Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Quanto �s obras dos homens, pela palavra dos teus lábios eu me tenho guardado dos caminhos do homem violento.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.secondo l'agire degli uomini; seguendo la parola delle tue labbra, ho evitato i sentieri del violento
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Zoals U mij hebt geleerd, ben ik ook nooit op pad gegaan met zondaars. Daarvoor heb ik gewaakt.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Z strany pak skutků lidských, já podlé slova rtů tvých vystříhal jsem se stezky zhoubce.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Ως προς τα εργα των ανθρωπων, εγω δια των λογων των χειλεων σου εφυλαχθην απο των οδων των παρανομων.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Колкото за човешките дела, чрез думите на Твоята уста Аз опазих себе си от пътищата на насилниците.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.לפעלות אדם בדבר שפתיך אני שמרתי ארחות פריץ׃
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.من جهة اعمال الناس فبكلام شفتيك انا تحفظت من طرق المعتنف.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.論 到 人 的 行 為 、 我 藉 著 你 嘴 唇 的 言 語 、 自 己 謹 守 、 不 行 強 暴 人 的 道 路
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.論到人 的 行為 、 我 藉著 你 嘴唇 的 言語 、 自己 謹守 、 不 行 強暴人 的 道路
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,(74:3) „Когда изберу время, Я произведу суд по правде.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,(75:3) Au temps que j`aurai fixé, Je jugerai avec droiture.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Allah berkata, "Pada waktu yang Kutentukan, Aku akan menghakimi dengan adil
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,,,Atunci cînd va veni vremea hotărîtă,`` zice Domnul, ,,voi judeca fără părtinire.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,"Cuando yo establezca el tiempo, juzgaré con rectitud
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,"Denn zu seiner Zeit, so werde ich recht richten.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Khi ta đến thì giờ đã định, Thì sẽ đoán xét cách ngay thẳng.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Khi ta đến thì_giờ đã định , Thì sẽ đoán xét cách ngay_thẳng .
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,주의 말씀이 내가 정한 기약을 당하면 정의로 판단하리니
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Me kiitämme sinua, Jumala, me kiitämme sinua; lähellä on sinun nimesi, sinun ihmeitäsi kerrotaan.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Noi ti rendiamo grazie, o Dio, ti rendiamo grazie: invocando il tuo nome, raccontiamo le tue meraviglie
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Oslavujeme ťa, Bože, oslavujeme. A že je blízke tvoje meno, o tom rozprávajú tvoje divy.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Oslavujeme tě, Bože, oslavujeme; nebo že jest blízké jméno tvé, vypravují to předivní skutkové tvoji.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Quando chegar o tempo determinado, julgarei retamente.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,"Selv om jeg udsætter Sagen, dømmer jeg dog med Retfærd;
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Tisztelünk téged, oh Isten, tisztelünk; neved közel van, hirdetik csodatetteid.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Vi priser dig, Gud, vi priser, og nær er ditt navn; de forteller om dine undergjerninger.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Vi tacka dig, o Gud, vi tacka dig. Ditt namn är oss nära; man förtäljer dina under.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Wysławiamy cię, Boże! wysławiamy: bo bliskie imię twoje; opowiadają to dziwne sprawy twoje.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Zakaj „ko pride določeni čas, jaz bom sodil pravično.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Οταν λαβω τον ωρισμενον καιρον, εγω θελω κρινει εν ευθυτητι.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Когато уловя определеното време Аз ще съдя с правото.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,כי אקח מועד אני מישרים אשפט׃
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,لاني اعين ميعادا. انا بالمستقيمات اقضي.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,我 到 了 所 定 的 日 期 、 必 按 正 直 施 行 審 判
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,我 到 了 所 定 的 日期 、 必 按 正直 施行 審判
Ben bu turuncu noktanın üzerine gelince gördüğünüz gibi bu aşağıdaki doğru da turuncu oluyor.Sehen sie die Zeile hier unten werden sie orange.
Ben bu turuncu noktanın üzerine gelince gördüğünüz gibi bu aşağıdaki doğru da turuncu oluyor.Вы видите линию здесь стать оранжевый.
Ben bu turuncu noktanın üzerine gelince gördüğünüz gibi bu aşağıdaki doğru da turuncu oluyor.תראו שהקו פה למטה הופך לכתום.
Ben bu turuncu noktanın üzerine gelince gördüğünüz gibi bu aşağıdaki doğru da turuncu oluyor.ترون هذا الخط هنا في الأسفل يصبح برتقاليا
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.A môj, Danielov, duch sa zhrozil v mojich vnútrobách, a videnia mojej hlavy ma predesily.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Da blev jeg, Daniel, grepet av uro i min ånd, og synene i mitt indre forferdet mig.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Då kände jag, Daniel, min ande oroas i sin boning, och den syn som jag hade haft förskräckte mig.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü."En cuanto a mí, Daniel, mi espíritu se turbó a causa de esto, y las visiones de mi cabeza me alarmaron
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Eu, Daniel m'am turburat cu duhul, şi vedeniile din capul meu m'au înspăimîntat.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Ich, Daniel, entsetzte mich davor, und solches Gesicht erschreckte mich.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Ik, Daniël, was in verwarring door alles wat ik had gezien en de visioenen maakten mij bang.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Io, Daniele, mi sentii venir meno le forze, tanto le visioni della mia mente mi avevano turbato
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.I zatrwożył się we mnie Danijelu duch mój w pośród ciała mego, a widzenia, którem widział, przestraszyły mię.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.I zhrozil se duch můj ve mně Danielovi u prostřed těla, a vidění má předěsila mne.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Jeg, Daniel, blev såre urolig til Sinds ved alt dette, og mit Hoveds Syner forfærdede mig.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.나 다니엘이 중심에 근심하며 내 뇌 속에 이상이 나로 번민케 한지라
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Megrendülék én, Dániel, az én lelkemben ezek miatt, és fejem látásai megháborítának engem.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Meni pa, Danielu, je bil duh izbegan v telesu, in prikazni glave moje so me plašile.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Minä, Daniel, tunsin henkeni tulevan murheelliseksi ruumiissani, ja minun näkemäni näyt peljättivät minua.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Moi, Daniel, j`eus l`esprit troublé au dedans de moi, et les visions de ma tête m`effrayèrent.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Penglihatan-penglihatan yang kulihat itu membingungkan dan menggelisahkan hatiku
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Quanto a mim, Daniel, o meu espírito foi abatido dentro do corpo, e as visões da minha cabeça me perturbavam.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Εφριξε το πνευμα εμου του Δανιηλ εντος του σωματος μου και αι ορασεις της κεφαλης μου με εταραττον.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Вострепетал дух мой во мне, Данииле, в теле моем, и видения головы моей смутили меня.