Kaydetmek ve eski gelince üzerinden canlı bir şeyse?Pracownik nie zaoszczędzi i nie odłoży na starość.
Kemana gelince promlem neydi, birisinin yeteneğini olup olmadığını anlaması için 4-5 yıl alaması mı?Das Problem bei der Violine ist, dass es 4-5 Jahre braucht bis man sehen kann ob jemand Talent hat.
Kemana gelince promlem neydi, birisinin yeteneğini olup olmadığını anlaması için 4-5 yıl alaması mı?Problém s houslemi je, že to trvá 4-5 let, než můžete doopravdy vidět, jestli někdo má talent
Kemana gelince promlem neydi, birisinin yeteneğini olup olmadığını anlaması için 4-5 yıl alaması mı?Το πρόβλημα με το βιολί είναι ότι χρειάζονται 4-5 χρόνια προτού δεις το ταλέντο.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Als het gaat om onze verhalen, houden we ervan het bij het verkeerde eind te hebben.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Ami a történeteinket illeti, imádjuk a tévedéseket.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Când vine vorba de poveştile noastre, ne place să greşim.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Cuando se trata de nuestras historias nos encanta equivocarnos.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Jeśli chodzi o nasze historie, kochamy być w błędzie.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Když přijde na naše historky, milujeme chybování.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Keď príde na naše príbehy, máme radi, keď sa mýlime.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Khi nói đến những câu chuyện, chúng ta thích bị sai lầm.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.이야기를 할때는 우리가 틀리는것을 즐깁니다.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Når det kommer til vores historier, elsker vi at tage fejl.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Quand il s'agit de nos histoires, nous aimons avoir tort.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Quando se trata das nossas histórias, adoramos estar errados.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Quando si tratta di raccontare storie, ci piace commettere errori.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Saat berbicara mengenai cerita kita, kita suka melakukan kesalahan.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Tarinoissa rakastamme väärässä olemista.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Wenn es um unsere Geschichten geht, lieben wir es, uns zu irren.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Όταν πρόκειται για τις ιστορίες μας, λατρεύουμε να κάνουμε λάθος.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Когато се отнася до нашите истории, ние обичаме да сме в грешка.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Когда дело доходит до наших историй, мы любим ошибаться.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Коли мова заходить про наші історії, ми любимо бути неправим.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.כאשר זה מגיע לסיפורים שלנו, אנחנו אוהבים לטעות.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.وصدقوني عندما يأتي الامر لنا نحن سنحب ان نكون مخطئين
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.間違える事は大好きです ストーリーと同じ事が
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.Apoi iarna temperaturile scad.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.A potom sa v zime všetko ochladí.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.En dan in de winter koelt het af.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.Et puis en hiver, les choses se rafraîchissent.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi. Hindistan'da yüksek basınç oluşmaya başlıyor.W zimie spada temperatura, nad Indiami rośnie ciśnienie.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.이제 겨울이 되면 대륙은 시원해집니다.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.Og om vinteren bliver alt koldere.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.Talven tullessa ilma viilenee.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.Télen aztán minden lehűl.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.Und im Winter dann kühlen die Dinge ab.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.Và vào mùa đông, mọi thứ trở nên lạnh.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.Y luego en el invierno las cosas se enfrían.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.Και μετά το χειμώνα τα πράγματα ηρεμούν.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.А после, през зимата, нещата се охлаждат.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.Зимой же происходит охлаждение.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.ואז בחורף הדברים מתקררים.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.ثم في فصل الشتاء تزداد البرودة.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.高気圧がインドを覆います
Kolonların oturtulmuş olduğu zeminin yerden yükseltilmesine gelince, buraya iki yönden de ulaşılabilir.Ma in termini attuali, si sale fino allo stilobate e si scende da ogni parte
Kolonların oturtulmuş olduğu zeminin yerden yükseltilmesine gelince, buraya iki yönden de ulaşılabilir.Pokud ale stoupáte k podstavci sloupů, můžete odkudkoliv.
Konu kuşa gelince, ağzınızdan kelimeler çıkıveriyor.Der Vogel erhebt sich in die Lüfte, und schon hört man die Worte:
Konu kuşa gelince, ağzınızdan kelimeler çıkıveriyor.Hoog vliegt die vogel, en kraait:
Konu kuşa gelince, ağzınızdan kelimeler çıkıveriyor. "Juanito, Juanito, viente a comer mi hijo!"Allá va el pajarito, ahí van sus palabras, "Juanito, Juanito, vente a comer, mi hijo!"
Konu kuşa gelince, ağzınızdan kelimeler çıkıveriyor. "Juanito, Juanito, viente a comer mi hijo!"Arrive l'oiseau, sortent les mots, "Juanito, Juanito, viens manger mon fils!"
Konu kuşa gelince, ağzınızdan kelimeler çıkıveriyor. "Juanito, Juanito, viente a comer mi hijo!"Burungnya terbang ke atas, terdengarlah kata-kata, "Juanito, Juanito, mari makan anakku!"
Konu kuşa gelince, ağzınızdan kelimeler çıkıveriyor. "Juanito, Juanito, viente a comer mi hijo!"Nó bay lên, kêu lên những từ như, "Juanito, Juanito, viente a comer mi hijo"!
Konu kuşa gelince, ağzınızdan kelimeler çıkıveriyor. "Juanito, Juanito, viente a comer mi hijo!"Ввысь летит птица, распевая "Хуанито, Хуанито, на столе уже накрыто, сынок!"
Konu kuşa gelince, ağzınızdan kelimeler çıkıveriyor.그러면 새들이 날아다니며 막 떠들겠죠. "후아니또, 후아니또,
Konu kuşa gelince, ağzınızdan kelimeler çıkıveriyor.L'uccello volerà, e si sentirà:
Konu kuşa gelince, ağzınızdan kelimeler çıkıveriyor.Ptak się wznosi, wkoło słychać słowa:
Konu kuşa gelince, ağzınızdan kelimeler çıkıveriyor.Ptič bo vzletel in zaklical:
Konu kuşa gelince, ağzınızdan kelimeler çıkıveriyor.Sus zboară pasărea, cuvinte încep să curgă:
Konu kuşa gelince, ağzınızdan kelimeler çıkıveriyor.Vzhůru letí ptáček, vydává slova: