Savaş sonrası köylerine gelince mahallesi yanık bulmuşlar.Im Landshuter Erbfolgekrieg wurde sie niedergebrannt.
Dokularına ve terkiplerine gelince (riyodasitik) farklıdır.Zu seinen Werken (allesamt verschollen) zählten Porträts und Landschaften.
Nazarşa'dan (Aytamgalı'lar) ve Alakapı'dan (Kôztamgalı'lar) göç edenlere gelince...Marias und ihrer Familie; mit Personen- und Sach-Register.
Sıcaklık istenen dereceye gelince duman odadan temizlenir ve yıkanmak isteyenler girer.Um der Abkühlung entgegenzuwirken waren die außen an der Rauchkammer angebrachten Dampfrohre verkleidet.
Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler.Sie werden mangels an Kenntnis (fast) nicht mehr gebetet.
Boğalar ise belli bir büyüklüğe gelince satılır.Die Blüten können nur durch Insekten einer bestimmten Größe bestäubt werden.
2003 yılına gelinceye kadar parça unutuldu.Es wurde etwa bis 2003 produziert.
Biz, sorunun çözümüne gelince farklılık gösterdik.Nous différions quant à la solution au problème.
Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler.Par la suite, ils n'ont divergé qu'au moment où leur vint la science.
Sonra o onlara beyyinelerle gelince 'bu apaçık bir sihir' dediler."Et dirent ceux qui déniaient parmi eux : "Ceci n'est qu'une magie évidente !".
(2, 249) (Tâlût’un askerleri) Câlût ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: “Ey Rabbimiz!Et quand leurs regards seront tournés vers les gens du Feu, ils diront : "Ô notre Seigneur!
İstanbul'a gelince albüm hazırlamak için hemen bağlantılar kurmaya çalıştı ancak başarılı olamadı.À Istanbul, il a essayé de contacter des personnes pour l'aider à faire un album, mais il n'a pas réussi.
Kont zindana gelince Leonara'yı rakibinin kolları arasında ölmüş bulur.Le comte arrive et trouve Leonora morte dans les bras de Manrico.
14 yalına gelince evlendi ve çocuk sahibi oldu.Quand elle a 14 ans, elle s'est mariée et a un enfant.
Sıcaklık istenen dereceye gelince duman odadan temizlenir ve yıkanmak isteyenler girer.Lorsque le sauna est suffisamment chaud, on laisse le feu mourir et la fumée s'échapper.
Pestisit DDT'ye gelince, Carson aslında hiçbir zaman tamamen yasak olmasını istemedi.Carson n'a jamais appelé à interdire complètement le DDT.
Londra'ya gelince eski okul arkadaşı Zeynep ile buluşur.À l'école primaire, il rencontre son ami Raymond Olff.
Baş antrenör Flip Saunders kovulup yerine Randy Wittman gelince takımda daha çok süre bulmaya başladı.Le coach Flip Saunders est renvoyé et remplacé par son assistant Randy Wittman.
Hava neme doygun hale gelince yağış bırakır.Avant que le soleil ne disparût la fièvre vint.
Kan gelince öleceğini düşündüm."Le sang vient de sa tête ».
Kocasına gelince kendisi arabanın bagajında uyuşturucu saklamaktadır ve bunları çalmıştır.Alors qu'il s'endort dans un bus, on lui vole ses bagages et son argent.
Akşam, ayı yine evlerine gelince sevinmişler.La nuit les canards étaient rentrés dans la maison.
İki yol ayrımına gelince sağ istikamete dönülerek Kiseköy Yaylasına inilir.À mesure que Dos Passos vieillit, sa vision politique s'oriente plutôt à droite.
Yeni projeye gelince, sizinle aynı fikirde değilim.En cuanto al nuevo proyecto, no soy de la misma opinión que tú.
Sonra o onlara beyyinelerle gelince 'bu apaçık bir sihir' dediler."Cuando le dijeron que habían ganado los beocios dijo: "Es tiempo de morir".
İnkâr edenler, kendilerine o saat ansızın gelinceye kadar hep şüphe içindedirler.La casa de los infieles será demolida y ellos serán totalmente arrasados.
(2, 249) (Tâlût’un askerleri) Câlût ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: “Ey Rabbimiz!Mirabeau, entonces, replicó al marqués: "¡Sí, señor mío, hemos oído lo que se ha inspirado al rey!
Reymann,Berlin'e gelincece selefi von Hauenschild'ten neredeyse hiçbir miras alamadığını gördü.Cuando entró en Berlín, Reymann encontró que había heredado casi nada de su predecesor, von Hauenschild.
Polis gelinceye kadar silahıyla tavana doğru ateş eder.Continúa disparando al techo hasta que llega la policía.
Ekim 1969'a gelince kiralığa çıkarıldı.En octubre de 1969 se ofreció en alquiler.
Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler.Aunque en aquella ocasión no los ingirió, ahora tenía conocimiento de éstos.
Ergenlik dönemi gelince melatonin üretimi düşer.Cuando llega la pubertad, la producción de melatonina se atenúa.
Kan gelince öleceğini düşündüm."«La reforma, con sangre entra».
Rosalinde Frank gelince durumunu açıklama şarkısı söyler.Cuando Claire llega éste le dirige la misma pregunta.
Sabah saat 4:00'e gelince sokaklar neredeyse boşaltılmışlardı.Hacia las 10 de la noche las salas están prácticamente vacías.
Yüzeyi pürüzsüz hale gelinceye kadar tesviye edilir.Ellos se declaran antes que nada surfistas.
Pozisyonu alır ve uygun bir av gelinceye kadar bekler.Se limita a esperar la llegada de un macho.
Güçlerine gelince, giderek daha fazla arttırılır.Cada vez que se potencia el poder se fortalecerá cada vez más.
Ancak dar gelince kura ile katılımcı sanatçılar belirlendi.Antes de que se realizara la oferta, United Artists se decidieron.
Nazarşa'dan (Aytamgalı'lar) ve Alakapı'dan (Kôztamgalı'lar) göç edenlere gelince...Nadir e sua madre furono tra coloro che vennero schiavizzati.
Soyadı kanunu gelince çocukları babalarının soyadını almıştır.Chiamate i vostri figli adottivi dal nome dei loro veri padri...
Çocuklar da gelince kapılar kilitlendi.A voi, ladri, chiudo le porte.
Günümüze gelinceye kadar müteaddid defalar tâmirât görmüştür.Finché giunse il giorno in cui visitai centodieci pazienti.
Kilikya'ya gelince, "Her yıl krala 500 talent haraç öderler" dedi.Erodoto afferma che gli Armeni dovevano pagare 50 'talenti' e migliaia di cavalli all'anno ai Persiani.
Ce eki de gelince GARIPLER anlamina gelmektedir.Silente invece capisce il Serpentese.
Graham Taylor gelince, bu görevinden ayrıldı.A seguito del fallimento, Taylor abbandonò l'incarico.
Gelince kısa süre kalması gerek.Quando verrà durerà poco.
Kan gelince öleceğini düşündüm."Dalla rottura cominciò a uscire sangue.”
Zamanı gelince de profesör oldu.Nel dopoguerra divenne professore.
Vince Russo, TNA'e gelince, Syxx-Pac TNA'dan ayrıldı.Larry Zbyszko lasciò quindi la TNA.
Ancak bu Anakin 9 yaşına gelince değişti.A differenza del padre, vivrà fino a 79 anni.
Üniversite günümüzdeki durumuna gelinceye kadar çeşitli aşamalardan geçmiştir.Tale istituto ha attraversato diverse epoche storiche per arrivare ai nostri giorni.
Akşam, ayı yine evlerine gelince sevinmişler.A sera, rientrarono a valle.
Kıvama gelinceye kadar kaynatılr.Kiave Finché puoi feat.
O geri gelinceye kadar burada bekleyelim.Давай подождем здесь, пока она не вернется.
Ben gelinceye kadar o gitmişti.Он ушёл до моего прихода.
İnkâr edenler, kendilerine o saat ansızın gelinceye kadar hep şüphe içindedirler.А покровителями и помощниками неверующих являются тагуты, которые выводят их из света к мракам.
Rabbimin tayin ettiği vakit gelince, bunu yerle bir eder.Господь мой, прости меня)Саджда.
Yedi yaşına gelince Kur'an'ı ezberledi.Он оставался у них семь лет, в течение которых научился ремеслу росписи повозок.
Allah'ın emri gelince de hak yerine getirilir.Когда Бог действует таким образом в душе, происходит её единение с Богом.