Gelişmekte olan ülkelerde şizofreni prognozu gelişmiş ülkelere göre daha iyidir.Hasil pemulihan untuk skizofrenia tampaknya lebih baik di berkembang dibandingkan di negara maju.
Bazı gelişmiş ülkeler, bazı düzenlemelere giderek dış mekanlarındaki hava kalitesini yükseltmiştir.Sejumlah negara maju sudah berhasil meningkatkan kualitas udara luar melalui peraturan-peraturan.
1980'lerde, gelişmiş elektrot malzemeleri artan kapasitans değerleri sonunda.Pada akhir 1980-an, bahan elektrode yang lebih baik ditemukan, sehingga nilai kapasitansinya lebih tinggi.
Keseleri iyi gelişmiştir ve girişi arkaya yöneliktir.Mulut tidak berkembang baik dan terletak di bagian kepala (anterior), sedangkan anus terletak di posterior.
Çok gelişmiş olarak doğan türlere "süperprekosyal" türler denir.Terdapat pula hewan yang sangat precocial yang disebut "superprecocial".
Ayrıca halı üretimi ve tekstil de gelişmiştir.Ia juga meningkatkan produksi pertanian dan tekstil.
Süt endüstrisi buralarda gelişmiş durumdadır.Industri kerajinan juga berkembang di sini.
SSH-2 güvenliği ve gelişmiş özellikleri SSH-1'in üzerindeydi.Fitur SSH-2 mencakup kedua fitur keamanan dan peningkatan perbaikan atas SSH-1.
KEİ üyelerinin ekonomik gelişmişlik düzeyleri farklıdır.Tingkat ekonomi penduduknya beragam.
Başkenti Katmandu olup en gelişmiş ve büyük şehridir.Kathmandu merupakan ibu kota dan kota terbesar.
Sosyal davranışları gayet iyi gelişmiştir.Interaksi sosial masyarakat berjalan dengan baik.
Hizmet sektörü iyi gelişmiştir.Tokoh-tokoh pendamping berkembang dengan baik kala itu.
Günümüzde büyük bir hızla gelişen bu teknoloji, özellikle gelişmiş ülkelerde bir yarış halini almıştır.Pada masa ini, bioteknologi berkembang sangat pesat, terutama di negara negara maju.
Kemik yapıları da kasları gibi gelişmiştir.Tulang-tulang wajah juga mulai bertumbuh.
İmkanları oldukça gelişmiş olup okulda spor salonu ve oldukça büyük bir kütüphane mevcuttur.Fasilitas gedung atau ruang belajar, perpustakaan cukup representative.
'Gelişmiş' seçenekler sunar ve hızlıdır.Mottonya adalah "Quick and decisive".
Afrika ve Güney Amerika da sıklıkla gözlenir ancak gelişmiş ülkelerde nadiren raslanır.Terdapat pula di Amerika Selatan dan jarang ditemui di Afrika.
Nakkaşlık sanatı İran’da ortaya çıkmış ve gelişmiştir.Sejarah Masuk dan Berkembangnya Islam di Indonesia.
1980'li yıllardan sonra eğitim hızla gelişmiştir.Pada tahun 1980-an, insiden tersebut berkembang dengan cepat.
Sebze ve meyve yetiştiriciliği oldukça gelişmiştir.Harga sayur dan buah cukup terjangkau di sini.
Bunlardan en büyüğü ve gelişmiş olan Rusya Sovyetler Birliği'nin ardılı olarak kabul edilir.Hak dan kewajiban negara ini kemudian dilanjutkan oleh Federasi Rusia.
Göğüslerinde ise, gelişmiş dört çift yürüme bacağı vardır.Chân chỉ có 4 ngón (kém 1 ngón so với voi hiện nay), da dày.
Birçok gelişmiş ülkede "Who Wants to Be A Millionaire?"Như phiên bản “Who Wants to Be a Super Millionaire?”
2021 civarında tasarım duyarlılığını erişene kadar duyarlılığı daha da gelişmiş olacak.Độ nhạy của nó sẽ dần được nâng cao cho đến khi đạt độ nhạy thiết kế vào năm 2021.
İsveç'teki sağlık hizmetleri kalitesi, diğer gelişmiş ülkelerle benzerlik gösterir.Hệ thống chăm sóc sức khỏe ở Thụy Điển có chất lượng rất cao, tương đương với các quốc gia phát triển khác.
Ryle gelişmiş ekipmanları sayesinde, o yıl evrendeki bilinen en uzak gökadayı görüntülemeyi başarmıştır.Với trang thiết bị được cải thiện, Ryle quan sát thiên hà xa nhất được biết đến trong vũ trụ tại thời điểm đó.
Unity, 2B oyunlarda sprite'ların içe aktarılmasına izin verir ve gelişmiş bir 2B dünya derleyici sağlar.Trong 2D games, Unity cho phép nhập sprites và một renderer thế giới 2D tiên tiến.
Sanayi yapıları gelişmiş ülkelerdeki gayri safi yurtiçi hasılanın %6 ile 9'unu oluşturur.Tại những nước phát triển, ngành công nghiệp xây dựng đóng góp từ 6-9% Tổng sản phẩm nội địa.
Matematikte gelişmiş Babil, 60 ın birçok tam bölen sayıları olduğu gerçeği ile kolaylaştırılmış idi.Các tiến bộ của người Babylon trong toán học phát triển dễ dàng bởi số 60 có rất nhiều ước số.
Öğütücü dişleri çok güçlü gelişmiştir.Tuyến nước mắt phát triển mạnh.
Çin hükümetinden aldığı desteği ile zamanın geçişiyle hızla gelişmiştir.Tuy nhiên, sự ủng hộ của chính quyền Trung Quốc đối với ông nhanh chóng thay đổi.
Gelişmiş ülkelerde, yetişkin erkeklerde yanığa bağlı ölüm oranı kadınlardakinin iki katıdır.Ở các nước phát triển, nam giới có tỷ lệ tử vong do bỏng gấp đôi nữ giới.
Franklin, siyasete girmiş ve hızla gelişmişti.Franklin bắt đầu tham gia vào công việc chính trị Philadelphia và thăng tiến nhanh chóng.
Sosyal iletişim bu anlamda gelişmiştir.Kinh tế xã hội lúc bấy giờ đã phát triển khá tiến bộ.
Görme duyusu zayıf da olsa koku ve tat duygusu çok gelişmiştir.Tuy không có thị giác nhưng thính giác, khứu giác và vị giác đều phát triển rất nhạy.
Bunun için de daha gelişmiş bir alet kullanır.Nó còn có động cơ cải tiến.
Aynı şekilde Scipio Africanus’ta gelişmiş haber alma ve doğru bilgi servisiyle zafere gitti.Tương tự như vậy, những chiến thắng của Scipio Africanus cũng phụ thuộc vào thông tin.
Ayrıca bakır ve altın işlemeciliği de gelişmiştir.Chủ nghĩa bảo hộ tài chính và tài sản cũng đang gia tăng.
CIA gelişmiş bir ülke olarak Türkiye'yi sınıflandırılmıştır.CIA xếp Thổ Nhĩ Kỳ là nước phát triển.
Yunanistan gelişmiş bir ülke ve yüksek gelirli bir ekonomi olarak kabul edilmektedir.Hy Lạp là một quốc gia có nền kinh tế phát triển cao.
Yeni üretilen M1114 gelişmiş zırhlı HMMWV modeli de bu saydığımız silahlar ile donatılmaktadır.Loại M1114 mới được giới thiệu với "giáp nâng cấp" HMMWV cũng có khả năng mang vũ khí tương tự.
Diyabet, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde yaygındır.Bệnh tiểu đường là phổ biến ở cả các nước phát triển và đang phát triển.
Tüketim vergisi oranları illerin gelişmişliklerine göre farklılık gösterecektir.Đang có những tranh luận về việc liệu các sắc thuế có nên tiến bộ hơn hay không.
Her iki eşeyde de dış eşey organları iyi gelişmiştir.Cả hai cơ sở này đều được xây dựng do sự cấp thiết.
IMVU bir odak noktası, üye gelişmiş içeriğidir.Inachidae là một họ cua thuộc Phân thứ bộ Cua.
Sonradan ikisi arasındaki arkadaşlık gelişmiştir.Từ đó, tình bạn giữa hai người nảy nở.
Müzik, kilise çevresinde gelişmiştir.Âm nhạc trở thành không khí xung quanh tôi.
Dağlık bölge olması sebebi ile süt üretimi oldukça gelişmiştir.Cũng vì địa thế toàn rừng núi nên kinh tế Hà Giang tương đối kém phát triển.
Göçmenler tarafından kurulmuş ve gelişmiştir.Được nuôi dưỡng và phát triển bởi cộng đồng.
Yeterince gelişmiş bir teknoloji, büyüden ayırt edilemez.Bất kỳ kỹ thuật tiên tiến nào, lúc mới nhìn cũng không khác chi ma thuật.
Bu kavram komünist rejimlerde gelişmiş demokrasi çeşitlerini kapsamaktadır.Hình thức này phổ biến hơn ở những chế độ thiếu dân chủ.
"Şu andan bir sonraki yüzyılda yaşayacak olanların görsel organları bizimkine göre çok daha gelişmiş olacak.Chọn lọc nhân giống qua nhiều thế kỷ đã phát triển các giống vào hình thái hiện tại của nó.
2021 civarında tasarım duyarlılığını erişene kadar duyarlılığı daha da gelişmiş olacak.この検出感度は2021年頃に設計感度に到達するまで更に向上される予定である。
Birçok gelişmiş ülkede "Who Wants to Be A Millionaire?"『Who Wants to Be a Millionaire?
Kodak firması Ocak 2004'te gelişmiş ülkelerde artık Kodak markalı filmli kameraları satmayacağını duyurdu.コダック社は2004年1月、フィルム式カメラを先進国で今後販売しない方針を表明した。
Yeterince gelişmiş bir teknoloji, büyüden ayırt edilemez.十分に発達した技術は、魔法と見分けがつかない。
Kate "KDE advanced text editor" (KDE Gelişmiş Metin Düzenleyicisi) sözcüklerinin baş harflerinden oluşur.頭字語 "Kate" は "KDE advanced text editor" の略である。
Geniş kondor grupları içinde çok iyi gelişmiş bir sosyal yapı vardır.コンドルの大きな集団の中には、よく整った社会構造が見られる。
Ormancılık gelişmiştir.林業が発達。
Internet Adult Film Database'in daha gelişmiş bir şekli olarak yapımı amaçlanmıştır.特に断らない限りinternet adult film databaseを 出典とする。