Ana içeriğe geç
Sözlük

gelince ile cümle

gelince kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.Aber Libellen -- das ist knifflig.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.Ale vážky -- trochu zložité.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.Ale ważkom jest trudno.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.A szitakötők azonban -- kissé furfangosak.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.Dar libelulele -- putin mai dificil.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.하지만 잠자리에겐 좀 어렵죠.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.Maar libellen -- lastig.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.Mais les libellules - c'est délicat.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.Ma per le libellule la vita si fa dura.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.Men guldsmede -- en smule indviklet.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.Nhưng chuồn chuồn -- kỹ xảo hơn một chút.
Ancak bahis geçmedi Kosova'ya gelince konu.Mais pour le Kosovo point n'y eut le temps.
Ancak bahis geçmedi Kosova'ya gelince konu.Mas, por falta de tempo, do Kosovo não falaram não.
Ancak bahis geçmedi Kosova'ya gelince konu.Pero el tiempo para mencionar a Kosovo no alcanzó.
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.aber von dem fünfzigsten Jahr an sollen sie ledig sein vom Amt des Dienstes und sollen nicht mehr dienen,
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.A od päťdesiateho roku veku navráti sa každý od práce tejto služby a nebude viacej slúžiť.
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.A partir de los 50 años volverán de su servicio, y nunca más prestarán servicio
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.A w pięćdziesiąt lat przestanie pracować w urzędzie, i więcej służyć nie będzie.
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.Dall'età di cinquant'anni si ritirerà dalla squadra del servizio e non servirà più
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.dan pada umur lima puluh tahun ia dibebaskan dari tugasnya
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.Dela vîrsta de cincizeci de ani încolo, să iasă din slujbă, şi să nu mai slujească.
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.Depuis l`âge de cinquante ans, il sortira de fonction, et ne servira plus.
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.e aos cinqüenta anos de idade sairão desse serviço e não servirão mais.
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.오십 세부터는 그 일을 쉬어 봉사하지 아니할 것이나
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.Men fra Halvtredsårsalderen skal de holde op med at gøre Tjeneste og ikke arbejde mere;
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.Men fra han er femti år gammel, skal han trede tilbake fra arbeidstjenesten og ikke arbeide mere.
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.Nhưng đến năm mươi tuổi, người sẽ ra ban, chẳng làm công việc nữa;
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.Nhưng đến năm_mươi tuổi , người sẽ ra ban , chẳng làm công_việc nữa ;
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.Ötven esztendõs korától pedig lépjen ki e szolgálatnak sorából, és ne szolgáljon többé.
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.V padesáti pak letech přestane od práce služby té, a více přisluhovati nebude.
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.και απο πεντηκοντα ετων θελουσι παυεσθαι του να εκτελωσι την υπηρεσιαν και δεν θελουσιν υπηρετει πλεον
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.а в пятьдесят лет должны прекращать отправление работ и более не работать:
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.а от петдесет години да престават да вършат слугуване и да не слугуват вече,
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.ומבן חמשים שנה ישוב מצבא העבדה ולא יעבד עוד׃
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.ومن ابن خمسين سنة يرجعون من جند الخدمة ولا يخدمون بعد.
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.到 了 五 十 歲 要 停 工 退 任 、 不 再 辦 事
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.到了 五十 歲 要 停工 退任 、 不再 辦事
Ancak kendime gelince, bu taslağı hiçbir zaman sunmayacak olduğumu için çok mahçuptum.Aber zu meiner Verteidigung, ich habe mich so darüber geschämt, dass ich die Skizze nie eingereicht habe.
Ancak kendime gelince, bu taslağı hiçbir zaman sunmayacak olduğumu için çok mahçuptum.Dar, spre salvarea mea, mi-a fost atât de rușine de asta încât n-am predat niciodată acea schiță.
Ancak kendime gelince, bu taslağı hiçbir zaman sunmayacak olduğumu için çok mahçuptum.하지만, 저의 체면상 저는 그렇게 하기가 너무나 부끄러웠고 결코 이 스케치를 제출하지 않았습니다.
Ancak kendime gelince, bu taslağı hiçbir zaman sunmayacak olduğumu için çok mahçuptum.Ma, a mio favore, ero così imbarazzato nel farlo che non ho mai proposto questo sketch.
Ancak kendime gelince, bu taslağı hiçbir zaman sunmayacak olduğumu için çok mahçuptum.Maar het pleit voor me dat ik me zo schaamde om dat te doen dat ik die schets nooit heb ingeleverd.
Ancak kendime gelince, bu taslağı hiçbir zaman sunmayacak olduğumu için çok mahçuptum.Mais à mon crédit, j'étais si gêné de faire ça que je n'ai jamais proposé ce croquis.
Ancak kendime gelince, bu taslağı hiçbir zaman sunmayacak olduğumu için çok mahçuptum.Pero, a mi favor, Me sentí tan avergonzado de hacer esto que nunca envié este boceto.
Ancak kendime gelince, bu taslağı hiçbir zaman sunmayacak olduğumu için çok mahçuptum.Αλλά, προς τιμήν μου, ντρεπόμουν τόσο που το έκανα που δεν υπέβαλα ποτέ αυτό το σχέδιο.
Ancak kendime gelince, bu taslağı hiçbir zaman sunmayacak olduğumu için çok mahçuptum.Но, за мое оправдание, бях толкова смутен от това, че така и не представих тази скица.
Ancak kendime gelince, bu taslağı hiçbir zaman sunmayacak olduğumu için çok mahçuptum.Но мне делает честь то, что мне было так стыдно за эту работу, что так и никому её не показал.
Ancak kendime gelince, bu taslağı hiçbir zaman sunmayacak olduğumu için çok mahçuptum.אבל, יאמר לזכותי, כל כך התביישתי לעשות את זה שמעולם לא הגשתי את הסקיצה הזו.
Ancak kendime gelince, bu taslağı hiçbir zaman sunmayacak olduğumu için çok mahçuptum.ويجب ان اذكر انني كنت محرجاً لانني قمت بذلك لدرجة انني لم اقدم هذا الاصدار
Ancak kendime gelince, bu taslağı hiçbir zaman sunmayacak olduğumu için çok mahçuptum.こんなことをしてとても恥ずかしかったので このスケッチは提出しませんでした そしてついに 次のような解決にたどりついたのです
Ancak... zamanı gelince size çok iş vereceğim.Däremot... När tiden är inne har jag mycket arbete åt er.
Ancak... zamanı gelince size çok iş vereceğim. -Hazırlıklı olun.Porém... ... quando chegar a altura, terei muito trabalho para vocês, por isso, estejam preparados.
Ancak... zamanı gelince size çok iş vereceğim.In ogni caso... quando arriverà il momento, avrò molto lavoro da assegnarvi,
Ancak... zamanı gelince size çok iş vereceğim.Jednak... Gdy nadejdzie pora, będę miał dla was dużo pracy,
Ancak... zamanı gelince size çok iş vereceğim.- og vær diskrete. Når tiden er inde, har jeg meget arbejde til jer.
Ancak... zamanı gelince size çok iş vereceğim.Όμως... όταν έρθει η ώρα θα έχω πολλή δουλειά για εσάς,
Ancak... zamanı gelince size çok iş vereceğim.Однако... когда придёт время, у меня для вас будет много работы,
Annem gelince, adam annemden para istedi ancak onda da yeteri kadar yoktu.Also will er Geld von meiner Mutter, als sie rauskommt, aber sie hat nicht genug.
Annem gelince, adam annemden para istedi ancak onda da yeteri kadar yoktu.A minha mãe veio e ele pediu-lhe o dinheiro mas ela não tinha o suficiente.
Annem gelince, adam annemden para istedi ancak onda da yeteri kadar yoktu.Ibu kami keluar dan tukang antar itu meminta uang padanya tapi ibu tidak mempunyai cukup uang.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod