geliştirmek ile cümle
geliştirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
İngilizceni geliştirmek istiyorsan mümkün olduğu kadar sık İngilizce konuşmaya çalış.Try to speak English as often as possible if you want to improve your English.
Şirket iş uygulamalarını geliştirmek için herhangi bir çaba sarfetmedi.The company didn't make any effort to improve its business practices.
İngilizceni geliştirmek zorundasın.You have to polish your English.
İngilizce telaffuzumu geliştirmek istiyorum.I would like to improve my English pronunciation.
Kelime haznemi geliştirmek istiyorum.I want to build up my vocabulary.
İngilizceni geliştirmek istiyorsan onun konuşulduğu ülkelere gitsen iyi olur.If you are to improve your English, you had better go to countries where it is spoken.
Rahip insanların maneviyatını geliştirmek için çalıştı.The priest tried to improve the people's morals.
Seçilmek istiyorsan kamusal imajını geliştirmek zorunda kalacaksın.If you want to get elected, you're going to have to improve your public image.
Onlar müşteri ilişkilerini geliştirmek için sürekli çabalarlar.They strive constantly to improve customer relations.
Yeni bir makine geliştirmek için çok çalıştılar.They worked hard in order to develop a new machine.
İthalatlar için pazarlar geliştirmek için epeyce çaba sarfedilmektedir.Many efforts have been make to develop market for imports.
Sporlar dostluk geliştirmek için etkilidir.Sports are effective to cultivate friendship.
Etkili bir katalizör olmadığı zaman cihazı geliştirmek zor olurdu.It would be difficult to improve the device when there is no effective catalyst.
Tom İngilizcesini geliştirmek için çok çalışıyor.Tom is working hard to improve his English.
Hafızamı geliştirmek için bir yol bulmak istiyorum.I'd like to find a way to improve my memory.
Tom gerçekten geliştirmek istiyor.Tom really wants to improve.
Mary zihnini geliştirmek için okur.Mary reads to improve her mind.
Roosevelt, Amerika'nın Japonya ile ilişkileri geliştirmek için çok çalıştı.Roosevelt worked hard to improve America's relations with Japan.
Çince seviyemi geliştirmek için Çin'de eğitim görmek istiyorum.I'd like to study in China to improve the level of my Chinese.
Onlar yeni bir kavram geliştirmek için bir iletişim politikası uygulamıştır.They implemented a communication policy so as to promote their new concept.
İngilizce becerilerimi geliştirmek istiyorum.I'd like to improve my English skills.
Tom bir fotoğrafçı olarak becerilerini geliştirmek istedi.Tom wanted to hone his skills as a photographer.
İspanyolcanı geliştirmek istediysen, Şili'ye gelmemeliydin.If you wanted to improve your Spanish, you shouldn't have come to Chile.
Şirketimiz ürünlerini geliştirmek için çaba göstermektedir.Our company strives to improve its products.
Fransızcanı gerçekten geliştirmek istiyorsan, konuşulduğu bir ülkeye taşınmalısın.If you want to really improve your French, you should move to a country where it's spoken.
Fransızcanı gerçekten geliştirmek istiyorsan, onun konuşulduğu bir ülkeye taşınmalısın.If you want to really improve your French, you should move to a country where it's spoken.
Fransızca telaffuzumu geliştirmek istiyorum.I'd like to improve my French pronunciation.
Tom Fransızcasını geliştirmek için sıkı çalışıyor.Tom is working hard to improve his French.
Fransızcamı geliştirmek istiyorum.I'd like to improve my French.
İngilizcemi geliştirmek için her fırsattan yararlandım.I took advantage of every opportunity to improve my English.
Kendimi geliştirmek için her şeyi yapmaya hazırım.I'm prepared to do anything to better myself.
Onlar geliştirmek değil, statükoyu korumaya çalışıyorlar.They're trying to preserve the status quo, not to improve.
Tom Fransızcasını geliştirmek istediğini söyledi.Tom said he wanted to improve his French.
Almancamı geliştirmekle ilgiliyim.I'm interested in improving my German.
Fransızcamı geliştirmekle ilgileniyorum.I'm interested in improving my French.
İngilizceni geliştirmek ister misin?Would you like to improve your English?
Kendimizi geliştirmek istiyoruz.We wish to improve ourselves.
Esperantomu geliştirmek için her fırsatı kullandım.I took every opportunity to improve my Esperanto.
Hattatlığımı geliştirmek istiyorum.I want to improve my penmanship.
Tekniğini geliştirmek ister misin?Would you like to improve your technique?
Fransızcanı geliştirmek ister misin?Would you like to improve your French?
Fransızcamı geliştirmek için yapabileceğim bazı şeyler nelerdir?What are some things I can do to improve my French?
Ben İngilizcemi geliştirmek istiyorum.I want to improve my English.
Almancamı geliştirmek istiyorum.I want to improve my German.
Ben İtalyancamı geliştirmek istiyorum.I want to improve my Italian.
Ben İspanyolcamı geliştirmek istiyorum.I want to improve my Spanish.
Yunancamı geliştirmek istiyorum.I want to improve my Greek.
Tagalogumu geliştirmek istiyorum.I want to improve my Tagalog.
İspanyolcamı geliştirmek isterim.I would like to improve my Spanish.
İspanyolcamı geliştirmek istiyorum.I'd like to improve my Spanish.
Sabuancamı geliştirmek istiyorum.I'd like to improve my Cebuano.
Sosyal garip insanlar güvensizlikleri geliştirmek eğilimindedir.Socially awkward people tend to develop insecurities.
Tom Fransızcasını geliştirmek istiyor.Tom wants to get better at French.
Fransızcanı geliştirmek istiyorsan mümkün olduğu kadar sık Fransızca konuşmaya çalış.Try to speak French as often as possible if you want to improve your French.
Kendimi geliştirmek isterim.I would like to improve myself.
Kendimi geliştirmek istiyorum.I want to better myself.
Dil becerilerini geliştirmek için yapabileceğin şey bu.This is what you can do in order to improve your language skills.
Dil becerilerini geliştirmek için yapabileceğin bu.This is what you can do in order to improve your language skills.
Satrancımı geliştirmek istiyorum.I want to get better at chess.
Ben Macarca becerilerimi geliştirmek istiyorum.I'd like to improve my Hungarian skills.