Ana içeriğe geç
Sözlük

gelişmiş ile cümle

gelişmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Matematikte gelişmiş Babil, 60 ın birçok tam bölen sayıları olduğu gerçeği ile kolaylaştırılmış idi.Η Βαβυλωνιακή ανάπτυξη στα μαθηματικά διευκολύνθηκε από το γεγονός ότι το 60 έχει πολλούς διαιρέτες.
Novi Sad her zaman Yugoslavya içinde görece gelişmiş bir kent olmuştur.Το Νόβι Σαντ ήταν ανέκαθεν αναπτυγμένη πόλη στην πρώην Γιουγκοσλαβία.
Gelişmiş ülkelerde çok nadir görülmektedir.Τέτοιες περιπτώσεις στον αναπτυγμένο κόσμο είναι σπάνιες.
EMF, 1995’te kuruluşunun ardından, başarılı bir proje olarak hızlı bir şekilde gelişmiştir.Μετά τη δημιουργία της το 1995, η EMF μεγάλωσε και αποδείχτηκε γρήγορα μια επιτυχημένη πρωτοβουλία.
Özellikle nakliyat çok gelişmiştir.Το εμπόριο ήταν ιδιαιτέρως ανεπτυγμένο.
Bu dönemde II. Basileios Bulgaristan ve Ermenistan'ı yeniden ele geçirmiş, kültür ve ticaret gelişmişti.Ο Βασίλειος Β' κατάκτησε ξανά τη Βουλγαρία και την Αρμενία, ενώ ανθούσαν οι τέχνες και το εμπόριο.
Gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere oranla yaklaşık beş kat daha sık meydana gelir.Εκδηλώνεται περίπου πέντε φορές πιο συχνά στον αναπτυσσόμενο κόσμο από ότι στον ανεπτυγμένο κόσμο.
Çin hükümetinden aldığı desteği ile zamanın geçişiyle hızla gelişmiştir.Με την στήριξη των κυβερνήσεων μπόρεσε να αναδιοργανωθεί πολύ γρήγορα.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra, hızla gelişmiş ve modern bir kent haline gelmiştir.Μετά το Β΄ Παγκόσμιο Πόλεμο, η πόλη διήλθε μία περίοδο ταχείας ανάπτυξης κι ευημερίας.
Gelişmiş ülkelerde başlıca bulaşma yöntemi, damar içi ilaç kullanımıdır (DİK).Η κύριος τρόπος μετάδοσης στον ανεπτυγμένο κόσμο είναι η ενδοφλέβια χρήση ναρκωτικών (ΧΕΝ).
Eğitim alt yapısı oldukça gelişmiştir.Η παιδεία είναι πολύ αναπτυγμένη.
Çok iyi gelişmiş iletim sistemleri vardır.Έχει καλά αναπτυγμένες υποδομές μεταφορών.
Türkiye'de birçok gelişmiş silahlanma üreticileri vardır.Στην Τουρκία ανέπτυξαν τη δημοφιλή τέχνη της παραγωγής και επεξεργασίας όπλων.
Her segment çok iyi gelişmiş tergum ve sternuma sahiptir.Κάθε κήπος έχει παρτέρια με κουρεμένους γεωμετρικά θάμνους και κρήνες.
Söz konusu zamanda Kavadar, Tikveş bölgesindeki yeni bir merkez olarak gelişmiştir.Την εποχή αυτή το Καβάνταρτσι είχε εδραιωθεί ως το νέο κέντρο της περιοχής Τίκφες.
Arka bacakları iyi gelişmiş olup, sıçramaya yarar.Τα νύχια των ποδιών είναι ιδιαίτερα ανεπτυγμένα, χρήσιμα για αναρρίχηση.
Ancak BÖH az gelişmiş ülkelerde daha yüksektir.Είναι πιο γνωστά στις αναπτυσσόμενες χώρες παρά στις αναπτυγμένες.
Ses kutuları çok iyi gelişmiştir.Τα απλά οφθαλμίδια είναι καλά αναπτυγμένες.
Arıcılık gelişmiştir.Τα βυρσοδεψία αναπτύχθηκαν.
Örneğin ‘’Amiral Graf Spee’’ en gelişmiş ve en ağır olanlarıydı.Πρώτος δικάστηκε ο Γκρίτζαλης «ο γενναιότερος και δραστηριότερος των κορυφαίων της Πελοποννησιακής ανταρσίας».
Pojega Sancağı Osmanlı'nın gemi yapımında en gelişmiş altı sancağından biriydi.Το Σαντζάκι της Βιντίν ήταν ένα από τα έξι Οθωμανικά σαντζάκια με την πιο ανεπτυγμένη ναυπηγική βιομηχανία.
Bundan dolayı ulaşım ve ticaret gelişmiştir.Αναπτύσσεται το εμπόριο και η ναυτιλία.
Yunanistan gelişmiş bir ülke ve yüksek gelirli bir ekonomi olarak kabul edilmektedir.Το Βέλγιο είναι ανεπτυγμένη χώρα, με μια προχωρημένη οικονομία υψηλού εισοδήματος.
Gözleri çok gelişmiştir.Η όρασή της είναι πολύ ανεπτυγμένη.
Yaygın olarak gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde bulunurlar.Εμφανίζεται στον ανεπτυγμένο και αναπτυσσόμενο κόσμο.
Ryle gelişmiş ekipmanları sayesinde, o yıl evrendeki bilinen en uzak gökadayı görüntülemeyi başarmıştır.Με βελτιωμένο εξοπλισμό, ο Ράιλ είχε ήδη παρατηρήσει τους πιο απομακρυσμένους γνωστούς γαλαξίες στο Σύμπαν.
Endüstri çok gelişmişdir.Η βιομηχανία είναι αρκετά αναπτυγμένη.
Ancak bu yetenek erkek bireylerde daha gelişmiş durumdadır.Αυτή η ικανότητα καταστολής ποικίλει μεταξύ των ατόμων και μπορεί να είναι πιο ανεπτυγμένη στους ενήλικες.
Bunlardan en gelişmiş olanı koku alma duyusudur.Αποτελούν τα παλαιότερα γνωστά αρώματα.
Mahallede tarım çok gelişmiştir.Ο αγροτουρισμός είναι αρκετά ανεπτυγμένος στην περιοχή.
Tarihsel olarak, Yellowknife ekonomosi altın madenciliği ve bürokrasi üzerinde gelişmiştir.Η εξορυκτική βιομηχανία επεκτάθηκε με το άνοιγμα του ορυχείου χρυσού και αργύρου στο Ροσάριο.
Siyasette ve iş dünyasında da kadınların oranı gelişmiş ülkelerde bile epey düşük.Επίσης, στον αναπτυσσόμενο κόσμο η κατάσταση στα ορυχεία και στα μεταλλεία εξακολουθεί να είναι πολύ άσχημη.
Katliamların bir kısmı ABD Kızılderili savaşlarının parçası olarak gelişmiştir.Οι εκτοπισμοί αποτέλεσαν άλλο κομμάτι της αμερικανικής πολιτικής προς τους ινδιάνους.
Yeterince gelişmiş bir teknoloji, büyüden ayırt edilemez.En tilstrækkelig avanceret teknologi kan ikke skilles fra magi.
45 yaş öncesi menopoz, gelişmiş ülkelerde erken kabul edilir.Menopause før man er blevet 45 år betragtes som for tidligt i industrialiserede lande.
Şehir bu kale etrafında gelişmiştir.Byen voksede op omkring denne fæstning.
Valdivia uygarlığı Ekvador sahilleri boyunca gelişmiştir.Valvidiakulturen eksisterede ved Ecuadors kyst.
Gelişmiş dünyada bu enfeksiyonlar en çok seyahatten dönen kişilerde veya göçmenlerde yaygındır.I Ilande ses disse infektioner mest hos folk, der vender hjem fra en rejse eller hos immigranter.
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.De fleste ormepadder har en veludviklet højre lunge og en relik venstre lunge.
Birçok gelişmiş ülkede "Who Wants to Be A Millionaire?"Hvem vil være millionær?
Son zamanlarda hayvancılık gelişmiştir.Recently Extinct Animals
Ülke bu sporun dışında hemen hemen her türlü sporda gelişmiştir.Sport findes i alle slags udgaver i landet.
Meroe kültürü Antik Mısırın Kush kökenli 25. Hanedan döneminde gelişmiştir.Kulturen i Meroë udviklede sig fra 25. egyptiske dynasti som havde sin oprindelse i Kush.
İlde sanayi ve tarım gelişmiştir.I stedet er service- og fremstillingssektorerne vokset.
Yarışma Basit ve Gelişmiş olarak iki kategoriye sahip.Der er 2 konkurrencer, hvilket er individuelt og hold.
Şehrin ayrıca gelişmiş bir petrol endüstrisi vardır.Landet har også en voksende forsvarsindustri.
Zygomycota, gelişmiş mantar bölümlerinden biridir.Koblingssvampene (Zygomycota) er en række blandt svampene.
Yunanistan gelişmiş bir ülke ve yüksek gelirli bir ekonomi olarak kabul edilmektedir.Portugal er et udviklet land med en avanceret økonomi og høj levestandard.
Türkiye'de kadına karşı şiddet oranı gelişmiş devletlere oranla oldukça yüksek.Kriminaliteten er ret høj for mænd med oprindelse i Libanon.
1500'lerde daha gelişmiş tüfekler yapıldı.I 1713 var der ellers produceret 1.000 geværløb.
Buralarda turizm de gelişmiştir.Også turismen kom til.
Bu bina bazı gelişmiş özel silahlar için gereklidir.Maskinen er nogle gange bevæbnet med nogle avanceret våben.
Karayolu ve denizyolu gelişmiştir.Metalarbejde og skibsbygning blev bedre.
Deniz nakliyatı da eyaletin stratejik konumu nedeniyle son derece gelişmiştir.Transportindustrien er stærk i New Jersey på grund af delstatens strategiske beliggenhed.
Gelişmiş döşenme sistemleri.Modern operating systems.
Kantō Japonya'nın en gelişmiş, kentleşmiş ve sanayileşmiş bölgesidir.Tokyo bugt området et det tættest befolkede og det mest industrialiserede område i Japan.
Ancak bu yöntem çok daha az gelişmiş bir yöntemdir.Dermed bliver metoden mindre entydig.
Köyde tarım büyük ölçüde gelişmiştir.I det østlige Afrika er bestanden øget betydeligt.
Öğütücü dişleri çok güçlü gelişmiştir.Pottemagerkunsten har gennemløbet en voldsom udvikling.
Günümüzde ise, gelişmiş güdümlü su bombaları kullanılmaktadır.Dog er der her tale om våben for den øvede entusiast.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gelişmiş ile cümle - Sayfa 25 - gelişmiş kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App