Ama bana gelince; benim iflah olmaz bir iyimser olmamın başka bir sebebi daha var.Ale co do mnie, ja mam kolejny powód, aby być optymistą.
Ama bana gelince; benim iflah olmaz bir iyimser olmamın başka bir sebebi daha var.Ich selber habe einen anderen Grund, ein unheilbarer Optimist zu sein.
Ama bana gelince; benim iflah olmaz bir iyimser olmamın başka bir sebebi daha var.Já osobně mám další důvod k tomu být nevyléčitelným optimistou.
Ama bana gelince; benim iflah olmaz bir iyimser olmamın başka bir sebebi daha var.제가 구제불능의 낙관론자인 또 다른 이유가 있습니다.
Ama bana gelince; benim iflah olmaz bir iyimser olmamın başka bir sebebi daha var.Maar ik heb nog een andere reden om een ongeneeslijke optimist te zijn.
Ama bana gelince; benim iflah olmaz bir iyimser olmamın başka bir sebebi daha var.Mais moi, j'ai une autre raison d'être un optimiste invétéré.
Ama bana gelince; benim iflah olmaz bir iyimser olmamın başka bir sebebi daha var.Pero desde mi punto de vista, tengo otra razón para ser un optimista incurable.
Ama bana gelince; benim iflah olmaz bir iyimser olmamın başka bir sebebi daha var.А що се отнася до мен, аз имам друга причина да съм неизлечим оптимист.
Ama bana gelince; benim iflah olmaz bir iyimser olmamın başka bir sebebi daha var.Но у меня есть другая причина для неизлечимого оптимизма.
Ama bana gelince; benim iflah olmaz bir iyimser olmamın başka bir sebebi daha var.אבל בשבילי, יש לי סיבה נוספת להיות אופטימיסט חסר תקנה.
Ama bana gelince; benim iflah olmaz bir iyimser olmamın başka bir sebebi daha var.ولكن بالنسبة لي، وثمة سبب آخر أن يكون متفائلا لا شفاء منه.
Ama bana gelince; benim iflah olmaz bir iyimser olmamın başka bir sebebi daha var.皆さんは沢山の話を聞いて刺激を受けたでしょう 私もそうです
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.Pero las libélulas... difícilmente.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.Sudenkorennot -- hiukan pulmallisempaa.
Ama çizimlerime gelince,... ...çocukları ve yetişkinleri ayırt etmeden yansıtırım.Aber das Bild zeigt, dass ich für Kinder nicht anders denke als für Erwachsene.
Ama çizimlerime gelince,... ...çocukları ve yetişkinleri ayırt etmeden yansıtırım.Ale mój sposób malowania pokazuje, że myślę tak samo, pracując dla obu tych grup.
Ama çizimlerime gelince,... ...çocukları ve yetişkinleri ayırt etmeden yansıtırım.Dar desenele reflectă faptul că nu gândesc într-un fel pentru copii și în alt fel pentru adulți.
Ama çizimlerime gelince,... ...çocukları ve yetişkinleri ayırt etmeden yansıtırım.De a festményeim azt tükrözik, hogy ugyanúgy gondolkodom a gyerekek és a felnőttek esetében.
Ama çizimlerime gelince,... ...çocukları ve yetişkinleri ayırt etmeden yansıtırım.그래도 그림은 어른을 위한 것과 아이들을 위한 것이 다르다고 생각지 않습니다.
Ama çizimlerime gelince,... ...çocukları ve yetişkinleri ayırt etmeden yansıtırım.Maar het schilderwerk geeft weer -- ik denk niet anders voor kinderen dan voor volwassenen.
Ama çizimlerime gelince,... ...çocukları ve yetişkinleri ayırt etmeden yansıtırım.Ma, come lo dimostrano le illustrazioni, non penso diversamente per i bambini e per gli adulti.
Ama çizimlerime gelince,... ...çocukları ve yetişkinleri ayırt etmeden yansıtırım.Nhưng tranh vẽ phản ánh, tôi không nghĩ về trẻ em và về người lớn khác nhau.
Ama çizimlerime gelince,... ...çocukları ve yetişkinleri ayırt etmeden yansıtırım.Pero las ilustraciones reflejan, Creo que yo no pienso diferente para niños que como pienso para adultos.
Ama çizimlerime gelince,... ...çocukları ve yetişkinleri ayırt etmeden yansıtırım.А рисунок показывает, что для детей я не думаю по-другому, чем для взрослых.
Ama çizimlerime gelince,... ...çocukları ve yetişkinleri ayırt etmeden yansıtırım.Картината отразява... Не мисля по различен начин за децата и за възрастните.
Ama çizimlerime gelince,... ...çocukları ve yetişkinleri ayırt etmeden yansıtırım.אבל הציור משקף -- אני לא חושבת באופן שונה עבור ילדים מאשר למבוגרים.
Ama çizimlerime gelince,... ...çocukları ve yetişkinleri ayırt etmeden yansıtırım.ولكن الرسم يعكس، أنا لا أفكر بطريقة مختلفة للأطفال مما أفعل للكبار.
Ama çizimlerime gelince,... ...çocukları ve yetişkinleri ayırt etmeden yansıtırım.子どもと大人と対象に関わらず 想像力も 風変わりなアイデアも
Amaçları geri gelince onları bir yerlere asmaktı.Aztán visszahozták és bekeretezték őket.
Amaçları geri gelince onları bir yerlere asmaktı.Doniesli ich naspäť a zarámovali ich.
Amaçları geri gelince onları bir yerlere asmaktı.Ellos las traerían de regreso y las enmarcarían.
Amaçları geri gelince onları bir yerlere asmaktı.Họ phải đem về và gắn chúng lại.
Amaçları geri gelince onları bir yerlere asmaktı.Ils les ramenaient et les encadraient.
Amaçları geri gelince onları bir yerlere asmaktı.그들은 그걸 다시 가져와서 꽂곤 했죠.
Amaçları geri gelince onları bir yerlere asmaktı.Le portavano e le montavano.
Amaçları geri gelince onları bir yerlere asmaktı.Mereka akan membawanya kembali dan menempelkannya.
Amaçları geri gelince onları bir yerlere asmaktı.Pak je přivezli zpátky a vystavili.
Amaçları geri gelince onları bir yerlere asmaktı.Przywozili je z powrotem i oprawiali.
Amaçları geri gelince onları bir yerlere asmaktı.Sie sollten sie zurückbringen und einrahmen lassen.
Amaçları geri gelince onları bir yerlere asmaktı.Trebuiau să le aducă înapoi și să le monteze.
Amaçları geri gelince onları bir yerlere asmaktı.Ze zouden die terugnemen en opzetten.
Amaçları geri gelince onları bir yerlere asmaktı.Θα τις έφερναν πίσω και θα τις τοποθετούσαν.
Amaçları geri gelince onları bir yerlere asmaktı.Вони привезли їх назад і підняли їх.
Amaçları geri gelince onları bir yerlere asmaktı.Им нужно было привезти их обратно и вставить в рамку.
Amaçları geri gelince onları bir yerlere asmaktı.הם החזירו ומסגרו אותם.
Amaçları geri gelince onları bir yerlere asmaktı.وسيقومون بإرجاعها وحفظها.
Amaçları geri gelince onları bir yerlere asmaktı.それでこの旗は実際に月まで行き
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Ale může se to zdát jako tak trochu kruté nebo ostré doporučení, když dojde na ty hlubší lítosti.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Dar poate părea un lucru crud și ușuratic când vine vorba de regrete mai profunde.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Het lijkt misschien wat wreed of ondoordacht als het op deze gevallen van diepe spijt aankomt.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.하지만 상당히 깊은 후회들에게 있어서 이 제안은 잔인하거나 일종의 말뿐인 것처럼 보일 수 있습니다
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Mais cela pourrait sembler une suggestion cruelle ou simpliste quand il s'agit de ces regrets plus profonds.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Mas isto pode parecer uma sugestão cruel ou desonesta quando diz respeito a arrependimentos mais profundos.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Mungkin ini tampak seperti anjuran yang kejam saat berhadapan dengan penyesalan yang lebih dalam.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Nhưng nó dường như là một sự gợi ý tàn nhẫn hoặc xảo quyệt khi chúng ta nói đến những hối hận sâu sắc hơn.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Potrebbe però sembrare un suggerimento facile e crudele quando si tratta di rimorsi molto più profondi.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Sin embargo, podría parecer una sugerencia cruel y simplista cuando se trata de remordimientos más profundos.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Viszont ez egy kegyetlen és nagydumás ötletnek tűnhet, amikor a mélyebb sajnálkozásokról van szó.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Αλλά μπορεί να φαίνεται μια σκληρή ή ρηχή πρόταση όταν πρόκειται για τα πιο βαθιά μετανιώματα.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Но може да изглежда и като жестоко и нагло нещо, когато става въпрос за някои от по-дълбоките съжаления.