geliştirmek ile cümle
geliştirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
13
ORT. KELİME
Ve artık sadece sağlık veya eğitim ile devam etmek istemiyorlar, artık ekonomilerini geliştirmek istiyorlar.経済発展も目指すことにしました。 中国の市場経済化は成功しました。
Ve bu durum netlik kazanınca, yapmam gereken bariz şeyin bir otomat makinesi geliştirmek olduğunu fark ettim.A když už mi toto bylo jasné, uvědomil jsem si, že je jasné, co udělat: postavit prodejní automat.
Ve bu durum netlik kazanınca, yapmam gereken bariz şeyin bir otomat makinesi geliştirmek olduğunu fark ettim.A keď mi toto všetko už bolo jasné, uvedomil som si, že zostáva už len postaviť predajný automat.
Ve bu durum netlik kazanınca, yapmam gereken bariz şeyin bir otomat makinesi geliştirmek olduğunu fark ettim.Amikor ez mind világossá vált számomra, rájöttem, hogy a nyilvánvaló következő lépés építeni egy automatát.
Ve bu durum netlik kazanınca, yapmam gereken bariz şeyin bir otomat makinesi geliştirmek olduğunu fark ettim.Cuando esto se volvió claro para mí me di cuenta que lo obvio era construir una máquina expendedora.
Ve bu durum netlik kazanınca, yapmam gereken bariz şeyin bir otomat makinesi geliştirmek olduğunu fark ettim.Dan saat semua ini menjadi jelas, saya menyadari hal yang harus saya lakukan adalah membuat mesin penjual.
Ve bu durum netlik kazanınca, yapmam gereken bariz şeyin bir otomat makinesi geliştirmek olduğunu fark ettim.Kiedy zrozumiałem to wszystko, stwierdziłem, że oczywiście trzeba zbudować im automat.
Ve bu durum netlik kazanınca, yapmam gereken bariz şeyin bir otomat makinesi geliştirmek olduğunu fark ettim.이런 사실을 깨달은 저는 이제 자판기만 만들면 되겠다는 생각이 들었습니다.
Ve bu durum netlik kazanınca, yapmam gereken bariz şeyin bir otomat makinesi geliştirmek olduğunu fark ettim.Ko se mi je to posvetilo, sem vedel, da je zame edina logična poteza to, da naredim avtomat za vrane.
Ve bu durum netlik kazanınca, yapmam gereken bariz şeyin bir otomat makinesi geliştirmek olduğunu fark ettim.Kun kaikki tämä selvisi minulle, tajusin, että ilmeinen asia on rakentaa kolikkoautomaatti.
Ve bu durum netlik kazanınca, yapmam gereken bariz şeyin bir otomat makinesi geliştirmek olduğunu fark ettim.Och när allt det här blev tydligt för mig, insåg jag att det enda logiska var att bygga en godisautomat.
Ve bu durum netlik kazanınca, yapmam gereken bariz şeyin bir otomat makinesi geliştirmek olduğunu fark ettim.Si cand asta mi-a fost clar, am realizat ca singurul lucru de facut e sa construiesc un automat.
Ve bu durum netlik kazanınca, yapmam gereken bariz şeyin bir otomat makinesi geliştirmek olduğunu fark ettim.І коли все це стало мені зрозумілим, я усвідомив єдину очевидну річ: потрібно будувати торгівельну машину!
Ve bu durum netlik kazanınca, yapmam gereken bariz şeyin bir otomat makinesi geliştirmek olduğunu fark ettim.Когда я всё это осознал, я вдруг понял: сделать торговый автомат - это же очевидно.
Ve bu durum netlik kazanınca, yapmam gereken bariz şeyin bir otomat makinesi geliştirmek olduğunu fark ettim.כשכל זה התבהר לי, הבנתי שברור שצריך לבנות מכונת מכירה אוטומטית.
Ve bu durum netlik kazanınca, yapmam gereken bariz şeyin bir otomat makinesi geliştirmek olduğunu fark ettim.وعندما أصبح كل هذا واضح بالنسبة لي، أدركت أن الشئ الطبيعي الوحيد هو أن أبني آلة البيع.
Ve bu durum netlik kazanınca, yapmam gereken bariz şeyin bir otomat makinesi geliştirmek olduğunu fark ettim.自動販売機を作ろうと思い立ったんです これがそうです
Ve bu yüzden oldukça sert bir kabuk geliştirmek veya manik depresif olmak zorunda başlar.E neste caso ou começamos a desenvolver uma carapaça dura, ou tornamo-nos maníaco-depressivos.
Ve bu yüzden oldukça sert bir kabuk geliştirmek veya manik depresif olmak zorunda başlar.Και έτσι Ξεκινάτε να πρέπει να αναπτύξει ένα αρκετά σκληρό κοχύλι, ή να γίνει ένα manic καταθλιπτικές.
Ve daha sonra kendi versiyonunu geliştirmek için 12 yıl harcamış...그러고 나서도 제임스 와트는 와트 버전의 증기기관을 개량하는데 12년을 몰두했죠.
Ve daha sonra kendi versiyonunu geliştirmek için 12 yıl harcamış...A petrecut apoi 12 ani dezvoltând versiunea sa.
Ve daha sonra kendi versiyonunu geliştirmek için 12 yıl harcamış...Christopher Latham Sholes conçu sa machine à écrire d'après un piano.
Ve daha sonra kendi versiyonunu geliştirmek için 12 yıl harcamış...Daarna besteedde hij twaalf jaar aan de ontwikkeling van zijn eigen versie
Ve daha sonra kendi versiyonunu geliştirmek için 12 yıl harcamış...Danach hat er zwölf Jahre damit verbracht, seine Version zu entwickeln
Ve daha sonra kendi versiyonunu geliştirmek için 12 yıl harcamış...Entonces él pasó doce años desarrollando su propia versión
Ve daha sonra kendi versiyonunu geliştirmek için 12 yıl harcamış...Gastou doze anos a desenvolver sua versão
Ve daha sonra kendi versiyonunu geliştirmek için 12 yıl harcamış...Poté strávil 12 let vyvíjením své vlastní verze
Ve daha sonra kendi versiyonunu geliştirmek için 12 yıl harcamış...Sau đó ông dành 12 năm để phát triển phiên bản của riêng mình.
Ve daha sonra kendi versiyonunu geliştirmek için 12 yıl harcamış...Spędził później dwanaście lat rozwijając swój pomysł.
Ve daha sonra kendi versiyonunu geliştirmek için 12 yıl harcamış...Successivamente egli spese dodici anni per sviluppare la sua versione
Ve daha sonra kendi versiyonunu geliştirmek için 12 yıl harcamış...Στη συνέχεια εργάστηκε για δώδεκα χρόνια αναπτύσσοντας τη δική του εκδοχή.
Ve daha sonra kendi versiyonunu geliştirmek için 12 yıl harcamış...Затем он провел двенадцать лет, развивая свою версию
Ve daha sonra kendi versiyonunu geliştirmek için 12 yıl harcamış...Прекарва 12 години в усъвършенстване на своята версия.
Ve daha sonra kendi versiyonunu geliştirmek için 12 yıl harcamış...אחרי שתיקן, השקיע 12 שנים בשביל לפתח גרסא משלו
Ve daha sonra kendi versiyonunu geliştirmek için 12 yıl harcamış...レイサムはピアノの鍵盤からタイプライターを考案したが
Ve işte böylelikle, yıllardır göz takibine dayanan bu yeni teknolojileri geliştirmekteyiz.Așa că timp de mai mulți ani am realizat tehnologia care are la bază monitorizarea mișcării ochilor.
Ve işte böylelikle, yıllardır göz takibine dayanan bu yeni teknolojileri geliştirmekteyiz.A tak sme niekoľko rokov budovali technológie založené na sledovaní očí.
Ve işte böylelikle, yıllardır göz takibine dayanan bu yeni teknolojileri geliştirmekteyiz.E assim, nos últimos anos, temos vindo a construir estas novas tecnologias baseadas em monitoramento ocular.
Ve işte böylelikle, yıllardır göz takibine dayanan bu yeni teknolojileri geliştirmekteyiz.És az elmúlt évek során kidolgoztuk ezeket az új technológiákat, amelyek alapja a szemmozgások követése.
Ve işte böylelikle, yıllardır göz takibine dayanan bu yeni teknolojileri geliştirmekteyiz.In de afgelopen jaren hebben we een nieuwe methodiek ontwikkeld die gebaseerd is op ogen volgen.
Ve işte böylelikle, yıllardır göz takibine dayanan bu yeni teknolojileri geliştirmekteyiz.그리고 지난 몇 년간 시선 기록을 기반으로 한 새로운 기술을 개발해오고 있습니다.
Ve işte böylelikle, yıllardır göz takibine dayanan bu yeni teknolojileri geliştirmekteyiz.Perciò negli ultimi anni abbiamo costruito queste nuove tecnologie che si basano sul monitoraggio oculare.
Ve işte böylelikle, yıllardır göz takibine dayanan bu yeni teknolojileri geliştirmekteyiz.Przez wiele lat pracowaliśmy nad tymi nowymi technologiami, opartymi na śledzeniu wzroku.
Ve işte böylelikle, yıllardır göz takibine dayanan bu yeni teknolojileri geliştirmekteyiz.Và chúng tôi đã xây dựng những kỹ thuật này trong nhiều năm trước dựa trên sự theo dõi tầm mắt.
Ve işte böylelikle, yıllardır göz takibine dayanan bu yeni teknolojileri geliştirmekteyiz.Y en los últimos años, estuvimos construyendo estas nuevas tecnologías que se basan en el seguimiento ocular.
Ve işte böylelikle, yıllardır göz takibine dayanan bu yeni teknolojileri geliştirmekteyiz.От дълго време създавахме тези нови технологии, които са основани на проследяване на очите.
Ve işte böylelikle, yıllardır göz takibine dayanan bu yeni teknolojileri geliştirmekteyiz.קשה לעשות זאת, אז היה עלינו ליצור
Ve işte böylelikle, yıllardır göz takibine dayanan bu yeni teknolojileri geliştirmekteyiz.لذلك خلال الأعوام الماضية الكثيرة كنا نقوم ببناء هذه التكنولوجيا الجديدة التي تعتمد على تتبع العين.
Ve işte böylelikle, yıllardır göz takibine dayanan bu yeni teknolojileri geliştirmekteyiz.長い年月をかけて開発しました 子供が何に注目しているのか
Ve o süreç de sadece görüntüyü değiştirmekle ilgili değildi, ürünü tamamıyla geliştirmekle ilgiliydi.A proces, ktorý sme spravili, nebol len o zmene vzhľadu, bol o kompletnom zdokonalení produktu.
Ve o süreç de sadece görüntüyü değiştirmekle ilgili değildi, ürünü tamamıyla geliştirmekle ilgiliydi.A proces ten nie polegał na zmianie wyglądu, tylko na całkowitym ulepszeniu produktu.
Ve o süreç de sadece görüntüyü değiştirmekle ilgili değildi, ürünü tamamıyla geliştirmekle ilgiliydi.Dan proses yang kami buat bukanlah tentang mengubah tampilannya, namun memperbaiki produk secara keseluruhan.
Ve o süreç de sadece görüntüyü değiştirmekle ilgili değildi, ürünü tamamıyla geliştirmekle ilgiliydi.Il nostro processo non è stato solo di un cambio di look, era un miglioramento completo del prodotto.
Ve o süreç de sadece görüntüyü değiştirmekle ilgili değildi, ürünü tamamıyla geliştirmekle ilgiliydi.우리가 만든 프로세스는 외관을 바꾸는 것 뿐 아니라 제품을 완전히 향상 시키는 것이었습니다.
Ve o süreç de sadece görüntüyü değiştirmekle ilgili değildi, ürünü tamamıyla geliştirmekle ilgiliydi.Nós não nos limitámos a mudar o aspeto, melhorámos o produto no seu todo.
Ve o süreç de sadece görüntüyü değiştirmekle ilgili değildi, ürünü tamamıyla geliştirmekle ilgiliydi.Şi procesul nu a ţinut doar de schimbarea imaginii, ci şi de îmbunătăţirea completă a produsului.
Ve o süreç de sadece görüntüyü değiştirmekle ilgili değildi, ürünü tamamıyla geliştirmekle ilgiliydi.Và quá trình chúng tôi thực hiện không chỉ làm thay đổi hình thức, mà cải thiện sản phẩm đến mức tối đa.
Ve o süreç de sadece görüntüyü değiştirmekle ilgili değildi, ürünü tamamıyla geliştirmekle ilgiliydi.Y el proceso que hicimos no era sobre cambiar la apariencia, era sobre mejorar el producto completamente.
Ve o süreç de sadece görüntüyü değiştirmekle ilgili değildi, ürünü tamamıyla geliştirmekle ilgiliydi.И процесс состоял не только из смены внешнего вида, он работал на улучшение всего продукта полностью.
Ve o süreç de sadece görüntüyü değiştirmekle ilgili değildi, ürünü tamamıyla geliştirmekle ilgiliydi.І те, що ми зробили, було не лише зміною зовнішнього вигляду. Ми вдосконалили продукт повністю.