geliştirdik ile cümle
geliştirdik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Altı veya yedi yıl önce bir takım geliştirdik.Sei o sette anni fa abbiamo creato una squadra.
Altı veya yedi yıl önce bir takım geliştirdik.Πριν από έξι ή επτά χρόνια, δημιουργήσαμε μια ομάδα.
Altı veya yedi yıl önce bir takım geliştirdik.Преди шест или седем години, създадохме екип.
Ayrıca, Mountain Lion"ın bildirim merkezinden yararlanarak etkinlik dizisini de geliştirdikAbbiamo anche migliorato la stringa di attività sfruttando il centro notifiche Mountain Lion
Ayrıca, Mountain Lion"ın bildirim merkezinden yararlanarak etkinlik dizisini de geliştirdikAußerdem haben wir den Aktivitätsfluss durch Nutzung des Mountain Lion-Benachrichtigungscenters optimiert.
Ayrıca, Mountain Lion"ın bildirim merkezinden yararlanarak etkinlik dizisini de geliştirdikEvernote에서는 Mountain Lion의 알림 센터를 활용하여 작업 스트링도 향상시켰습니다.
Ayrıca, Mountain Lion"ın bildirim merkezinden yararlanarak etkinlik dizisini de geliştirdikNous avons également amélioré le flux d'activité en nous servant du centre de notifications de Mountain Lion
Birçok hata bulduk ve onları düzeltip geliştirdik.저희가 발견한 사실은
Birçok hata bulduk ve onları düzeltip geliştirdik.ואז שיפרנו אותם --
Birçok hata bulduk ve onları düzeltip geliştirdik.و قد قمنا بتصحيحها ...
Birçok hata bulduk ve onları düzeltip geliştirdik.若者たちは学校が大好きになりました
Birkaç ay önce buluştuk. Bir tasarım geliştirdik bile, ve ekip orada, ortaklıkla çalışıyor.Встреча была буквально пару месяцев назад, а мы уже разработали дизайн, команда там, работает с партнером.
Bir tasarım geliştirdik bile, ve ekip orada, ortaklıkla çalışıyor.Abbiamo già sviluppato un progetto e il team è già laggiù che sta lavorando in partnership.
Bir tasarım geliştirdik bile, ve ekip orada, ortaklıkla çalışıyor.Chúng tôi đã phát triển 1 thiết kế và 1 đội ở đó hợp tác làm việc
Bir tasarım geliştirdik bile, ve ekip orada, ortaklıkla çalışıyor.Deja am dezvoltat un proiect, și echipa se află acolo, lucrând în parteneriat.
Bir tasarım geliştirdik bile, ve ekip orada, ortaklıkla çalışıyor.Já desenvolvemos um projeto, e a equipa está a trabalhar em conjunto.
Bir tasarım geliştirdik bile, ve ekip orada, ortaklıkla çalışıyor.Kami sudah punya sebuah rancangan, dan tim kami sudah di lokasi, berkolaborasi.
Bir tasarım geliştirdik bile, ve ekip orada, ortaklıkla çalışıyor.현지의 팀과 공동으로 진행중입니다.
Bir tasarım geliştirdik bile, ve ekip orada, ortaklıkla çalışıyor.Nous avons déjà developpé une conception et l'équipe est là-bas, travaillant en partenariat avec elle.
Bir tasarım geliştirdik bile, ve ekip orada, ortaklıkla çalışıyor.Opracowaliśmy już projekt, zespół współpracuje już na miejscu.
Bir tasarım geliştirdik bile, ve ekip orada, ortaklıkla çalışıyor.Už sme aj vyvinuli dizajn, a máme tam tím, ktorý s ním spolupracuje.
Bir tasarım geliştirdik bile, ve ekip orada, ortaklıkla çalışıyor.We hebben al een ontwerp gemaakt en het team is daar in samenwerkingsverband aan het werk.
Bir tasarım geliştirdik bile, ve ekip orada, ortaklıkla çalışıyor.Wir haben bereits ein Design entwickelt und das Team ist dort und arbeitet in Partnerschaft.
Bir tasarım geliştirdik bile, ve ekip orada, ortaklıkla çalışıyor.Έχουμε ήδη αναπτύξει ένα σχέδιο και η ομάδα μας είναι ήδη εκεί, και συνεργάζεται.
Bir tasarım geliştirdik bile, ve ekip orada, ortaklıkla çalışıyor.והקבוצה נמצאת שם, עובדת בשיתוף.
Bir tasarım geliştirdik bile, ve ekip orada, ortaklıkla çalışıyor.والفريق هناك يعملون كشركاء.
Bir tasarım geliştirdik bile, ve ekip orada, ortaklıkla çalışıyor.これは何人かのTED仲間が仲介してくれたおかげです
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Abbiamo sviluppato questa abilità perchè questo trova riscontro nell'evoluzione.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Am dezvoltat această abilitate fiindcă are sens din puct de vedere evoluționar.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Azért fejlesztettük ki ezt a képességet, mert értelme volt fejlődésünk szempontjából.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Chúng ta phát triển khả năng này vì nó có ý nghĩa tiến hóa.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Hemos desarrollado esta habilidad porque obedece la lógica evolutiva.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Kita punya kemampuan ini karena sesuai dengan perkembangan evolusi kita.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.이런 방식은 진화적으로 유리했기 때문에 우리는 이 능력을 발달시켰죠.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Nós desenvolvemos esta capacidade porque faz sentido evolutivamente.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Nous avons développé cette capacité parce qu'elle a du sens du point de vue de l'évolution.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Vyvinuli jsme si tuto schopnost, protože je evolučně funkční.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Vyvinuli sme schopnosť, lebo to má evolučný zmysel.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.We hebben de eigenschap ontwikkeld omdat het, evolutionair gezien, logisch is.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Wir haben diese Fähigkeit entwickelt, weil es im Sinne der Evolution war.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Wykształciliśmy tą umiejętność, ponieważ ma ona ewolucyjny sens.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Αναπτύξαμε αυτή την ικανότητα επειδή έχει νόημα εξελικτικά.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Ние сме развили тази способност, защото тя има еволюционен смисъл.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Эта наша способность была развита путём естественного отбора.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.פיתחנו את היכולת הזו כי היא היתה הגיונית מבחינה אבולוציונית.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.نحن بنينا هذه المقدرة لأنها تعطي شعورا تطويريا.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.進化的に正しかったからです 一つの解釈は
Biz de kişisel bir eylem geliştirdik ve çok şükür 10 yıl sonra sahiden de kazandık.그들의 민사소송을 시작하고, 10년이 지나
Biz de kişisel bir eylem geliştirdik ve çok şükür 10 yıl sonra sahiden de kazandık.Am luat măsuri şi 10 ani mai târziu, am câştigat procesul.
Biz de kişisel bir eylem geliştirdik ve çok şükür 10 yıl sonra sahiden de kazandık.Ed hanno iniziato un'azione privata e, grazie a Dio, 10 anni dopo l'hanno vinta.
Biz de kişisel bir eylem geliştirdik ve çok şükür 10 yıl sonra sahiden de kazandık.Iniciámos uma acção privada, e graças a Deus, 10 anos depois, nós ganhámos.
Biz de kişisel bir eylem geliştirdik ve çok şükür 10 yıl sonra sahiden de kazandık.Kami berusaha berjuang sendiri melawan hal ini, dan syukurlah, 10 tahun kemudian, kami akhirnya menang.
Biz de kişisel bir eylem geliştirdik ve çok şükür 10 yıl sonra sahiden de kazandık.On a mené un recours privé, et grâce à Dieu, 10 ans plus tard, nous l'avons finalement gagné.
Biz de kişisel bir eylem geliştirdik ve çok şükür 10 yıl sonra sahiden de kazandık.Se llevó a los tribunales y 10 años después ganamos.
Biz de kişisel bir eylem geliştirdik ve çok şükür 10 yıl sonra sahiden de kazandık.We startten een particuliere actie, en dank God, 10 jaar later wonnen we ze.
Biz de kişisel bir eylem geliştirdik ve çok şükür 10 yıl sonra sahiden de kazandık.Wir klagten, und Gott sei Dank haben wir nach 10 Jahren gewonnen.
Biz de kişisel bir eylem geliştirdik ve çok şükür 10 yıl sonra sahiden de kazandık.Wytoczyliśmy prywatny pozew, i dzięki Bogu, 10 lat później wygraliśmy.
Biz de kişisel bir eylem geliştirdik ve çok şükür 10 yıl sonra sahiden de kazandık.И, слава богу, 10 лет спустя, они выиграли суд.
Biz de kişisel bir eylem geliştirdik ve çok şükür 10 yıl sonra sahiden de kazandık.הגשנו תביעה אזרחית, ותודה לאל, אחרי 10 שנים,
Biz de kişisel bir eylem geliştirdik ve çok şükür 10 yıl sonra sahiden de kazandık.قمنا بتوجيه دعوى خاصة، والحمدلله، بعد عشر سنوات