Gelin, evdekilerle vedalaşır.満男は別れを告げて帰京する。
Oğlu ve gelini de onunla birlikte kalmaktadır.息子夫婦と同居している。
Gelin, damadın elini öper.御所の女官をお側付きとすること。
Gelin, evlenmek üzere olan veya yeni evlenmiş kadındır.結婚する(もしくは結婚したばかりの)女性。
(Ey göğün şarkıcılarının hepsi, hepiniz gelin.)".汝(なれ)仕へ奉らむや」 (今、天つ神の御子がおいでになった。
İkinci bölümde kendine bir gelin seçmiştir.第2部では彼氏候補となる。
1940'a gelindiğinde, edebiyat ve profesyonel sanat gelişti, eğitim ve bilim kurumları inşa edildi.1940年までに文学と専門芸術が育てられ、教育と科学施設が設立された。
Erken ve Zorla Evlilikler: Çocuk Gelinler.早雲とはお互いの子供を結婚させる約束(許嫁)をしている。
Kara Gelin Kobliyanlı'ymış.花嫁は厄年ッ!
1906 yılına gelindiğinde Mexico City'deki sinema popülerliğine uyum sağlamak için 16 sinema salonu açıldı.1906年(明治39年)までに、メキシコシティには、16軒の映画サロンが開かれ、同国での映画の大衆化に寄与した。
Buraya gelin.に登場。
Filmin süresi dört saat olarak planlanmıştı ve Haziran 2016'ya gelindiğinde film hâlâ kurgu aşamasındaydı.上映時間は4時間を想定しており、2016年6月には既に編集作業に入っていた。
Bütün yıl çalışın, paranızı biriktirin ve gösterime gelin.必死に働いてお金を作って、私のショーを見にきなさい。
Bu iki hareket, erk savaşımını Fransız birlikleri gelinceye dek sürdürdüler.我々がフランスの前衛軍の兵のところにたどり着くまでこの騒ぎが続いた。
Yarım yüzyıla gelindiğinde, Avrupa Alpleri'nin yeni yükselişinin nedeni tartışılmıştır.19世紀に入って、ヨーロッパ・アルプスの登山は盛んになった。
Bu şu an bu hastalığın tedavisinde gelinen en son noktadır.これが首都におけるこの病気の最後の発生であった。
Gelin görün, ben de ciğere bayılırım.筋肉好きだが、ダイのことも好きである模様。
Koca neredeyse istisnasız olarak gelinden daha yaşlı olurdu.叔父といったほうが適当なくらいに年齢のひらきがあり、さして親しくない人であった。
Gelin de ona küçük bir bahşiş verir.一将に淡い恋心を抱く。
1969’a gelindiğinde sanal belleğin ticari bilgisayarlarda kullanımına dair tartışmalar da sona ermişti.1969年、商用コンピュータでの仮想記憶に関する論争は事実上終結した。
13. yüzyılın sonlarına gelindiğinde haçlıların Orta Doğu'daki varlığı sona ermişti.11世紀末には十字軍が中東に襲来した。
Kara ayaklı gelincikler gece ortaya çıkarlar.足売りばあさん 夕暮れ時に現れるばあさん。
Bu, gelini karşılama ve hoşlama usulû olarak kabul edilir.主に贈答や接待に用いられる。
İlk defa su doldurmaya giden bir gelin kendisine saçı verir.彼女の血で髪を着色されたことにより、初めて肉体を得る。
2004 yılına gelindiğinde Harry Potter ve Azkaban Tutsağı gösterime girmiştir.1999年、『ハリー・ポッターとアズカバンの囚人』出版。
Gelin, her misafir için ayağa kalkmaya mecburdur.ホンモノさんいらっしゃい! ゲスト全員が1人ずつ挑戦。
On yaşına gelinceye kadar bebek gibi bakılan krala eğitim de verilmedi.誕生時から10歳にリンを授かるまで名は無かった。
Yedinci güne gelindiğinde Tanrı yapmakta olduğu işi bitirdi.7日目 神はお休みになった。
Kralın arabası devin sarayına gelince onu “Karabas Markisi’nin sarayına hoşgeldiniz” diyerek karşılar.そうして城を奪い、王様が着くと「カラバ侯爵の城にようこそ!」と迎える。
Gelinini damat evine getirecek taksinin önüne hediye olarak el dokuması kilim bağlanır.彼らはアパートの母親に誓った通りにカフェの前に赤ん坊を残し、タクシーを拾い近くのホテルに入る。
Nitekim Fransız mandası gelince bunu kendileri de dile getirmişlerdi.フランス語の ille も嘗てはこの音を表していた。
Yeşil duvak yerine de beyaz gelinlik kullanılır oldu.かつては緑色の代わりにからし色のネクタイが使用されていた。
Bu benim için büyük bir onur ve elimden gelini yapacağım" dedi.それは『私に名誉にかけて、神と私の国のために私の義務を果たすために最善を尽くす。
Yıldırım Bayezid Onu Serbest Bırakırken Şöyle Demiştir: "Yine Gelin, Yine Gelin de Yeni Zaferler Kazanalım."また「な」を強める場合「なよ」に加えて「なや」とする(例:行くなや)。
Kız evinde gelin son kez oynar ve bir hüzünlü vedalaşma faslı başlar.本人の最終回では自ら出演しお別れの挨拶をした。
Gün boyu verilen ziyafetin ardından ikindi vaktinden sonra "gelin alma" başlar.諱ははじめ永琰(えいえん)、即位後に顒琰(ぎょうえん)と改めた。
1943 yılına gelinmiştir.1943年結婚。
Kendinize gelin!" diye bağırır ve gider.」と叫んで退散。
2002'ye gelindiğinde, basılmadı.2002年取り壊し、現存せず。
Gelini Berna'nın bakımına muhtaçtır artık.同ブランドの処女作にあたる。
Gelinler, kayınpederlerinin yanında konuşmazlar.父親か母親かは明記されていない。
Gelinle damadı dışarı çıkartır.隠れ花嫁候補。
2006 yılına gelindiğinde sadece Kumasi ve Sekondi-Takoradi arasındaki güzergah işletilmekteydi.2006年、構内改良工事により、1番ホームと2番ホームの間にスロープが設けられた。
Gelince kısa süre kalması gerek.結局、しばらく居着く。
Düğün töreninin yapıldığı günün ertesi gelinin duvağına gidilir.結婚式後の新郎新婦。
Gelin, bütün Sırpları kesin!おち○ぽシゴいて下さい!
Elde edilen sonuçların başarısı sebebi ile 1870 yılına gelindiğinde binlerce insan aşılanmıştır.多くの人々の援助を受けて1817年までに17,000人に種痘が行われた。
1952'ye gelindiğinde kentte 35,000'lik bir nüfus artışı gözlendi.1952年には人口が3万5千人に達し、市制を施行した。
2012'ye gelindiğinde 7 ISEF ödülü alan bilim insanı Nobel Ödülü'nü almıştır.2012年時点で、Intel ISEFに出場した中から7名がノーベル賞を受賞している。
Yemeklerine sıra gelince hepsi birbirinden lezzetli yiyeceklerdir.食べたらみんななかよくなる。
16 Ağustosa gelindiğinde sekiz zafer kazanmış durumdaydı.特に8月には8勝をあげた。
Bu sırada polis gelince ikili uygunsuz durumda yakalanırlar.逮捕時には、警官が2人がかりで確保に当たる。
Akşam, ayı yine evlerine gelince sevinmişler.子供たちは、昼食に一旦家に戻った後、午後はまた家々を回る。
1872'de varisine baba olabilmek için bir gelin aradığını duyurmuştur.1872年、アントワーヌは相続人を儲けるために花嫁を探している旨公告した。
Gelin getirme ve uğurlama törenleri görülmeye değerdir.祥子と令の卒業式を迎え、祐巳たちはお別れのときへ。
Gelin almaya erkekli bayanlı olarak karışık gidilir.新郎に口説かれるほどの美人。
Daha sonra gelin evden ağlaşmalar içinde çıkarılıp erkek tarafına götürülür.そこに顔世御前が憔悴した様子で現れ、腰元を連れて屋敷を去る。
Müacadelede son 600 metreye gelindiğinde ön tarafta yine iki Fin sporcu yalnız kalmıştı.ゴールまで残り200メートルでようやくハッピースプリントが先頭に出た。
1919 yılına gelinir.1919年 結婚。
1933 yılında Nazi'ler iktidara gelince coşkulu bir şekilde devlet propaganda çarkının içinde yer aldı.1933年ナチスが政権を握ると、彼はそのプロパガンダの一翼を担った。