Ana içeriğe geç
Sözlük

gelince ile cümle

gelince kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.A keď prijde Syn človeka vo svojej sláve a všetci svätí anjeli s ním, vtedy sa posadí na tróne svojej slávy,
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.,,Cînd va veni Fiul omului în slava Sa, cu toţi sfinţii îngeri, va şedea pe scaunul de domnie al slavei Sale.
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.Kadar pa pride Sin človekov v slavi svoji in vsi angeli ž njim, tedaj bo sedel na prestol svoje slave.
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.인자가 자기 영광으로 모든 천사와 함께 올때에 자기 영광의 보좌에 앉으리니
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.Wanneer Ik kom in mijn heerlijkheid met al de engelen, zal Ik op mijn schitterende troon zitten.
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.Як же прийде Син чоловічий у славі своїй, і всї сьвяті ангели з ним, тодї сяде він на престолї слави своєї;
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.והיה כי יבוא בן האדם בכבודו וכל המלאכים הקדשים עמו וישב על כסא כבודו׃
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.ومتى جاء ابن الانسان في مجده وجميع الملائكة القديسين معه فحينئذ يجلس على كرسي مجده.
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.當 人 子 在 他 榮 耀 裡 、 同 著 眾 天 使 降 臨 的 時 候 、 要 坐 在 他 榮 耀 的 寶 座 上
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.當 人子 在 他榮耀裡 、 同 著 眾 天使 降臨 的 時候 、 要 坐在 他 榮耀 的 寶座上
İnsan psikolojisi inanılmaz.; çok fazla tura gelince yazı gelmesi gerekiyor gibi hissediyorsun.사람 심리라는게 여러번 연속으로 머리가 나오면 자연스럽게 꼬리가 나올꺼라고 생각하는게 당연하다고 느껴질 수 있거든요.
İnsan psikolojisi inanılmaz.; çok fazla tura gelince yazı gelmesi gerekiyor gibi hissediyorsun.Удивительно, как человек психологически ощущает, что после большой череды "орлов" должна выпасть "решка".
İnsan psikolojisi inanılmaz.; çok fazla tura gelince yazı gelmesi gerekiyor gibi hissediyorsun.もし今まで表を大量に得ていたら、 次は裏が来ると感じます。 ですが裏を得る確率は、増大しません。
İsa, ‹‹Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?›› dedi. ‹‹Sen ardımdan gel!››A Ježiš mu povedal: Ak chcem, aby zostal, dokiaľ neprijdem, čo tebe do toho? Ty poď za mnou!
İsa, ‹‹Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?›› dedi. ‹‹Sen ardımdan gel!››Gesù gli rispose: «Se voglio che egli rimanga finché io venga, che importa a te? Tu seguimi»
İsa, ‹‹Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?›› dedi. ‹‹Sen ardımdan gel!››Isus i -a răspuns: ,,Dacă vreau ca el să rămînă pînă voi veni Eu, ce-ţi pasă ţie? Tu vino după Mine!``
İsa, ‹‹Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?›› dedi. ‹‹Sen ardımdan gel!››Jesús le dijo: --Si yo quiero que él quede hasta que yo venga, ¿qué tiene esto que ver contigo? Tú, sígueme
İsa, ‹‹Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?›› dedi. ‹‹Sen ardımdan gel!››Jésus lui dit: Si je veux qu`il demeure jusqu`à ce que je vienne, que t`importe? Toi, suis-moi.
İsa, ‹‹Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?›› dedi. ‹‹Sen ardımdan gel!››Jesus sier til ham: Om jeg vil at han skal leve til jeg kommer, hvad kommer det dig ved? Følg du mig!
İsa, ‹‹Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?›› dedi. ‹‹Sen ardımdan gel!››Jesus spricht zu ihm: So ich will, daß er bleibe, bis ich komme, was geht es dich an? Folge du mir nach!
İsa, ‹‹Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?›› dedi. ‹‹Sen ardımdan gel!››예수께서 가라사대 내가 올 때까지 그를 머물게 하고자 할지라도 네게 무슨 상관이냐 너는 나를 따르라 하시더라
İsa, ‹‹Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?›› dedi. ‹‹Sen ardımdan gel!››Monda néki Jézus: Ha akarom, hogy õ megmaradjon, a míg eljövök, mi közöd hozzá? Te kövess engem!
İsa, ‹‹Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?›› dedi. ‹‹Sen ardımdan gel!››Reče mu Jezus: Ako hočem, da ostane dotlej, ko pridem, kaj tebi za to? Ti pojdi za menoj!
İsa, ‹‹Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?›› dedi. ‹‹Sen ardımdan gel!››Řekl jemu Ježíš: Chci-li ho nechati, dokudž nepřijdu, co tobě po tom? Ty pojď za mnou.
İsa, ‹‹Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?›› dedi. ‹‹Sen ardımdan gel!››Respondeu-lhe Jesus: Se eu quiser que ele fique até que eu venha, que tens tu com isso? Segue-me tu.
İsa, ‹‹Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?›› dedi. ‹‹Sen ardımdan gel!››Rzekł mu Jezus: Jeźlibym chciał, żeby on został, aż przyjdę, co tobie do tego? Ty pójdź za mną.
İsa, ‹‹Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?›› dedi. ‹‹Sen ardımdan gel!››Λεγει προς αυτον ο Ιησους Εαν αυτον θελω να μενη εωσου ελθω, τι προς σε; συ ακολουθει μοι.
İsa, ‹‹Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?›› dedi. ‹‹Sen ardımdan gel!››Иисус говорит ему: если Я хочу, чтобы он пребыл, пока приду, что тебе до того ? ты иди за Мною.
İsa, ‹‹Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?›› dedi. ‹‹Sen ardımdan gel!››ние вярваме и знаем, че Ти си [Христос, Син на живия Бог] Светият Божий.
İsa, ‹‹Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?›› dedi. ‹‹Sen ardımdan gel!››Рече йому Ісус: Коли схочу, щоб він пробував, доки прийду, що тобі до того? ти йди за мною.
İsa, ‹‹Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?›› dedi. ‹‹Sen ardımdan gel!››ויאמר אליו ישוע אם חפצי כי ישאר עד באי מה לך ולזאת אתה לך אחרי׃
İsa, ‹‹Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?›› dedi. ‹‹Sen ardımdan gel!››قال له يسوع ان كنت اشاء انه يبقى حتى اجيء فماذا لك. اتبعني انت.
İsa, ‹‹Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?›› dedi. ‹‹Sen ardımdan gel!››耶 穌 對 他 說 、 我 若 要 他 等 到 我 來 的 時 候 、 與 你 何 干 . 你 跟 從 我 罷
İsa, ‹‹Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?›› dedi. ‹‹Sen ardımdan gel!››耶穌對 他 說 、 我 若 要 他 等到 我來 的 時候 、 與 你 何干 . 你 跟從 我 罷
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.A gdy już był we dwunastym roku, a oni wstępowali do Jeruzalemu według zwyczaju onego święta;
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.A když byl ve dvanácti letech, a oni vstupovali do Jeruzaléma, podle obyčeje toho dne svátečního,
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.A keď mu bolo dvanásť rokov, a keď išli oni hore do Jeruzalema podľa obyčaje toho sviatku
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.Cînd a fost El de doisprezece ani, s'au suit la Ierusalim, după obiceiul praznicului.
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.Cuando cumplió doce años, subieron ellos a Jerusalén conforme a la costumbre de la fiesta
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.Dan ketika Yesus berumur dua belas tahun, mereka pergi ke perayaan itu sesuai kebiasaan
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.És mikor tizenkét esztendõs lett, fölmenének Jeruzsálembe az ünnep szokása szerint;
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.Hänen ollessaan kaksitoistavuotias he niinikään vaelsivat ylös sinne juhlan tavan mukaan.
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.In ko mu je bilo dvanajst let in so šli v Jeruzalem po navadi tega praznika, je šel ž njimi.
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.Khi Ngài lên mười hai tuổi, theo lệ thường ngày lễ, cùng lên thành Giê-ru-sa-lem.
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.Khi_Ngài lên mười_hai tuổi , theo lệ thường_ngày lễ , cùng lên thành Giê-ru-sa-lem .
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.예수께서 열 두살 될 때에 저희가 이 절기의 전례를 좇아 올라갔다가
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.Lorsqu`il fut âgé de douze ans, ils y montèrent, selon la coutume de la fête.
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.När han var tolv år gammal, gingo de också dit upp, såsom sed var vid högtiden.
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.Og da han var bleven tolv År gammel, og de gik op efter Højtidens Sædvane
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.Og da han var tolv år gammel, drog de der op, som det var skikk på høitiden;
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.Quando egli ebbe dodici anni, vi salirono di nuovo secondo l'usanza
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.Quando Jesus completou doze anos, subiram eles segundo o costume da festa;
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.Toen Jezus twaalf jaar oud was, mocht Hij voor het eerst mee.
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.Und da er zwölf Jahre alt war, gingen sie hinauf gen Jerusalem nach der Gewohnheit des Festes.
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.Και οτε εγεινεν ετων δωδεκα, αφου ανεβησαν εις Ιεροσολυμα κατα το εθος της εορτης
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.И когато Той беше на дванадесет години, като отидоха по обичая на празника,
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.И когда Он был двенадцати лет, пришли они также по обычаю в Иерусалим на праздник.
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.І як було Йому дванайцять років, пійшли вони в Єрусалим сьвятковим звичаєм,
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.ויהי בהיותו בן שתים עשרה שנה ויעלו ירושלים כמשפט החג׃
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.ولما كانت له اثنتا عشرة سنة صعدوا الى اورشليم كعادة العيد.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod