Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.Затова, у тебе не ще има кой да размерва земята с въже чрез жребие В събранието Господно.
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.Посему не будет у тебя никого, кто бросил бы жребий для измерения в собрании пред Господом.
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.לכן לא יהיה לך משליך חבל בגורל בקהל יהוה׃
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.لذلك لا يكون لك من يلقي حبلا في نصيب بين جماعة الرب
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.所 以 在 耶 和 華 的 會 中 你 必 沒 有 人 拈 鬮 拉 準 繩
Bu nedenle, ülkeyi kurayla bölüştürme zamanı gelince RABbin topluluğunda sizden kimse bulunmayacak.所以 在 耶和華 的 會中 你 必 沒 有 人 拈鬮拉準繩
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.Aceştia au venit la Isus, L-au rugat cu tot dinadinsul, şi au zis: ,,Face să -i faci acest bine;
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.A oni prijdúc k Ježišovi prosili ho naliehave a hovorili: Hoden je toho, ktorému to vykonáš,
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.A oni přišedše k Ježíšovi, prosili ho snažně, řkouce: Hoden jest, abys jemu to učinil.
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.A oni przyszedłszy do Jezusa, prosili go z pilnością, mówiąc: Godzien jest, abyś mu to uczynił;
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.Azok pedig Jézushoz menvén, igen kérék õt, mondván: Méltó, hogy megtedd néki;
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.Costoro giunti da Gesù lo pregavano con insistenza: «Egli merita che tu gli faccia questa grazia, dicevano
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.Da sie aber zu Jesu kamen, baten sie ihn mit Fleiß und sprachen: Er ist es wert, daß du ihm das erzeigest;
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.De kom da til Jesus, og bad ham inderlig og sa: Han er vel verd at du gjør dette for ham;
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.E chegando eles junto de Jesus, rogavam-lhe com instância, dizendo: É digno de que lhe concedas isto;
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.Ellos fueron a Jesús y le rogaban con insistencia, diciéndole: --Él es digno de que le concedas esto
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.이에 저희가 예수께 나아와 간절히 구하여 가로되 이 일을 하시는 것이 이 사람에게는 합당하니이다
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.Ko pa oni pridejo k Jezusu, ga silno prosijo, rekoč: Vreden je, da mu to storiš;
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.Mấy người đó đến cùng Ðức Chúa Jêsus, mà nài xin rằng: Thầy đội thật đáng cho thầy nhậm điều nầy;
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.Mấy người đó đến_cùng Ðức_Chúa_Jêsus , mà nài_xin rằng : Thầy đội thật đáng cho thầy nhậm điều nầy ;
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.Men da de kom til Jesus, bade de ham indtrængende og sagde: "Han er vel værd, at du gør dette for ham;
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.När dessa kommo till Jesus, bådo de honom enträget och sade: »Han är värd att du gör honom detta,
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.Вони ж, прийшовши до Ісуса, благали Його пильно, говорячи: Що достоєн він, щоб йому зробив се:
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.И они, придя к Иисусу, просили Его убедительно, говоря: он достоин, чтобы Ты сделал для него это,
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.Те, прочее, дойдоха при Исуса и Му се молеха усърдно, като казваха: Той заслужава да му сториш това;
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.ויבאו אל ישוע ויתחננו לו מאד ויאמרו ראוי הוא אשר תעשה בקשתו׃
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.فلما جاءوا الى يسوع طلبوا اليه باجتهاد قائلين انه مستحق ان يفعل له هذا.
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.他 們 到 了 耶 穌 那 裡 、 就 切 切 的 求 他 說 、 你 給 他 行 這 事 、 是 他 所 配 得 的
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.他 們到 了 耶穌那裡 、 就 切切 的 求 他 說 、 你 給 他 行 這事 、 是 他 所 配 得的
Bunların beşi düştü, biri duruyor, ötekiyse henüz gelmedi. Gelince kısa süre kalması gerek.A je sedem kráľov. Päť ich padlo, a jeden je, ten druhý ešte neprišiel. A keď prijde, musí trochu potrvať.
Bunların beşi düştü, biri duruyor, ötekiyse henüz gelmedi. Gelince kısa süre kalması gerek.in je kraljev sedem: pet jih je padlo in eden je, drugi še ni prišel, in kadar pride, sme malo časa ostati.
Bunların beşi düştü, biri duruyor, ötekiyse henüz gelmedi. Gelince kısa süre kalması gerek.또 일곱 왕이라 다섯은 망하였고 하나는 있고 다른 이는 아직 이르지 아니하였으나 이르면 반드시 잠간동안 계속하리라
Bunların beşi düştü, biri duruyor, ötekiyse henüz gelmedi. Gelince kısa süre kalması gerek.и семь царей, из которых пять пали, один есть, а другой еще не пришел, и когда придет, не долго ему быть.
Bunların beşi düştü, biri duruyor, ötekiyse henüz gelmedi. Gelince kısa süre kalması gerek.пять упало, а один єсть, а инший ще не прийшов; і коли прийде, то не довго має він бути.
Bunların beşi düştü, biri duruyor, ötekiyse henüz gelmedi. Gelince kısa süre kalması gerek.ושבעה מלכים המה חמשה מהם נפלו והאחד ישנו והאחר עוד לא בא והיה כי יבוא עמד יעמד לעת מעט׃
Bunların beşi düştü, biri duruyor, ötekiyse henüz gelmedi. Gelince kısa süre kalması gerek.وسبعة ملوك خمسة سقطوا وواحد موجود والآخر لم يأت بعد ومتى أتى ينبغي ان يبقى قليلا.
Bunların beşi düştü, biri duruyor, ötekiyse henüz gelmedi. Gelince kısa süre kalması gerek.又 是 七 位 王 . 五 位 已 經 傾 倒 了 、 一 位 還 在 、 一 位 還 沒 有 來 到 . 他 來 的 時 候 、 必 須 暫 時 存 留
Bunların beşi düştü, biri duruyor, ötekiyse henüz gelmedi. Gelince kısa süre kalması gerek.又 是 七 位 王.五 位 已 經傾 倒 了 、 一 位 還 在 、 一 位 還沒 有 來到 . 他 來的時候 、 必須暫時 存留
Bu noktanın hızı tepe noktasına gelince sıfırlanır. -Как ще изглежда въжето сега?
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.A to jsem se naučil, protože jsem se snažil následovat vše, co je v Bibli.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.Dit leerde ik omdat ik alles probeerde te volgen wat in de Bijbel stond.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.E questo l'ho imparato perché ho provato a seguire tutto quello che dice la Bibbia.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.És ezt úgy tanultam meg, hogy megpróbáltam mindent követni, amit a Bibliában találtam.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.Esta aprendi porque tentei seguir tudo na Bíblia.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.Et celui-ci je l'ai appris parce que j'ai essayé de suivre tout ce qui est dans la Bible.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.Ini saya pelajari karena saya ingin mengikuti semua yang tercantum di Kitab Suci.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.저는 성경의 모든 율법을 따르려고 했죠.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.Och det lärde jag mig eftersom jag försökte följa allt i bibeln.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.Și asta am învățat pentru că am încercat să urmez totul din Biblie.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.Tega sem se naučil skozi poslanstvo, da bom sledil vsem kar je zapisano v Bibliji.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.Und diese Lektion lernte ich, da ich alles in der Bibel zu befolgen versuchte.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.Αυτό το έμαθα επειδή προσπάθησα ν' ακολουθήσω τα πάντα στη Βίβλο.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.Това го научих, защото се опитах да следвам всичко в Библията.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.Этому я научился потому, что я старался следовать всему в Библии.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.ואת האחד הזה למדתי מפני שניסיתי לשמור כל החוקים בתנ"ך.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.و لقد تعلمت هذا لأني حاولت ان اتبع كل ما جاء في الإنجيل.
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.我學了這個因為 我嘗是跟迶聖經中的所有的事,
Bunu nasil ogrendigime gelince, once Incil'deki her seyi uygulamaya calistim.聖書のすべての戒律を守ろうとして 不幸にも失敗したからです
Burada yaptığımız şey karelerin farklılığına gelince yeteneğimiz kullanmaktır. .이 경우 제곱의 차를 이용해야 합니다
Burada yaptığımız şey karelerin farklılığına gelince yeteneğimiz kullanmaktır. .Tu pomoże jeden ze wzorów skróconego mnożenia.