geliştirdi ile cümle
geliştirdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Manstein kendi planını geliştirdi.Owen svůj plán neustále rozvíjel.
Blaise Pascal, 1642'de kendi ismini verdiği mekanik hesap makinesini tasarladı ve geliştirdi.V roce 1642 Blaise Pascal navrhl a vyrobil první funkční mechanickou kalkulačku.
Bir Google Account hesabı olan tüm kullanıcılar, geliştirdikten sonra uzantılar ekleyebilir.Všichni uživatelé s Účtem Google mají možnost si přidat rozšíření.
Burada George Balanchine'in geliştirdiği dans stilini öğrendi.Slavným baletním choreografem byl George Balanchine.
Onlar da öğrencide sezgiyi geliştirdi.Zabýval se též otázkami školství.
Bu çalışmalarla, "akımölçer kurbağa" adını verdiği bir sistem geliştirdi.Vyvinuli systém, který myslí za "markeťáka".
F-1, Japonya'nın II. Dünya Savaşı'ndan sonra geliştirdiği ilk savaş uçağıdır.Je to první japonský bojový letoun vyvinutý od konce druhé světové války.
Avrupa ülkeleri ile sıkı ticari ilişkiler geliştirdi.Podporoval dobré obchodní styky s Balkánem.
Doğu Almanya ise Sovyetler Birliği ile ilişkilerini geliştirdi.Naopak se zlepšily vztahy Jugoslávie se Sovětským svazem.
Gözlemlemesi sonucunda onun pozitif yönde ilerleyerek kendisini geliştirdiğini söyledi.Výsledek ho překvapil a věděl, že jde správným směrem.
Kömürün briketlemesinde ekonomik olup ve sağlığa zararlı olmayan bazı katkı maddelerini geliştirdi.Firma zařadila do svého sortimentu ekologické podlahy, které neškodí zdraví.
Crytek'in geliştirdiği ilk MMOFPS'dir.První díl byl vyvinut společností Crytek.
1997 yılında Remedy, Final Reality adında bir 3B karşılaştırma programı geliştirdi.V roce 1997 Studio 3D Realms oznamuje vývoj pokračování Duke Nukem 3D.
Microsoft Whistler'in arayüzünü geliştirdikçe Windows XP'ye benzemeye başladı.Snaží se hlavně o to, aby Calmira vypadala co nejvíce jako Windows XP.
Prusya kralı Friedrick geliştirdi.Objednal si ji pruský král Fridrich Veliký.
Modern kulplu beygirdeki temel hareketleri ise Friedrich Ludwig Jahn 19. yüzyıl başlarında geliştirdi.Cvičení na kladině pro získávání rovnováhy doporučoval již na počátku 19. století Friedrich Ludwig Jahn.
Intel çift çekirdekli işletim sistemini Haifa’daki İsrail Gelişim Merkezi’nde geliştirdi.Vývoj Skylake byl zahájen ve výzkumném centru Intelu nacházejícím se ve městě Haifa v Izraeli.
Google Fit Google'ın Android işletim sistemi için geliştirdiği bir sağlık izleme platformudur.Improvements Google Fit Platforma pro sledování zdraví.
Heine’nin 2010 senesinde geliştirdiği yeni yaratıcı tekniğe verdiği isimdir.Aceasta este numele dat de Heine unei tehnici creative total noi, pe care a dezvoltat-o în anul 2010.
Bluemix, IBM'in bulut üzerinde geliştirdiği platform as a service (PaaS) platformudur.IBM Bluemix este un serviciu, platforma ca serviciu (PaaS) pentru sistemele în cloud dezvoltat de IBM.
Sonuçta rahipler, insanlara doğrudan doğruya tanrıların iradesini bildirecek kahinler sistemini geliştirdiler.Ca rezultat, preoți au dezvoltat un sistem de oracole pentru a comunica voința zeilor direct prin oameni.
Onun yönetmenliği bunu geliştirdi ve beni "Pussy Wagon"a yönlendirdi.Implicarea sa directă a venit atunci când m-a lăsat să împrumut Pussy Wagon-ul.
Kraliçe Claude'nin hizmetindeyken Fransızcasını geliştirdi ve moda ile din felsefesine merak saldı.La curtea reginei, și-a îmbunătățit franceza și a devenit interesată de modă și de filosofia religiei.
Avrupa ülkeleri ile sıkı ticari ilişkiler geliştirdi.A întreținut relații comerciale cu Europa.
Ubisoft yeni geliştirdiği oyun motoru Anvil Next'e geçiş yapmıştır.Ubisoft a dezvoltat un nou motor grafic, Anvil Next, pentru acest joc.
Film DC Extended Universe'in geliştirdiği üçüncü yapım.Este al șaselea film din universul extins DC.
Çok kısa bir süre içinde başarılı bir tarz geliştirdi.A avut într-un timp foarte scurt un mare succes.
1989'da Opel, Lotus işbirliği ile Omega'nın yüksek performanslı modelini geliştirdi.In 1989, un model de performante a fost construit in colaborare cu Lotus.
Onun geliştirdiği yöntemler bugün hâlâ kullanılmaktadır.Tehnologia introdusă de el se folosește si în prezent.
II. Charles Nice limanını geliştirdi ve Alplerdden Fransa'ya yeni bir yol açtırdı.Carol Emanuel al II-lea a dezvoltat portul din Nisa și a construit un drum prin Aplii din Franța.
Önceden yazılmış olan qed editörünün takipçisi, standart UNIX editörü ed'i geliştirdi.Editorul de texte ed a fost editorul standard pentru sistemul de operare Unix.
Sistemlerin bu özelliği Termodinamikçiler'in geliştirdiği "ENTROPİ" kavramıyla açıklanır.Este remarcabil rolul pe care l-a jucat aici termodinamica prin conceptul de entropie.
Frederick Jackson Turner'in geliştirdiği "Öncülük Tezi".Regiunea a fost caracterizată drept „tipic americană” de către Frederick Jackson Turner.
Darwin, evrim teorisini geliştirdi.Darwin a dezvoltat teoria evoluției.
Son zamanlarda pişirmedeki becerisini geliştirdi.În ultimul timp și-a îmbunătățit abilitățile de gătit.
O ellisinden sonra resim yapma yeteneğini geliştirdi.El și-a dezvoltat abilitatea de a picta după vârsta de cincizeci de ani.
Tom Mary ile çabucak bir dostluk geliştirdi.Tom a dezvoltat rapid o prietenie cu Mary.
LucasArts ve Factor 5 oyunu geliştirdiler.A játékot a LucasArts és a Factor 5 fejlesztette.
John Browning, bir dizi çağdaş yarı otomatik tabanca mekanizması ve fişeğini geliştirdi.John Browning tervezte a legtöbb modern öntöltő pisztolymechanikát és lőszert.
19. yüzyılın son on yılında Karaköy kendini bankacılık bölgesi olarak geliştirdi.A 19. század utolsó évtizedében Karaköy banknegyeddé fejlődött.
Onun geliştirdiği yöntemler bugün hâlâ kullanılmaktadır.Az általa kidolgozott rendszert ma is alkalmazzák.
Google Apps for Work Google'ın iş için geliştirdiği ürünler içinde diğer birçok ürünün bir parçası.A Google Apps for Work a Google üzleti termékcsomagjában található számos más termék része.
Hipotezini denemek için Los Alamos'u havaya uçurmadan birçok deney araçları geliştirdi.A Los Alamos Nemzeti Laboratórium mozgó alkatrészek nélküli akusztikus Stirling-motort fejlesztett.
C++'ın C'den devraldığı ve onu geliştirdiği yapılardan biridir.Ő építi meg azokat a dolgokat, amelyeket G feltalált.
O tarihlerde, şu an onun adını taşıyan denklemleri geliştirdi.Ebben a dolgozatában alkalmazta azokat az egyenleteket, amelyek ma már az ő nevét viselik.
Daha sonra bu formatı Memory Stick Duo ve Memory Stick Micro olarak geliştirdi.Típusai: Memory Stick Duo, Memory Stick PRO Duo és Memory Stick Micro.
1870'ler boyunca William Crookes, içerisine yüksek vakum olan ilk katot tüpünü geliştirdi.Az 1870-es években az angol William Crookes előállította az első katódsugárcsövet, vákuummal a belsejében.
Hakkındaki küçük hırsızlık şikayetlerine rağmen kendini geliştirdi.Az okkupálás kisebb ellenállásoktól eltekintve sikeresen zajlott le.
Birçok bakımdan Freud'un kuramına karşı geliştirdiği kavramlar vardır.Freud követői számos ponton módosítják az elméletét.
Bu dönemde kendine özgü bir sembolist üslup geliştirdi.Ezen időszakban fejlesztette ki sajátos szimbolista stílusát.
Sonra onu geliştirdim.Később továbbfejlesztették.
Henry Ford üretim bantlarını geliştirdi.Henry Ford megalapítja autógyárát.
Pratt and Whitney güçlü bir motor geliştirdi.Pratt & Whitney-t bízta meg, hogy dolgozzon ki egy szénhidrogén-üzemű hajtóművet.
Daha doğrudan ölçüm yapmak için bazı aparatlar geliştirdi.Műszereit a pontosság növelése érdekében továbbfejlesztették.
Ne kadar geliştirdiğimi göreceğiz...Mindent elsajátítunk és tisztázunk...
Ancak boyunun kısalığı nedeniyle savunma konusunda kendisini geliştirdi.Helyzete csak az amnesztiának köszönhetően javult.
Bu arkadaşlık sayesinde müzik bilgilerini geliştirdi.E barátság révén ismerkedett meg a musical világával.
Moliere ile birlikte bir önemli Fransız sanat geleneği olacak Komedi-bale janrini geliştirdi.A fabliau erotikus tartalmú, előadásmódjában nyers, vaskos humorral élő francia verses elbeszélés.
Müzik kulağını geliştirdi, fakat hiçbir zaman müziği yazmayı öğrenemedi.Autodidakta módon képezte magát, sosem ment el zenét tanulni.
Riemann ayrıca Riemannian geometrisini de geliştirdi.Riemann fejlesztette ki a róla elnevezett Riemann-integrált.