalar basar ve ondan 4 gelinini de kendilerine vermelerini isterler.Il rencontre un jour Mère Vent qui lui confie ses quatre fils.
Kendisi hanedan gelini olduğu için bir şey yapılmadı.La cérémonie n'a cependant pas eu lieu, parce que le marié était protestant,.
Gizlice evlendiler fakat evlilik gelinini akrabaları tarafından iptal edildi.Son fiancé aurait annulé leur mariage.
Dünyaya yalnızca bir kere gelinir.Se vive sólo una vez en el mundo.
Kadınlarımızın tanımadığı bir delikanlı kınadan gelini kaçırdı.Hijo de una prostituta a la que apenas conoció.
Oğlu ve gelini de onunla birlikte kalmaktadır.Posteriormente, su esposa y su hija se reunieron con él.
Ve Hubal'ın 3 Gelini vardı.Ellie ha tenido tres novios.
7. sezon son bölümde Barney'in gelininin Robin olduğu görülür.Pese a todo lo acontecido, la novia es Robin.
Gelini Berna'nın bakımına muhtaçtır artık.Esta iglesia depende de la abadía de Berne.
Bu benim için büyük bir onur ve elimden gelini yapacağım" dedi.Reciban ustedes el testimonio de mi más sentida pena y mi mayor aprecio."
Bir süre sonra halasının gelini Behice ile gizli bir ilişki yaşar.Su tía anda too el día detrás de ella con una bayeta.
Bu mükemmel durumda bütün zihinsel, düalist tasarımların üstesinden gelinilir.De esto último se puede desprender la alta responsabilidad ética del diseño y los diseñadores a nivel mundial.
Gelinin babası damada bir hediye vadeder (bu genellikle tarla veya hayvan olur).Su padre le hace un regalo valioso (en las zonas rurales suele ser una vaca).