Ana içeriğe geç
Sözlük

gelince ile cümle

gelince kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
2'ye gelince f x eşittir eksi 1.Bei x=2 ist y immer noch gleich -1
2'ye gelince f x eşittir eksi 1.Idziemy do dwójki, f(x) jest równe minus jeden
2'ye gelince f x eşittir eksi 1.Jdeme k 2, f(x) se rovná –−1.
2'ye gelince f x eşittir eksi 1.Vamos a dois, f (x) é igual ao negativo
2'ye gelince f x eşittir eksi 1.Vamos a dos, f(x) es igual a menos uno
2'ye gelince f x eşittir eksi 1.x가 2일때는 y는 -1,
Açıkçası, aksiyon bilgisayar oyunlarına gelince, ekran süresi görme yetinizi daha kötü yapmaz.Când vine vorba de jocuri de acțiune, timpul petrecut în fața ecranului nu înrăutățește vederea.
Açıkçası, aksiyon bilgisayar oyunlarına gelince, ekran süresi görme yetinizi daha kötü yapmaz.Chiaramente, quando si tratta di videogiochi d'azione, il tempo davanti allo schermo non peggiora la vista.
Açıkçası, aksiyon bilgisayar oyunlarına gelince, ekran süresi görme yetinizi daha kötü yapmaz.Clairement, quand il s'agit de jeux vidéo d'action, le temps passé devant l'écran ne diminue pas la vue.
Açıkçası, aksiyon bilgisayar oyunlarına gelince, ekran süresi görme yetinizi daha kötü yapmaz.Está claro que, cuando se trata de videojuegos de acción, el tiempo ante la pantalla no empeora la visión.
Açıkçası, aksiyon bilgisayar oyunlarına gelince, ekran süresi görme yetinizi daha kötü yapmaz.Het is duidelijk dat het spelen van actiespelletjes op het scherm je zicht niet verslechtert.
Açıkçası, aksiyon bilgisayar oyunlarına gelince, ekran süresi görme yetinizi daha kötü yapmaz.Jednoducho, ak hovoríme o akčných hrách, tak doba hrania vám zrak nekazí.
Açıkçası, aksiyon bilgisayar oyunlarına gelince, ekran süresi görme yetinizi daha kötü yapmaz.Kiderült tehát, hogy akciójátékok esetén a képernyő előtt töltött idő nem rontja a látást.
Açıkçası, aksiyon bilgisayar oyunlarına gelince, ekran süresi görme yetinizi daha kötü yapmaz.액션 비디오 게임과 관련해서, 화면을 보는 시간은 분명히 여러분들의 시력을 악화시키지 않습니다.
Açıkçası, aksiyon bilgisayar oyunlarına gelince, ekran süresi görme yetinizi daha kötü yapmaz.Niezaprzeczalnie czas spędzony na grach wideo nie wpływa negatywnie na wzrok.
Açıkçası, aksiyon bilgisayar oyunlarına gelince, ekran süresi görme yetinizi daha kötü yapmaz.Rõ ràng, khi nói đến đến các trò chơi hành động, thời gian trên màn hình không làm cho mắt bạn kém đi.
Açıkçası, aksiyon bilgisayar oyunlarına gelince, ekran süresi görme yetinizi daha kötü yapmaz.Uppenbarligen, när det gäller actionspel, försämrar inte skärmtiden din syn.
Açıkçası, aksiyon bilgisayar oyunlarına gelince, ekran süresi görme yetinizi daha kötü yapmaz.Zcela jasně, když dojde na akční videohry, koukání do obrazovek náš zrak nezhorší.
Açıkçası, aksiyon bilgisayar oyunlarına gelince, ekran süresi görme yetinizi daha kötü yapmaz.Εμφανώς, όσον αφορά στα παιχνίδια δράσης, η απασχόληση μπροστά στην οθόνη δεν επιδεινώνει την όρασή σας.
Açıkçası, aksiyon bilgisayar oyunlarına gelince, ekran süresi görme yetinizi daha kötü yapmaz.Когато става дума за видео игри, времето, прекарано пред екрана не влошава зрението ви.
Açıkçası, aksiyon bilgisayar oyunlarına gelince, ekran süresi görme yetinizi daha kötü yapmaz.Очевидно, что видеоигры-боевики не делают ваше зрение хуже.
Açıkçası, aksiyon bilgisayar oyunlarına gelince, ekran süresi görme yetinizi daha kötü yapmaz.ברור שכשמדברים על משחקי מחשב, זמן מסך לא פוגע בראייה.
Açıkçası, aksiyon bilgisayar oyunlarına gelince, ekran süresi görme yetinizi daha kötü yapmaz.ويتضح لنا أن ألعاب الفيديو التفاعلية، والمكوث أمام الشاشة لا يؤدي لضعف البصر.
Açıkçası, aksiyon bilgisayar oyunlarına gelince, ekran süresi görme yetinizi daha kötü yapmaz.画面を長時間見ても 視力は低下しないのです もう一つ 俗説を紹介します
Ağır yaralı olarak gelmiş, ama Korgeneral Raven ziyaretine gelince hemen iyileşmiş ve taburcu edilmiş.Był ciężko ranny, ale po wizycie generała Ravena od razu wyzdrowiał i został wypisany.
Ağır yaralı olarak gelmiş, ama Korgeneral Raven ziyaretine gelince hemen iyileşmiş ve taburcu edilmiş.Han blev indlagt med kvæstelser, men efter Ravens besøg - - kom han sig straks.
Ağır yaralı olarak gelmiş, ama Korgeneral Raven ziyaretine gelince hemen iyileşmiş ve taburcu edilmiş.Han las in med svåra skador men efter Ravens besök- -återhämtade han sig direkt.
Ağır yaralı olarak gelmiş, ama Korgeneral Raven ziyaretine gelince hemen iyileşmiş ve taburcu edilmiş.Kimblee oli loukkaantunut, mutta kun Raven kävi- -hän toipui heti ja pääsi pois.
Ağır yaralı olarak gelmiş, ama Korgeneral Raven ziyaretine gelince hemen iyileşmiş ve taburcu edilmiş.Εισήχθη με σοβαρά τραύματα, αλλά μετά την επίσκεψη του Ρέιβεν, ανέρρωσε αμέσως και πήρε εξιτήριο.
Ağır yaralı olarak gelmiş, ama Korgeneral Raven ziyaretine gelince hemen iyileşmiş ve taburcu edilmiş.Она сказала, он был тяжело ранен, но после посещения генерала Рейвена он сразу поправился, и его выписали.
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.A száj kombinálva a vízzel "ivást" jelent, és száj összekötve kenyérrel azt, hogy "enni".
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.Boca combinada com água significava "beber", e boca juntamente com pão significava "comer".
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.Boca combinado con agua significaba, "beber" y boca junto con pan significaba, "comer".
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.Gură în combinație cu apă însemna "băutură", iar gură și pâine însemna "mănâncă".
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.입과 물이 함께 그려져 있으면 "마신다"를 의미하지요. 또한 입과 빵이 같이 있으면 "먹는다"를 의미합니다.
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.La bocca assieme all' acqua significava "bere" e la bocca unita al pane significava "mangiare".
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.Miệng kết hợp với nước là "uống" và miệng với bánh mì có nghĩa là "ăn"
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.Mond in combinatie met water betekende "drinken" en een mond samen met brood "eten".
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.'Mund' kombineret med 'vand' betød 'drikke' og 'mund' kombineret med brød betød 'spise'
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.Mund und Wasser zusammen bedeuteten "trinken", und ein Mund mit einem Brot bedeutete "essen".
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.Mun i kombination med vatten betydde "dricka," och mun tillsammans med bröd betydde "äta."
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.Usta połączone z wodą - "pić", a usta wraz z chlebem - "jeść".
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.Ústa spolu s vodou znamenalo "pití". a ústa spolu s chlebem znamenalo "jíst".
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.Το στόμα σε συνδυασμό με το νερό σήμαινε "πίνω", ενώ με το ψωμί σήμαινε "τρώω".
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.Рот, у поєднанні з водою, означав "пити", а в поєднанні з хлібом - "їсти".
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.Символ рта вместе с водой означал "пить", вместе с хлебом - "есть".
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.Устата, комбиниран с вода означава, "пия," а устата заедно с хляб означала, "ям."
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.פה יחד עם מים סימל, "לשתות", ופה יחד עם לחם סימל, "לאכול".
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.الفم مدمج مع الماء يعني " الشرب" والفم المرتبط بالرغيف يعني " الأكل"
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.口はパンとつなげると「食べる」を意味しました さらに牛の記号を加えると
Ağlamaya gelince, amca şampiyondur."Míg a bácsikád a sírás bajnoka.
Ağlamaya gelince, amca şampiyondur."Ενώ ο ατζούσσι είναι πρωταθλητής στο κλάμα.
Ağlamaya gelince, amca şampiyondur."لكن اجوشي بطل في البكاء
Alzheimer Hastalığı'ndan korunmaya gelince, balık yağının Alzheimer Hastalığı riskini azaltıcı etkisi var.Čo sa týka ochrany pred Alzheimerovou chorobou, ukazuje sa, že rybí olej je účinný pri znižovaní jej rizika.
Alzheimer Hastalığı'ndan korunmaya gelince, balık yağının Alzheimer Hastalığı riskini azaltıcı etkisi var.Trong việc phòng chống nguy cơ bện Alzheimer thì hóa ra dầu cá cũng có tác dụng giảm nguy cơ mắc bệnh đó.
Alzheimer Hastalığı'ndan korunmaya gelince, balık yağının Alzheimer Hastalığı riskini azaltıcı etkisi var.Щодо попередження хвороби Альцгеймера, виявляється риб'ячий жир знижує ризик хвороби Альцгеймера.
Alzheimer Hastalığı'ndan korunmaya gelince, balık yağının Alzheimer Hastalığı riskini azaltıcı etkisi var.בנוגע להגנה על עצמכם נגד מחלת אלצהיימר ובכן, מסתבר שלשמן דגים יש השפעה על הפחתת הסיכון למחלת אלצהיימר
Alzheimer Hastalığı'ndan korunmaya gelince, balık yağının Alzheimer Hastalığı riskini azaltıcı etkisi var.في ما يخص لحماية نفسك من مرض النسيان حسنأ, نجد ان زيت السمك له تآثير في تخفيض الاصابه بمرض الزهايمر
Alzheimer Hastalığı'ndan korunmaya gelince, balık yağının Alzheimer Hastalığı riskini azaltıcı etkisi var.魚の油がアルツハイマー病の発生確率を 下げることがわかりました また血圧は低くしておいてください
Alzheimer Hastalığı'ndan korunmaya gelince, balık yağının Alzheimer Hastalığı riskini azaltıcı etkisi var.알츠하이머 병의 예방법에 대해서도 좀 말씀드릴게요. 먼저 물고기 기름, 어유(魚油)가 알츠하이머 병의 예방에 좋다고 합니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod