1931 yılına gelince durum daha da kötüleşmişti.W 1938 roku sytuacja ma się gorzej.
1213'e gelince her iki taraf da savaş ve talandan usanmıştı.Zimą 1310 obie strony rozpoczęły przygotowania do walki.
Savaş günü gelince, Jacob Edward ve Bella'nın konuşmalarını duyar.Tuż przed pójściem Jake’a na bitwę dowiaduje się on o zaręczynach Belli i Edwarda.
Düğünün yapıldığı mekânda gelin damat evine gelinceye kadar 3 gün 3 gece-gündüz yemek servisleri devam eder.Zadaniem magów jest obrona księżniczki przez trzy kolejne noce, do czasu pojawienia się posiłków.
Rabbimin tayin ettiği vakit gelince, bunu yerle bir eder.Men när det som min Herre har lovat blir verklighet, skall Han jämna det med marken.
Öldürmeye gelince, siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz.När det gäller att döda vet du mycket väl om det.
Sonra o onlara beyyinelerle gelince 'bu apaçık bir sihir' dediler."Och Gud sade: "Varde ljus, och det vart ljus.
Ancak kuşatma uzarken Haçlı kuvvetlerinin İznik’i kuşattığı haberi gelince geri dönmüştür.Den som sänt ett felaktigt nödmeddelande kan (med vissa apparater) återta det.
Kabarcıklar odanın genişlediği kadar, görülebileceği veya fotoğraflanabileceği boyuta gelinceye kadar büyür.Bubblorna växer i storlek när kammaren expanderar, tills de är stora nog att bli sedda eller fotograferade.
Ayanlara gelince, Sened-i İttifak onların istek ve baskıları sonucunda ortaya çıkmış bir belge değildir.De som inte följde hans lära skulle betraktas som avfällingar från den rätta tron (apostasi).
Sabah saat 4:00'e gelince sokaklar neredeyse boşaltılmışlardı.Vid 4-tiden morgonen därpå hade lugnet återställts.
18 yaşına gelince Los Angeles'a taşındı.Han flyttade som 18-åring till Los Angeles.
Faktoring Şirketi, vadesi gelince alıcıdan fatura bedelini tahsil eder ve satıcıya kalan ödemeyi yapar.Precis som med övriga kontokort betalar kortföretaget handlaren och fakturerar i sin tur kortinnehavaren.
Diğer canavarlara gelince, saltanatları ellerinden alındı.För andra betydelser, se Lastras de Cuéllar.
Resmi bir açıklama elimize gelince duyurulacak." açıklamasını yapmıştır.Ett officiellt uttalande kommer att ges så fort vi har ett".
İstanbul'a gelince albüm hazırlamak için hemen bağlantılar kurmaya çalıştı ancak başarılı olamadı.Han meddelade omgående att han skulle släppa ett soloalbum, men inget hände.
Kan gelince öleceğini düşündüm."Стікаючи кров'ю він помер.
Sabataycılar "Aydınlık Günler" gelinceye kadar gizlenmeye devem edeceklerdir.Люди отримують ще один шанс, доки не прийдуть «Останні дні».
Sonra içeri girip Edna'nın yanına oturur ve flörte başlar ama kocası gelince korkar.Потім він бачить Бейлдон і біжить за нею, але вона поїхала зі своїм другом.
Orijinal Antlaşma'ya gelince, Anayasanın kabul edilmesi Birliğin düzenini yeniden organize etti.У той час еквадорці вірили, що повернення конституційного режиму принесло удачу їхній країні.
Düşman gelince vuruşma da başladı.Ворог почав правити перемогу.
1931 yılına gelince durum daha da kötüleşmişti.В 1933-му було ще гірше.
Transfer dönemi gelincede sözleşme imzalar.Тимчасова реєстрація обмежується терміном дії договору фрахтування.
Öldürmeye gelince, siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz.Víš vůbec, jak těžké je dokonat vraždu?
1931 yılına gelince durum daha da kötüleşmişti.Od roku 1937 se situace začala zhoršovat.
Naziler Almanya'da iktidara gelince Avusturya'ya taşındı.Když se v Německu k moci dostali nacisté vrátil se do Rakouska.
Halifelikten indirdiği İbrahim'i öldürtmeyip O'nu Abbasiler hükümete gelinceye kadar yaşamaya bıraktı.Příkaz však nebyl vykonán a Ibrahim se stal jeho nástupcem, což fatálně ovlivnilo dění v následujících letech.
Diğer filler de gelince yüksek sesle çığlık atmaya ve kadının üstünü dallarla örtmeye başlarlar.Když přišli ostatní sloni, začali hlasitě volat a zaházeli ji větvemi.
Kasım gelince yağmurlar geldi ve fena deniz şartları başladı.Zanedlouho se však nebe zatáhlo a začal padat prudký déšť.
Ama durum işten çıkarılmaya gelince, Thea çözümü hamile olduğunu söylemekte bulur.Jednoho dne má ale Thea dostat padáka, a tak řekne, že je těhotná.
Martius bir Roma düşmanı bir Volski ordusunun gelmekte olduğu haberi gelince Roma'dan ayrılır.Marcius opouští Řím, když se dozví o armádě Volusků.
Üçüncü sınıfa gelince fiziğin kişiliğine uygun olmadığını fark etti.Ve třetím ročníku si uvědomil, že elektronika není nic pro něj.
Akşam, ayı yine evlerine gelince sevinmişler.Zvony se však přes noc vrátily zpět domů.
Allah'ın emri gelince de hak yerine getirilir.(Sunt Adevărul dar și Sunt Dumnezeu!) în timp ce-și bătea joc de călăii săi.
Tutunca, teleme haline gelince teleme peynir süzeğe konur, suyu süzülür ve ateşe koyulur.Din boturile ei tâșneau, când răsufla, torente-nvăpăiate de foc mistuitor”.
Margaretha 18 yaşına gelince Leyden şehrinde öğretmen okuluna gitti.Născut în localitatea Cajvana, Mîrza a devenit, la 18 ani, profesor la școala din localitate.
İlk defa Doktor'un TARDIS ile Dünya'ya gelince gözükmüştür.A Doktor a történet során először csap bele a TARDIS-ba.
Düşman gelince vuruşma da başladı.Az ütközetben maga a herceg is elesett.
Cücelere gelince, birazı diğer saftaydı, fakat Morialı Durin'in akrabaları Sauron'un karşısında yer aldı."A törpök közül kevés akadt mindkét oldalon, ám a Moriai Durin nemzetségéből harcoltak néhányan Sauron ellen.
Berlin’in işgali gündeme gelince Türkiye’ye döndü.A krími háború kitörésekor visszatért Törökországba.
2003 yılına gelinceye kadar parça unutuldu.A 2003-as átépítéséig szálláslehetőség nem volt.
Fakat bu konuda yeterli bilgisi olmayanlar, bu âcizler sırası gelince, aydınlanacaklardır.Uramra esküszöm, aki tudja a Láthatatlan titkait, bizony el fog jönni.
Bizimkiler de yardım etmişler, başlarına bir iş gelince ya da diğer oymaklar baskı yapınca.Hogy egyesek végrehajtsák a feladatukat, leitták magukat, vagy egyéb bódítószert használtak.
O gelinceye kadar burada bekleyeceğim.Itt várok, amíg nem jön.
Rabbimin tayin ettiği vakit gelince, bunu yerle bir eder.Herramme vuorisaarna (lat.
Ekim 1969'a gelince kiralığa çıkarıldı.Lokakuuhun 1969 mennessä sitä tarjottiin vuokralle.
50 yüzük toplayıp kaydetme yerine gelince yıldızlar halka oluşturur.Tähtitolppiin ilmestyy 50 sormusta kerättyään pyörivä tähtirengas, joiden avulla pääsee bonustasoon.
22 yaşına gelince Elizabeth Trump & Son adlı şirketi kurdu.15-vuotiaana vuonna 1920 hän perusti yhdessä äitinsä kanssa Elizabeth Trump & Son -yhtiön.
Yemeklerine sıra gelince hepsi birbirinden lezzetli yiyeceklerdir.Ruokaillessaan ne ovat hyvin kesyjä.
İyi bir eğitim hayatı geçirmiş, on yaşına gelinceye kadar birkaç dil öğrenmiştir.Hän kävi useita kouluja ja oppi puhumaan englantia vasta 12-vuotiaana.
2003 yılına gelinceye kadar parça unutuldu.Hän oli mukana sarjassa aina sen päättymiseen vuonna 2003 saakka.
Boğalar ise belli bir büyüklüğe gelince satılır.Madot saavat liikkua vain tietyn kokoisella kentällä.
Sonrasında WWF'ten teklif gelince bu şirketten ayrıldı.Eikä kauankaan, kun hän lähti WWF:stä.
Orijinal Antlaşma'ya gelince, Anayasanın kabul edilmesi Birliğin düzenini yeniden organize etti.Όσον αφορά την αρχική Συνθήκη, η υιοθέτηση του Συντάγματος αναδιοργάνωσε τον χαρακτήρα της Ένωσης.
Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir.Αυτές τις μέρες αυτοί αντιπροσωπεύουν τον πολιτισμό, εμείς όμως όχι.
Bu rakam yüksek bölgelere gelince artar ve hemen hemen 3550 mmye kadar ulaşır.Αν συμπεριληφθούν τα νησιά σε λίμνες, φτάνουν περίπου τα 2.355.
Çocuklar da gelince kapılar kilitlendi.Αυτό γινόταν μόλις κλείδωναν οι πόρτες.
İyi bir eğitim hayatı geçirmiş, on yaşına gelinceye kadar birkaç dil öğrenmiştir.Στα νεανικά του χρόνια έλαβε σημαντική εκπαίδευση κι έμαθε να μιλά πολλές γλώσσες.
Dokularına ve terkiplerine gelince (riyodasitik) farklıdır.Ravne og møllesten er hans attributter (kendetegn).
1931 yılına gelince durum daha da kötüleşmişti.I løbet af 1930 og 1931 gik det værre og værre.