Ana içeriğe geç
Sözlük

gelince ile cümle

gelince kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bana gelince, işte elinizdeyim! Gözünüzde iyi ve doğru olan neyse, bana öyle yapın.А за мене, ето, съм в ръката ви; направете ми каквото ми се вижда за добро и угодно.
Bana gelince, işte elinizdeyim! Gözünüzde iyi ve doğru olan neyse, bana öyle yapın.а что до меня, вот – я в ваших руках; делайте со мною, что в глазах ваших покажется хорошим и справедливым;
Bana gelince, işte elinizdeyim! Gözünüzde iyi ve doğru olan neyse, bana öyle yapın.ואני הנני בידכם עשו לי כטוב וכישר בעיניכם׃
Bana gelince, işte elinizdeyim! Gözünüzde iyi ve doğru olan neyse, bana öyle yapın.اما انا فهانذا بيدكم. اصنعوا بي كما هو حسن ومستقيم في اعينكم.
Bana gelince, işte elinizdeyim! Gözünüzde iyi ve doğru olan neyse, bana öyle yapın.至 於 我 、 我 在 你 們 手 中 、 你 們 眼 看 何 為 善 、 何 為 正 、 就 那 樣 待 我 罷
Bana gelince, işte elinizdeyim! Gözünüzde iyi ve doğru olan neyse, bana öyle yapın.至於 我 、 我 在 你 們 手中 、 你 們 眼看 何 為善 、 何為正 、 就 那 樣待 我罷
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.A co se mě týče, musela jsem počkat, než jsem se dostala domů, abych mohla skutečně cítit svůj zármutek.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Cât despre mine, trebuia să aștept până acasă ca să simt cu adevărat durerea din suflet.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.En cuanto a mí, esperé a llegar a casa para sentir mi corazón destrozado.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Ich - ich musste warten, bis ich nach Hause kam, um meinen übergroßen Kummer richtig zu fühlen.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Ik zou pas na mijn thuiskomst mijn gevoelens de vrije loop kunnen laten.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.저는요, 정말 가슴아파하는 것 조차 집에 돌아올 때까지 접어두어야만 했죠.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Med hensyn til mig, jeg skulle vente til jeg kom hjem med virkelig at føle min dybe sorg.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Musiałam odczekać do powrotu do domu, by naprawdę poczuć moje zranione serce.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Nekem nincs más, mint várni, amíg hazaérek, hogy kisírjam magam.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Per quanto mi riguarda, ho dovuto attendere il rientro a casa per sentire davvero il mio dolore.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Quant à moi, j'ai dû attendre mon retour à la maison pour sentir vraiment mon cœur se briser.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Quanto a mim, tive de esperar até chegar a casa para realmente sentir a minha tristeza.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Sama sem morala do vrnitve domov počakati, da sem začutila pravo bolečino.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Với tôi, phải đợi về đến tận nhà để thật sự cảm nhận nỗi đau.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Όσο για μένα, έπρεπε να περιμένω μέχρι να φτάσω στο σπίτι για να νιώσω πραγματικά τον σπαραγμό μου.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.А мне пришлось ждать до дома, чтобы в слезах излить всю мою жалость к этим людям.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Колкото до мен, трябваше да чакам, докато се върна в къщи, за да почувствам наистина моята мъка.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Щодо мене, то мені потрібно було чекати, поки не доберусь додому, щоби дійсно відчути, як моє серце крається.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.באשר לי, היה עלי לחכות עד שהגעתי הביתה, כדי לחוש באמת בשברון הלב שלי.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.بالنسبة لي، كان علي أن أنتظر حتى أعود للمنزل حتى أشعر حقاً بالحسرة في قلبي.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.自分の気持ちが張り裂けるのを我慢しました ヒマラヤでは子供たちが石を背負って
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Dla mnie, oczywiście. Muszę całkowicie ufać swojej mowie ciała.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Đối với tôi, tất nhiên, tôi hoàn toàn tin tưởng vào ngôn ngữ hình thể của mình.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Ich selber muss natürlich vollkommen auf meine Körpersprache vertrauen.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.물론 저 개인적으로는 제 몸동작을 완전히 믿어야 했습니다
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Para mí, por supuesto, tengo que confiar plenamente en mi lenguaje corporal.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Pentru mine, desigur, eu trebuie să am încredere deplină în limbajul meu corporal.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Per quel che riguarda me, ovviamente, devo fidarmi totalmente della mia gestualità.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Pour moi-même, bien sûr, je dois faire une complète confiance au langage de mon corps.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Pro mě to samozřejmě znamená, že musím naprosto důvěřovat své řeči těla.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Sudah pasti bagi saya, saya harus mempercayai bahasa tubuh saya sepenuhnya.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Számomra, természetesen, teljesen meg kell bíznom a testbeszédemben.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Voor mijzelf moet ik natuurlijk volledig op mijn lichaamstaal vertrouwen.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.За себе си, разбира се, трябва напълно да се доверя на моя език на тялото.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Стосовно мене, звичайно, я маю повністю довіряти мові мого тіла.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Что касается меня, безусловно, я должен полностью доверять языку своего тела.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.בנוגע לי, כמובן, עלי לבטוח לחלוטין בשפת הגוף שלי.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.و بالنسبة لي طبعا علي ان اثق تماما بلغة الجسد
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.自分のボディランゲージを強く信頼する必要があります それが私に使えるすべてだからです
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.(16:4) В делах человеческих, по слову уст Твоих, я охранял себя от путей притеснителя.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Aku melakukan apa yang Kauperintahkan dan tidak menempuh jalan kekerasan
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Az emberek cselekedeteinél a te ajkad igéjével vigyáztam az erõszakosnak ösvényeire.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Cît priveşte legăturile cu oamenii, eu, după cuvîntul buzelor Tale, mă feresc de calea celor asupritori;
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Čo do skutkov človeka, riadil som sa slovom tvojich rtov; ja som sa vystríhal ciest ukrutníka.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Còn về công việc loài người, Tôi nhờ lời môi Chúa phán mà giữ lấy mình khỏi các con đường của kẻ hung bạo.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Còn về công_việc loài_người , Tôi nhờ lời môi Chúa phán mà giữ lấy mình khỏi các con đường của kẻ hung_bạo .
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Co się tknie spraw ludzkich według słowa ust twoich, chroniłem się drogi okrutnika.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Efter dina läppars ord, och vad människor än må göra, tager jag mig till vara för våldsverkares stigar.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Ej synded min Mund, hvad end Mennesker gjorde; ved dine Læbers Ord vogted jeg mig for Voldsmænds Veje;
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Gledé na dejanja ljudi, po besedi ustnic tvojih sem se čuval potov siloviteža.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Ich bewahre mich in dem Wort deiner Lippen vor Menschenwerk, vor dem Wege des Mörders.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.사람의 행사로 논하면 나는 주의 입술의 말씀을 좇아 스스로 삼가서 강포한 자의 길에 행치 아니하였사오며
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Mitä ihmiset tehköötkin, sinun huultesi sanassa minä pysyn ja kavahdan väkivaltaisen teitä.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Mot menneskenes gjerninger har jeg efter dine lebers ord tatt mig i vare for voldsmannens stier.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod