Ana içeriğe geç
Sözlük

gelince ile cümle

gelince kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.當 他 十 二 歲 的 時 候 、 他 們 按 著 節 期 的 規 矩 上 去
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.當他 十二 歲 的 時候 、 他 們 按 著節期 的 規矩 上去
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Ale do Jezusa przyszedłszy, gdy ujrzeli, że już umarł, nie łamali goleni jego.
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Ale keď prišli na Ježiša a videli, že je už mŕtvy, nezlámali mu hnátov,
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Ale k Ježíšovi přišedše, jakž uzřeli jej již mrtvého, nelámali hnátů jeho.
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Als sie aber zu Jesus kamen und sahen, daß er schon gestorben war, brachen sie ihm die Beine nicht;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Cînd au venit la Isus, şi au văzut că murise, nu I-au zdrobit fluierile picioarelor;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Ketika mereka sampai kepada Yesus, mereka melihat Ia sudah meninggal. Jadi mereka tidak mematahkan kaki-Nya
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Khi quân lính đến nơi Ðức Chúa Jêsus, thấy Ngài đã chết rồi, thì không đánh gãy ống chơn Ngài;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Khi quân_lính đến_nơi Ðức_Chúa_Jêsus , thấy Ngài đã chết rồi , thì không đánh gãy ống chơn Ngài ;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.예수께 이르러는 이미 죽은것을 보고 다리를 꺾지 아니하고
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Ko pa pridejo do Jezusa in vidijo, da je že umrl, mu ne prelomijo goleni,
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Maar toen zij bij Jezus kwamen, zagen zij dat Hij al gestorven was.
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.mas vindo a Jesus, e vendo que já estava morto, não lhe quebraram as pernas;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.men da de kom til Jesus og så at han allerede var død, brøt de ikke hans ben,
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Men da de kom til Jesus og så, at han allerede var død, knuste de ikke hans Ben.
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Mikor pedig Jézushoz érének és látják vala, hogy õ már halott, nem törék meg az õ lábszárait;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Mutta kun he tulivat Jeesuksen luo ja näkivät hänet jo kuolleeksi, eivät he rikkoneet hänen luitaan,
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.När de därefter kommo till Jesus och sågo honom redan vara död, slogo de icke sönder hans ben;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Pero cuando llegaron a Jesús, como le vieron ya muerto, no le quebraron las piernas
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.S`étant approchés de Jésus, et le voyant déjà mort, ils ne lui rompirent pas les jambes;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Venuti però da Gesù e vedendo che era gia morto, non gli spezzarono le gambe
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.εις δε τον Ιησουν ελθοντες, ως ειδον αυτον ηδη τεθνηκοτα, δεν συνεθλασαν αυτου τα σκελη,
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.До Ісуса ж прийшовши, як побачили Його вже мертвого, не перебили Йому ніг;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Не, че е видял някой Отца, освен Онзи, Който е от Бога. Той е видял Отца.
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Но, придя к Иисусу, как увидели Его уже умершим, не перебили у Него голеней,
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.ויבאו אל ישוע ובראתם כי כבר מת לא שברו את שוקיו׃
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.واما يسوع فلما جاءوا اليه لم يكسروا ساقيه لانهم رأوه قد مات.
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.只 是 來 到 耶 穌 那 裡 、 見 他 已 經 死 了 、 就 不 打 斷 他 的 腿
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.只是 來到 耶穌那裡 、 見他 已 經 死 了 、 就 不 打斷 他 的 腿
İsimlere gelince, ismini de başkaları seçer, dili kullanarak bir satır işaret yoluyla belirler.Ak hovoríme o menách, Vaše meno bolo vybrané inými a je ďalším radom značiek v podobe jazyka.
İsimlere gelince, ismini de başkaları seçer, dili kullanarak bir satır işaret yoluyla belirler.Am amintit de nume; numele tau e ales de altii si este o alta insiruire de semne, sub forma limbii vorbite.
İsimlere gelince, ismini de başkaları seçer, dili kullanarak bir satır işaret yoluyla belirler.Hablando de nombres, tu nombre es elegido por otros, es otra línea de marcas, en forma de lenguaje.
İsimlere gelince, ismini de başkaları seçer, dili kullanarak bir satır işaret yoluyla belirler.Ha már a neveknél tartunk - A nevedet mások választják, és ez is csak egy jelsorozat, nyelvi formában.
İsimlere gelince, ismini de başkaları seçer, dili kullanarak bir satır işaret yoluyla belirler.Mówiąc o imionach, twoje imię jest wybierane przez innych, i jest kolejnym ciągiem znaków, w formie języka.
İsimlere gelince, ismini de başkaları seçer, dili kullanarak bir satır işaret yoluyla belirler.Over namen gesproken, uw naam is gekozen door anderen, en is ook een lijn van tekens, in de vorm van taal.
İsimlere gelince, ismini de başkaları seçer, dili kullanarak bir satır işaret yoluyla belirler.Parlando di nomi, il tuo nome è scelto da altri,ed è un altra linea di marca, in forma di linguaggio.
İsimlere gelince, ismini de başkaları seçer, dili kullanarak bir satır işaret yoluyla belirler.På tal om namn, ditt namn är valt av andra och är bara en annan linje av tecken i formen av ett språk.
İsimlere gelince, ismini de başkaları seçer, dili kullanarak bir satır işaret yoluyla belirler.Що се отнася до името ви, то е избрано от други и е още един ред от знаци под формата на език.
İsimlere gelince, ismini de başkaları seçer, dili kullanarak bir satır işaret yoluyla belirler.שימכם למשל, נבחר ע"י אחרים, והוא מהווה שורה נוספת של סימנים (שפה).
İsimlere gelince, ismini de başkaları seçer, dili kullanarak bir satır işaret yoluyla belirler.名前の選択にも制限がある。使える文字や その組み合わせは、一定の数に限られるからだ。
Işıklar açık görünüyor, ama konu Y2K + 10 problemıne gelince evde kimse yok. Değil mi?É come se le luci sono accese, ma non c'è nessuno a casa in questo problema demografico del "2000 + 10".
Işıklar açık görünüyor, ama konu Y2K + 10 problemıne gelince evde kimse yok. Değil mi?Все лампочки горят, только никто не догоняет, что проблема 2000+10 — у нас под носом.
Işıklar açık görünüyor, ama konu Y2K + 10 problemıne gelince evde kimse yok.Es sieht aus, als wären hinsichtlich dieser Y2K-Problematik alle Lichter an, aber niemand ist zu Hause.
Işıklar açık görünüyor, ama konu Y2K + 10 problemıne gelince evde kimse yok.Het is net alsof de lampjes branden, maar niemand is thuis in deze demografische grafiek. Y2K+10-probleem.
Işıklar açık görünüyor, ama konu Y2K + 10 problemıne gelince evde kimse yok.Na tych danych wygląda na to, że światło jest zapalone, ale nikogo nie ma w domu. Y2K + 10 problem.
Işıklar açık görünüyor, ama konu Y2K + 10 problemıne gelince evde kimse yok.불은 잔뜩 켜져 있지만 아무도 집에 없는 것과 같지요.(집에 사람이 없다=멍허니 있다) Y2K + 10 문제가 바로 이렇지요. 그렇죠?
Işıklar açık görünüyor, ama konu Y2K + 10 problemıne gelince evde kimse yok.Като че ли лампите са светнати, но никой не си е в къщи по този демографски проблем Y2K + 10.
Işıklar açık görünüyor, ama konu Y2K + 10 problemıne gelince evde kimse yok.ובכן חברה, אנחנו מכירים את הדמוגרפיות כאן.
Işıklar açık görünüyor, ama konu Y2K + 10 problemıne gelince evde kimse yok.كأن الأنوار كلها مضاءة, و لكن لا يوجد أحد في المنزل على مشكلة Y2K+10 السكانية, صحيح؟
Işıklar açık görünüyor, ama konu Y2K + 10 problemıne gelince evde kimse yok.誰も居ないかのようのです まさにY2K + 10の問題ですよね みんなは分かってはいるけど 実感してない
"İş politikaya gelince, hiçbir şey mantıklı değil.""Ahol a politika képbe kerül, az értelem.eltávozik."
İş politikaya gelince, hiçbir şey mantıklı değil.Ahol a politika képbe kerül, az értelem eltávozik.
İş politikaya gelince, hiçbir şey mantıklı değil.Als het om politiek gaat, is niets meer logisch.
"İş politikaya gelince, hiçbir şey mantıklı değil.""Când intervine politica, nimic nu mai e logic."
İş politikaya gelince, hiçbir şey mantıklı değil.Când intervine politica, nimic nu mai e logic.
"İş politikaya gelince, hiçbir şey mantıklı değil.""Cuando observas las políticas, nada tiene sentido."
İş politikaya gelince, hiçbir şey mantıklı değil.Cuando observas las políticas, nada tiene sentido.
İş politikaya gelince, hiçbir şey mantıklı değil. Elizabeth Pisani:כשעוברים לפוליטיקה, כלום כבר לא הגיוני.
İş politikaya gelince, hiçbir şey mantıklı değil.E quando si tocca la politica, nulla ha veramente senso.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod