Gelişmiş ülkelerin çoğunda yasadışıdır.Som i de fleste andre besatte lande.
Koku alma yetisi çok gelişmiştir.Deres lugtkolbe er særdeles veludviklet.
Ulema sınıfının özerkliği, ayrıcalığın sağlanmasıyla birlikte gelişmiştir.Lumbyes orkester voksede i takt med dets anseelse.
Ormancılık gelişmiştir.Skoven er gammel.
Gövde gelişmiştir veya yoktur, bazen sürünücü dallıdır.Stænglerne er oprette eller opstigende, til tider krybende.
Böylece ekonomi de gelişmiştir.Herved stimuleres økonomien.
Aynı zamanda besicilikte gelişmiştir.Efterhånden blev den også asfalteret.
Kentte sanayi oldukça gelişmiş durumdadır.Byen er stærkt industrialiseret.
Sebzecilik gelişmiştir.Pubertetsudvikling standses.
Gelişmiş radyoteleskoplarla hidrojen gazı diğer galaksilerde de belirlenebildi.Med forbedrede radioteleskop kunne hydrogengass også spores i andre galakser.
İsveç'teki sağlık hizmetleri kalitesi, diğer gelişmiş ülkelerle benzerlik gösterir.Helsetilbudet til innbyggerne i Sverige har tilsvarende kvalitet som andre utviklede nasjoner.
Ekonomik gelişmenin ülke düzeyinde yayılmasını sağlamak ve özellikle az gelişmiş bölgelere ulaşmak.Den ble grunnlagt for å fremme økonomisk utvikling, særlig i mindre utviklede regioner.
İşitme duyuları çok iyi gelişmiştir.Hørselen er svært godt utviklet.
Şehir bu kale etrafında gelişmiştir.Byen vokste opp rundt disse.
En çok gelişmiş olanlar rahim çıkışına en yakın duranlardır.De mest avanserte har til og med toalett og bad, (men sjelden innlagt vann).
İnsanlar, gelişmiş sosyal yapılar kurmuşlardır.Dyrnes er utdannet siviløkonom.
Ancak BÖH az gelişmiş ülkelerde daha yüksektir.Prevalensen i mindre utviklede regioner er lavere.
Olay aynen şöyle gelişmişti.Dermed ble det slik.
Malezya'da ulaşım gelişmiştir.Slekten er utbredt i Malaysia.
Köyün yemek kültürü gelişmiştir.Næringslivet på landsbygda fikk utvikle seg.
İyi gelişmiş bir karma ekonomisi ve yüksek standartlı bir yaşam vardır.Curridabat karakteriseres av høy levestandard og god økonomi.
Koklama ve işitme duyuları oldukça iyi gelişmiştir.Luktesans og hørsel er som oftest svært vel utviklet.
Amaç üç motorlu MD-11 in daha gelişmiş bir modelini yapmaktı.Opprinnelig var det ment å være en forlenget variant av tre-motorsflyet MD-11, med større kapasitet.
Gelişmiş bir kasaba görünümündedir.Velimeşe er en voksende by.
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.Hos de fleste artene er den venstre lungen redusert, eller forsvunnet.
4. yüzyıla kadar bu şehir gelişmiştir.Byen eksisterte frem til 400-tallet.
Uzun süreli zararlarda gelişmişlerdir.Da vil det oppstå mer langvarig skade.
Meroe kültürü Antik Mısırın Kush kökenli 25. Hanedan döneminde gelişmiştir.Kulturen i Meroë utviklet seg fra 25. egyptiske dynasti som hadde sin opprinnelse i Kusj.
RPG Maker 2003 (RM2k3), RM2k'ın oldukça gelişmişidir.(1998) Deltar på Beat/NRK P3: Definitivt potensiale Vol.
Arazisinin verimsiz olması nedeniyle hayvancılık gelişmiştir.Husdyrhold ble dårlig utviklet på grunn av mangel på tilgjengelig land.
Ülkede hava yolu ulaşımı oldukca gelişmiştir.Trafikken på flyplassen har økt sterkt.
Arka bacakları iyi gelişmiş olup, sıçramaya yarar.Beina er godt utviklet til å løpe eller gå.
Dişleri iyi gelişmiştir.Kjevene er meget velutviklet.
Sonradan ikisi arasındaki arkadaşlık gelişmiştir.Det nære vennskap mellom de to fortsatte imidlertid inntil videre.
Daha gelişmiş bir yöntem ise virüsü basit şifreleme yöntemleri ile saklamaktı.Dette var imidlertid en mer risikabel metode idet det dreide seg om selve kopperviruset.
Her iki eşeyde de dış eşey organları iyi gelişmiştir.I begge tilfeller blir avdelingene jevnlig rotert ut.
Buralarda turizm de gelişmiştir.I tillegg er turismen økende i området.
Pavlovsk Rus İmparatorluk Ailesi konutu olan Pavlovsk Sarayı etrafında gelişmiştir.Byen ble bygd opp rundt Pavlovsk-palasset, et av den russiske keiserfamiliens mest storslåtte residenser.
Daha sonra daha geniş kapsamli sanayi ve ticaret gelişmiştir.Samtidig vokste det ulike typer håndverk og handel.
Cerrahi dönemine göre oldukça gelişmişti.Etter operasjonen utviklet hun plevritt.
Özellikle gelişmiş bir arpacık mekanizması vardır.Den har også noe mer utviklede rovtenner.
Bu dönemde şehirde inşaat çok gelişmiştir.På denne tiden oppstod betydelig industri i byen.
Özellikle koyun ve kuzu eti de yün sanayiinin gelişmiş olduğu yerlerde oldukça yaygındı.Lam og får var også vanlig, særlig i områder med stor ullindustri.
Hatta tüm bunlar daha da gelişmiştir.Også flaskene ble etterhvert bedre.
Bu ülkelerin çoğu gelişmiş ülke olarak kabul edilmektedir.De fleste nye statene ble snart definert som utviklingsland.
İlçenin eğitim olanakları oldukça gelişmiştir.Jernbanens tilgjengelighet blir bedre.
Anadolu Selçukluları’nda özellikle dokumacılık çok gelişmişti.«Særlig de lave tallene til "VeraVera" er kjempedramatiske.
Birçok gelişmiş ülkede "Who Wants to Be A Millionaire?"Kuis ini berdasarkan Who Wants to be a Millionaire?
Bilim ve teknoloji İsrail’in en gelişmiş sektörlerinden biridir.Sains dan teknologi di Israel adalah salah satu sektor yang paling maju di Israel.
İsrail ekonomisi, teknolojik açıdan oldukça gelişmiş olan bir market ekonomisi.Ekonomi Israel adalah ekonomi pasar dengan sektor high-tech yang berkembang pesat.
Loxodonta cinsine ait fosiller sadece Afrika'da bulunmuştur ve burada da orta Pliyosen çağda gelişmişlerdir.Fosil Loxodonta hanya ditemukan di Afrika, tempat mereka berkembang biak dari pertengahan Pliosen.
Lenin, eğer Sovyetler teknolojide gelişmiş dünyanın gerisinde kalısa asla onları geçemeyeceğine inanıyordu.Lenin percaya bahwa Soviet tidak akan pernah bisa menjadi negara maju jika tidak mengembangkan teknologi.
Şehrin ayrıca gelişmiş bir petrol endüstrisi vardır.Kota ini juga memiliki industri minyak bumi besar.
Gelişmiş radyoteleskoplarla hidrojen gazı diğer galaksilerde de belirlenebildi.Dengan teleskop radio yang ditingkatkan, gas hidrogen dapat juga dilacak pada galaksi-galaksi lain.
Matematikte gelişmiş Babil, 60 ın birçok tam bölen sayıları olduğu gerçeği ile kolaylaştırılmış idi.Kemajuan orang Babilonia di dalam matematika didukung oleh fakta bahwa 60 memiliki banyak pembagi.
CIA gelişmiş bir ülke olarak Türkiye'yi sınıflandırılmıştır.Turki dan Afrika Selatan diklasifikasikan sebagai negara maju oleh CIA.
En büyük ve en gelişmiş şehri Des Moines'dur.Ibukota sekaligus kota terbesarnya adalah Des Moines.
Gelişmiş ülkelerde, yetişkin erkeklerde yanığa bağlı ölüm oranı kadınlardakinin iki katıdır.Di negara maju, tingkat mortalitas karena luka bakar pada pria dewasa dua kali lebih tinggi dari wanita.
Gelişmiş ülkelerde başlıca bulaşma yöntemi, damar içi ilaç kullanımıdır (DİK).Metode utama penularan di negara maju adalah melalui penggunaan narkoba suntik (IDU).
Henüz dünyanın hiçbir yerinde gelişmiş gelgit çitleri yoktur.Saat sekarang tidak ada lagi aliran Hinayana di belahan dunia manapun.