geliştirmek ile cümle
geliştirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Suudi Arabistan bugün kadın haklarını geliştirmek için küçük adımlar atıyor.Сьогодні Саудівська Аравія поволі рухається до покращення становища жінок у країні.
Suudi Arabistan bugün kadın haklarını geliştirmek için küçük adımlar atıyor.ערב הסעודית כיום מתקדמת בצעדים קטנים לקראת שיפור זכויות הנשים.
Suudi Arabistan bugün kadın haklarını geliştirmek için küçük adımlar atıyor.السعودية هذه الأيام تأخذ خطوات صغيرة نحو تحسين حقوق المرأة.
Suudi Arabistan bugün kadın haklarını geliştirmek için küçük adımlar atıyor.女性の人権拡大に向かい始めたばかりです 諮問評議会は国王の任命を受けた機関です
Su veya bu farkli yapilabilirdi diye farkli senaryolar gelistirmek her zaman mumkun.Er is altijd een alternatief scenario mogelijk waarin er iets anders gedaan had kunnen worden.
Su veya bu farkli yapilabilirdi diye farkli senaryolar gelistirmek her zaman mumkun.È sempre possibile prevedere scenari in cui le cose sarebbero potute andare diversamente.
Su veya bu farkli yapilabilirdi diye farkli senaryolar gelistirmek her zaman mumkun.어떤 일을 다르게 하는 것이 가능한 상황을 그려볼 수 있는 다른 시나리오는 언제나 존재합니다.
Su veya bu farkli yapilabilirdi diye farkli senaryolar gelistirmek her zaman mumkun.Luôn có 1 kịch bản khác mà bạn có thể vẽ ra khả năng giải quyết vấn đề khác đi.
Su veya bu farkli yapilabilirdi diye farkli senaryolar gelistirmek her zaman mumkun.Vždy existuje odlišný scenár, ktorý môžete navrhnúť, kde sa mohlo stať, že to bolo inak.
Su veya bu farkli yapilabilirdi diye farkli senaryolar gelistirmek her zaman mumkun.Vždy se najde nějaký scénář, kterým vypíchnete, kde bylo možné udělat něco jinak.
Su veya bu farkli yapilabilirdi diye farkli senaryolar gelistirmek her zaman mumkun.Zawsze można nakreślić inny scenariusz, który pokazuje, że można było coś zrobić inaczej.
Su veya bu farkli yapilabilirdi diye farkli senaryolar gelistirmek her zaman mumkun.Винаги може да се нахвърля различен сценарий, при който е възможно нещо да е било направено различно.
Su veya bu farkli yapilabilirdi diye farkli senaryolar gelistirmek her zaman mumkun.תמיד אפשר לדמיין אירוע בו ניתן היה לעשות משהו אחרת.
Su veya bu farkli yapilabilirdi diye farkli senaryolar gelistirmek her zaman mumkun.違うやり方があったと指摘できるのです 私たちは 完全な社会という基準に照らしてどんな論争も判断できるという
Tabii ki bu projedeki asıl amacımız göremeyenler için araba geliştirmek.Bien sûr, le principal but de ce projet est de développer une voiture pour les aveugles.
Tabii ki bu projedeki asıl amacımız göremeyenler için araba geliştirmek.Desde luego, el principal objetivo del proyecto es desarrollar un auto para ciegos.
Tabii ki bu projedeki asıl amacımız göremeyenler için araba geliştirmek.Desigur, scopul principal al acestui proiect este acela de a construi o maşină pentru nevăzători.
Tabii ki bu projedeki asıl amacımız göremeyenler için araba geliştirmek.Dĩ nhiên, mục đích chính của dự án này là để xây dựng một chiếc xe hơi cho người khiếm thị.
Tabii ki bu projedeki asıl amacımız göremeyenler için araba geliştirmek.É claro, o objectivo principal deste projecto é desenvolver um carro para os cegos.
Tabii ki bu projedeki asıl amacımız göremeyenler için araba geliştirmek.물론 이 프로젝트의 주된 목표는 시각장애인들을 위한 자동차를 만드는 것입니다.
Tabii ki bu projedeki asıl amacımız göremeyenler için araba geliştirmek.Naturalmente, l'obiettivo principale di questo progetto è sviluppare una vettura per i non vedenti.
Tabii ki bu projedeki asıl amacımız göremeyenler için araba geliştirmek.Natuurlijk, het belangrijkste doel van dit project is om een auto te ontwikkelen voor blinden.
Tabii ki bu projedeki asıl amacımız göremeyenler için araba geliştirmek.Oczywiście, głównym celem projektu jest budowa samochodu dla niewidomych.
Tabii ki bu projedeki asıl amacımız göremeyenler için araba geliştirmek.Samozřejmě, cílem tohoto projektu je vytvořit auto pro nevidomé.
Tabii ki bu projedeki asıl amacımız göremeyenler için araba geliştirmek.Selbstverständlich ist der Hauptziel dieses Projektes ein Auto für einen blinden Menschen herzustellen.
Tabii ki bu projedeki asıl amacımız göremeyenler için araba geliştirmek.Tentunya, tujuan utama dari proyek ini adalah merancang mobil untuk tunanetra.
Tabii ki bu projedeki asıl amacımız göremeyenler için araba geliştirmek.Természetesen a fő célja ennek a projektnek az, hogy kifejlesszünk egy autót a vakok számára.
Tabii ki bu projedeki asıl amacımız göremeyenler için araba geliştirmek.Φυσικά, ο βασικός σκοπός του εγχειρήματος είναι να κατασκευάσουμε ένα αυτοκίνητο για τυφλούς.
Tabii ki bu projedeki asıl amacımız göremeyenler için araba geliştirmek.Конечно, главная цель этого проекта заключается в разработке автомобиля для слепых.
Tabii ki bu projedeki asıl amacımız göremeyenler için araba geliştirmek.Разбира се, основната цел на този проект е да се разработи автомобил за незрящите.
Tabii ki bu projedeki asıl amacımız göremeyenler için araba geliştirmek.כמובן, המטרה העיקרית של מיזם זה היא לפתח מכונית לעיוורים.
Tabii ki bu projedeki asıl amacımız göremeyenler için araba geliştirmek.طبعا, الهدف الرئيسي من هذا المشروع هو تصميم سياره للكفيفين
Tabii ki bu projedeki asıl amacımız göremeyenler için araba geliştirmek.視覚障害者のための車の開発ですが 可能性としてより重要なのは
Tanzanya'da Afrika'nın ilk teletıp merkezini geliştirmek isteyen biriyle bir toplantı.Afrika's eerste telemedische centrum in Tanzania wilde ontwikkelen.
Tanzanya'da Afrika'nın ilk teletıp merkezini geliştirmek isteyen biriyle bir toplantı.Afrika's erstes Telemedizinzentrum entwickeln wollte, in Tanzania.
Tanzanya'da Afrika'nın ilk teletıp merkezini geliştirmek isteyen biriyle bir toplantı.탄자니아에 아프리카 최초의 원격의료센터를 건립하고자하는 사람과 만나면서 시작되었습니다.
Tanzanya'da Afrika'nın ilk teletıp merkezini geliştirmek isteyen biriyle bir toplantı.le premier centre de télémédecine africain, en Tanzanie
Tanzanya'da Afrika'nın ilk teletıp merkezini geliştirmek isteyen biriyle bir toplantı.פגישה עם מישהו שרצה לפתח את המרכז הראשון באפריקה לרפואה מקוונת בטנזניה
Tanzanya'da Afrika'nın ilk teletıp merkezini geliştirmek isteyen biriyle bir toplantı.لقاء مع شخص يود أن يطور أول عيادة أفريقية تطبيبية عن بعد، في تنزانيا
Tanzanya'da Afrika'nın ilk teletıp merkezini geliştirmek isteyen biriyle bir toplantı.開発しようとしていた人との出会いでした 僕達は文字通り2ヶ月ほど前に会い デザインをすでにつくり
"Teknolojiyi geliştirmek için lazım"Avem nevoie să dezvoltăm tehnologie.
"Teknolojiyi geliştirmek için lazım"Cần nó để phát triển công nghệ.
"Teknolojiyi geliştirmek için lazım"È necessaria per sviluppare la tecnologia.
"Teknolojiyi geliştirmek için lazım"Kell, hogy fejleszteni tudjuk a technológiát.
"Teknolojiyi geliştirmek için lazım"우리는 테크놀로지를 발전시킬 필요가 있습니다.
"Teknolojiyi geliştirmek için lazım"Nous en avons besoin pour développer la technologie.
"Teknolojiyi geliştirmek için lazım""Precisamos dele para desenvolver tecnologia."
"Teknolojiyi geliştirmek için lazım" "Sosyal istikrarı korumak için lazım"Kita memerlukannya untuk mengembangkan teknologi, untuk menjaga stabilitas sosial.
"Teknolojiyi geliştirmek için lazım" "Sosyal istikrarı korumak için lazım"Tenemos que desarrollar la tecnología. hay que mantener la estabilidad social.
"Teknolojiyi geliştirmek için lazım"Tarvitsemme sitä teknologian kehittämiseen.
"Teknolojiyi geliştirmek için lazım"Wir brauchen es zum Entwickeln von Technologie.
"Teknolojiyi geliştirmek için lazım"Για ν' αναπτύξουμε την τεχνολογία.
"Teknolojiyi geliştirmek için lazım"Нам нужно развивать технику.
"Teknolojiyi geliştirmek için lazım"Трябва ни за да развием технологиите.
"Teknolojiyi geliştirmek için lazım"אנו זקוקים לה כדי לפתח את הטכנולוגיה.
"Teknolojiyi geliştirmek için lazım"نحتاجه لتطوير التكنولوجيا.
"Teknolojiyi geliştirmek için lazım"必要だという主張をするのです
Teşvik, cemiyetlerle beraber fikirler geliştirmek ve açık kaynaklı tasarım yarışmaları düzenleyen NGO'lar.Động lực, phát triển ý tưởng với các cộng đồng và các tổ chức phi lợi nhuận cạnh tranh thiết kế mã nguồn mở
Teşvik, cemiyetlerle beraber fikirler geliştirmek ve açık kaynaklı tasarım yarışmaları düzenleyen NGO'lar.Instigación, desarrollo de ideas con las comunidades y ONGs creando concursos de diseño de código abierto.
Teşvik, cemiyetlerle beraber fikirler geliştirmek ve açık kaynaklı tasarım yarışmaları düzenleyen NGO'lar.커뮤니티와 비영리단체들로 하여금 오픈소스 디자인 공모전을 위한 아이디어를 발굴하도록 이끌고,