Bilge doktorlar ve gelişmiş tıptı ve cerrahlardı, elleriyle ne yapması gerektiğini bilen.有關於精明嘅醫生,同埋先進嘅藥物, 同果地心知肚明自己嘅職責所在嘅外科醫生。
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."Bauen Sie unsere Wissenschaft auf, unsere zivilisierte Vorstellung von Ehe und Geburt."
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."Buduj naši vědu. Civilizovaná a pokročilá myšlenka o manželství a plození dětí."
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."Construiește știința noastră. Ideea avansată și civilizată a căsătoriei și a nașterii."
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."Construye nuestra ciencia. Ideas civilizadas y avanzadas de matrimonio y nacimiento".
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."Costruisci la nostra scienza. Un'idea civile e avanzata del matrimonio e della procreazione".
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin.""Desenvolve a ciência. Uma ideia civilizada e avançada de casamento e procriação".
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."Développez la science. Une idée moderne et avancée du mariage et de la naissance."
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."과학 기술을 개발하자. 결혼과 출산에 대한 문명화되고 진보된 생각"이라고 적혀 있습니다.
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."Ondersteun onze beschaafde en vooruitstrevende manier van gezinsplanning.'
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."Twórz naszą naukę. Cywilizowana i zaawansowana idea małżeństwa i rodzicielstwa."
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."Изграждайте нашата наука. Цивилизована и напреднала представа за брак и раждане."
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."Развивайте науку и придерживайтесь цивилизованного и современного подхода к браку и рождению детей".
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."בנה את המדע שלנו. רעיון תרבותי ומתקדם של נישואין ולידה."
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."ابنوا علومنا. فكرة متحضرة ومتقدمة عن الزواج و إنجاب الأطفال.
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."このポスターを見ると
Bilimin durumu nedir? Ve ilginç bir şekilde, karmaşıklık yüksek derecede gelişmiştir.Apakah ilmu itu? dan, yang menariknya, kompleksitas itu sangat berkembang.
Bilinçli halde geliyor. Türünün en gelişmiş örneği lobları oluyor.Aparece totalmente consciente.
Bilinçli halde geliyor. Türünün en gelişmiş örneği lobları oluyor.Benar-benar sadar dengan bagian lobus yang canggih.
Bilinçli halde geliyor. Türünün en gelişmiş örneği lobları oluyor.이것은 전적으로 의식이 있고 최신식의 엽을 가지고 있습니다.
Bilinçli halde geliyor. Türünün en gelişmiş örneği lobları oluyor.Ma najnowocześniejsze płaty, jest w pełni świadomy.
Bilinçli halde geliyor. Türünün en gelişmiş örneği lobları oluyor.Идва с напълно оборудвано със съзнание.
Bilinçli halde geliyor. Türünün en gelişmiş örneği lobları oluyor.הוא לגמרי מודע לעצמו. יש לו אונות שהן הצעקה האחרונה.
Bilinçli halde geliyor. Türünün en gelişmiş örneği lobları oluyor.وهو يأتي واع تماما. لقد حصلت على فصوص حديثة.
Bilinçli halde geliyor. Türünün en gelişmiş örneği lobları oluyor.私たちは世界を見るために 後頭葉があります
Bir diğer neden de bunların organik olarak gelişmiş olmaları.Częściowo przyczyną jest ich naturalny rozwój.
Bir diğer neden de bunların organik olarak gelişmiş olmaları.그것들이 유기적으로 자라난다는 게 그 약간의 이유일 수 있습니다.
Bir diğer neden de bunların organik olarak gelişmiş olmaları.L'une des raisons pour cela est qu'elles ont grandi organiquement.
Bir diğer neden de bunların organik olarak gelişmiş olmaları.O parte a motivului este faptul că a fost crescută în mod organic.
Bir diğer neden de bunların organik olarak gelişmiş olmaları.Parte de la razón para eso es que crecieron orgánicamente.
Bir diğer neden de bunların organik olarak gelişmiş olmaları.Parte della ragione di ciò è che sono cresciute in modo organico.
Bir diğer neden de bunların organik olarak gelişmiş olmaları.Reden hiervoor is dat ze organisch gegroeid zijn.
Bir diğer neden de bunların organik olarak gelişmiş olmaları.Отчасти причината е, че е израснал органично.
Bir diğer neden de bunların organik olarak gelişmiş olmaları.Частично причина в том, что они развивались естественно.
Bir diğer neden de bunların organik olarak gelişmiş olmaları.חלק מהסיבה לכך היא העובדה שהן התפתחו באופן אורגני.
Bir diğer neden de bunların organik olarak gelişmiş olmaları.جزء من السبب هو انها تطورت بطريقة عضويا
Bir diğer neden de bunların organik olarak gelişmiş olmaları.過去と未来が交差し
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.Akhirnya merakit kamera yang diintensifikasikan yang gambarnya mirip seperti ubur-ubur elektronik.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.Am făcut o cameră cu focalizare mărită, am vrut să fac această meduză electronică.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.Costruita una macchina fotografica intensificata, volevo fare questa medusa elettronica.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.Je hebt een versterkte camera nodig, we wilden deze elektronische kwal maken.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.그래서 강화 카메라를 만들었고, 전기 해파리를 만들고 싶었죠.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.Lavede et forstærket kamera, ville lave denne elektroniske gople.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.On a fait une caméra hyper sensible, on voulait créer une méduse électronique.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.Quise hacer de esta medusa electrónica una cámara intensificada.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.Stworzyłam wyczuloną kamerę, chciałam stworzyć tę elektroniczną meduzę.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.Vyrobili sme zosilnenú kameru, chceli sme urobiť tieto elektronické medúzy.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.Wir hatten eine sensible Kamera und wollten eine elektronische Qualle bauen.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.Направихме усилена камера, искахме да направим електронна медуза.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.Собрали камеру с усилением яркости, хотели сделать такую электронную медузу
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.בנינו מצלמה בעלת עוצמה מוגברת, רצינו לבנות מדוזה חשמלית כזו.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.تجعل الكاميرا المكثفة، تريد ان تصنع قنديل البحر الالكتروني هذا.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.さらにこの電子クラゲを作りたかったのです 科学研究の事情ですが
BM insani gelişmişlik indeksindeki yüksek puanlarıdır.Indexu lidského rozvoje Organizace spojených národů jejich země.
BM insani gelişmişlik indeksindeki yüksek puanlarıdır.높은 점수를 따자는 이유입니다.
BM insani gelişmişlik indeksindeki yüksek puanlarıdır.Δείκτη Ανθρώπινης Ανάπτυξης των Η.Ε. για τη χώρα τους.
BM insani gelişmişlik indeksindeki yüksek puanlarıdır.באינדקס המדינות המתפתחות של האו"ם
BM insani gelişmişlik indeksindeki yüksek puanlarıdır.لمؤشر الأمم المتحدة للتنمية البشرية الخاص بدولتهم.
BM insani gelişmişlik indeksindeki yüksek puanlarıdır.これが意味することは
Böylece ilk kez, sinek uçuş gibi gelişmiş bir davranış sergilerken beynindeki nöronlardan kayıt alabildik.그래서 처음으로 파리가 비행과 같은 복잡한 행동을 하는 동안 그 뇌의 뉴론의 변화를 기록할 수 있었습니다.